T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2209 KARAR NO : 2026/134 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/10/2023 NUMARASI : 2020/66 Esas - 2023/813 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Trampa Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2209 KARAR NO : 2026/134 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/10/2023 NUMARASI : 2020/66 Esas - 2023/813 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Trampa Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı müvekkil ile davalı ... Koopertifleri Birliği ve onun gözetim ve sorumluluğunda faaliyette bulunan ...Kooperatifi arasında Çatalca 1. Noterliğinin 03 Mart 2000 tarih ve ... yevmiyeli protokolü düzenlendiğini, bu protokole göre; davalının gözetim ve sorumluluğunda yürütülen Çatalca ... Konut alanında müvekkile adına tahsis edilecek iki adet villa üyeliği için alt yapı bedeli olarak (plan-proje, yol, su, elektrik tesisatları, aydınlatma, kanalizasyon, telefon hatları ve çevre düzenlemesi vs. için) müvekkilinin davalı birliğe 25.000.00 Amerikan Doları ödeme yapacağını, söz konusu protokol hükümleri gereği 25.000.00 USD aylık 1.000 USD Amerikan Doları (850..TL kuru üzerinden toplam 21.250.00.TL olarak) tümü ile senetler yapılmak suretiyle ve banka havalesi yoluyla birliğe ödendiğini, ödeme konusunda ihtilaf söz konusu olmayıp ancak gerekirse ödemeye ilişkin banka dekontları sunulabileceğini, yine davalı birliğe proje bedeli olarak 22.07.2003 tarihinde banka havalesi ile 2.000,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca bu protokolle birlikte müvekkil arsası fiilen birliğe devredildiği için bu tarihten sonra işleyecek emlak vergilerini de davalının ödemesi gerekirken bu ödemeler yapılmadığını, gecikmeye sebebiyet verildiğini, bilahare 6.966.00.TI. tutarındaki emlak vergileri de 15.04.2011 tarihinde müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalındığını, ancak ilerleyen zamanlarda davalı birlik müvekkilimin arsasının da yer aldığı bu bölgede yapmayı planladığı projeden vazgeçtiğini, yeni planlar ve arayışlara girdiğini, gerek müvekkili ve gerekse bu kooperatiften yer alan insanlar mağdur edildiğini, davalı ile pek çok görüşmeye rağmen sürekli bir oyalamaya girişildiği izlenimi alınınca da hukuki yollara müracaat için davalı tarafa Bakırköy 12. Noterliği vasıtası ihtarname keşide edildiğini, ancak aradan uzun bir süre geçmesine, defalarca görüşülmesine, müvekkil gayrimenkulünün ... ile yapılan proje içerisinde değerlendirileceği, son etap olarak buranın ele alınacağı söylenmesine rağmen bu konuda bir gelişme olmadığı gibi davalı taraf hiçbir ödemeye de yanaşmayarak yeni bir oyalama ve savsaklama içine girildiği zamanla ortaya çıkması nedeniyle davalı tarafa yapmış oldukları 25.000.00 Amerikan Doları tutarlı alt yapı payının nedensiz kalması sebebi ile 03.03.2000 tarihinden Amerikan Dolarına işletilen banka faizi ile Amerikan Doları olarak veya (Ödeme tarihine göre belirlenecek kur üzerinden fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımızı saklı tutarak) ödeme tarihimiz itibariyle 21.250.00TL alacağa işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, yine sebepsiz alınan 2.000.00 TL proje bedelinin 22.07.2003 ödeme tarihinden işleyecek en yüksek banka reeskont faizleri ile ayrıca haksız yere ödemek zorunda kalınan 6.966.00 TL emlak vergi tutarının da ödeme tarihi 15.04.2011 tarihinden işleyecek en vüksek banka reeskont faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacının 03.02.1998 tarihli 3194 sayılı İmar Yasası’nın 18. Madde uygulamasının iptalini istediğini, davacı ile birlik arasında 03.03.2000 tarihli protokol imzalandığını, protokol uyarınca davacı idare mahkemesinde açılan dava sonucunda alınan kararın uygulamasından feragat edileceğini, kendisine ait yerlerin tapu devrini birliğe yapacağını, bunun karşılığında adına tahsis edilen 2 adet üyelik için 25.000,00 USD alt yapı bedelini ödeyeceğini, davalı Birlik’in ise ...’in İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nde açmış olduğu dosya için yapmış olduğu