10. Ceza Dairesi 2022/7865 E. , 2023/4090 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2674 E., 2020/1106 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Sanık ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi Sanık ... yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nu…
**10. Ceza Dairesi 2022/7865 E. , 2023/4090 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2674 E., 2020/1106 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Sanık ... yönünden istinaf başvurusunun esastan reddi Sanık ... yönünden düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin/istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.12.2017 tarihli ve 2017/323 Esas, 2017/208 Karar sayılı kararı ile Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/319 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/319 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2019 tarihli ve 2017/319 Esas, 2019/14 Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/2674 Esas, 2020/1106 Karar sayılı kararı ile; Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... yönünden; yerinde görülmeyen temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması, sanık ... yönünden; 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanmasının kaldırılabilmesine karar verilebilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra eylemlerin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmemesinin hukuka aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararların haksız, hukuka aykırı ve yasal dayanaktan yoksun olduğuna, mahkemenin dosyayı ve delilleri değerlendirmede çok büyük hata yaptığına, 2. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanmsı gerektiğine, 4. Sanık, taşıdığı uyuşturucunun bonzai olduğunu bilmediğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, 5. Zincirleme suç kapsamında artırılmasının hukuka ve usule aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. İkrar, tek başına mahkûmiyete yeterli delil olmadığına, 3. Sanığın mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı vicdani kanısına varılarak sanığın sabit görülmeyen müsnet suçtan beraatine karar verilmesi gerektiğine, 4. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun maddi unsurunun gerçekleşmediğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanık ...'un, diğer sanık ...'ın kendisine uyuşturucu getirmesi yönündeki isteği üzerine 27.06.2017 tarihinde İstanbul'a gittiği, 28.06.2017 tarihinde ise... seyahat firmasına ait İstanbul... seyahatini yapan saat 21:00 de hareket eden araçla...'ya döndüğünün öğrenilmesi üzerine 29.06.2017 tarihinde saat 08:00 sıralarında bir kolluk görevlisinin yolcu kisvesi altında ...ilçesinde otobüse binerek saat 08:30 civarında otobüsün... otogarına geldiğinde kolluk görevlileri tarafından yakalandığı ve üzerinden İstanbul'dan getirmiş olduğu bonzai maddelerinin yakalandığı, bu suretle sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Sanığın üzerinde yakalanan maddenin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen maddeler olması nedeniyle cezasının artılmasına, sanığın yakalandığında üzerinde bulunan uyuşturucuları vererek bunları aldığı kişileri söylemesi nedeniyle etkin pişmanlıkta bulunduğu anlaşılmakla, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanık ...'in, diğer sanıklar ... ve...ın kendilerine uyuşturucu madde getirmesi yönündeki isteği üzerine suça sürüklenen çocuğun içerisinde bulunduğu... firmasına ait... plakalı otobüse bir kolluk görevlisinin ...ilçesine saat 07:25 sıralarında yolcu olarak bindiği ve otobüsün 39 numaralı koltuğunda oturan sanığın... ilçesi girişinde bulunan kontrol noktasında otobüsten indirildiği, kendisine üzerinde suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda sanığın uhdesinde bulunan suça konu maddeleri teslim etmesi sureti ile sanık ...'in üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. Ele geçirilen maddenin 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen maddelerden olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun cezasının artırılmasına, tanık olarak beyanı alınan ...'nın kullanmaya karar verdiği, uyuşturucu maddeyi suça sürüklenen çocuğun yanında bulunan tanımadığı bir kişiden aldığını beyan etmesi, dosya içerisindeki iletişimin tespiti kayıtlarına göre de bu alışverişe suça sürüklenen çocuğun aracı olduğu anlaşılmakla sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına, sanığın etkin pişmanlıkta bulunarak yakalandığında üzerinde bulunan uyuşturucu maddeleri kolluk kuvvetlerine verdiği ve bildiklerini anlattığı anlaşılmakla sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "29.06.2017" yerine "27.06.2017" olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilerek hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükümde 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrasının, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrasından önce uygulanması suretiyle 61 inci maddesine