İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 09.08.2015 tarihinde, müvekkilinin, yolun karşısına geçmeye çalıştığı esnada,…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/779 KARAR NO: 2026/579 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/12/2022 NUMARASI: 2016/665 Esas - 2022/909 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/04/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 09.08.2015 tarihinde, müvekkilinin, yolun karşısına geçmeye çalıştığı esnada, davalı şirkete trafik sigortalı... plaka sayılı aracın, davalı ...'ün sevk ve idaresinde iken çarpması ile meydana gelen trafik kazasında yaralandığını, davaya konu kazaya ilişkin Gölbaşı (Ankara) ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/496 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada, kazanın meydana gelmesinde, davalı ......'ın tamamen kusurlu olduğunun tespit edilerek cezalandırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin 4 kez ameliyat olduğunu, halen tamamen iyileşmediğini, ev hanımı olan müvekkilinin, kendisinin bakımına muhtaç çocukları ile ilgilenemez hale geldiğini, kalça ve topuğuna platin takıldığını, manevi olarak zarara uğradığını belirterek geçici ve sürekli iş gücü kaybı nedeniyle uğradığı kazanç kaybı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 10.000,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden, diğer davalıdan ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ......'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 16.02.2019 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesinde talep ettikleri 10.000,00-TL maddi tazminatın, 5.000,00-TL'sinin geçici iş göremezlikten kaynaklı, 5.000,00-TL'sinin sürekli iş göremezlikten kaynaklı kazanç kaybına ilişkin olduğunu bildirmiş, 22.04.2022 tarihli dilekçe ile, talep ettikleri 9.500,00-TL sürekli kazanç kaybı taleplerini 44.973,72-TL'ye, 500,00-TL geçici iş göremezlik taleplerini 1.401,32-TL'ye artırdıklarını bildirmiş, 29.09.2022 tarihli dilekçesi ile; sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminat taleplerini 57.392,60-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Kurulu'nun 29/06/2018 raporunda, davaya konu kazanın meydana gelmesinde, davalı sürücü ...'ün %15, davacı yaya ...'nın ise %85 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 18/10/2021 sayılı maluliyet raporunda, davacının tüm vücut engellilik oranının %12 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 08/02/2020 tarihli raporda, davacının, geçici iş göremezlik dönemindeki zararının 1.401,32-TL, sürekli iş göremezlik dönemindeki zararının ise %12 maluliyet oranına göre 44.973,72-TL olduğu, davalı sigorta şirketi yönünden dava tarihi itibariyle temerrüdün oluştuğu kanaatine varıldığı, 26/09/2022 tarihli ek raporda ise, sürekli iş göremezlik zararının 57.392,60-TL olduğu kanaatine varıldığı, davacı vekili tarafından sunulan 22/04/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile, dava değerinin, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 1.401,32-TL'ye, sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 44.973,72-TL'ye artırıldığı, yine 15/06/2022 tarihli dilekçe ile, sürekli iş göremezlik zararının ise, 57.392,60 TL'ye yükseltildiği, 26/09/2022 tarihli bilirkişi ek raporunun hükme elverişli ve denetlenebilir nitelikte olduğu, davacı tarafça sunulan 16/01/2019 tarihli dilekçe ile başlangıçta 10.000,00-TL olarak belirtilen dava değerinin 5.000,00-TL'nin geçici iş göremezlik tazminatına, 5.000,00-TL'lik kısmın ise sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğunun belirtildiği, davacı vekilinin 22/04/2022 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 9.500,00 TL olarak belirterek dava değerini 35.473,72 TL arttırarak bu miktar üzerinden harç ikmali yaptığı, davacı tarafça talep artırım dilekçesi olarak sunulan ancak ikinci kez talep artırım dilekçesi sunulması mümkün olmadığından mahkememizce ıslah dilekçesi olarak kabul edilen 15/06/2022 tarihli dilekçeyle de 44.973,72 TL ( 9.500+ 35.473,72 TL) sürekli iş göremezlik tazminatının 12.418,88 TL artırılarak 57.392,60 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ödenmesinin talep edildiği ancak 16/01/2019 tarihli dava değerini açıklar dilekçede belirtilen miktar üzerinden sürekli iş göremezlik miktarının başlangıçta 5.000,00-TL olduğu gözetilerek toplam (5.000,00+35.473,72+12.418,88) 52.892,6 TL sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden ıslah ve talep artırım yapıldığı, bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulünün gerektiği, 5.000,00-TL olarak talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı açısından da davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, kazanın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ve hakkaniyet doğrultusunda davacının manevi tazminat talebinin de kısmen kabulü gerektiği kanaati ile; "1-Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebinin KISMEN KABULÜ ile 1.401,32 TL tazminatın davalı... (...) A.