masraflarını ve vekalet ücretinin toplamı 400.000,00 TL'yi ödeyeceğini, protokol şartları yerine getirilmediği için kooperatif üyeliğinin yapılmadığını, protokol edimlerinin Birlik tarafından yerine getirildiğini, ancak davacının edimlerini yerine getirmediğini, taşınmazın devrinin yapılmadığını, devri yapılmayan taşınmaz için emlak vergilerinin davalı tarafa ödetilmesinin hayatın akışına aykırı olduğunu, taşınmaza altyapı hizmetlerinin ulaştırıldığını, yerine getirilen hizmetlerin bedelinin istenmesinin protokole aykırı olduğunu, inşaat emsal değeri 0,14 iken 0,41 e yükseldiğini, 3.021,87 m2 arsanın inşaat izninin 423,00 m2 den 1.238,00 m2 ye çıktığını, aradaki farkın sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu, taşınmaza alt yapı hizmetlerinin götürüldüğünü, birliğe ait siteye duvar örüldüğünü, davacının arsa devrini yerine getirmediği için proje dışında bırakıldığını, davacıya ait arsa sınırına asfalt, yol, toplu taşıma ile ulaşımın mümkün olduğunu, bu hizmetin Birlik tarafından yerine getirildiği için bedelin iadesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " Dava konusu İstanbul İli, Çatalca İlçesi, ... Mahallesi, eski ... ada, 1 parsel(yeni ... ada, 1 parsel) sayılı 3.022,72m2 alanlı taşınmazda ve dosyasında yapılan incelemede, parselin boş olduğu, söz konusu konu taşınmazın üzerinde herhangi bir inşai faaliyetin olmadığı gibi, herhangi bir alt yapı çalışmasının olmadığı, parselde alt yapı çalışmasının yapıldığına dair herhangi bir işaretin bulunmadığı, parsel içindeki ara yolların yapılmadığı, elektrik, su, kanalizasyon, telefon hatları, vb altyapı çalışmasının görülmediği, parselin çevresinden geçen asfalt yolun ... ... Konutları’nı çevreleyen yolun devamı niteliğinde site dışında bir yol olduğu, ... ... Konutları parsel sınırında yaklaşık 210 metrelik duvarı olduğu, bu duvarın dava konusu parsel ile ... ... Konutları arasındaki bağlantıyı tamamen kestiği, bu nedenle dava konusu parselin ... ... Konutları sitesine kadar gelmiş alt yapılardan yararlanamadığı gibi, site içinde yer alan sosyal tesislerinden de faydalanamadığı ve sonuç olarak dava konusu parselde alt yapı hizmetlerinin protokol doğrultusunda yerine getirilmediği görülmüş olup, altyapı ile ilgili yetkili kurumlardan gelen yazılarla bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitin doğruluğu belgelenmiştir. Davacı vekili, davalı Üst Birliğe alt yapı bedelleri tutarı olarak 25.000 USD, proje bedeli olarak 2.000.TL ve davacı arsasının davalıya 03.03.2000 tarihli protokol gereği devir edildiği iddiasıyla 03.03. 2000 tarihli devir protokolünden sonraki dönemde davacı adına tahakkuk eden ve ödenmek zorunda kalınan 6.966.TL emlak vergisinin davacı tarafından ödendiğini iddia etmektedir. Mevcut dosya kapsamında ödemeyi tevsik eden ödeme makbuz ve banka dekontları bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı yan ödemelerini kontrol etme imkanı bulunmamakla birlikte, davalı üst ... davacıya gönderdiği 18.01.2012 tarihli cevap ihtarnamesinde ise “muhatapla yapılan protokolün resmi şekilde fesh edilmediğini, söz konusu protokolün ... ... A.Ş ile yapılan anlaşma doğrultusunda yeniden değerlendirilmek durumunda olduğu, birlik tarafından bu güne kadar üye başına 11.235USD harcama yapıldığı, protokol gereği muhatabın 2 üyelik hakkı bulunduğundan bu tutara göre toplam 22.470.USD alt yapı katılım bedeli ödemesi gerektiği ancak muhatabın 25.000 USD lik ödeme yapması nedeniyle aradaki fark tutarı olan 2.530.00 USD nin muhataba iade edileceği, muhatap tarafından arsa emlak vergisinin süresinde ödenmemesi nedeniyle sadece 1.752.TL lik gecikme faizinin sorumluluğunun birliğe ait olduğu bu tutarların muhataba ödeneceğinin” bildirildiği, ihtarname ile davalı üst birlik davacı yanca yapılan ödemelerden 25.000USD yi kabul ettiği gibi ayrıca emlak vergisinin zamanında ödenmemesinden dolayı kendilerinin emlak vergisi gecikme faiz tutarı olan 1.752TL'den ... sorumluluğunun olduğu ve tutarların muhataba ödeneceğinin kabul ve teyit ettiği görülmektedir.Davalı üst ... davacı parseline yönelik alt yapı