T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1663 KARAR NO : 2025/1491 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/612 KARAR NO : 2025/921 DAVA TARİHİ: 11/10/2023 KARAR TARİHİ: 08/10/2025 DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya inc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1663 KARAR NO : 2025/1491 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/612 KARAR NO : 2025/921 DAVA TARİHİ: 11/10/2023 KARAR TARİHİ: 08/10/2025 DAVA: İflas (Adi Takipten Doğan İtirazın Kaldırılması Ve İflas (İİK 156)) KARAR TARİHİ: 24/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 18/11/2011 tarihinde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat yapımı ve hasılat paylaşımı sözleşmesi aktedildiğini, ana sözleşmesinin 3.maddesinde hasılat paylaşım oranı olarak müvekkile ait olacak miktarın satış bedelinin KDV hariç % 46 iken sonrasında taraflar arasında yapılan ek protokol ile müvekkilinin payının KDV hariç % 42,64 olarak kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği taşınmazı sözleşmenin hasılat paylaşımı sözleşmesi olması nedeniyle davalı şirkete devrederek inşaata başladığını, üzerine yalnızca 55.000.000 TL arsa satış bedeli teminat ipoteği konduğunu, inşaatın 2 blok halinde planlandığını, B blok ile ilgili taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığını, A Blok olarak tanımlanan binada davalının düşünce değişikliği yaparak bloktaki 5 katı otel olarak işletmek üzere düzenlediğini ve tarafların geçen zaman içinde yapılan ek sözleşmelerle bazı hususlarda mutabık kalarak inşaatın yapıldığını, davalı şirketin ekonomik sıkıntıda olması nedeniyle belirli bir dönem için satılan dairelerin bedellerinden müvekkiline düşen kısmı da ödemeyerek satış bedellerinin tamamını kendi uhdesinde tutarak şirket masraf ve giderlerini karşılama teklifinde bulunduğunu, bu teklifin müvekkili tarafından 5.maddede belirtilen şartla kabul ettiğini, bu dönemde satış bedellerinin tamamını davalının aldığını, ekonomik sorunlarını bu yolla aştıktan sonra da satılan bağımsız bölümlerin bedellerini müvekkiline ödememeye başladığını, taraflar arasında düzenlenen ve ana sözleşmenin 11. Ve 13. maddesini tadil eden Beyoğlu 16. Noterliğinin 09/03/2022 tarih ve ... Yev no.lu tadil sözleşmesi uyarınca davalı bu dairelerin satış bedellerinin tamamını kendisi aldıktan sonra müvekkili hissesine düşmesi gereken bölüm ve daire sayısının davalının beyanı doğrultusunda 09/03/2022 tarihi itibariyle 118 daire olarak hesaplandığını, "a-kalan 118 dairenin tamamının rayiç bedeller üzerinden satış gelirinin müvekkiline ait olacağı, b-satılamayan dairelerin ise en geç 31/12/2025 tarihine kadar müvekkiline devir tarihindeki rayiç bedelden devrinin yapılacağı ve Sözleşmeye göre Devir masraflarının da ½ olarak ödeneceğini", bu durumda 09/03/2022 tarihinden sonra satışı yapılan dairelerin satış bedellerinin tamamının müvekkiline ait olacağını, ancak davalının A blokta bulunan dairelerin gerçek satış bedellerini müvekkilinden sakladığının öğrenilmesi, ana sözleşmenin 12.7.maddesi uyarınca yapmış bulunduğu satış sözleşmelerini müvekkiline vermesi gerekirken bunu hiçbir zaman yapmaması, hayali masraflar çıkararak satış bedellerini düşük göstermesi, sattığı dairelerin satış bedellerini müvekkiline tüm ihtarlara rağmen ödememesi, sözleşmeye göre emlak komisyon masraflarının tamamı davalıya ait olması gerekirken asılsız beyanlarla fahiş rakamlar beyan edilmesi (bu masrafları kendinin karşıladığını söylemesine rağmen müvekkili alacağından düştüğünün öğrenilmesi), satış bedellerini müvekkiline doğru söylememiş olması nedeniyle kendisine duyulan güvenin sona erdiğini, 09/03/2022 tarihli sözleşmeden sonra kalan 118 dairenin