T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:29/06/2022 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) GEREKÇE TARİHİ:25/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:29/06/2022 DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) GEREKÇE TARİHİ:25/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plaka sayılı aracının müvekkilinin eşi ... tarafından sevk ve idare edilirken 06/12/2019 tarihinde davalı ...'ün maliki davalı ...'ün sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde müvekkilinin aracının savrularak yolun sol tarafında bulunan ...'e ait ... numaralı ikametin bahçe duvarına ve korkuluklarına çarpması neticesinde yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı ...'ün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin aracının ağır hasar aldığını ve üç ay boyunca kullanılamaz hale geldiğini, hasar gören parçaların değiştirilmesi, diğer yandan tamir edilecek ve boyanacak işlemler dolayısıyla serviste kaldığını, bu süre boyunca kullanılamadığını, müvekkilinin aracı 23/03/2017 tarihinde aldığını, kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili serviste yaptırdığını, kaza gerçekleşene kadar geçen süre içinde aracın değişen her hangi bir parçası bulunmadığı gibi, kaporta ve boyasında her hangi bir kusur, çiziğin söz konusu olmadığını, aracın o tarihe kadar kazaya karışmadığını, üç ay boyunca işini devam ettirebilmek için araç kiralama firmasından araç kiraladığını, müvekkilinin kazadan dolayı iş kaybına uğradığını beyan ederek, değer kaybı, aracın kullanılamamasından kaynaklı doğan mahrumiyet bedeli ve manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ZMMS ile 09/01/2019-09/01/2020 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde teminat altına alındığını, kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve kusur ile sınırlı olduğunu, davacı tarafça yapılan başvuru üzerine 28/01/2020 tarihinde 30.000,00 TL hasar tazminatı, 16/03/2020 tarihinde 2.643,52 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, müvekkilinin poliçeden kaynaklı bir sorumluluğunun kalmadığını, müvekkili şirkete ait sigortalı araç sürücüsüne kusur izafe edilemeyeceğini, gerçek değer kaybının tespiti gerektiğini, araçtan mahrumiyet bedelinin yansıma zarar olduğunu, bunun teminat dışı olduğunu, manevi tazminat isteminin de teminat dışı kaldığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ(... AŞ) vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, ihtiyari sigorta poliçesinin devreye girebilmesi için öncelikle ZMMS poliçe limitinin tüketilmiş olmasının gerektiğini, davacının değer kaybının olmadığını, manevi tazminatın poliçe teminatında olmadığını, kazanç kaybı talebinin de teminat dışı olduğunu beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; emniyette tarafların birbirlerinden şikayetçi olmadıklarını, düzenlenen trafik kaza tutanağının gerçekçi olmadığını, müvekkilinin alkol testinin yapıldığını ancak davacının eşi olan araç sürücüsünün yaptırmadığını, kaza tutanağı ve kusur oranının yanlış olduğunu, davacının iddia ettiği üzere aracın kazasız olmadığını, olayda kusurun tamamının davacının eşi araç sürücüsünde olduğunu, müvekkilinin de aracının ağır hasar aldığını beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... ... tarihli kusur bilirkişisi ile Ankara ATK tarafından düzenlenen ... sayılı,... tarihli bilirkişi raporundaki tespitler sonucu sürücü ...'ün %75(yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'un %25(yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu anlaşılması, ATK raporundaki değer kaybı ve mahrumiyet tespitlerinin gerekçelerinin ise denetime elverişli olmadığının anlaşılması, ... tarihli bilirkişi heyet raporundaki inceleme içeriği ve dayanakların hükme ve denetime elverişli olması, ek raporda da itirazların karşılanması, kök raporun teyit edilmesi, gerçek zarar hesabının yapılması, araçtaki önceki hasarların da rapor hazırlanmasında dikkate alındığının anlaşılması hususları karşısında, ilgili rapor bölümleri hükme esas alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin değer kaybı tazminat talebinden sorumlu olmadıkları yönündeki beyanları, Yargıtay kararları ışığında yerinde değildir. Davacı, aşamalarda taleplerini ıslah etmiş ve bu dilekçe davalılara tebliğ edilmiştir. Davacı ıslah dilekçesinde, kusur oranını dikkate almaksızın, ... tarihli bilirkişi heyet raporunda belirtilen tam bedeller üzerinden taleplerini sunmuştur. Manevi tazminat talebini ise 15.000,00 TL olarak bildirmiştir. Manevi tazminatın bu şekilde belirtilmesi mahkememiz kabulüne göre sehvendir. Çünkü, ıslah dilekçesi içerinde, artırılan kalemler anlatılırken manevi tazminattan bahsedilmemiştir (ki manevi tazminat ıslah edilemez) Dava dilekçesinde 1.500,00 ₺ (TL) olarak yer alan bu kalemin ıslah dilekçesinde 15.000,00 ₺ (TL) olarak belirtilmesi bir klavye basım hatası olarak kabul edilmiştir. Bu kabul, elbette ki yargı denetimine tabi olduğundan, bu hususa ilişkin iş bu gerekçenin de bu şekilde belirtilmesi mahkememizce gerekli görülmüştür. Davalı ..., ZMM sigortacısıdır. Adı geçen davalı sigorta şirketi, ZMSS poliçesi gereği davacının aracında meydana gelen gerçek zarar miktarı ile sınırlı olarak zarardan sorumludur ve ZMSS Genel Şartları'nın A.6-k. maddesi gereği, dolaylı zarar niteliğindeki ikame araç kira bedelinden (araç mahrumiyet bedeli) davalı trafik sigortacısı sorumlu değildir.