hizmetlerini yerine getirmediğinin dosyaya gelen ilgili kurum yazılarından anlaşılması nedeniyle davacıdan alt yapı hizmet bedeli olarak tahsil edilen 25.000.USD yönünden davalı üst ... sebepsiz zenginleştiği yönünde sonuç ve kanaate ulaşılmıştır.Mevcut dosya kapsamı gereği davacının 2.000,00TL tutarında proje bedelini davalı üst birliğe ödediğini belge ile ispat etmemiş olması karşısında, bu tutar yönünden sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade talebinde bulunamayacağı değerlendirilmiştir.Davacının emlak vergisi ödemesini davalı üst birlikten tahsil talebinin ise ödenen emlak vergilerinin malik olmayan davalıya yüklenilmesinin hukuka uygun olmayacağı kanaatine varıldığından bu tutar yönünden de sebepsiz zenginleşmeye dayalı iade talebinde bulunamayacağı değerlendirilmiştir.Tüm dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporları, 27/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olması, alt yapı hizmetine ilişkin talebin 21.250,00 TL üzerinden olması ve alt yapı hizmet bedeli yönünden davacının alacaklı olması kanaatine varılması nedeniyle " davanın kısmen kabulü ile 21.250,00TL alt yapı katılım payının 31/12/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Dava dilekçemiz incelendiğinde görüleceği üzere talep/alacak kalemlerimiz alt yapı-katılım payı 25.000 Amerikan Doları'nın ödeme tarihi olan 03.03.2000 tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizleri ile veya ödeme yaptığı Amerikan Doları üzerinden ödenmesine karar verilmesini talep etmelerine rağmen mahkemece aykırı olarak banka marifeti ile ödediğimiz Türk lirası üzerinden ve 31.12.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verildiğini, dolayısı ile bu karar davalı tarafın tacir olması nedeniyle faiz yönünden hem hatalı ve hem de müvekkilinin büyük oranda mağduriyetine sebep olduğunu, kabulü mümkün olmadığını, alacağımız yerel mahkemece Türk lirası üzerinden kabul görmüş ise buna uygulanacak faiz de ticari faiz ve uygulama tarihi de ödeme tarihi olması gerektiğini, mahkeme kararının bu yönü ile kaldırılmasına, veya düzeltilerek onaylanmasına karar verilmesini,Diğer alacak kalemimiz olan proje bedeli 2.000 TL'ye davalı tarafın hiç bir itirazı olmamasına rağmen bu alacak kaleminin reddinin gerekçesini de anlayamadıklarını, bir diğer alacak kalemimiz olan 6.966 TL Emlak vergisi olup mahkemenin emlak vergilerine yönelik red kararı da kabul edilemeyeceğini,Yerel mahkemece gözden kaçırılan bir başka husus da yabancı para borçlarında 3095 SY kanuna 3678 sy.K. İle eklenen 4/a madde olup buna göre "Yabancı para borcunun faizinde devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacağını, ayrıca yabancı para borcunun Türk Lirası üzerinden istenmesi, borcun yabancı para borcu niteliğini değiştirmeyeceğini, bu konudaki bir başka gerçek de alacak yabancı para üzerinden değilde Türk lirasına tahvil edilmek isteniyorsa önce en yüksek döviz mevduat faiz oranı uygulanarak faiz miktarı hesap edilmesi gerektiğini, daha sonra bu bedel ana para ile birlikte cari kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmesi ve cari kurun belirlenmesinde de BK.83 vd. Maddeler dikkate alınması gerektiğini, dolayısı ile sonuç olarak yeniden yargılama yapılarak reddedilen emlak vergileri ile proje bedeli taleplerimizin kabulüne, aynı zamanda alt yapı bedeli talebimizin ödeme yaptığımız döviz bazında 25.000.USD (Amerikan Doları olarak kararda düzeltilmesine, ayrıca işletilecek faiz oranının da düzeltilerek, en yüksek banka mevduat faizinin işletilmesine karar alınmasına veya bu yönü ile yerel mahkeme kararının bozularak mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; taraflar arasında düzenlenen protokol kapsamında alt yapı bedeli ile proje bedeli adı altında davalıya ödenen bedel ile davacıya ait arsadan kaynaklı ödenen emlak vergisinin tahsili istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre davacı ile davalı Kooperatif birliği ve onun gözetimin ve sorumluluğunda faaliyette bulunan ... Konut Yapı Kooperatifi arasında düzenlenen 03.03.2000 tarihli protokolde; Birlik gözetiminde faaliyette bulunan Çatalca ... Konut Alanı ile ilgili yasa gereği yapılan düzenlemelerde ...'e ait yerlerin aynen muhafaza edilerek ... Kooperatifi'nce 2 villa yeri tahsis edileceği, düzenlemeleri takip eden 15 gün içinde ...'in kendine ait yerleri devredeceği, devir vesilesi olarak kendisine 3.500.000.000,00 ETL bedelin ödeneceği, kendisine her biri 1.300 m'lik 2 adet konut yeri tahsisi yapılacağı, alt yapı bedeli olarak ...'in birliğe 25.000,00 USD bedel ödeyeceği, bu bedelin 25 eşit taksitte ödeneceği, bu protokol neticesinde ... tarafından İstanbul 3.