tamamının geliri müvekkiline ait olduğundan satıldığı öğrenilen ancak bedeli taraflarına ödenmeyen daire bedellerinin ödenmesi talebiyle davalıya Beyoğlu 17. Noterliğinden 18/04/2023 tarih ve ... Yev nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, söz konusu dairelerin hangi bedelle kime satıldığının tespiti için Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/101 D. İş sayılı tespit dosyası açıldığını, o dosyaya gelen kayıtlardan iflas takibine konu edilmiş bulunan A-287 nolu ve A-267 nolu 2 adet dairenin satış bedelinin toplam 858.499 USD olduğunun tespit edildiğini, Sözleşmenin 12.maddesine göre satış bedelini satış ve tahsilat tarihinden itibaren 5 gün içinde müvekkiline ödemeyi taahhüt eden davacının bunu yapmaması üzerine işlemiş faizi ile birlikte tahsili talebiyle Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı iflas takibi başlatıldığını, borçlu haksız olarak itiraz ettiğinden huzurdaki davanın açıldığını, huzurdaki davaya konu alacağın satış evraklarına dayalı likit ve muayyen bir alacak olduğunu, şu ana kadar A Blok olarak yapılan yapı üzerindeki dairelerden satılanların tamamı 2644 sayılı Tapu Kanununun Mayıs ayında yürürlüğe giren 6302 sayılı Kanun ile değişik 35. maddesi uyarınca vatandaşlık verilmek üzere yabancılara satılan, her satış öncesi yasanın aradığı şartlara uygun olarak kıymet takdir raporu ile rayiç bedel tespiti yapılan ve bu rayiç bedel üzerinden satışı gerçekleştirilen daireler olduğunu, her ne kadar tapuda satış bedeli yasa gereğince TL üzerinden görünmekte ise de satışların tamamı USD bazlı yapılmış ve davalı tahsilatı tapuda yabancı para gösterilemeyeceği için TL olarak yapmış olmasına rağmen müvekkile yalnızca USD ödeme yapıldığın, bu nedenle huzurdaki davada dava değerinin USD üzerinden gösterildiğini, davalı borçlunun iflas takibine itirazı tamamen kötüniyetli olduğundan davalı borçlunun %20 oranında tazminata mahkum edilmesi ve verilecek depo kararında faizi ile birlikte %20 tazminatın da hesap edilmesini talep ettiklerini beyan ederek davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında en son 09/03/2022 tarihli protokol tanzim edilerek 09/03/2022 tarihine kadar yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyanla birbirlerinden alacaklarının kalmadığı yönünde ibra ettiklerini, davacı lehine ... parselde kayıtlı arsa üzerine davalının taraflar arasındaki inşaat sözleşmesinden doğan alacağının teminatını teşkil etmek üzere 19/09/2012 tarihli ipotek tesis edildiğini, takibin iptali için Bakırköy 7.İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/515 esasına kayıtlı olarak dava açtıklarını zira ipotekle teminat altına alınan borç için takip yapılamayacağını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, mahkeme kararının istinaf edildiğini, bu hususun bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, bu hususta İstanbul 37.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/297 esasına kayıtlı olarak dava açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, davacının işbu dava ile ... no’lu bağımsız bölüm satışlarının tamamının hasılatını istediğini, sözleşme gereğince davacının hasılatın % 42,67’sini talep edebileceğini, 09/03/2022 tarihli ibra sonrasında 118 daire dışındaki tüm ipoteklerini kaldırıldığını, 118 daire yönünden borcun ipotek ile teminat altına alındığını, 118 dairenin satışına devam edildiğini, davacının sözleşme hükümlerine rağmen neye dayanarak 2 adet dairenin satış bedelinin tamamının kendisine ait olduğunu iddia etmesinin anlaşılamadığını, taşınmazların mobilya ile döşenmesinin bu sözleşmesinin konusunu teşkil etmediğini, müvekkili tarafından satış yapılırken satış bedeli içerisine dahil edilen ve fakat gerçeğe göre