11. Hukuk Dairesi 2010/10322 E. , 2012/1817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2008 tarih ve 2005/366-2008/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü
**11. Hukuk Dairesi 2010/10322 E. , 2012/1817 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2008 tarih ve 2005/366-2008/398 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasında 04.03.2002 tarihinde imzalanan sözleşmeye göre davalı ...'nün zeytinyağı fabrikasının yarı hissesini ve Dekantörü davacıdan satın aldığını, diğer davalı ...'nün de satış sözleşmesine kefil olduğunu, sözleşmenin 3. maddesine göre satış bedeli olarak belirlenen 10 ton zeytinyağının 05.03.2003 tarihine kadar verileceğini, bu miktarın 6,5 tonunun 05.04.2003 tarihinde Türk Lirası olarak 16.250 TL üzerinden ödendiğini, bakiye 3,5 ton zeytinyağının ise ödenmediğini, 6,5 ton karşılığı TL bazında ödenmek suretiyle 10 ton yağın bedelinin tamamının TL'ye dönüştüğünü, müvekkilinin zeytinyağını aramak zorunda olmadığını, alacaklı temerrüdünün oluşmadığını, sözleşmedeki 05.03.2003 tarihinin kesin tarih olduğunu, davalıların en geç icra takip tarihinde temerrüde düştüklerini, sözleşme bu şekilde ihlal edildiği için cezai şart ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 3,5 ton yağ karşılığı 8.750 TL'nin 05.03.2003 tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsili ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 250 TL cezai şartın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar, yağın 6.5 tonluk kısmının 25.03.2003 tarihinde teslim edildiğini, kalan 3,5 ton için 15 gün süre verildiğini, sözleşmenin arkasına bu hususların yazıldığını, davacıya bu süre içinde teslim yapmak istedikleri halde teslim almadığını, ...isimli şahsa zeytinyağını teslim ettiklerini, oradan teslim alması için ihtarname de gönderdiklerini, tevdi mahalli tayini için açtıkları davanın reddedildiğini, 2003 yılı Nisan ayından beri yağ teslime hazır edildiği halde teslim alınmadığını, yağ borcunun TL'ye de çevrilmediğini, davacının temerrüde düştüğünü savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taraflar arasında fabrikanın satışı konusunda anlaşma yapıldığı ve bu anlaşma karşılığında ...'nün bir miktar para ve 10 ton zeytin yağını 5 Mart 2003 tarihinde vermesinin kararlaştırıldığı, bu tarihte teslim yapılmadığı, 6,5 ton yağın o tarihteki piyasa koşullarına göre Türk Lirası karşılığı bedelinin ödendiği, ancak borcun para borcuna dönüşmediği ve zeytinyağı borcu olarak kaldığı, aranılacak borçlardan olan zeytinyağını teslim almak üzere Ekiztaş köyündeki fabrikaya gitmesi gereken davacının fabrikaya giderek 3,5 ton zeytinyağını istemediği, buna rağmen ...'nün zeytinyağını bizzat davacının evine götürerek teslim etmek istediği, davacının zeytinyağını almadığı ve senedin avukatta olduğunu beyan ettiği, davacının bu şekilde temerrüde düştüğü, davalının zeytinyağını bir depoya teslim ettiği, bu işlemin BK.'nın 73 ve 91. maddelerine uygun olduğu, alacaklı temerrüdünün gerçekleştiği ve sözleşmenin feshedilmediği, cezai şart koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, fabrika devir sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı ile davalı ... arasında düzenlenen 04.03.2002 tarihli “satış anlaşması” ile davacının, Ekiztaş Köy'ünde kurduğu zeytinyağı farikasındaki dekantörü ve yarı hisseyi davalı ...'ye sattığı, karşılığında davalı ...'nin 10 ton zeytinyağını en geç 05.03.2003 tarihinde ödemesinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Bu miktarın 6,5 tonunun 05.04.2003 tarihinde davacıya teslim edildiği, kalan 3,5 ton zeytinyağının ise 25.04.2003 tarihine kadar ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu durumun tarafların da kabulünde olduğu üzere satış anlaşmasının arkasına yazıldığı, ayrıca “bu son uzatmadır” şeklinde şerh düşüldüğü belirlenmiştir. Davalı taraf 25.04.2003 tarihine kadar 3,5 ton zeytinyağının aynen teslimi hususunda alacaklı temerrüdünün gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. 25.04.2003 tarihinin 3,5 ton zeytinyağının ödeneceği son tarih olduğu dikkate alındığında, bu tarihe kadar davalı taraf ödeme yapmak istediğini ve alacaklının zeytinyağını almadığını ispatlayamadığına göre, bu tarihin hitamında davalı taraf temerrüde düştüğü, satış anlaşması gereği zeytinyağı borcunun bedel borcuna dönüştüğü, nitekim satış anlaşmasının arka sayfasında “piyasadaki 5 asit yağ parası üzerinden ödeme yapılacaktır” ibaresi bulunduğu için mahkemece, satış anlaşmasıyla kararlaştırılan bedel üzerinden tahsile karar verilmesi gerekirken belirtilen gerekçe ile davanın reddine hükmedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.