T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1939 KARAR NO:2025/1955 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:25.04.2024 NUMARASI:2023/945 Esas - 2024/306 Karar DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi Zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair veril…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/1939 KARAR NO:2025/1955 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:25.04.2024 NUMARASI:2023/945 Esas - 2024/306 Karar DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi Zayi belgesi verilmesi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Şirketinin yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, şirketin vergi dairesince re'sen terkin edildiğini, şirkete ait kayıtların ise müvekkilinin yerleşim yeri olan Pendik ilçesindeki 4 katlı aile apartmanının deposunda muhafaza ettiğini, müvekkilinin 20.12.2023 tarihinde 3 günlük süre ile Edirne'ye gittiğini, döndüğünde binada yapılan boya ve tadilat işlemleri sırasında binanın ortak kullanım alanı olan deponun boşaltıldığını ve ticari defterler dâhil ticari işletmeye ait evrakların müvekkilinin iradesi dışında kaybolduğunu öğrendiğini, müvekkilinin tamiratı yapan ustaları ile defterlerini zayi ettiğini ileri sürerek, TTK'nın 82.maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...somut olay irdelendiğinde, dava dilekçesinde ... Şti.'nin ticari defter ve sair evraklarının saklandığı yerin boya/badana işleri sebebi ile tahliye edilirken zayi olduğundan bahisle zayi belgesi verilmesi talep edilmesine rağmen davacı olarak şirket yetkilisi ...'in dilekçede yer aldığı, ilgili şirket tarafından açılması gereken iş bu zayi belgesi verilmesi talebine ilişkin davanın davacı ...'in aktif husumetinde bulunmadığı, davacının açılan davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı ..." gerekçesiyle, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilin tek yetkilisi ve ortağı olduğu şirketin vergi dairesince re'sen terkin edildiğini, şirketin ticari defterlerinin ise müvekkilinin ailesi ile oturduğu aile apartmanının deposunda saklandığını, müvekkilinin kısa süreliğine il dışına seyahati sırasında binada yapılan tadilat sorasında çalışan ustaların şirkete ait defter ve belgeleri yok ettiğini, müvekkilinin iradesi dışında zayi olan belgelerin zayi olduğunun tespiti için zorunlu olarak dava açıldığını, buna ilişkin fotoğrafların sunulduğunu, ... Şirketinin tek ortaklı olduğunu, şirketin kapanma sürecine girdiğini, müvekkilinin imza süresinin doluğunu, şirketin re'sen terk edildiğini, ticaret odasında firmanın aktif olduğunu, karar defteri zayi olduğu için müvekkilinin de imza yetkisi süresi bittiğinden ve imza yetkisi alamaması nedeniyle şirket adına vekalet veremediğini, şirket adına kayıtlı bazı araçların İzmir icra dairesinin otoparkında durduğunu, müvekkilinin gerçek kişi tacir olduğunu, tacirin zayi olan belgeleri için yetkili mahkemeden süresi içinde zayi belgesi alması gerektiğini, müvekkilinin ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işletmesi nedeniyle TTK'nın 10 ve devamı maddelerine göre tacir olduğunu, zayi belgesi verilmesi koşullarının oluştuğunu,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Talep, TTK'nın 82/7. maddesine dayalı zayi belgesi verilmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı, tek ortağı ve yetkilisi olduğu şirkete ait tüm defter ve belgelerin zayi olduğunu iddia ederek, zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca, bir tacirin saklamakla mükellef olduğu defter ve kâğıtlar; hırsızlık veya yangın, su baskını, yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içinde ziya uğrarsa, tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesinden kendisine zayi belgesi verilmesini isteyebilir. Mahkeme, lüzumlu gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır. Re'sen araştırma ilkesi TTK'nın 82/7.madesinde de belirtilmiştir.TTK'nın 82/7.maddesinde, zayi belgesi verilmesini gerektirecek zayi olma durumları sınırlı olarak sayılmamış ise de tacirin zayi belgesi isteyebilmesi için, defterlerin zayi olmasında kusur ve sorumluluğunun bulunmaması, tedbirli bir tacir gibi davranmasına rağmen zayi olayına engel olamamış durumda olması gerekir. Davacı, defterleri zayi olduğu ileri sürülen ... Limited Şirketinin yetkilisi ve tek ortağıdır. Sicil kaydına göre 2011 yılında kurulan şirketin son tescilinin 2014 yılında yapıldığı ve davacının şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olduğu anlaşılmaktadır. Şirketin sicil kayıtlarında terkin edilmediği ve faal olduğu da dosyadaki sicil kaydından anlaşılmaktadır. Ticaret şirketleri, ortaklarından bağımsız olarak hak ve fiil ehliyetine sahiptir. Bu bakımdan dava açma hakkı da şirkete aittir. Şirket bu hakkını yetkili organları eliyle kullanabilir. Bu bakımdan davanın şirket adına açılması gerekmektedir. Tüzel kişiliği devam eden bir şirketin adına, şirketin tek ortağı ve müdürünün kendini hasım göstererek dava açması usul hukukuna aykırıdır. İstinaf başvurusunda ileri sürülen hususların bir kısmı dava ile ilgisiz olmakla birlikte, şirketin yeni yönetimi seçilene kadar zorunlu işler bakımından eski yönetimin yetkisi devam etmektedir. Kaldı ki şirketin tek ortaklı olması nedeniyle genel kurul toplantısı yapılarak yeniden yönetim kurulunun veya müdürün seçilmesi de mümkündür. Davacının şirket ortağı olarak tacir olması veya bir ticari işletmeyi işletmesi, bu şirket adına dava açma hakkı bulunmasını gerektirmez. Dava hakkı, bu hakkın sahibi olan gerçek veya tüzel kişiye aittir. Davacı şirket ortağı vaya yöneticisi olarak şirketi temsilen dava açabilir. Ancak şirketin sahip olduğu hakkın temsilcisi vasıtasıyla kullanılması, gerçek kişi olan yöneticinin bu hakkı veya talebi kendi adına ileri sürmesini gerektirmemektedir. Bu itibarla, ticari defterlerin sahibi olmayan şirket ortağı veya yöneticisinin kendi adına şirketin ticari defterlerinin zayi olduğunun tespitini talep etmesi mümkün olmadığından mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi yerindedir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 11.12.2025