eşya bedeli olarak faturalaştırılan tutarların davacının hasılatı olmadığından bu tutarlardan düşülmesinin gerektiğini, davacıya karşı takas, mahsup ve ödememe defini ileri sürdüklerini, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında KDV bedellerinin taşınmaz hasılatından düşeceğinin belirtildiğini, bu tutarların da düşmesinin gerektiğini, bedelin USD cinsinden talep edilmesinin yasal dayanağının olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI 1-Mahkemenin 08/05/2024 tarihli kararı; "...Taraflar arasında imzalanan sözleşme, protokol ve tadil sözleşmesi konusunda taraflar mutabık olup, uyuşmazlık tadil sözleşmesinin yorumundan kaynaklanmaktadır. Davacı taraf, tadil sözleşmesine göre 9/03/2022 tarihli tadil sözleşmesine göre, müvekkiline düşmesi gereken daire bedelinin 118 daire olarak hesaplandığını, kalan 118 adet dairenin rayiç bedeller üzerinden satış gelirinin müvekkiline ait olacağı, satılamayan dairelerin ise en geç 31/12/2025 tarihine kadar müvekkiline devir tarihindeki rayiç bedelden devrinin yapılacağını, dolayısıyla satışı yapılan taşınmazların gelirinin tamamının davacıya ait olacağını iddia etmektedir. Tarafların paylaşım oranları 18/11/2011 tarihli düzenleme şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapım ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesi'nde düzenlenmiş ve akabinde 10/09/2015 tarihli protokol ile 18/11/2011 tarihli sözleşmede belirlenen paylaşım oranları % 42,64 ve % 57,36 olarak değiştirilmiştir. 09/03/2022 tarihi tadil sözleşmesi ile "bağımsız bölümlerin ayni olarak paylaşımı" başlıklı 11.maddesi ve "kesin paylaşım hesabı" başlıklı 13.1.maddesi tadil edilmiştir. Dolayısıyla taraflar arasındaki paylaşım oranı protokol ile belirlendiği üzere % 42,64 ve % 57,36 olup tadil sözleşmesinde bu hususta bir düzenleme bulunmamaktadır. Tadil sözleşmesinde, inşaatı tamamlanmış ve iskanı alınmış olduğu halde 31/12/2025 tarihine kadar satılamayan dairelerin arsa malikine satış suretiyle devredileceği, arsa malikinin ödemekle yükümlü olduğu satış bedellerinin varsa yükleniciden olan alacağından mahsup edileceği kararlaştırılmıştır. Değişiklik yapılan maddeler, inşaatı tamamlanmış, iskanı alınmış ve 31/12/2025 tarihine kadar satışı yapılamayan dairelere ilişkindir. Dolayısıyla sözleşmenin halen yürürlükte olan paylaşım oranlarının satılan daireler bakımından da uygulanacağı açıktır. Davalı taraf 26/01/2023 tarihinde A Blok 287 no'lu bağımsız bölümü 7.904.862,00 TL bedelle, 29/01/2023 tarihinde ise A Blok 267 no'lu bağımsız bölümü ise 8.282.312,69 TL bedelle satarak devretmiştir. Satış bedelinden davalının % 42,64 payının ödendiği de iddia ve ispat edilmiş değildir. Taraflar arasında aktedilen sözleşmelere göre satış toplam bedelinin % 42,64 payının davacıya ödenmesi gerekmektedir. Mahkememizce % 1 KDV bedeli düşmek suretiyle hesaplanan miktar itibariyle itirazın kaldırılmasına karar verilmiş ve bu tutar itibariyle alınan kapak hesabı davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından 7 günlük süre içerisinde depo emrine konu bedelin ödendiği anlaşılmakla davanın reddine ve karar kesinleştiğinde depo emrine konu miktarın icra dosyasına gönderilmesine" karar verilmiştir.2-Dairemizin 04/06/2025 tarihli kararı; "...Mahkemece 20/03/2024 tarihli celsede "1-Bakırköy 5.İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı icra takibinde 6.556.827,29 TL’lik kısmına yönelik itirazın kaldırılmasına" karar verilmiş ise de söz konusu tutarın nasıl hesaplandığı denetime elverişli şekilde açıklanmamıştır. Gerekçeli kararda "Davalı taraf 26/01/2023 tarihinde A Blok 287 no'lu bağımsız bölümü 7.904.862,00 TL bedelle, 29/01/2023 tarihinde ise A Blok 267 no'lu bağımsız bölümü ise 8.282.312,69 TL bedelle satarak devretmiştir. Satış bedelinden davalının % 42,64 payının ödendiği de iddia ve ispat edilmiş değildir. Taraflar arasında aktedilen sözleşmelere göre satış toplam bedelinin % 42,64 payının davacıya ödenmesi gerekmektedir. Mahkememizce % 1 KDV bedeli düşmek suretiyle hesaplanan miktar itibariyle itirazın kaldırılmasına karar verilmiş" şeklinde açıklamaya yer verilmiş ise de toplam tutar 16.187.174,69 TL'den % 1 KDV düşüldüğünde kalan tutar 16.025.302,94 TL'dir. Bu bedelin %42,64'ü ise 6.833.189,17 TL'dir. Bu durumda hesaplamanın hatalı olduğu anlaşılmaktadır. ...Mahkemece 15/04/2015 tarihli ara kararla depo kararı verilmiş ise de; depo kararına esas toplam alacağı oluşturan alacak kalemlerinin (ana para, faiz, vekalet ücreti, harç, masraf gibi) ayrı ayrı miktar olarak gösterilmediği, depo kararının usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. ...Taraflar arasındaki sözleşmenin 12.4.maddesinde; "YÜKLENİCİ, satacağı her bir bağımsız bölümden tahsil edeceği satış bedelinden KDV dışındaki hasılatın %46'sı satış bedelinin kendi banka hesaplarına girdiği veya tahsil edildiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde, ARSA MALİKİ'nin açacağı banka hesabına yatıracaktır. Bu ödemelerin herhangi birisinin gecikmesi halinde YÜKLENİCİ TCMB Avans Faizi ile birlikte ödemeyi kabul eder." hükmüne göre, davalı tarafında tahsil edilen tutarlardan, davacının payına düşen kısmın tahsil edildiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde davacıya ödenecek, gecikme halinde avans faizi uygulanacaktır. Bu durumda bedellerin tahsil tarihleri uyarınca takip öncesi talep edilen faiz yönünden temerrüt tarihi tespit edilerek avans faiz oranı üzerinden faiz hesabı yapılması gerekirken bu yönde bir değerlendirme yapılmaması ayrıca takipten sonra işleyen faiz yönünden ise yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması hatalıdır..." gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. 3-Mahkemenin 08/10/2025 tarihli kararı; "...dosya hesap bilirkişisine tevdi edilmiş, asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.349.983,95-TL takip çıkış miktarı ile iş bu takip çıkış bedelinin ana para kısmına takip tarihinden 08/10/2025 tarihine kadar avans faizi işletilerek, kapak hesabının yapılması işletilecek avans faiz oranlarının belirlenmesinde TCMB tarafından ilan edilen her bir tarih aralığının ayrı ayrı dikkate alınarak kapak hesabı yapılması istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 16/09/2025 tarihli raporda özetle; 11.09.2023 Takip tarihi itibarıyla; 6.833.189,17-TL ana para, 516.794,78-TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.349.983,95-TL takip çıkış miktarı ile iş bu takip çıkış bedelinin ana para kısmına takip tarihinden 08.10.2025 tarihine kadar avans faizi işletilerek yapılan dosya hesabının; 6.537.677,15-TL işlemiş faiz, 269,85-TL başvurma harcı, 86,80-TL tebligat masrafı, 334.424,27-TL tahsil harcı, 624.499,52-TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 14.846.941,54-TL olarak tespit edildiği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. Alınan rapor doğrultusunda kapak hesabı, daha önce davalı tarafça depo edilen ve nemalandırılan 12.166.432,00 TL düşülerek davalıya tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından 7 günlük süre içerisinde depo emrine konu bedelin ödendiği anlaşılmakla davanın reddine ve karar kesinleştiğinde depo emrine konu miktarın icra dosyasına gönderilmesine karar verilmiştir.Her ne kadar davacı tarafça depo emri kararında, daha önce davalı tarafça yatırılan miktara işlemiş faizin düşülmemesi gerektiğinden bahisle itirazda bulunulmuş ise de Mahkememizce ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada duruşma tarihi olan 08/10/2025 tarihine kadar işlemiş faizin hesap edildiği ve bu doğrultuda depo emrinin düzenlendiği, davacı tarafça ilgili talep yönünden mükerrer faiz talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacı tarafın bu yöndeki talepleri yerinde görülmemiş..