11. Hukuk Dairesi 2023/5703 E. , 2024/862 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/153 Esas, 2021/717 Karar ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA DAVACI : Metron Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili Avukat ... ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA DAVALI : .... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 29.04.2008 (Asıl dava), 06.03.2009 (Birleşen 2009/134 E. sayılı dava), 02.08.2016 (Birleşen 2018/1 E. sayılı dava) HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü Birleşen davanın kabulü (Ankara 9. Asliye Tica
**11. Hukuk Dairesi 2023/5703 E. , 2024/862 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/153 Esas, 2021/717 Karar ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA DAVACI : Metron Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekili Avukat ... ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA DAVALI : .... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 29.04.2008 (Asıl dava), 06.03.2009 (Birleşen 2009/134 E. sayılı dava), 02.08.2016 (Birleşen 2018/1 E. sayılı dava) HÜKÜM : Asıl davanın kısmen kabulü Birleşen davanın kabulü (Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/134 E.) Birleşen davanın reddi (Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1 E.) KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Taraf vekilleri BİRLEŞEN ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2009/134 E. BİRLEŞEN ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2018/1 E. Taraflar arasındaki tazminat ve menfi tespit davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne (Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/134 E.), birleşen davanın reddine (Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1 E.) karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Taraf vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkiline ait bilgisayarlı tomografi cihazındaki arızanın giderilmesi için davalıdan yedek parça ve servis hizmeti alındığını, verilen hizmet neticesinde davalı servis elemanlarının hatalı uygulaması ve arızalı parça kullanmaları nedeniyle müvekkiline ait bilgisayarlı tomografi cihazının tamamen çalışamaz hâle geldiğini, cihazda arızanın oluştuğu 2006'dan bu yana çekim yapılamadığını, aylık 100.000,00 TL gelir mahrumiyeti bulunduğunu, cihazın daha da büyük zarara uğramaması bakımından aylık 4.000,00 TL elektrik masrafı yapıldığını, cihaz için gerekli doktor, teknisyen ve ... masrafların aylık 10.000,00 TL'yi bulduğunu, cihazın arızasının giderilmesi için yapılan masrafların 200.000,00 TL'yi geçtiğini iddia ederek cihazın davalı şirket tarafından arızalarının giderilerek çalışır vaziyete getirilmesinin sağlanmasına, bunun mümkün olmaması hâlinde muadil yenisi ile değiştirilmesine veya bedelinin davalıdan ticari faizi ile tahsiline, uğranılan zararın karşılanması için şimdilik 150.000,00 TL'nin davalıdan ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 17.02.2009 tarihli dilekçesi ile cihazın tamiri veya muadili ile değiştirilmesi veya bedelinin iadesi taleplerini atiye terk etmiş, daha sonra ... olduğu 18.11.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile asıl davada alacağını 956.344,36 TL artırarak 1.106.344,36 TL'ye yükseltmiştir. 2.Davacı vekili birleşen (Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/134 E.) sayılı dava dilekçesinde; müvekkiline ait cihazdaki arızaların giderilmesi için davalıya peşin olarak ödenen 20.000,00 USD'nin iadesi ile davalıya verilen 5 adet toplam 134.593,42 TL'lik çeklerin iptaline, müvekkilinin davalı şirkete 168.593,00 TL borçlu olmadığının tespitine, müvekkili hakkında davalı tarafça girişilen icra takipleri nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 3.Davacı vekili birleşen (Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1 E.) sayılı dava dilekçesinde; Şubat 2001 tarihinde müvekkili tarafından dava dışı şirketten satın alınan tomografi scanner / EBT cihazının davalı şirketin bakımını üstlendiğini, cihazın arızalanması üzerine davalı tarafla tamiri konusunda anlaştıklarını, yapılan tamir işlemlerinden sonuç alınamadığını, müvekkilinin cihazdan randıman alamadığını, maddi zarara uğradığını iddia ederek asıl dava tarihi olan 29.04.2008 tarihinden işbu dava tarihe kadar olan maddi zararın tazminini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ilişkinin yedek parça alım satımı ve teknik servis hizmeti verilmesiyle sınırlı olduğunu, cihazdaki arızanın davacının yazılı ikrarı ile ... olduğunu, proforma faturaya konu edilen tamir kalemleriyle ilgili teklif verildiğini, davacının onayı ile ödemenin müvekkiline ulaşması üzerine gerekli tamiratın yapılarak makinanın çalışır vaziyette teslim edildiğini, iddia edildiği gibi herhangi bir gecikmenin bulunmadığını, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/416 D. İş dosyasına sunulan itirazları nedeniyle tespit raporunun delil niteliğinde olmadığını, borcunu ödemeyen davacıya müvekkilinin yeniden servis verme yükümlülüğünün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı vekili birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/134 E. sayılı dosyasında cevap dilekçesinde; davalı vekili asıl davada ileri sürdüğü nedenlerle birleşen davanın reddini istemiştir. 