T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1842 KARAR NO : 2026/127 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/585 KARAR NO : 2025/850 DAVA TARİHİ: 02/12/2019 KARAR TARİHİ: 08/10/2025 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1842 KARAR NO : 2026/127 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/585 KARAR NO : 2025/850 DAVA TARİHİ: 02/12/2019 KARAR TARİHİ: 08/10/2025 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 28/01/2026 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki yazılı sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya 11.04.2017 tarihinden itibaren iş sağlığı ve güvenliği hizmetini verdiğini, 01.05.2018 tarihinde sözleşmenin yenilendiği ve ödeme gününün her fatura için sonraki ayın 10'u olarak kararlaştırıldığını, sözleşmelerde belirli bir vade kararlaştırıldığını, 31/03/2019 keşide, 10/04/2019 vade tarihli faturadan itibaren devam eden aylara ilişkin alacağın tahsili amacıyla davalı tarafa karşı Bakırköy 5. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlunun dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan iş sağlığı ve güvenliği hizmeti aldığını, taraflar arasında 11.04.2017 tarihinde başlayan hizmet ilişkisinin 31.07.2019 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin önceki takip için toplam 257.073,12 TL olarak 03.05.2019 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, 12.04.2019 tarihinde davacıya 70.000,00 TL ödeme yaptığını, sonrasında da ödemeler yapıldığını, ticari ilişkinin sonlanmasına müteakiben başlatılan takibe kısmi itiraz edildiğini, şayet davacının takip talebinde açıkça belirttiği şekilde 31.03.2019 tarihli faturadan kalan alacağının 6.110,00 TL olduğunu şeklindeki açık beyanı dikkate alınarak hesaplama yapılacak olursa bu takdirde de davacının takip tarihindeki alacağının ancak 33.460,00 TL tutarında olabileceğini, davacının tüm alacağının icra dosyasına yapılan ödeme ile temizlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KALDIRMA KARARI ÖNCESİ VE SONRASI KARARLARI İLE DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17/02/2021 tarih ve 2019/914 E. 2021/193 K. sayılı kararı ile, taraflar arasında 11.04.2017 tarihli sözleşme imzalandığı ve davacı tarafça davalıya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti verildiği ve ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine ödeme yapıldığından bahisle itiraz edildiği, icra takibine konu faturaların 31.03.2019 tarihli faturadan bakiye kalan 6.100,00 TL ile Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin faturalar olduğu, davalı tarafından davacı firmaya ödenen 15/04/2019 tarihli, 70.000,00 TL'lik ödemenin 28.02.2019 tarihli fatura ve 31.03.2019 tarihli faturalardan mahsup edilip Mart ayına ilişkin faturadan geriye 6.100,00 TL kaldığı ve daha sonra düzenlenen 30.04.2019, 31.05.2019, 30.06.2019, 30.07.2019 tarihli faturalar toplamı ve işlemiş faiz toplamının 107.308,83 TL olduğu, 02.10.2019 tarihinde yapılan 53.752,69 TL'lik ödeme düşüldüğünde kalan alacak tutarının 53.556,14 TL olduğu, davanın da bu tutar üzerinden açıldığı, taraflar arasında hizmetin verilmediğine ilişkin bir iddia olmayıp, ödeme yapıldığına ilişkin davalı savunması dikkate alındığında bu doğrultuda yapılan incelemede davanın 02.12.2019 tarihinde açıldığı, icra takibinin 09.09.2019 tarihli olduğu, arabuluculuğa yapılan başvurunun ise 04.10.2019 tarihli olduğu, davalı tarafça yapılan 22.420,00 TL'lik ödemenin 08.11.2019 tarihli, 8.912,69 TL'lik ödemenin ise 27.12.2019 tarihli olduğu, davacı tarafça hizmetin verildiği sabit olup, davalı tarafından kısmi olarak itiraz edilen 53.556,14 TL'lik kısım yönünden bir miktar ödemeler yapılmış ise de, bu ödemelerin icra takibine itiraz ve arabulucuya başvuru tarihinden sonra yapıldığı ve davanın açılmasında davacının haklı olduğu, davaya konu faturalar için