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; kararı yalnızca nema bedeli yönünden istinaf ettiklerini, kaldırma kararının ardından yerel mahkemenin depo edilen paranın nemasını borçtan ve işlemiş faizinden düşerek karar oluşturduğunu, nemalandırmanın gerekçesinin hak sahibinin yargılamada geçen sürede para üzerinde tasarrufta bulunma imkanından yoksun olduğu için paranın değerini korumak, değerinin eksilmesini önlemek olduğunu, nema bedelinin alacaktan düşülmesinin hatalı olduğunu, zira emsal nitelikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 2022/593 E. 2022/919 K sayılı kararıyla nema bedelinin de hak sahiplerine ödenmesi gerektiğinin açıklandığını, bu nedenle nema geliri olan 4.284.020,54 TLnin depo edilmesi için davalıya tebligat çıkartılması, ödenmediği takdirde iflas kararı verilmesi gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır. Dava, İİK'nın 154 vd maddelerinde düzenlenmiş olan, iflas yoluyla takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın kaldırılması ve iflas davasıdır.Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında; davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu aleyhine 858.499,66 USD (ödenmeyen satış bedeli alacağı), 56.401,84 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 914.901,50 USD alacağın fiili ödeme gününe kadar ve fiili ödeme günündeki döviz efektif satış kuru üzerinden USD alacak için işleyecek yıllık %27 USD mevduata bankalarca fiilen uygulanan azami yıllık faiz ve değişen oranlardaki faizi ile tahsili istemiyle 11/09/2023 tarihinde iflas yolu ile adi takip başlatıldığı, 1 USD = 26,8973 TL, Harca Esas Değer = 24.608.380,11 TL olarak gösterildiği, takip dayanağı belge ve borcun sebebinin "Taraflar arasında akdedilen Beyoğlu 7. Noterliği 18/11/2011 tarih ... yev Nolu Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesi ve Ek Protokoller gereği Yüklenici ...TUR İNŞ SAN TİC A.Ş nin İstanbul ili Bağcılar ilçe ...parselde mukim; A 287 nolu dairenin 26/01/2023 tarihinde...'a satışı karşılığı tahsil ettiği ve müvekkile ödemediği 7.904.862 TL'nin ödeme vadesi tarihindeki karşılığı 419.280,45 USD SATIŞ BEDELİ ve vade tarihi 02/02/2023 ila takip tarihi arası 56.401,84 USD İŞLEMİŞ FAİZ; A 267 nolu dairenin 28/01/2023 tarihinde ...'ya satışı karşılığı tahsil ettiği ve müvekkile ödemediği 8.282.312,69 TL'nin ödeme vadesi tarihindeki karşılığı 439.219,21 USD SATIŞ BEDELİ ve vade tarihi 03/02/2023 ila takip tarihi arası 58.843,34 USD İŞLEMİŞ FAİZ talep edilmektedir. İşlemiş faiz alacağı Bankalarca Mevduata Fiilen Uygulanan Azami oran üzerinden hesaplanmıştır." şeklinde açıklandığı, ödeme emrinin 21/09/2023 tarihinde e-tebligat yoluyla tebliğe çıkartıldığı 26/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/borçlunun 7 günlük yasal süre içerisinde 25/09/2023 tarihinde takibe, borca ve fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmıştır. İİK'nın 156/son fıkrası uyarınca, iflas ödeme emrine itiraz edilsin edilmesin, ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren bir senelik hak düşürücü süre içerisinde iflasın istenmesi gerekmektedir. Somut olayda, iflas ödeme emri 26/09/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, dava 11/10/2023 tarihinde bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. İflas yoluyla başlatılan takibe itiraz edildiği takdirde, alacaklı ticaret mahkemesinde açacağı dava ile borçlunun