11. Hukuk Dairesi 2019/1975 E. , 2020/2262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/12/2017 tarih ve 2015/343 E- 2017/1037 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 26/02/2019 tarih ve 2018/829 E- 2019/228 K. sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı o
**11. Hukuk Dairesi 2019/1975 E. , 2020/2262 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/12/2017 tarih ve 2015/343 E- 2017/1037 K. sayılı kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 26/02/2019 tarih ve 2018/829 E- 2019/228 K. sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ise de 12/12/2019 tarihinde davacı vekili tarafından verilen duruşmadan vazgeçme dilekçesi de dikkate alınarak, dosyanın incelemesinin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili asıl davada, davalı Adana İpekyolu Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş.'nin 22.11.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında şirket ortağı olan müvekkili davacı ... adına dava dışı ...'un sahte vekaletname ile müvekkili adına genel kurula katılarak oy kullandığını, genel kurul karar tutanağının 2.maddesinde şirket esas sözleşmesinin 6.maddesinin değiştirilmesi hususunun görüşüldüğünü, değişikliğin oy birliği ile kabul edildiğini, alınan karara göre şirketin sermayesinin tamamı nama yazılı beheri 1,00 TL değerinde 90.000 adet A grubu, beheri 1,00 TL değerinde 22.500 adet B grubu ve beheri 449,00 TL değerinde 112.500 adet C grubu hisseye ayrıldığını, şirket sermayesinin toplam 50.625.000,00 TL'ye arttırıldığını, artırılan tutarın B grubu beheri 1,00 TL değerinde 12.500 adede karşılık gelen 12.500,00 TL'lik kısmının müvekkili tarafından karşılanacağının kalan kısım üzerindeki rüçhan haklarından müvekkilinin feragat ettiğinin vekili sıfatıyla toplantıda yer alan dava dışı ... tarafından beyan edildiğini, C grubu ve beheri 449,00 TL değerindeki 112.500 adede karşılık gelen 50.512.500,00 TL'lik kısımla ilgili olarak ortakların C grubu hisseleri ile ilgili rüçhan haklarından birleşen davada davalı ...Ş. lehine feragat ettiklerinden ve Akfen Enerji Yatırımları Holding A.Ş.'nin de söz konusu sermayeyi karşılayacağına ilişkin taahhüdünden hareketle C grubu ve beheri 449,00 TL değerinde 112.500 adede karşılık gelen 50.512.500,00 TL'lik kısmın Akfen Enerji Yatırımları Holding A.Ş. tarafından karşılanmasına karar verildiğini, ancak müvekkili adına genel kurula katılan ve imza koyan ...'a müvekkilinin vekalet vermediğini, vekaletname üzerindeki imzanın sahte olduğunu, sahte vekaletle müvekkili aleyhine alınan kararların ve kullanılan oyların yok hükmünde olduğunu, bir an için dava dışı ...'un kullandığı vekaletin müvekkilinden sadır olduğu kabul edilse dahi anılan vekaletnamede sadece 22.11.2013 tarihinde yapılacak olağanüstü genel kurul toplantısının ortaklara gönderilen gündemindeki maddelerin karara bağlanması ve ekte yer alan şekilde esas sözleşme tadilinin ön görüldüğünü, müvekkiline gönderilen gündemin de aynı şekilde olduğunu, rüçhan hakkından feragat veya Akfen Enerji Yatırımları Holding A.Ş.'ye rüçhan hakkı devri niteliğinde 3.kişi lehine rüçhan hakkından feragat yetkilerinin yer almadığını, rüçhan hakkının kullanılmasının kanundan doğan vazgeçilmez hak niteliğinde olup genel kurula katılma hakkı, asgari oy hakkı ve kâr payı alma hakkı gibi hakları doğrudan etkilediğinden bu hakkın kullanımını sınırlayan veya tamamen kaldıran kararların TTK'nın 447/1-a maddesi gereğince batıl olduğunu, böylesine önemli bir haktan feragat veya bir başkasına devri niteliğinde 3. kişi lehine feragat etmenin açık ve özel yetkili bir vekaletname gerektirdiğini ileri sürerek, davalı şirketin 22.11.2013 tarihli olağanüstü genel kurul kararının 2.maddesinde yer alan birleşen davada davalı ...lehine yapılan rüçhan hakkından feragat ve buna bağlı olarak yapılan sermaye