11. Hukuk Dairesi 2010/7959 E. , 2012/5590 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2009 gün ve 2008/377-2009/974 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin asıl borçlu şirket Türkoğlu Ltd.Şti ile davalı banka arasında akdedilen 09.09.1997 tarihli taşıt kredisi sözleşmesine müşterek …
**11. Hukuk Dairesi 2010/7959 E. , 2012/5590 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2009 gün ve 2008/377-2009/974 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin asıl borçlu şirket Türkoğlu Ltd.Şti ile davalı banka arasında akdedilen 09.09.1997 tarihli taşıt kredisi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olarak imza attığını, davalının kredi sözleşmesini tek taraflı olarak feshederek davacı hakkında ilamsız icra takibi başlattığını, 13 banka ile olan bütün kredi sözleşmelerinin fesih edildiğini, müvekkili şirketin fesih ve hacizler nedeniyle faaliyetini icra edemez konuma geldiğini ileri sürerek, kar kayıpları ve borçların çoğalması nedeni ile uğranılan zararlarına karşılık 10.410.408,33.-TL nin munzam zararlarına karşılık 2.474.481,08.-TL nin manevi zararlarına karşılık 2.000,00.-TL nin 20.07.1998 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, kredi borcunun ödenmemesi nedeni ile muaccel alacak yönünden temerrüt ihtarında bulunularak icra takiplerinin başlatıldığını, kefiller yönünden ilamsız takip yapılmasının yasaya aykırı olmadığını, icra takibinde istenilen tutarın 678,72.-TL olmasına rağmen 12.886.889,41.-TL lik bir zarar iddiasında bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, bankanın hesabı kat ederek kullandırılan krediyi geri istemesinde sözleşme hükümlerine ve mevzuata aykırılık olmadığı gerekçesiyle harcı yatırılmayan kısım yönünden davanın zaman aşımı savunması nedeniyle reddine, harcı yatan kısım yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde, aynı zamanda temyiz harcı ve temyiz posta giderleri bakımından adli yardım isteminde bulunmuş olduğu görülmüş olup yerel mahkemece bu konuda olumlu-olumsuz bir karar verilmeksizin temyiz harç ve giderlerinin ödenmesi için davacı yana muhtıra tebliğ edildiği, ancak davacı vekilinin 27.4.2010 tarihli dilekçesi ile işbu muhtıraya itirazda bulunarak temyiz harç ve giderleri bakımından adli yardım talebini yinelediği, yerel mahkemece dava dosyasının bu haliyle Dairemize gönderilmiş olduğu gözlenmiştir.