itirazının kaldırılması ve iflasına karar verilmesi talep eder. Bu durumda mahkemenin öncelikle maddi hukuka göre bir yargılama yaparak, alacağın mevcut olup olmadığı ve muaccel hale gelip gelmediğini tespit etmesi, şayet alacağın varlığını ve muaccel hale geldiğini tespit ederse, bu halde iflas yargılamasına başlayarak bir ara kararla itirazın kaldırılmasına ve depo emrinin yerine getirilmesine karar vermesi, depo emri süresi içerisinde yerine getirildiği takdirde iflas davasını reddetmesi, şayet depo emri yerine getirilmez ise bu takdirde iflas kararı verilmesi gerekmektedir.Taraflar arasında Beyoğlu 7. Noterliğinden tasdikli 18/11/2011 tarih ve ... yevmiye no.lu "Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı Ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesi" imzalanmıştır. Sözleşmede davacı "Arsa Maliki", davalı "Yüklenici" olarak anılmaktadır. Sözleşmenin "Paylaşım Oranı" başlıklı 9.maddesinde; "9.1. YÜKLENİCİ ile ARSA MALİKİ, yapılacak inşaatın satışından elde edilecek KDV hariç, satış hasılatının toplamda %46'sı ARSA MALİKİ'ne, %54'ü YÜKLENİCİ'ye ait olmak üzere paylaşmayı, diğer bir deyişle YÜKLENİCİ bu sözleşmeye uygun olarak elde edeceği Satış hasılatının % 46'sını ARSA SAHİBİ'ne yine bu sözleşmede belirtilen şartlarla ödemeyi kabul ve taahhüt eder.""Satış Bedellerinin Yüklenici'ye Ödenmesi" başlıklı 12.maddesinde; "12.1- Asgari satış bedelleri ortalama KDV hariç 2000-USD/brüt m2 birim fiyatın altında olmamak üzere, Sözleşmenin konusunu teşkil eden ARSA'nın YÜKLENİCİ'ye devrinden önce taraflarca müştereken kararlaştırılacaktır. 12.2-Pazarlama ve satışlar tamamen YÜKLENİCİ tarafından organize edilecek ve satılacaktır. Satış hasılatından sadece KDV indirilecektir...12.3-YÜKLENİCİ'nin Sözleşme konusu bağımsız bölümlerin, satışlarının ortalama KDV hariç 2000-USD/brüt m2 birim fiyatın altında yapılması halinde aradaki fark 6 ayda bir yapılacak mahsuplaşma sonucunda YÜKLENİCİ tarafından ARSA MALİKİ'ne ödenecektir.12.4-YÜKLENİCİ, satacağı her bir bağımsız bölümden tahsil edeceği satış bedelinden KDV dışındaki hasılatın %46'sı satış bedelinin kendi banka hesaplarına girdiği veya tahsil edildiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde, ARSA MALİKİ'nin açacağı banka hesabına yatıracaktır. Bu ödemelerin herhangi birisinin gecikmesi halinde YÜKLENİCİ TCMB Avans Faizi ile birlikte ödemeyi kabul eder."Taraflar arasında imzalanan 10/09/2015 tarihli "Protokol"de ise;"2- 18.11.2011 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesinin 1.9 numaralı maddesinde ortalama asgari satış bedeli olarak belirtilen 2000 USD'nin ABD Doları'nda yaşanan değer artışından dolayı Türk Lirası cinsinde yapılan satışlar menfi yönde etkilenmektedir. Arsa Maliki ve Yüklenici ABD Doları'ndaki artışın satışlara olan menfi etkisini önlemek amacıyla asgari metrekare birim fiyatını 2015 yılının Eylül-Ekim-Kasım aylarında geçerli olmak üzere 5.400 TL olarak ortaklaşa belirlemiştir. Söz konusu dönem için belirlenen asgari metrekare birim fiyatı dönem sonunda yapılacak bir toplantı ile takip edecek üç aylık dönem için yeniden gözden geçirilecek ve ayrıca belirlenecektir.3- Arsa Maliki ve Yüklenici farklı hasılat paylaşım oranlarına sahip 14.464 metrekare ve 2.762 metrekareye sahip arazilerin tek bir orana indirgenmesinde mutabık kalmışlardır. İş bu protokol tarihine kadar olan ödemeleri ve hasılat paylaşım oranlarını göz önüne alarak bir düzeltme yapmışlar ve %42,64 Arsa Maliki ve %57,36 Yüklenici olarak hasılat paylaşım oranlarının değiştirilmesine karar vermişlerdir. Taraflar işbu protokol tarihi itibariyle yukarıda belirtilen hasılat oranlarının 18.11.2011 tarihli Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesinde belirtilen oranların yerine geçerli olduğunu kabul ve taahhüt ederler." hükümlerine yer verilmiştir. Taraflar arasında Beyoğlu 16. Noterliğinden tasdikli 09/03/2022 tarih ve ... yevmiye no.lu "Beyoğlu 7. Noterliğinden Tanzim Ve İmza Edilmiş Bulunan 18.11.2011 Tarih ... Yevmiye Sayılı Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Yapımı Ve Hasılat Paylaşımı Sözleşmesinin 15. Maddenin 1. Bendi Ve 23. Maddenin İlk Paragrafını Tadil Eden Düzenleme Şeklinde Tadil Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede;"MADDE 2 : 23.06.2020 tarih 11713 Yevmiye sayılı Tadil Sözleşmesinin PAYLAŞIMI başlıklı 11. Maddesi aşağıdaki şekilde tadil edilmiştir.Yeni 11. MADDE : Mevcut sözleşmeye uygun olarak İnşaatı tamamlanmış ve iskanı alınmış olan ancak 31.12.2025 tarihine kadar satılmayan alanların ARSA MALİKİ'nin hissesine düşen veya tarafların daha sonraki anlaşmalarına tekabül eden bağımsız bölümler YÜKLENİCİ tarafından ARSA MALİKİNE o günkü rayiç bedel üzerinden satılacak ve tapudan devir edilecektir. Elde edilen satış bedelleri varsa ARSA MALİKİ'nin YÜKLENİCİ 'den olan alacağından mahsup edilecektir.MADDE 3 : 23.06.2020 tarih 11713 Yevmiye sayili Tadil Sözleşmesinin KESİN PAYLAŞIM HESABI başlıklı 13.Maddenin 13.1 maddesi aşağıdaki şekilde tadil edilmiştir. Yeni 13.1 MADDE : Mevcut sözleşmeye uygun olarak İnşaatı tamamlanmış ve iskanı alınmış bulunan ancak 31.12.2025 tarihine kadar bağımsız bölümlerin kısmen ve tamamen satılmamış olması durumunda satılamayan bağımsız bölümlerin ARSA MALİKİ'ne tekabül eden hissesi ve tarafların yaptığı anlaşma miktarı iş bu sözleşmenin yeni 11. Madde hükmüne uygun olarak ARSA MALİKİ'ne satış yoluyla devredilecektir. ARSA MALİKİ'nin ödemekle yükümlü olduğu satış bedelleri ARSA MALİKİ'nin varsa YÜKLENİCİ'den olan alacağından mahsup edilecektir." şeklinde düzenlenmiştir. Dava ve takibe konu edilen alacak; taraflar arasında hasılat paylaşımlı inşaat sözleşmesi uyarınca satışı yapılan A-267 ve A-287 no.lu bağımsız bölümlerdir.Söz konusu bağımsız bölümlerin satıldığı ancak taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davacının hissesine düşen satış bedelinin ödenmediği anlaşılmakla, davacının talebinde haklı olduğu anlaşılmaktadır. Tapu kaydına göre; 1-A-267 no.lu bağımsız bölümün ... isimli kişiye 25/01/2023 tarihinde 3455 yevmiye no.lu satış sözleşmesine istinaden 8.282.312,69 TL bedelle satıldığı,2-A-287 no.lu bağımsız bölümün Manu Diaz isimli kişiye 26/01/2023 tarihinde 3667 yevmiye no.lu satış sözleşmesine istinaden 7.904.862,00 TL bedelle satıldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafından dosyaya ibraz edilen "döviz alım belgelerine" göre; 1-A-267 no.lu bağımsız bölümün ... isimli kişiye satışı nedeniyle 18/01/2023 tarihinde 60.100 USD karşılığı 1.130.294,69 TL, 23/01/2023 tarihinde 380.000 USD karşılığı 7.152.018,00 TL (1.130.294,69 + 7.152.018,00 = 8.282.312,69 TL)2-2-A-287 no.lu bağımsız bölümün Manu Diaz isimli kişiye satışı nedeniyle 23/01/2023 tarihinde 420.000 USD karşılığı 7.904.862,00 TL tahsil edilmiştir. USD olarak tahsil edilen toplam tutar; 60.100 + 380.000 + 420.000 = 860.100 USD olup toplam TL karşılığı 8.282.312,69 TL + 7.904.862,00 TL = 16.187.174,69 TL'dir. Sözleşmeye göre bu bedelden KDV düşülerek %42,64'ü davacıya ödenecektir. Mahkemenin kaldırma öncesi kararı uyarınca davalı tarafından 18/04/2024 tarihinde 7.882.411,00 TL depo edilmiştir. Mahkemece kaldırma kararının ardından bilirkişi raporu alınmış ve 7.349.983,95 TL takip çıkış miktarı, 6.537.677,15 TL işlemiş faiz, 269,85 TL başvurma harcı, 86,80 TL tebligat masrafı, 334.424,27 TL tahsil harcı, 624.499,52 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 14.846.941,54 TL alacaktan, önceden depo