artırımının ...tarafından karşılanmasına yönelik kararın öncelikle yok hükmünde olduğunun tespitine, vekaletin geçerli kabul edilmesi halinde ise TTK'nın 447.maddesi gereğince alınan kararın batıl olduğunun tespitine, yok hükmünde ya da batıl bu karara dayalı olarak yapılan sermaye artırımına ilişkin tüm işlemlerinde geçersiz olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş; birleşen davada ise asıl davada ileri sürdüğü üzere sahte vekaletnameyle toplantıya katılan ... tarafından rüçhan hakkının önemli bir kısmından davalı lehine feragat edildiğini, ...'un o tarih itibariyle Akfen Enerji Yatırımları Holding A.Ş.'nin çalışanı olduğunu, yapılan işlemle müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek, 22.11.2013 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul kararının 2. maddesinde yer alan rüçhan hakkından feragat ve buna bağlı olarak yapılan sermaye artırımının davalı tarafından karşılanmasına yönelik kararın yok hükmünde/batıl olduğunun tespitine, ...ye ait hisselerin davacı müvekkilinin ortağı olduğu şirkete geri dönmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili asıl ve birleşen davaya cevabında, 11.03.2013 tarihinde müvekkili asıl davada davalı şirketteki davacıya ait hisselerin bir kısmının ve dava dışı ...e ait hisselerinin ise tamamının dava dışı ...'a devrinin kararlaştırıldığını, yapılan devirler sonrasında davacının şirkette %10, ...'ın ise %90 paya sahip olduğunu, kurulan bu ortaklığın amacının şirketin EPDK nezdinde ön başvuruda bulunduğu "Sedef II" isimli santral projesini hayata geçirmek olduğunu, yine bu doğrultuda Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği çerçevesinde şirket sermayesinin arttırılması gerektiğinden 22.11.2013 tarihli olağanüstü genel kurulun toplandığını ve bu yönde karar alındığını, toplantı öncesinde davacı tarafa alınacak kararın içeriğinin bildirildiğini, davacı tarafından dava dışı ... adına genel kurulda oy kullanabilmesi için kargo yoluyla vekaletname gönderildiğini, oluşan yeni sermaye yapısına göre davacının %10'luk payının korunduğunu, yeni sermaye yapısına dayanan davacının dava dışı ...Bankası A.Ş. nezdinde bu paylarını rehin vererek kredi de kullandığını ve yapılan işlemleri kabullendiğini, daha sonra davacı hakkında EPDK nezdinde 23.07.2014 tarihinde dava dışı bir başka şirketinin işlemleri nedeniyle yasaklama kararı verildiğini ve bu yasaklılığın davacının şirket ortaklığı nedeniyle müvekkili asıl davada davalı şirkete lisans verilmesine engel olduğunu, davacının yasaklanması üzerine davacı, eşi dava dışı ..., dava dışı ... ve müvekkili birleşen davada davalı şirketin katılımı ile 05.12.2014 tarihinde 11.03.2013 tarihli sözleşmeye ek olarak yapılan sözleşmeyle davacının asıl davada davalı şirketin 22.11.2013 sonrası oluşan yeni sermaye yapısındaki B grubu 22.500 payının 11.250 adedini dava dışı eşine, kalan 11.250 adedini ise birleşen davada davalı müvekkili şirkete devretmesi, karşılığında da birleşen davada davalı müvekkili şirketin C grubu 11.250 hisseyi davacının eşine devretmesi konusunda anlaştığını, ancak davacının bu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, nihayetinde EPDK nezdinde asıl davada davalı müvekkili şirketin ön lisans başvurusunun reddedildiğini, rüçhan hakkı kısıtlanmasının özel vekalet gerektiren bir hal olmadığını, söz konusu yetkinin kullanılması için yazılı şeklin yeterli olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davalı Adana İpekyolu Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş.'nin 22.11.2013 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulu toplantısında davacı adına temsil ve hareket eden ...'a davacı tarafından 3. kişi lehine rüçhan hakkından feragat edilmesine ilişkin TBK'nın 504. ve HMK'nın 74. maddesi gereğince özel bir yetki verilmediği, olağanüstü genel kurulda kullanılan