11. Hukuk Dairesi 2024/4172 E. , 2025/2577 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/507 Esas, 2024/556 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/45 E., 2020/187 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin
**11. Hukuk Dairesi 2024/4172 E. , 2025/2577 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/507 Esas, 2024/556 Karar HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Yeniden hüküm kurulmak suretiyle) İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/45 E., 2020/187 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2001 yılından beri yürüttüğü ticari faaliyetleri kapsamında 2007 yılında 03. ve 05. sınıflara giren emtialarda kullanmak üzere tescil ettirdiği “...” markası altında üretim ve satış yaptığını, davalının "..." ibareli kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine açılan davaların reddedildiğini, davalının aleyhine verilmiş yargı kararlarını tanımadan "..." markalı ürünlerin ticaretini yapmaya devam ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesine, haksız rekabetin tespitine, davalının ihlal oluşturan kullanımların bulunduğu tüm ürünlerin, reklam vasıtalarının, basılı tüm evrak ve kağıtların toplatılmasına ve imha edilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 151/2-b hükmü uyarınca 100.000,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden işleyecek avans faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tüm dünyada kozmetik-parfümeri sektöründe tanınmış olan ... grubunun Türkiye iştiraki olduğunu, pek çok tanınmış markanın sahibi bulunduğunu, davacının “...” markasını parfümeride ve kişisel amaçlı koku verici ürünlerde değil endüstriyel yağ sökücüleri, kara ve hava taşıtları için temizleyiciler, gıda üretim tesisleri ve endüstriyel mutfak donanımları için temizleyiciler, otomobil temizleme ürünleri ve benzeri alanlarda kullanılan endüstriyel temizlik ürünlerinde kullandığını, davacının markası ile müvekkilinin dava konusu kullanımları arasında iltibas bulunmadığını, müvekkilinin markalarının “... & ...” ibaresiyle birlikte kullanıldığını, taraflara ait ürünler arasında belirgin bir kalite farkının da bulunduğunu, davacının kullanmadığı bir ürüne dayanarak kazanç kaybı isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu "şekil+..." ibaresini, davacının 2007/71094 sayılı ve "..." ibareli markasının tescilli bulunduğu parfümler ve kişisel kullanım amaçlı koku vericileri kapsayan mallarında kullandığı, tarafların markaları arasında arasında görsel ve sesçil olarak ortalama (hedef) tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerliğin bulunduğu, hedef tüketici kitlesinin davalının satışa sunduğu markalı ürünleri gördüğünde bu ürünün davacıya ait tescilli marka kapsamında olan bir ürün olarak algı yaşayabileceği yani yanılabileceği, her iki markalı ürünün işletmesel kökenlerinin aynı olduğu, idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletmeye ait markalar olarak algılanabileceği, markalar arasında karıştırılma ihtimalini yaşayabileceği, davalının bu eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının "..." markalı reklam ve promosyon amaçlı mal ithalatının başladığı tarihin 16.06.2014, dava tarihinin ise 29.01.2018 olduğu, davalının 10.01.2017 - 29.01.2018 tarihleri arasında (SMK’nın yürürlükte olduğu dönemde) faaliyet kârı/net kazanç elde etmediğinin anlaşıldığı, bu durumda yoksun kalınan kazanç hesabının 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 66/2-b hükmü çerçevesinde yapılan dönemle (16.06.2014 – 10.01.2017) kısıtlı kalacağı, bu dönemde davalının net kazancının 285.336,00 TL olduğu, bu net kazanca “...” markasının %10’dan fazla etki etmeyeceği, davacının talep edebileceği maddi tazminatın (285.366 TL x %10) 28.536,60 TL olduğu, manevi tazminat koşulları da oluşmakla 30.000,00 TL (otuzbin) manevi zararın uygun görüldüğü, bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacının, davanın açıldığı 29.01.2018 tarih ile 29.01.2013 tarihleri arasında "..." markasını tescilli bulunduğu “şampuanlar, duş jelleri, el temizleme jelleri, kremleri, solüsyonları, sıvı el temizleyicileri, köpük sabunlar, ıslak mendiller, parfümler, yüksek parfümlü genel temizleyiciler, çok yüksek kokulu konsantre parfümler, hidroalkolik jeller, koku giderici oda sıvıları, otomat deterjanları”nda Türkiye içerisinde ciddi biçimde kullandığı, bu nedenle davalının kullanmama def'inin de yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı tarafa ait 2007/71094 sayılı tescilli marka hakkının davalı tarafça satışa sunulan ürünler dolayısıyla marka tecavüzünde ve haksız rekabette bulunulduğunun tespit edilmekle marka tecavüzünün önlenmesine, men’ine, davalı eylemi nedeniyle davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan ürünlerin, reklam vasıtalarının, basılı tüm evrak ve kağıtların Türkiye sınırlarında nerede bulunursa bulunsun toplatılıp imha edilmesine, 28.536,60 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın SMK'nın yürürlüğü girdiği 10.01.2017 tarihinden itibaren yürütülecek ticari faiziyle tahsiline, hükmün ilanına ve fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile münhasıran açılan hükümsüzlük davaları ile tecavüz davaları yönünden SMK’nın 192. maddesi uyarınca davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan yeni SMK hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesinin 556 sayılı KHK'nın yürürlükte bulunduğu dönemde gerçekleşen eylemler için anılan KHK hükümlerinin, SMK'nın yürürlükte bulunduğu dönem içinde SMK hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik kabulünün yerinde olmadığı, ayrıca SMK'nın 151/2-b hükmü uyarınca talep edilen maddi tazminatın sadece davalı tarafın dosyaya sunduğu belgeler incelenerek hesaplanmasının da doğru olmadığı, zira bu madde kapsamında davalının tecavüz oluşturan ürünlerden elde ettiği net kazancının, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi suretiyle tespit edilmesi gerektiği, buna göre yapılan inceleme sonucunda 16.06.2014 ve 29.01.2018 dava tarihi arasında davalının dava konusu markayı kullanmak suretiyle elde ettiği net kazancının 285.201,00 TL olduğu, ancak davacının talebi 100.000,00 TL olduğundan taleple bağlı kalınarak bir karar verilmesi gerektiği, diğer yandan manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği yönündeki İlk Derece Mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak hükmedilen meblağın hakkaniyete uygun olmadığı, bu nedenle 50.000,00 TL manevi tazminatın somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete uygun olduğu, davalının ihlal oluşturan eyleminin 16.06.2014 tarihinde başladığı ve uyuşmazlığın niteliği gözetildiğinde hüküm altına alınan tazminat tutarlarına davacının talebi gibi 16.06.2014 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği, SMK'nın 149/1-d ve f hükümleri gereği sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin imha talebinde ve SMK m.149/1-g hükmü uyarınca da ilan talebinde bulunabileceği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalının, davacının 2007/71094 sayılı markasına tecavüz oluşturan dava konusu "..." ibareli kullanımlarının önlenmesine, davalının dava konusu "..." ibareli kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, dava konusu "..." ibaresini taşıyan davalıya ait ürünlerin, reklam vasıtalarının, basılı tüm evrak ve kağıtların toplatılıp imha edilmesine, 100.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 16.06.2014 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, hükmün kesinleşmesini müteakip gideri davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de ulusal çapta yayın yapan yüksek trajlı bir gazetede ilanına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, haksız rekabetin tespiti, maddi- manevi tazminat, hükmün ilanı istemlerine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,17.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.