edilen 7.882.411,00 TL'nin faiziyle ulaştığı değer olan 12.166.432,00 TL düşülerek bakiye 2.680.509,54 TL'nin depo edilmesine karar verilmiş, davalı tarafından bakiye bedel 03/10/2025 tarihinde depo edilmiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 24/03/2015 tarihli 2014/9657 E. 2015/1906 K. sayılı kararı; "...Dava, adi iflas yoluyla girişilen takibin kesinleştiği iddiasına dayalı iflas istemine ilişkindir. İflas yoluyla takibin itirazsız kesinleşmesi üzerine, borçluya takip konusu borcu ödemesi için İİK'nın 158. maddesine uygun olarak bir depo kararı çıkarılır. Depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin depo kararı tarihi itibariyle ulaştığı miktar açıkça gösterilmeli ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır..."Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2021 tarihli 2021/1451 E. 2021/2915 K.sayılı kararı; "...Dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir. İflas yolu ile takipte borçlunun ödeme emrine itirazı yerinde görülmemişse, borçluya takip konusu borcu ödemesi için İİK'nın 158. maddesine uygun olarak bir depo kararı çıkarılır. Depo kararında takip konusu borç ve fer'ilerinin, depo kararının verildiği gün itibariyle, ne olduğu açıkça gösterilmeli ve 7 gün içinde depo edilmemesi halinde iflasa karar verileceği meşruhatı yer almalıdır. Ayrıca, İİK'nın 58/3. maddesinde öngörülen şekle uygun olarak yabancı para alacağının takip konusu yapılması mümkün ise de, depo emri yabancı para üzerinden çıkarılamaz. Zira, İİK'nın 158. maddesi uyarınca borçlu depo emri ile kendisinden istenen meblağın Türk Lirası tutarını bilmeli ve buna göre ödeme yapılmalıdır..."Davacı tarafça, nema geliri olan 12.166.432,00 TL - 7.882.411,00 TL = 4.284.021,00 TL'nin alacak tutarından düşülmesinin hatalı olduğu, söz konusu bedelin de davalı tarafça depo edilmesi gerektiği iddiasıyla istinaf yoluna başvurulmuş ise de;Mahkemece önceki karar uyarınca depo tutarının derhal ödenmesine karar verilmediğinden bedel nemalandırılmıştır. Şayet önceki karar kaldırılmamış ve kesinleşmiş olsa idi depo tutarının nema getirisiyle birlikte davacıya ödenmesi gerekecek ise de ilk kararın kaldırılması sebebiyle, mahkemece yeniden verilen depo kararında, depo tarihine kadar olan alacak tutarının hesaplanması, bu hesaplama yapılırken önceden yatırılan tutarın nemalandırılmış haliyle mahsup edilmesi, yani depo kararına esas tutarın net olarak hesaplanması gerekmektedir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde Dairemizin 2022/593 E. 2022/919 K. sayılı kararını emsal göstererek nema bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, ilgili kararda ilk derece mahkemesi tarafından depo bedelinin kararın kesinleşmesinden sonra ödenmesine karar verildiğinden, davalı vekili tarafından bedelin nemalandırılması talebiyle istinaf yoluna başvurulması üzerine "...İİK'nin 134. maddesi ihalenin feshi ve neticesi başlığı altında yer almakta ise de; mahkemece verilen kararda; kararın kesinleşmesi halinde depo edilen paranın davacıya ödenmesine şeklinde hüküm kurulup, davacı tarafça bu kısma ilişkin bir istinaf talebinde de bulunmadığından davalı vekilinin talebi uyarınca, tarafların ekonomik olumsuzluklardan etkilenmesinin önüne geçilmesi adına 3 er aylık vadeli hesap açılmak suretiyle depo bedelinin nemalandırılması yoluna gidilmesi gerekmektedir..." şeklinde karar verilmiş olup yukarıdaki açıklamaları teyit etmektedir. Tüm bu gerekçelerle, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının ve istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 361/1. maddesi, 7499 sayılı Yasa'nın 37/1.a maddesi ile değişik 2004 sayılı İİK'nın 164. maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/12/2025