ayrıcı uygulama yapılması sonuç ceza değişmediğinden bu hususu eleştirilip, incelenen dosya içeriğine göre; 12.06.2017 tarihinde gerçekleştiği iddia edilen eylemde ...'nın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmediği, kendisine verildiği belirtilen maddenin uyuşturucu uyarıcı mahiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda dosya kapsamında bir bilirkişi raporu mevcut olmadığı, dolayısıyla madde muhtevasının tespit edilmemiş olduğunun anlaşılması karşısında soyut beyanlar dışında sanık ...'in mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle sanık ...'e ilişkin hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasına yönelik bölümün çıkartılması ve mahkemenin cezanın bireyselleştirmesine ilişkin takdirine bağlı kalınarak sonuç cezanın 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 20.00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Sanık hakkındaki hükmün 5 inci maddesinde, sanığa verilen 2 gün karşılığı adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha aşağı olamayacağından 1 günü 40,00 TL hesabı ile sanığın 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle adli para cezası yönünden sanık hakkında eksik ceza tayin edilmişse de, aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin tespit ve değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, eleştiri ve aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık ... yönünden "29.06.2017", sanık ... yönünden "20.06.2017" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "20.06.2017, 29.06.2017" olarak yapılması, 2. Suç tarihinden önce 04.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik ile dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri şeklinde düzenlendiği ve dördüncü maddesinin (a) bendi uyarınca "sentetik kannabinoid" cinsi uyuşturucu maddelerin de ağırlatıcı neden olarak öngörüldüğü gözetilmeden, ele geçen maddenin "sentetik kannabinoid" cinsi olması nedeni ile temel ceza üzerinden 1/2 oranında arttırım yapılırken, hüküm fıkrasında uygulama maddesinin "188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi" yerine "188/4" şeklinde gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ya da şahsi cezasızlık sebeplerine bağlı olarak Bölge Adliye Mahkemesinin hukuka aykırılığı düzelterek istinaf başvurusunu esastan reddedebileceği düzenlenmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesinin 12.06.2017 tarihli eyleme ilişkin olarak maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi yeni delil ikame yoluna gitmemesi, delil değerlendirmesi yapılmaksızın ve duruşma açılmaksızın kovuşturmaya konu anılan olayda uyuşturucu madde ele geçirilmemiş, madde muhtevasının tespit edilmemiş olması nedenleri ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin çıkartılarak hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı hukuka uygun bulunduğundan tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizliğin bulunmadığı, resmi makamlar tarafından haber alınıp soruşturma başladığı ve sanığın yakalanması üzerine sanığın beyanda bulunduğu tüm dosya içeriğinden tespit edilmekle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin birinci fıkrasının yasal koşullarının oluşmayacağı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanık ... yönünden "29.06.2017", sanık ... yönünden "20.06.2017" yerine sanık ayrımı yapılmaksızın "20.06.2017, 29.06.2017" olarak yapılması, 2. Suç tarihinden önce 04.04.2015 tarihinde yürürlüğe giren 6638 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasında yapılan değişiklik ile dördüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri şeklinde düzenlendiği ve dördüncü maddesinin (a) bendi uyarınca "sentetik kannabinoid" cinsi uyuşturucu maddelerin de ağırlatıcı neden olarak öngörüldüğü gözetilmeden, ele geçen maddenin "sentetik kannabinoid" cinsi olması nedeni ile temel ceza üzerinden 1/2 oranında arttırım yapılırken, hüküm fıkrasında uygulama maddesinin "188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi" yerine "188/4" şeklinde gösterilmesinin hukuka aykırı olduğu, Değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A) ve (B) numaralı bentlerinde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.06.2020 tarihli ve 2019/2674 Esas, 2020/1106 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihi kısmında "20.06.2017, 29.06.2017" ibaresinin çıkartılması, sanık ... yönünden "29.06.2017", sanık ... yönünden "20.06.2017" ibaresinin yazılması, 2. Sanıklara ilişkin hükümlerin 2. paragraflarında yer alan "188/4" ibaresinin çıkarılarak, yerine "188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi" ibaresinin yazılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükümlerindeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, sanık ... yönünden Tebliğname’ye kısmen uygun, sanık ... yönünden Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tokat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2023 tarihinde karar verildi.