T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1557 Esas KARAR NO: 2026/528 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2019/478 Esas- 2023/352 Karar TARİH: 05/05/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİH: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1557 Esas KARAR NO: 2026/528 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2019/478 Esas- 2023/352 Karar TARİH: 05/05/2023 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİH: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı .... Şti ile davalı ... arasında ticari alım satımdan kaynaklı borç alacak ilişkisi oluşmuş, davacı tarafından davalıya ödenmeyen cari hesap bakiyesinin tahsili amacıyla.....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibi başlattığını, davalı başlatılan takibe itiraz etmiş, itiraz akabinde yapılan arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamamış, 16/09/2019 tarihinde düzenlenen tutanak ile sonlandırıldığını, davacı firma ile davalı arasındaki ticari ilişki doğrultusunda yapılan alışverişlerle ilgili olarak muhtelif tarih ve seri numaralarda faturalar düzenlendiğini, cari hesap ekstreleri ile sabit olan ticari ilişki neticesinde; icra takibine konu edilen, davalı tarafından davacı firmaya ödenmeyen 70.358,95TI bakiye borç mevcut olduğunu, davalı kötü niyetle hareket ederek, alacağını sürünceme de bırakmak amacıyla, aleyhine başlatılan icra takibine itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmesinde haksız kar amacı gütmüş ve yirmi bin küsür lira ödeme yapmak suretiyle sonlandırmak istemiş davacı şirket alacağı olan 70.358,95 TL karşılığında teklif kabul edilmediğini, davacının, davalıdan olan alacağı ticari defter kayıt ve belgelerine işlenmiş olup, ticari defter, kayıt ve belgelerin açılış ve kapanış onayları yaptırılmış olup, kayıt defter ve belgeler usul ve yasaya uygun şekilde tutulduğunu, davacı şirketin davalıdan olan alacağı .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında icra takibine konu edildiği üzere 70.358,95 TL olduğu ve anılan işbu davacı alacağı ile ilgili olarak davalı tarafından yapılan herhangi bir ödeme mevcut olmadığını, davacının 70.358,95 TL bakiye alacağının tahsilinin temini ve tahsili için davalınını borca yeter miktarda menkul malları, gayrimenkul malları ile 3.kişiler nezdindeki hak, mal ve alacakları üzerinde Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalıya ......İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde 70.358,95 TL davacının asıl alacağının, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsilini teminen davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, davalı davacıya asıl alacağın %20 nden az olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilme sine, yargılama masrafları ile vekelat ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmemiş ve cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 05/05/2023 tarih ve 2019/478 Esas- 2023/352 Karar sayılı kararında; "....Mahkememizce dosyada alınan rapor, davacı tarafın ticari defter kayıtları ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; davanın fatura ve cari hesaptan kaynaklı olarak başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davası olduğu, alınan bilirkişi kök ve ek raporları sonucunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve davacı lehine delil niteliğinde olduğu, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun olmadığı ve davalı lehine delil niteliğinde bulunmayacağı, davacı tarafın ticari defterlerine göre davalıdan 70.358,95 TL alacaklı olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde davacının kaydetmiş olduğu alacakların mevcut olduğu, davalı tarafın ticari defterlerine göre davacıya 44.468,99-TL borçlu göründüğü, aradaki farkın davalının ticari defterlerinde toplam 25.890,00-TL olan üç adet çekin mükerrer kaydedilmesinden kaynaklı olduğu, dolayısıyla incelenen ticari defterlerden davcının davalıdan 70.358,95 TL alacaklı olduğu hususunun sabit olduğu görülmüştür. Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davanın KABULÜNE, 2-İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 70.358,95 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte DEVAMINA, 3-Asıl alacak olan 70.358,95 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından faturalara konu ürünlerin tesliminin ispat edilmediğini, davanın çözümünde çok büyük etkisi olacak yemin deliline başvurulması gerekli ..... ismindeki davacının müdürünün dinlenmesi talebinin reddedildiğini, davacının müdürü tarafından davalıya whatsapp üzerinden gönderilen kara kaplı defter fotoğrafında borcunun o kadar olduğu iletildiğini, davacının davalıya teslim etmiş olduğu malların miktar ve fiyatı ile faturalandırdığı malların miktar ve fiyatı açısından büyük farkların söz konusu olduğunu, 04.10.2018 tarihli ... sıra no.lu faturada görüleceği üzere, malın cinsi olarak 'muhtelif ....' yazdığını, bundan önceki tüm faturalarda davacı tarafından satılan malın cinsi tam olarak yazmakta iken bu faturada bu ibare kullanıldığını, yine bu faturada davalı ile davacı fiyat olarak 4.00-tl'ye anlaşmışken faturada 4.20-tl olarak faturalandırmanın söz konusu olduğunu, davacının muhasebecisinin bu durumu düzelteceğini beyan ettiğini, ancak gerekli düzeltmelerin yapılmadığını, davacı şirketin o zamanki müdürü .... tarafından, davalıya whatsapp yoluyla gönderilen, ticaret ağzıyla davacıya ait '....defterde' müvekkilin 19.12.2018 tarihinde 45.214,26-TL borcu olduğu ancak davacı tarafın ticari defterlerinde ise 19.12.2018 tarihinde bu tutarın 91.764,29-TL olduğu ve icra takibine konu cari hesap ekstresinde ise bu tutarın 71.764,25 olduğunun görüleceğini, görüldüğü üzere davacıya ait kayıtların her biri farklı bir tutar belirttiğini, bu hususlar dikkate alındığında, davacıya ait ticari defter ve kayıtlara itibar edilmemesi gerektiğini, şöyle ki; bilirkişi raporunun 7. sayfasında bulunan e-değerlendirme başlığının altında bulunan ''c'' bendinde de görüleceği üzere davacının, müvekkil tarafından gönderilen ödemeleri ticari defter ve kayıtlarına işlemediği raporla da sabit olduğunu, Mahkemece bu hususlar dikkate alınmaksızın verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; açık cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlıkta tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacı tarafından düzenlenen tüm faturaların itiraz edilmeksizin davalının ticari defterlerine kaydedildiği, bu durumda davalı tarafından davacının faturalara konu ürünleri teslim ettiğini karine olarak kabul ettiği ve karinenin aksinin yazılı delil ile ispat edilemediği, faturalara süresinde itiraz edilmediğinden fatura içeriğinin kesinleştiği, dolayısıyla davalının fatura bedellerinin anlaşılan bedelden yüksek olduğuna dair istinaf sebebinin dinlenmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve yemin, tanık, whatsapp yazışması delillerine dayanılmadığı, bu delillere süresinden sonra dayanılmasının savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğu, bu sebeple Mahkemece yemin delilinin hatırlatılmasının yasal olarak mümkün olmadığı gibi davalı tarafından düzenlenen whatsapp çıktısı olarak sunulan görüntünün bir adet cari hesap kartı görüntüsü olduğu, söz konusu kartın kim tarafından düzenlendiğinin ve kim tarafından gönderildiğinin belirli olmadığı, davacı şirkete ait herhangi bir kaşe veya imzanın bulunmadığı, bunun dışında bir yazışma içermediği ve görüntünün davacı tarafından kabul edilmediği dikkate alınarak görüntüyü gönderen kişinin dinlenmemesinin yerinde olduğu, ayrıca ticaret sicil kayıtlarına göre bu kişinin davacı şirketin yetkilisi de olmadığı, davacı tarafından ticari defterine kaydedilmeyen ödemenin mahsubu sonrası davacının icra takibine geçtiği gözetilerek Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.806,22 TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.