sözleşme ile vade tarihleri belirtilmiş olup, davacı işlemiş faiz talebinde de haklı olduğundan, davalı tarafça kısmi olarak itiraz edilen miktarın tamamı yönünden davacının davasının kabulüne karar verildiği, davalının sonradan yapmış olduğu ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, davalının takibe yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına, davalının, aleyhine girişilen icra takibine yapmış olduğu kısmi itirazında haksız olduğu, dava İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle Davanın kabulü ile 53.556,14 TL yönünden davalının Bakırköy 5. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin hükmedilen alacak yönünden devamına; asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, Davalı tarafça arabulucuya başvuru süreci ve dava tarihinden sonra yapılan 22.420,00 TL ile 8.912,69 TL ve varsa daha sonradan yapılacak ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına, Hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 10.711,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine dairemizin 22/05/2024 tarih ve 2021/843 E. 2024/715 K. sayılı kararı ile:"...Taraflar arasında hizmetin verildiği hususu ihtilafsızdır. Davacı taraf, dava konusu takibe konu edilmeyen 28/02/2019 tarihli faturanın vadesi, ilk takip tarihi 21/03/2019 itibari ile henüz gelmediğinden tahsil edilmediğini, davalı tarafından yapılan 70.000,00 TL ödemeyi 2019 yılının Şubat ve Mart aylarına mahsup ederek dava konusu takibi başlattıklarını ileri sürmektedir ancak bu fatura tarihinde yürürlükte bulunan 01/05/2018 tarihli sözleşmeye göre vade tarihi fatura tarihinden itibaren 10 gündür ve işbu faturanın ilk takip tarihi itibari ile vadesinin geldiği ve icra dosyasından tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı beyanlarına itibar edilemez. Mahkemece bu itirazlara itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, her iki tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için usulüne uygun ihtarlarda bulunup bilirkişi raporu alınmasıdır. Takibe konu ana para, varsa temerrüt süresi ve işletilecek temerrüt faizi oranı ile işlemiş faiz miktarının ve davalının ödemelerinin belirlenmesi, TBK 100 maddesi de dikkate alınarak bakiye kalan alacak varsa tespiti gerekir. Ayrıca davalının dava tarihinden önce yaptığı 22.420,00TL'lik kısım düşüldükten sonra kalan alacak miktarının tespiti gerekir. Bu tespitten sonra davacın bu kısım için dava açmasında hukuki yararı olmadığından bu kısım yönünden davanın usulden reddine karar verilmemesi de hatalı olmuştur. Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında değerlendirilmesi tabiidir..." gerekçesiyle dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere kaldırma kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 08/10/2025 tarih ve 2024/585 E. 2025/850 K. sayılı kararı ile, davaya konu Bakırköy 5. İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibine konu edilen 28.02.2019 tarihli 38.055,00 TL faturanın İstanbul 19. İcra Dairesinin... E. sayılı takibe de konu edildiği ve icra dosyasının borçlunun ödemesiyle infazen kapatıldığı, Bakırköy 5. İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibi tarihinin 09.09.2019 olduğu, itirazın iptali davasının 02.12.2019 tarihinde açıldığı, davalı borçlu tarafından 08.11.2019 tarihinde icra takibinden sonra davadan önce 22.420,00 TL'lik ödemenin gerçekleştiği, istinaf kaldırma kararında da belirtildiği üzere bu miktar yönünden dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı, davadan sonra yapılan borç ödemelerinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerekli ise de davalı borçlu tarafından dava açıldıktan sonra 27.12.2019 tarihinde yapılan 8.912,69 TL'lik ödeme ile icra takibindeki borcun tamamen ödenip ödenmediği ve takibe konu alacak bakımından davanın konusuz kalıp kalmadığına ilişkin ek rapor