Ş 'den 17/06/2019 tarihinden itibaren davalı ...'ten ise kaza tarihinden (09/08/2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE 2-Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin KISMEN KABULÜ ile 52.892,6 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı... (...) A.Ş'den 7/06/2019 tarihinden itibarin, davalı ...'ten ise kaza tarihinden (09/08/2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine , fazlaya ilişkin talebin REDDİNE 3- Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten kaza tarihinden (09/08/2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; kazaya karışan aracın, müvekkili şirket nezdinde düzenlenmiş poliçesi bulunmadığı, müvekkili şirket tarafından yapılan araştırma neticesinde kazaya karışan araca ilişkin herhangi bir sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsayan poliçe bulunmadığının tespit edildiği, aracın zorunlu trafik sigortasının yaptırılmamış olduğu, aksinin kabulü halinde geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında olmadığı, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve %1,8 teknik faiz oranı dikkate alınarak yapılması gerekirken hatalı yöntem kullanılarak hesaplama yapıldığı, kusur durumunun ATK Trafik İhtisas Dairesi ve Karayolları Fen heyetinden seçilecek bilirkişiler aracılığı ile belirlenmesi gerektiği, maluliyetin ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından belirlenmesi gerektiği, davacı tarafça sunulan sağlık kurulu raporunun hükme esas alınamayacağı, davacı tarafa kaza nedeniyle varsa yapılan ödemelerin tazminat miktarından mahsup edilmesi gerektiği, tazminat hesabının aktüer uzmanı bilirkişi tarafınca yapılması gerektiği, müvekkili aleyhine ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz işletilebileceği hususlarına yöneliktir. Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davaya konu kazaya karışan... plaka sayılı aracın, kaza tarihi itibariyle davalı ... adına tescilli olduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde 26.06.2015 ila 26.06.2016 tarihlerini kapsar şekilde ... ZMMS poliçesi düzenlendiği, Dairemizce yapılan sorgulamada, aracın kaza tarihinden sonra 10.11.2015 tarihinde noter satışı ile dava dışı ... adına tescil edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından savunmasında ileri sürülen zeyilnamenin de kaza tarihinden sonra 18.06.2016 tarihinde düzenlendiği görülmüştür. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kazanın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun, ceza yargılamasında alınan rapor ile uyumlu, denetime açık nitelikteki ATK İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun kusur durumunun tespiti yönünden hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, davacının, ev hanımı olması nedeniyle, tazminattan mahsup edilecek herhangi bir ödeme almamış olmasına, Yargıtay ilgili Dairesi ile Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre tazminat hesabının, muhtemel bakiye ömür süresi yönünden TRH 2010 yaşam tablosu kullanılmak ve bilinmeyen dönem yönünden progresif rant yöntemi uygulanmak suretiyle yapılması gerekmesine, bedensel zarar niteliğindeki geçici iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olmasına, davacının maluliyet oranını belirleyen ATK 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 18.10.2021 tarihli 16557 karar sayılı raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlenmiş olması karşısında tazminat hesabına ve hükme esas alınmasında usule aykırılık bulunmamasına, tazminat hesabının alanında uzman aktüer bilirkişi tarafından yapılmış olmasına, davaya konu kazaya karışan aracın, kaza tarihinden sonra el değiştirmiş olmasına göre davalı sigorta şirketinin davacının zararından sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamasına, davalı sigorta şirketi aleyhine hükmolunan tazminat miktarına dava tarihinden itibaren ve yasal faiz işletilmesine karar verilmiş olması nedeniyle bu hususa ilişkin istinaf nedenlerinin yerinde olmamasına göre davalı sigorta şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK m. 353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 3.708,81-TL harçtan peşin yatırılan 927,20-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.781,61-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.08/04/2026