İdare Mahkemesi'nde açılan 1998/1205 Esas sayılı dosya ile görülen davanın mahkeme masrafları ve vekalet ücretleri olarak 400.000.000,00 ETL bedelin Birlik tarafından ...'in avukatı ...'e ödeneceği belirtilmiştir.Davacı ...'in vekil tarafından muhatap ... Konut Yapı Kooperatifleri Birliği'ne gönderilen Bakırköy 12. Noterliği'nin 27/12/2011 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ; ... Ancak aradan geçen bunca süreye rağmen ... protokole konu alanda villa yapımı şeklindeki inşaat faaliyetine son verdiği ve ... ile anlaşma sağlayarak yeni planlar çerçevesinde inşaatlar yapılması hususunda karar kılındığı tarafımıza da bildirilmiş, bu yeni plan çerçevesinde müvekkile ait arsanın ayrıldığı, inşaat alanı dışına çıkartıldığı da belirtilmiştir. Bu durumda müvekkilin tarafınıza yapmış olduğu 25.000 USD tutarındaki alt yapı bedel, 2.000, TL tutarındaki proje bedeli ve arsaların tarafınıza devri ve sonrasındaki dönem için tahakkuk eden ve müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalınan 6.966 TL emlak vergileri tutarları tümü ile dayanaksız kalmış ve bu tutarların tarafımıza iadesi gerektiği hakkaniyet gereği olduğu açıktır. Yapılan görüşmelerde bu tutarların tarafımıza ödeneceği beyan edilmesine rağmen bu güne kadar hiçbir ilerleme sağlanamamış, tarafımıza halende hiçbir ödeme yapılmamış olması sebebi ile müvekkilin mağduriyeti kat be kat artmıştır. Yukarıda belirtilen hususlar nedeni ile müvekkilin tarafınıza yapmış olduğu ve bu gün için nedensiz kalan, sizin açınızdan sebepsiz zenginleşme olarak sayılacak ödemelerin 10 gün içerisinde yukarıda belirlenen adresimizde tarafımıza ödenmesi" ihtar edilmiştir.İhtara cevap veren .... ... Konut Yapı Kooperatifleri Birliği vekili Çatalca 1. Noterliği'nin 18.01.2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ; "Parselin bulunduğu bölgenin imar planları ve alt yapı projeleri Birliğimizce bedelleri karşılanarak yaptırılmıştır. Altyapının bir bölümü tamamlanmış, 1000 m3 su deposu ...' ye devredilmiş, imar yolları açılmış olup, muhatabın arsasında değer artışı sağlanmıştır. Bu değer artışının hesaplanması halinde muhatabın herhangi bir talepte bulunmaması gerektiği kanaatindeyiz.Muhatapla yapılan protokol taraflarca henüz resmen feshedilmemekle birlikte, Birliğimiz ve ... A.Ş. ile yapılan anlaşma doğrultusunda yeniden değerlendirilmek durumundadır.Birliğimizce Altyapı için bugüne kadar üye başına 11.235- USD harcama yapılmıştır. Protokol gereği muhatabın 2 üyelik hakkı bulunmakta olup toplam 22.470 USD altyapı katılım bedeli düşmektedir. Muhatap altyapı için Birliğimize 25.000 USD ödemiş olup, aradaki fark olan 2.530-USD kendisine iade edilecektir.Muhatabın Emlak vergisi 5.213,88-TL süresinde ödenmedi için 1.752,00 TL faiz eklenmiştir. Faizin sorumluluğu Birliğimize ait olup muhataba ödenecektir.Sonuç olarak; Muhatap ile olan ilişkimizin iyi niyet çerçevesinde ve görüşmelerle sonuçlandırabileceğine inanıyoruz. Altyapı için fazladan ödenen 2.530 USD ile emlak vergi faizi olan 1.752-TL Birliğimizce kendisine geri ödenecektir. ” şeklinde cevap verilmiştir.Davacıya ait arsanın bulunduğu parsele alt yapı hizmeti verilip verilmediği hususunda ... A.Ş.'ye, ... A.Ş.'ye, .... Tic. A.Ş. ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevaplarında söz konusu parselde kurumların herhangi bir alt yapısı bulunmadığı, herhangi bir iletişim, elektrik, su, doğalgaz hizmeti verilmediği bildirilmiştir.Bir harita kadastro mühendisi, bir inşaat mühendisi, bir makine mühendisinden oluşan oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan 27/01/2023 tarihli raporda ; "29.01.2021 tarihinde keşif heyeti ile birlikte davaya konuİstanbul İli, Çatalca İlçesi, ... Mahallesi, ... ada 1 parsel sayılı 3.021,87 m2 alanlı taşınmazda yapılan incelemelerde; konu taşınmazın üzerinde herhangi bir inşai faaliyetin olmadığı, yüzeyden yapılan gözlemde; herhangi bir alt yapı çalışmasının olmadığı, (zemin altı- toprak altı görülemediğinden bu durumla ilgili tespit yapılamamıştır), parselde alt yapı çalışmasının yapıldığında dair herhangi bir kurum tabelasının bulunmadığı, elektrik, su, telefon hatları vb çalışmanın çıplak gözle görülmediği, parselin çevresinden geçen asfalt yolun ... ... Konutları'nı çevreleyen yolun devamı niteliğinde olduğu, yolun dava konusu parsele özel olarak yapılmadığı, bölgede proje yapımının devam etmediği, ... ... Konutları parsel sınırında yaklaşık 200 metrelik set duvarı olduğu, bu set duvarın dava konusu parsel ile bağlantısının bulunmadığı, teğet geçmediği, parseli sınırlamadığı, set duvarla parselin en yakın düz çizgisi arasında yaklaşık 50 metrelik mesafe olduğu, yinelemek gerekirse; dava konusu parselde alt yapı hizmetlerinin protokol doğrultusunda yerine getirilmediği, ayrıca yerine getirildiğine dair elektrik, su, doğalgaz, Telekom vb. kurum yazısının da dosyasında yer almadığı tespit edildiği,Bu bağlamda; dosyasında davacı ile davalı Kooperatif arasında imzalanan protokol gereği hazırlanan 25 adet her biri 1.000,00 USD bedelli bono döküm sureti görülmüş olup, yine dosyasında bu bedellerin ödendiğine dair banka dekont, bonoların ödendiğinde dair bono ödendi suretleri ya da herhangi bir belge görülmediği, bunun yanı sıra takdiri sayın mahkemenin olmak üzere; bedel iadesi kararı verilmesi halinde taksitli fasılalı ödendiği iddia edilen bedellerin ( 25 adet ve farklı tarihli ve 400.000.000,00 ETL avukatlık ücretinin ( dosyasında bu bedelin ödendiğine dair de belge bulunmamaktadır.) faiz, denkleştirici sistem ya da başka bir yolla dava tarihine güncellenmesi ya da faiz hesapları konusu heyetimizin uzmanlık alanına girmediğinden bu şekilde iade kararı verilmesi halinde yapılacak hesaplamalar için heyetimizden bağımsız rapor hazırlanması adına dosyanın hesap bilirkişisine atanması hususu" yönünde görüş bildirilmiştir. Bir mali müşavir, bir inşaat mühendisi, bir kooperatif uzmanı bilirkişisinden oluşan yeni bir heyetten alınan 27/01/2023 tarihli raporda ;" Mahallinde ve dosyasında yapılan incelemeler sonucunda, dava konusu parselde alt yapı hizmetlerinin protokol doğrultusunda yerine getirilmediği mahallinde görülmüş olup, yetkili kurumlardan gelen yazılarla herhangi bir alt yapı çalışması yapılmadığı belgelenmiştir.Dosyasında mevcut; Çatalca Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 12.04.2021 tarihli yazısında; "15.07.2007 tasdik tarihli ... Mahallesi Manisa Bayırı Mevkü 1/5000 ölçekli nazım imar planında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından imar planı revizyonu yapılması gerekmekte olup, plan değişikliği ve plan revizyonu yapılmadan yeni yapı ruhsatı düzenlenememektedir. Ayrıca, Müdürlüğümüz arşivinde yapılan incelemede bahse konu parsele ilişkin imar işlem dosyası (proje, ruhsat vb. )bulunmamaktadır.” denildiğinden, dava konusu parselde yapı ruhsatı dahi verilmediğinden herhangi bir inşaat faaliyetinin yapılması da mümkün gözükmediği, Davacı vekili, müvekkilinin davacıya alt yapı bedelleri tutarı orak 25.000 USD, proje bedeli olarak 2.000.TL ve müvekkili arsalarının davalıya devrinden sonraki dönemde müvekkili adına tahakkuk eden ve ödenmek zorunda kalınan 6.966.TL emlak vergisinin müvekkili tarafından ödendiğini iddia ettiği, dosyasında ödeme makbuzları ve dekontları bulunmadığından, ödemeleri kontrol etme imkanı bulunmamakla birlikte, davalı vekilinin davacıya gönderdiği 18.01.2012 tarihli ihtarnamesinde 25.000 USD'nin ödendiğini ve emlak vergisinin zamanında ödenmemesinden dolayı 1.752 TL faiz ödemesinin doğduğunu teyit ettiği, davacının, davalıya yapmış olduğu bütün ödemelerin ödeme tarihlerini