vekaletname aslının kesin süreye rağmen davalı şirket tarafından dosyaya sunulmadığı, davacının 3. kişi lehine bir bedel almaksızın rüçhan hakkından feragat etmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı tarafın iddia ettiği gibi olağan üstü genel kurulda davacının sonradan icazet vermesi halinde bile olağanüstü genel kurulu kararının belirtilen yasal gerekçeye göre geçerli hale getiremeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı Adana İpekyolu Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş.'nin 22.11.2013 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul kararının 2. maddesinde yer alan Akfen Enerji Yatırımları Holding A.Ş. lehine yapılan rüçhan hakkından feragat ve buna bağlı olarak yapılan sermaye arttırımının Akfen Enerji Yatırımları Holding A.Ş. tarafından karşılanmasına yönelik kararların mutlak butlan ile sakat olduğu hususunun tespit edilerek iptaline, alınan karar iptal edildiğinden buna bağlı yapılan sermaye arttırımına ilişkin tüm işlemlerinin geçersiz olduğunun tespiti ile iptaline; birleşen davanın kısmen kabulü ile, talebin bir kısmının esas davada karara bağlandığı dikkate alınarak bu hususla ilgili olarak karar verilmesine yer olmadığına, 22.11.2013 tarihli Olağanüstü Genel Kurul'un 2 no'lu kararı nedeniyle davalı ...Ş.'ye geçen davalı Adana İpekyolu Enerji Üretim San. ve Tic. A.Ş.'ne ait 22.500,00 TL değerindeki hisselerin davacı ...'e iadesine, 22.500,00 TL'nin depo edilmesi halinde iade işleminin gerçekleştirilmesine karar verilmiştir. Karara karşı asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, davalı Adana İpekyolu Enerji Üretim ve Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin 22.11.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında imzası davacıya ait olduğu özel mütalaa ile tespit edilen bitişik yazılı vekaletname yerine, mezkur bitişik yazılı vekaletname yerine birebir aynı içerikli yine davacı tarafından gönderildiği iddia edilen vekaletnamenin genel kurulda kullanıldığı ve Bakanlık Komiseri tarafından tasdik edildiği, söz konusu vekaletnamenin aslı temin edilemediğinden vekaletnamedeki imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı hususunda rapor alınamadığı gibi davaya konu vekaletnamede ayrıca rüçhan hakkından feragate ilişkin özel düzenlemede yer almadığından söz konusu genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğu ancak, dosya kapsamına göre davacının 22.11.2013 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısından haberdar olduğu, bu genel kurulda oluşturulan A, B ve C grup hisseleri gereğince kendisine B grup hisselerinin verildiği, kendisine verilen B grubu hisselerini ...Bankasıyla aralarında imzalamış oldukları 20.01.2014 tarihli hisse rehin sözleşmesi kapsamında rehin verdiği gibi 05.12.2014 tarihli ..., ..., ...ve Akfen Enerji Yatırımları Holding A.Ş. arasında imzalanan sözleşmede de kullandığı ve böylece davacının yeni oluşan sermaye yapısına sessiz kaldığı gibi kendisine düşen B grubu hisseler ile ilgili işlemler de yaptığı anlaşıldığından TMK'nın 2.maddesi gereğince artık davalı şirketin 22.11.2013 tarihli olağanüstü genel kurulunun yokluk/butlan olduğunun tespiti isteminin iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağı gözetilerek açılan her iki davanın reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/12/2017 tarih ve 2015/343 E. 2017/1037 K. sayılı kararının HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, Bölge Adliye Mahkemesinin davacının genel kurul kararını benimsediğine ilişkin kabulüne dayanak 05.12.2014 tarihli protokolün gereklerinin yerine getirilip getirilmediği hususunun işbu dava konusu olmamasına göre, usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 64,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 02/03/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.