(Yargıtay 17. HD., 2017/5583 E, 2019/11651 K ) Davalı ... AŞ'nin de dolaylı zarar olan mahrumiyet bedelinden sorumluluğu yoktur.... Davalı sigorta şirketlerinin, dosya kapsamındaki belgelerden de anlaşılacağı üzere manevi tazminat yükümlülükleri mevcut değildir. Manevi tazminat talebinin, sigorta şirketlerine karşı ret sebebi bu şekilde diğer davalıların ret bölümünden farklıdır. Vekalet ücreti takdirinde bu husus dikkate alınmıştır....davalı ... vekili, değer kaybı ödemesi olarak ...'a 16/03/2020 tarihinde 2.643,52 TL ödeme yapıldığını belirtmiş, makbuz örneği sunmuştur. Davacının da bu hususa bir itirazı olmamıştır. Sigorta şirketince yapılan ödeme, usul ekonomisi gereğince tekrar bilirkişiye dosya tevdi edilmeden, yargı kararları gereği mahkememizce güncellenmiştir." gerekçesi ile "1-Davacının değer kaybı bedeli talebinin davalılar ..., ... ve ... Şirketi, Türkiye (...) Sigorta Şirketi yönünden kısmen kabulü ile; 11.191,77 ₺ (TL)'nin davalılar ..., ... yönünden 06/12/2019 tarihinden, davalı ... Şirketi ve Türkiye (...) Sigorta Şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılar ..., ..., Türkiye (...) Sigorta Şirketi ve ... Şirketi'nden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine davalı ... Şirketi'nin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, davalı ... (...) Sigorta Şirketi'nin İMMS yönünden sıralı sorumluluk ilkesi gereği ZMMS poliçe limitini aşan kısımdan sonraki bölüm yönüyle poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin davalılar ..., ... yönünden kısmen kabulü ile; 3.000,00 ₺ (TL) araç mahrumiyet tazminatının davalılar ..., ... yönünden 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...'ten müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Davacının araç mahrumiyeti bedeli talebinin davalılar ... Şirketi, Türkiye (...) Sigorta Şirketi yönünden reddine, 4-Davacının manevi tazminat talebinin davalılar ..., ... yönünden kısmen kabulü ile; 400,00 ₺ (TL) manevi tazminatın davalılar ..., ... yönünden 06/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...'ten müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5-Davacının manevi tazminat talebinin davalılar ... Şirketi, Türkiye (...) Sigorta Şirketi yönünden reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigorta şirketlerinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulduğunu, bazı taleplerin reddedildiğini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretine ilişkin hüküm kurulduğunu ancak mahkemenin ıslah dilekçesindeki talepleri dikkate almadığını ve eksik inceleme yaptığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın müvekkilleri ... ve ...’ün değil davacı tarafın kusuruyla meydana geldiğini, kazadan sonra davacı taraf sürücüsüne alkol testi yapılmadığını, buna rağmen kusurun müvekkiline yüklenmesinin hatalı olduğunu, olay yerinde bulunan ... Kafe kamera görüntülerinin ve alkol raporlarının dosyaya getirtilmediğini, bu nedenle bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayandığını, ayrıca aracın kilometresi ve yaşı dikkate alındığında değer kaybının fahiş belirlendiğini ve aracın daha önce de kazalarının bulunduğunu ileri sürerek kusur oranının ve tazminat miktarının hatalı olduğunu belirtmiş; kamera kayıtlarının dosyaya getirtilmesini, tanık dinlenmesini ve kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, ... tarihli kusur bilirkişisi raporundaki kusur tespitine ilişkin değerlendirmeler ile ATK raporunun uyumlu olmasına, Ankara ATK tarafından düzenlenen ... tarihli kusur raporunun denetlenebilir ve dosya kapsamına uygun olmasına, araç tamir süresi için öngörülen sürenin hayatın olağan akışı içinde makul bulunmasına, davacıya ait aracın daha önce karıştığı kazalar nedeni ile oluşan değer kaybını da değerlendiren hükme esas alınan sigorta eksperlerinden oluşan bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli ve dosyadaki veriler ile uyumlu bulunmasına, davacı tarafın ıslah dilekçesinin kusur oranı dikkate alınmadan sunulmuş olması nedeni ile talep edilen tazminat taleplerinin kusur oranına göre mahkemece kısmen reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, tanık olarak dinlenilmesi talep edilen ...'ın delil ve tanık listesinde dinlenilmesine yönelik talebin bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 996,76 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 249,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 747,61 TL istinaf karar harcının davalılar ... ve ...'ten tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 4-Davacı ve davalılar ... ve ...'ün istinaf başvuruları nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi.25/03/2026 ...