gösteren ilgili banka dekontları, senetlerin ödendiğine dair suretleri ve yargılama giderleri dosyasına sunulmadığından Amerikan Dolarına işletilen banka faizi ile Amerikan Doları olarak veya ödeme tarihine göre belirlenecek kur üzerinden hesaplama yapılması ve TL olarak yapılan ödemeler için en yüksek banka mevduat faizi ile hesaplama yapılması imkanı bulunmadığı" 27/05/2023 tarihli ek raporda ; " 03.03.2000 tarihinde noter tarafından onaylanan protokolün 1,2,3 ve 4 nolu bentte düzenlenen hükümlerin yerine getirilmediği, davacının protokol hükümlerinde geçen dava dışı ... Kooperatif üyeliğine kaydedilmediği, kooperatif üyeliğine istinaden üst birliğe ödenecek 25.000,00 USD'nin davacı yanca ödendiği ve bu hususun tartışmasız olduğu, davalı üst ... davacı parseline yönelik alt yapı hizmetlerini yerine getirmediği mahalinde yapılan incelemeler ve dosyaya gelen ilgili kurum yazılarından anlaşılması nedeniyle davacıdan alt yapı hizmeti bedeli olarak tahsil edilen 25.000,00 USD yönünden davalı üst ... sebepsiz zenginleştiği, ödeme tarihlerine göre davacı tarafından yapılan 25.000,00 USD'nin TL değeri 31.371,21 TL iken, dava tarihindeki TL değeri 150.250,00 TL olarak hesap edildiği, USD'ye göre banka mevduat faizine göre Dolar Kuru üzerinden dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacağın ise 140.128,75 TL olarak hesap edildiği, mahkemece emlak vergisi ödemesinin davalı üst birlikten tahsil edilebileceği düşünüldüğünde15/04/2011 tarihinde Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından düzenlenen ödeme tablosuna göre davacının 5.213,88 TL ana para, gecikme faizi 1.118,96 TL, tecil faizi 633,36 TL olmak üzere toplam 6.966,20 TL'yi ödediği, davacı yanca ödendiği görülen 6.966,20 TL'nin 15/04/2011 tarihinden dava tarihe kadar geçen süre için toplam 6.522,84 TL gecikme faizi talep edebileceği, mevcut dosya kapsamı gereği davacının 2000,00 tutarında proje bedelini davalı üst birliğe ödediğini belge ile ispat edemediği " yönünde tespit ve görüşe yer verilmiştir.Somut olayda; taraflar arasında düzenlenen 03.03.2000 tarihli protokol kapsamında, davacının arsasına karşılık tahsis edilen 2 villa yeri için verilecek alt yapı hizmetlerinden davalı kooperatif birliğe 25.000,00 USD ödeme yapılacağı kararlaştırılmış ise de davacıya ait arsa ile ilgili bir kısım imar sorunları nedeniyle taraflar arasında düzenlenen 03.03.2000 tarihli protokol hükümlerinin yerine getirilemediği gibi davacının arsasının bulunduğu yere davalı tarafça herhangi bir alt yapı hizmeti verilmediği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Türk Borçlar Kanunu 77. Maddesi "Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.Bu yükümlülük, özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş yada sona ermiş bir sebebe dayanması durumunda doğmuş olur" şeklinde düzenlenmiştir. O halde taraflar arasında düzenlenen protokolün gerçekleşmemesi ve davacıya altyapı hizmeti verilmemesi nedeniyle davalı kooperatif kendisine yapılan ödemeyi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca iade ile yükümlüdür. Davacı tarafça her ne kadar alt yapı bedeli olarak 25.000,00 USD, proje bedeli olarak 2.000,00 TL ödeme yapıldığına dair dosyaya herhangi bir makbuz, dekont sunulamamış ise de davalı kooperatif vekili davacıya gönderdiği 18.01.2012 tarihli ihtarname ile alt yapı bedeli olarak 25.000,00 USD ödeme yapıldığını kabul etmiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 21.250,00 TL alt yapı katılım payının 31/12/2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ise de davacı vekili dava dilekçesinde terditli olarak öncelikle 25.000 USD'nin 03.03.2000 tarihinden Amerikan Dolarına işletilen banka faizi ile Amerikan Doları olarak ödenmesini talep etmiştir.TBK'nın 99. maddesi "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi yer almıştır. Somut olayda taraflar arasında düzenlenen protokolde USD üzerinden ödeme yapılacağı kararlaştırılmış olup davacının USD üzerinden ödeme yaptığı, davalının USD üzerinden zenginleştiği anlaşılmakla TBK 77 ve 99. Maddeleri uyarınca ödeme yapılan