3.Davalı vekili birleşen Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1 E. sayılı cevap dilekçesinde; ihtilafa konu olan tomografi cihazının İmatron İNC. unvanlı şirketten satın alındığını, müvekkili şirket ile davacı arasında cihazın alım satım ilişkisinin bulunmadığını, cihazdaki arızaların giderildiğinin davacının ikrarı ile ... olduğunu, şirketin alacağının ödenmemesi nedeniyle davacı şirketin cihazında meydana gelen ... arızalara ilişkin servis taleplerini karşılıksız bıraktığını, müvekkilinin şirketin borcunu ödemeyen davacıya servis verme yükümlülüğünün bulunmadığını, davacı şirketin dava dilekçesinde atıf yaptığı Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/416 D. İş sayılı dosyasına vaki itirazları nedeniyle tespit raporunun delil niteliğinde olmadığını, davaya konu cihaza müvekkili tarafından teknik servis ve yedek parça temin etmesinden evvel atıl kaldığını, SGK'ya yazılan müzekkerede atıl kaldığı iddia edilen tomografi cihazı ile çekim yapıldığı ve çekim karşılığında Emekli Sandığı tarafından ücret ödendiğini, davacının iddia edilen tarihler arasında doğabilecek bir zararının bulunmadığını, davacının zararı olsa dahi zararı hafifletme zorunluluğuna uymadığını ve müterafik kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden, bilirkişi kurulu tarafından asıl davada 2007 yılı hariç tutularak yapılan hesaplama sonucunda bulunan 148.811,62 TL'lik kâr kaybının Yargıtay bozma ilamı ve toplanan delillere uygun olduğu, davacının ayrıca cihaz için yaptığı harcamaları talep edebileceği, söz konusu miktarın 113.206,93 TL olduğu (27.03.2014 tarihli rapor), kâr kaybı ve harcama miktarının toplamı olan 262.018,55 TL tazminatı asıl dava yönünden davacının talep edebileceği, birleşen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/134 E. sayılı dosyası yönünden, davacıya ait cihazın çalışamaz duruma gelmesinin, davalı şirketin elemanlarının kusurlarıyla sebebiyet verdiği, bu nedenle davacının uğradığı bu zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu, davacının zarar kapsamında cihaz için yapılan harcamalar ile makul süre ile kâr kaybını isteyebileceği, ayrıca ödediği bedelin iadesini isteyebileceği ve verdiği kambiyo senetlerinden dolayı borçlu olmadığı, birleşen Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1 E. sayılı dosyası yönünden, bilirkişi tarafından asıl davada talep edilen kâr mahrumiyetinin makul süreye ilişkin olduğu, ancak birleşen dava yönünden talebin makul süreyi aşar nitelikte olduğuna ilişkin görüş bildirildiği, cihazın çalışamaz duruma getirilmesi nedeniyle zarar görenin uğradığı kâr mahrumiyetinin süresiz olarak istenemeyeceği, ancak makul süre için istenilebileceği dikkate alınarak birleşen dosyadaki dava yönünden davacının haklı olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/134 E. sayılı dosyada davacının davasının kabulüne, birleşen Ankara 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1 (9.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/65) E. sayılı dosyasında ise davacının ... olmayan davasının reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 17.05.2023 tarihli ve 2022/3493 E., 2023/3053 K. sayılı kararı ile Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1.Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Yargıtay ilamında temyiz bozma sebeplerinin irdelenip cevaplanmadığını, gerekçe gösterilmediği için temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri temyiz sebeplerinin cevapsız kaldığını, özellikle bozma kararında ileri sürülen makul süre değerlendirilmeyerek hataya düşüldüğünü, satıcı ve servis yetkilisinin sorumluluğu 10 yıl olması gerekirken kim tarafından, ne kadar olduğu tespit edilecek afaki bir makul süre düşüncesinin hukuk ve adalete sığmadığını, bu hususun cevaplanmadığını belirterek Dairenin onama kararının kaldırılmasını, Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; onama kararının gerekçesiz olduğunu, ıslah ile artırılan kısım üzerinden hüküm kurulmasının doğru olmadığını (birinci birleşen dava çerçevesinde), bozma ilamı ile iki farklı rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi bakımından üçüncü bir rapor alınmasının uygun olduğu belirtilmişken Mahkemece sanki üçüncü alınan raporda yapılan tespitler peşinen doğruymuş gibi bir kabul ile hüküm kurulduğunu, Mahkemenin 2007 yılında davacının cihazı kullandığını ve dolayısıyla cihazın kullanılamamasından dolayı bu dönemde zararının oluşmadığını açık ve net bir biçimde tespit ettikten sonra, 2007 yılındaki sözde cihaz bakım masrafları ile personel, elektrik, su ve kira gideri gibi maliyetler bakımından müvekkili şirketin sorumluluğuna karar vermesi ve ikinci bozma kararı öncesi düzenlenen bilirkişi raporları uyarınca hüküm tesis etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin müterafik kusurunun dikkate alınmadığını, zarar azaltıcı eylemlerde bulunmaksızın ... süre beklenmesinin de müterafik kusurun emaresi olduğunu, müvekkili şirket tarafından cihaza 2007 yılının Ocak ayında müdahale edildiğini, davacının tazminat talep ettiği asıl davanın ise müvekkilinin cihaza müdahalesinden yaklaşık 15 ay sonra ikame edildiğini ve davacının bu süreçte sözde cihazda var olduğunu iddia ettiği soruna ilişkin olarak hiçbir aksiyon almadığını, cihazın atıl hâle gelmesinde üçüncü kişilerin kusurlu davranışlarının dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve ikinci birleşen davada, sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle uğranılan kâr kaybı ve diğer masraflar olmak üzere maddi zararların tazmini, birinci birleşen davada ise, davacının davalıya sözleşme kapsamında borcun ifası için verdiği çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve ödediği bedelin iadesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre taraf vekillerinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, Aşağıda yazılı bakiye 1.220,35 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 5.010,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyen asıl ve birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, Alınmadığı anlaşılan 1.783,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 5.010,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.