11. Hukuk Dairesi 2023/3139 E. , 2024/5777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/673 Esas, 2023/222 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/47 E., 2021/7 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
**11. Hukuk Dairesi 2023/3139 E. , 2024/5777 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/673 Esas, 2023/222 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/47 E., 2021/7 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin T/02202, 86/095575, 2009/49978, 2015/78887, 2019/64149, 2018/78421, 2018/63853, 2018/59279, 2014/63287, 2005/43000, 2000/28477, 2004/29719 numaralı ve "ETİ MEK+şekil", "ETİ MEK+şekil", "ETİ MEK KLASİK+şekil", "ETİ MEK+şekil", "ETİ MEK FORM+şekil", "KEKMEK", "PEYMEK", "MEK", "PÖRTLETMEK", "MEK", "PEYMEK", "KEKMEK" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2019/43241 numaralı “DOYMEK+şekil" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Kuruma yaptıkları itirazın YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, "ETİ" markasının davalı kurum tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, maruf ve meşhur bir marka olduğunu, müvekkili şirketin "ETİ MEK/MEK" ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden markalarının başvuru ile iltibas oluşturacağını, ortalama tüketicinin taraf markalarını karıştıracağını ve markaların idari/ekonomik bir bağ içerisinde olduğu yanılgısına düşeceğini, "ETİ MEK" markasının tanınmış marka statüsü kazandığını, taraf markalarının kapsadıkları emtialarının da ayniyet benzerliğinde olduğunu, bu benzerliğin iltibas ihtimalini arttırdığını ileri sürerek, YİDK'nın 24.12.2019 tarih ve 2019-M-11013 sayılı kararının iptali ile dava konusu markanın 29, 30, 35 ve 43 üncü sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek hizmetleri" yönünden iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin endüstriyel ölçekte ekmek üretimi alanında ticari faaliyet gösteren alanının saygın kuruluşlarından biri olduğunu, markasının "DOY" ve "MEK" ibarelerinin birleştirilmesi ile oluştuğunu, ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, markadaki buğday şekli ve açık kahverengi/koyu sarı renk kombinasyonunun ayırt ediciliği dana da artırdığını, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacı şirketin hangi “ETİ MEK/MEK” markalarının tanınmış marka olduğunun anlaşılamadığını, markada yer alan “MEK” ibaresinin ise ayırt ediciliği zayıf bir ibare olsa bile, her iki markanın da asıl unsurlarının ilk hecede yer alan kelimeler olduğunu, "ETİ" ibaresi ile "DOY" ibaresinin hiçbir bakımından benzemediğini, hitap edilen tüketici kitlesini tarafından karıştırılma-iltibas tehlikesinin bulunmadığını, MEK ibaresinin "DOYMEK" ibareli marka içerisinde ayırt ediciliğini yitirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, taraf markalarının başvuru kapsamındaki 29 ve 30 uncu sınıftaki mallar yönünden birebir aynı oldukları, davacı markalarında esas unsurun “MEK” ibaresi olduğu ve devamı ile seri markalar yaratıldığı, davalı şirketin dava konusu markasının ise yine davacı markalarında ortak unsur olan “MEK” ibaresinin önüne “DOY” kelimesinin getirilmesi ile karakterize edilen karma nitelikte bir marka olduğu, taraf markalarında “MEK” ibaresinin aynı olması ve her ikisinin okunuşundaki ortaklık sebebiyle sescil ve umumi intiba itibariyle benzer mahiyette bulundukları, benzerliğin halkın bu markalar altında sunulan (aynı olan) hizmetlerin aynı şirketten veya ekonomik olarak bağlantılı şirketlerden geldiği düşüncesine kapılma tehlikesini ve karıştırma/yanılma ihtimalini arttıracağı, tüketicilerin iki farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamayacakları, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında markaların karıştırılma ihtimalinin somut olayda bulunduğu, "ETİ MEK" markasının tanınmış olduğu, ilgili sektörün başta 30 uncu sınıfa giren mallar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu mallar yönünden davalının gerek müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması hizmetleri gerekse yiyecek ve içecek hizmetleri yönünden tescil edilmesi halinde, davacının markalarının itibarının zarar görebileceği, bu markanın arzu edilmeyen olumsuz imaj yükletilmesi tehlikesine maruz kalması ve ilgili çevreler nezdinde çekim gücünde azalmaya sebebiyet verecek şekilde kullanıldığının düşünülebileceği, davacının işletmesine ait olduğu ve aralarında idari-ekonomik bir bağ olabileceği düşüncesine kapılabilecekleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında maddesi hükmünün uygulanması şartlarının da oluştuğu, kötü niyete ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2019-M-11013 sayılı kararının 29 uncu sınıf “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri.”, 30. sınıf “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.”, 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları.Patates cipsleri. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” ve 43. sınıf “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." emtiaları yönünden kısmen iptaline, davalı adına tescilli 2019/43241 sayılı markanın aynı emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar markalarının görsel, işitsel, kavramsal ve bıraktıkları toplu intiba yönünden farklı olduğunu, ortalama tüketiciler nezdinde iltibas tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; "MEK" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf ve tanımlayıcılığa yakın olduğunu, otomatik olarak "ekmek" kelimesinin kısaltılmışı olarak algılanacağını, müvekkilinin kurgusal ibarelerden oluşturduğu markaya yeni bir anlam kazandırdığını, başvuruda yer alan başak sembolünün kullanımının yaygın olduğunu ve tek bir markanın tekeline verilemeyeceğini, müvekkilinin başak sembolünü davacınınkinden farklı bir şekilde kullandığını, tüketicilerin markalar arasında ilişki kurmasının mümkün olmadığını, zira "DOY" ibaresinin yeterli ayır ediciliği sağladığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kısmen kabulü ilişkin kısmının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "DOYMEK" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "MEK" asıl unsurlu markalar arasında, dava konusu edilen mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "MEK" ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, her ne kadar davalı tarafça "MEK" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu savunulmuş ise de "MEK" ibaresinin, davacının kendi markalarını oluşturma sürecinde “EKMEK” kelimesini çağrıştırmak üzere “ETİ” üst markasına “MEK” ibaresini ekleyerek kullandığı bir ibare olduğu, zihinsel bir çaba ve yaratıcılık ile oluşturulmuş “MEK” markasının, yoğun kullanım ve tanıtımla da ayırt edici niteliğinin güçlendiği, ayrıca başına başka ayırt edici ilaveler getirilerek seri markalar da oluşturulmuş bulunduğu, dolayısıyla "MEK" ibaresinin salt bir ürüne dair hatırlatma içerdiğinin ileri sürülemeyeceği hususlarının yargı kararları ile belirlendiği, "BUMEK" ibaresini davacı markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarih, 2018/711 E., 2019/2222 K. sayılı, "UNMEK" ibaresini davacı markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.01.2019 tarih, 2017/3074 E., 2019/284 K. sayılı, "DOYGUN EGEMEK" ibaresini davacı markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.04.2014 tarih, 2013/18549 E., 2014/6830 K. sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar markalarının görsel, işitsel, kavramsal ve bıraktıkları toplu intiba yönünden farklı olduğunu, ortalama tüketiciler nezdinde iltibas tehlikesi bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlük istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.