para birimi üzerinden karar verilmemesi hatalı olmuştur. Davacı taraf alt yapı bedeli olarak ödenen 25.000,00 USD dışında 2.000,00 TL proje bedelinin de iadesini talep etmiş ise de ödendiği iddia olunan proje bedeline ilişkin dosyaya sunulan makbuz, dekont vs belge bulunmadığından proje bedeli yönünden talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Emlak Vergisi yönünden; söz konusu emlak vergisinden davacı tapu maliki sorumlu ise de davaya konu protokol nedeniyle emlak vergisinin ödenmesinde gecikmeler yaşandığı, davalı Kooperatifin Çatalca 1. Noterliği'nin 18.01.2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı cevabı ihtarnamesinde; davacının 5.213,88 TL emlak vergisi süresinde ödenmediği için eklenen 1.752,00 TL faizden davalı birlik kooperatifin sorumlu olduğunu kabul edilmiştir.HMK'nın 188. maddesinde "(1) Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez." hükmü düzenlenmiştir. Öğretideki tanımlamalara göre ikrar (dar anlamda ikrar), görülmekte olan bir davada, taraflardan birinin, diğer tarafça ileri sürülen ve kendisi aleyhine hukuki sonuç doğurabilecek nitelik taşıyan maddi vakıanın doğruluğunu kabul etmesidir. Yargıtay uygulamasında da, ikrara bu anlam yüklenmektedir. İkrardan söz edilebilmesi için, bir tarafın bir vakıa ileri sürmüş olması, diğer tarafın da bu vakıanın doğru olduğunu bildirmesi gerekir. İkrarın konusu, ancak karşı tarafın ileri sürdüğü vakıalar olabilir. Bir tarafın, kendisinin ileri sürdüğü bir vakıanın doğruluğunu bildirmesi ikrar niteliği taşımayacağı gibi, karşı tarafın ileri sürdüğü hukuki sebepler de ikrara konu olamazlar. Öğretide ve uygulamada ikrar, yapıldığı yere, kapsamına ve içeriğine göre türlere ayrılmaktadır. Yapıldığı yere göre mahkeme dışı veya mahkeme içi ikrardan söz edilir. Mahkeme dışı ikrar takdiri, mahkeme içi ikrar ise kesin delil niteliğindedir.Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 07/02/2017 tarihli 2016/447 E. 2017/479 K. sayılı kararında; "... İkrar mahkeme içinde olabileceği gibi mahkeme dışı ikrar da mümkündür. İkrarın mahkeme dışında olması halinde bu makamın resmi bir makam olması gerekli ve zorunludur." Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 08/03/2013 tarihli 2013/910 E. 2013/3453 K. sayılı kararı; "....Davalı O..T... Cumhuriyet Savcılığında alınan 21.01.2009 tarihli ifadesinde "…O tarihe kadar yapmış olduğu ödemeleri hesapladım 19.000 YTL anapara oluyordu. Farkı ödemeye yanaşmadı. Ben yasal faizi ile birlikte anaparasını iade etmeyi teklif ettim Onu da kabul etmedi…" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı O... T...’ın Cumhuriyet Savcılığında alınan bu ifadesi ikrar niteliğindedir. Bilindiği gibi ikrar 6100 sayılı HMK’nın 188. maddesinde düzenlenmiş olup, bu madde hükmüne göre ikrarda bulunan taraf aleyhine delil teşkil edeceği, maddi hatadan olduğu anlaşılmadıkça ikrardan dönülemeyeceği ve kesin delil niteliğinde olduğu açıktır." ifade edilmiştir. O halde, davalı kooperatif; emlak vergisinin geç ödenmesinden doğan faizden davalı kooperatifin sorumlu olduğunu mahkeme dışı ikrar ettiğine gecikmeden kaynaklı ödenen emlak vergisinin faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.Diğer yandan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun borçlunun temerrüdü koşullarını düzenleyen 117 nci maddesi:" Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlu temerrüde düşmüş olur. Ancak sebepsiz zenginleşenin iyiniyetli olduğu hâllerde temerrüt için bildirim şarttır." şeklindedir. Davaya konu davalının sebepsiz zenginleşmesine sebep olan yükümlülük davacıya ait arsa ile ilgili bir kısım imar sorunları nedeniyle taraflar arasında düzenlenen 03.03.2000 tarihli protokol hükümlerinin yerine getirilememesinden kaynaklandığından temerrüt için bildirim şartının gerçekleşmesi gerekmektedir. Nitekim davacı tarafça, söz konusu protokol hükümlerin yerine getirilemeyeceği anlaşıldığından ödenen bedellerin 10 gün içinde iade edilmesi için davalı tarafa Bakırköy 12. Noterliği'nin 27/01/2011 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirilmiştir. Her ne