11. Hukuk Dairesi 2012/12111 E. , 2013/11109 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (KADIKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret (Kadıköy 1. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 29.03.2012 tarih ve 2010/734-2012/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve y…
**11. Hukuk Dairesi 2012/12111 E. , 2013/11109 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (KADIKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret (Kadıköy 1. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 29.03.2012 tarih ve 2010/734-2012/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/133 Karar sayılı, kesinleşen ilamı ile davalı şirketin denetim organına ilişkin yokluğun tespit edildiğini, davalı şirketin denetim organının mevcut olmadığını, denetim organı boşluğunun halen devam ettiğini, yapılan genel kurul toplantılarında denetim boşluğu bulunması sebebiyle seçilen yönetim kurulu üyelerinin de seçimine ilişkin kararın ve yönetim kurulu üyelerinin aldıkları kararların yok hükmünde olduğunu ileri sürerek, şirketin durumunun kanuna uygun hale getirebilmesi için uygun bir süre tayin edilmesine ve şirkette yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının genel kurulda alınan kararların iptali için davalar açtığını, bu davaların büyük bir kısmının ret kararı ile sonuçlandığını, davacının iddia ettiği gibi denetim organında boşluk olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davasının TTK’nın 435. maddesine göre ikame ettiği, yargılama sonucunda davalı şirketin zorunlu organlarından olan yönetim organının mevcut olduğu ve bir boşluk bulunmadığının, diğer zorunlu organlardan denetim organındaki eksikliğin ise dava açıldıktan sonra giderildiğinin belirlendiği, yasa gereğince organlardan birinin mevcut olmadığının tespiti halinde aksaklıkların giderilmesi ve durumun yasal hale getirilmesi için davalı şirkete uygun bir süre verilerek eksiklerin giderilmesinin beklenmesinin gerektiği, davacının yönetim organı boşluğu iddiasının sübut bulmadığı, denetim organı eksikliğinin ise mahkemece bir süre verilmesine gerek kalmaksızın davalı şirket tarafından dava aşamasında giderildiği ve bu haliyle denetim organı açısından davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, yönetim boşluğuna ilişkin talebin reddine, davalı şirketin denetim organ eksikliğinin sonradan 24/11/2010 tarihli genel kurulda giderilerek denetçilerin seçilmesi ve bu haliyle davanın konusunun kalmaması sebebiyle bu talebin de reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.