11. Hukuk Dairesi 2025/5811 E. , 2026/643 K. "" MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/937 Esas, 2025/1156 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul-kısmen ret Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki…
11. Hukuk Dairesi 2025/5811 E. , 2026/643 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/937 Esas, 2025/1156 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul-kısmen ret Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan 777.516,02 TL alacaklı olduğunu, davalı şirket hakkında ...İcra Müdürlüğünün 2021/2997 E. sayılı dosyası ile ticari alacak nedeni ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak borca itiraz ettiğini, hem müvekkilinin hem de davalının ticari kayıtlarında davalı şirketin müvekkiline borçlu olduğunun görüldüğünü, davalının itirazının haksız olduğunu, davalının borçlarından kurtulmak için mal kaçırma çabası içerisinde olduğunun küçük olan ilde herkes tarafından bilindiğini ileri sürerek itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin kötüniyetinin sunulan muavin defter kayıtları, çek fotokopisi, çek teslim bordrosu ve çeke ilişkin yapılan banka ödeme dekontuyla açıkça ortada olduğunu savunarak davanın reddini, davacı şirket aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilamında belirtildiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) vekâlete ilişkin 502. maddesi ve devamı hükümleri gereği temsilcinin sadakat ve özen yükümlülüğü bulunduğu, buna göre temsilci, temsil edilenin iradesinin hilafında işlem yapamayacağı gibi temsil edilen kişi adına yapabileceği işlerde de onun menfaatini korumak ve gözetmekle mükellef olduğu, anılan hüküm ışığında somut olay değerlendirildiğinde dava konusu takibe karşı yapılan ödeme savunmasına konu çekin düzenlendiği tarihte, davalı şirketi münferiden temsile yetkili...'ün çeki keşide ettiği, çeki cirolayan olarak da aynı kişinin bu defa davacı şirketin şube temsilcisi olarak hareket ettiği, bu durumda, adı geçen gerçek kişinin çifte temsil yetkisini kötüye kullandığı, son cironun da hali hazırda davalı ile organik bağ içerisinde bulunduğu ...a yapıldığı, davalı tarafça çek tevdi bordrosunun da dosyaya sunulamadığı gözetilerek anılan çekin davacı şirkete teslim edilmediğinin kabulü gerektiği, dolayısıyla çekin düzenlendiği tarihte...'ün davacı şirketin Kocaeli şubesini temsile yetkili olduğundan bahisle söz konusu ödeme def'inin kabulüne karar verilemeyeceği, davacının dava konusu icra takibine ilişkin asıl alacağı yönünden davalıyı takip tarihinden önce usulüne uygun şekilde ihtar vs. yollarla temerrüde düşürdüğünü kesin olarak ispat edemediği, takip öncesi dönem için istediği 24.156,25 TL işlemiş faiz alacağının doğmadığı, takip tarihi itibariyle sadece 777.516,02 TL asıl alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ...İcra Müdürlüğü'nün 2021/2997 E. sayılı icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin takip tarihi itibariyle 777.516,02 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin kısımla ilgili itirazın iptali talebinin reddine, takibin devamına karara verilen asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması hâlinde Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan meblağın haksız çıkan taraftan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu hususta bir hüküm kurulmamış olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. V. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının onikinci bendinden sonra gelmek üzere “13-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin kabul-red oranı (%96,98 kabul-red %3,02) dikkate alınarak 1.280,14 TL'sinin davalıdan, 39,86 TL'sinin davacıdan tahsil edilerek (tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla) Hazineye gelir kaydına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.