kadar ihtarnamenin tebliğ şerhi dosyaya ibraz edilmemiş ise de davalı kooperatifin Çatalca 1. Noterliği'nin 18/01/2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi cevap verdiği, en geç bu tarihte ihtarnamenin tebliğ edilmiş sayıldığı kabul edilerek 29/01/2012 günü temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmıştır. O halde davacı tarafça altyapı bedeli olarak ödenen 25.000,00 USD'nin 29/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte, süresinde ödenmeyen emlak vergisinin 1.752,00 TL gecikme faizinin 29/01/2012 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilmesi cihetine gidilmiştir. Yargıtay 15.Hukuk Dairesi 20.02.2019 tarih 2018/3143 E 2019/698 K sayılı,Yargıtay 13.Hukuk Dairesi 04.12.2019 tarih ve 2016/23646 E 2019/12123 K sayılı ilamlarında "yabancı para veya yabancı paranın Türk Lirası karşılığının tahsili amacıyla açılan davalarda vekâlet ücreti, yabancı paranın dava açıldığı tarihteki Türk Lirası karşılığına göre, ancak hüküm tarihindeki tarife hükümleri dikkate alınarak takdir edileceği" belirtilmiştir. Aynı şekilde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.04.1993 tarih ve ... Esas 1995/145 Karar sayılı ilamı ile de "yabancı para alacaklarında yabancı paranın dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuruna göre bulunacak TL karşılığı üzerinden ilam harcının alınacağı" benimsenmiştir. Gerek emsal Yargıtay kararları, gerek Hukuk Genel Kurulunun ... Esas 1993/145 Karar sayı ve 07.04.1993 tarihli kararında vurgulandığı ve gerekse Dairemizce de istikrarlı bir şekilde kabul edildiği üzere, yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden karar tarihindeki tarifeye göre nisbi karar ve ilam harcı ile ve avukatlık ücreti hesaplanmıştır.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b-2 madde uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile, BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/10/2023 tarihli ve 2020/66 Esas 2023/813 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dairemizce ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULARAK; 2-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalı tarafa altyapı bedeli olarak ödenen 25.000,00 USD'nin 29/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte, süresinde ödenmeyen emlak vergisinin 1.752,00 TL gecikme faizinin 29/01/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine 3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (25.000 USD x dava tarihindeki kur 5.9856 TL = 149.640 TL + 1.752,00 TL ) 151.392,00 TL üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 10.341,58 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 516,02 TL ile sonradan tamamlanan 2.203,00 TL olmak üzere toplam 2.719,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.622,56 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen 2.719,02 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bunun dışında davacı tarafından sarf edilen 35,90 TL başvurma harcı, 11.800,00 TL bilirkişi ücreti, 284,30 TL posta masrafı, 560,00 TL ATGV araç ücreti olmak üzere toplam 12.680,20 yargılama giderinden kabul-red oranına ( 95,45) göre hesaplanan 12.103,25 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar bakımından ( kabul edilen 25.000 USD'nin dava tarihindeki kur karşılığı olan 149.640,00 TL + 1.752,00 TL = 151.392,00 TL dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar bakımından dairemizin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 7.214,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, İstinaf giderleri yönünden; 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, 2-Harçlar Kanunu gereğince; alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 462,15 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen 738,00 TL istinaf başvuru harcı, 269,85 TL istinaf karar harcı ve 343,00 TL tebligat-posta masrafı toplamı 1.350,85.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20/2 maddesi uyarınca HMK'nın ek 1.maddesindeki değişiklik dikkate alınarak kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 28/01/2026