alınmış ve 04.08.2025 tarihli ek raporda borç miktarının tamamen kapandığı, taraflar arasında iş sağlığı hizmetinden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, hizmetin verildiği ancak alacak borç bakiyesi konusunda ihtilafın bulunduğu, icra takibine konu edilen 28.02.2019 tarihli 38.055,00 TL'lik faturanın İstanbul 19. İcra Dairesinin... E. sayılı takibe de konu edildiği ve icra dosyasının borçlunun ödemesiyle infazen kapatıldığı bu nedenle bu faturanın mükerrer olarak talep edildiği, davalı borçlu tarafından icra takibinden sonra ancak dava tarihinden önce 22.420,00 TL'lik ödemenin gerçekleştiği, bu miktar bakımından dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığı, dava açıldıktan sonra yapılan 8.912,69 TL'lik ödeme ile icra takibindeki borcun tamamen ödendiği, icra takibine konu olan ve bakiye olarak kalan 5.926,73 TL yönünden davacı taraf başlangıçta haklı olduğundan ve faturaya dayalı likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğu gerekçesiyle Davacının 22.420,00 TL'lik kısım yönünden dava açmasında hukuki yararı bulunmadığından bu kısım yönünden davanın usulden reddine, Bakırköy 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibine konu 5.926,73 TL'lik asıl alacak yönünden dava açıldıktan sonra 28/12/2019 tarihinde yapılan 8.192,69-TL'lik ödeme ile alacak kalmadığından konusuz kalan kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Konusuz kalan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 1.185,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin ayrıca reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesine rağmen usulüne uygun tutulmuş defterleri ile icra takibinde talep ettikleri miktar örtüşmesine rağmen, sanki fazladan bir mükerrer tahsilat yapma amacındalarmış gibi davalarının reddedildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi'nin davalıya karşı giriştikleri icra takibindeki dayanak faturaların vadelerinin 30 gün değil 10 gün olduğuna kanaat getirmesi ve bu sebeple kısmi ödemenin taraflarınca eksik mahsup edildiğine karar vermesi karşısında, her ne kadar ilk derece mahkemesince buna göre yargılama yapılması gerekmekte ise de kararın gereği yerine getirilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy 5. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 09.09.2019 tarihinde asıl alacak 103.460,00 TL ve 3.848,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 107.308,83 TL'nin takip tarihinden itibaren yıllık %31 mevduat faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borcun 53.752,69 TL'lik kısmını aşan miktarına itiraz ederek 02.10.2019 tarihinde 65.672,06 TL ödeme yapıldığı, takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Takibin dayanağı 31.03.2019 tarihli faturadan bakiye 6.100,00 TL, 31.04.2019 tarihli 30.090,00 TL bedelli fatura, 31.05.2019 tarihli 22.420,00 TL bedelli fatura, 31.06.2019 tarihli 22.420,00 TL bedelli fatura, 31.07.2019 tarihli 22.420,00 TL bedelli faturalardır.Davalı taraf davadan önce 08.11.2019 tarihinde 22.420,00 TL; davadan sonra 27.12.2019 tarihinde 8.912,69 TL ödeme yaptmıştır.Davacı daha önce İstanbul 19. İcra Dairesi'nin... E. sayılı icra dosyasında 21.03.2019 tarihli takip talebi ile 30.06.2017-31.12.2017 tarihli 7 adet fatura, 31.01.2018-31/12/2018 tarihli 12 adet fatura ve 28.02.2019 tarihli 38.055,00 TL bedelli faturaları ve işlemiş faiz alacağını (toplam 214.190,72TL) icraya koymuş, davalı tarafından 03.05.2019 tarihinde 257.073,12 TL ödeme yapılarak dosya kapanmıştır.Taraflar arasında imzalanan 06.04.2017 tarihli iş güvenliği sözleşmesinin 5.3 maddesi; ''Yukarıda belirtilen 24000 TL+KDV'den ibaret olan İş Sağlığı Ve Güvenliği Aylık Hizmet Bedeli, OSGB tarafından her ayın son iş günü ...'e fatura edilecek ve ... tarafından takip eden 30 gün içinde OSGB'nin işbu sözleşmede belirtilen banka hesabına yatırılacaktır. Kesilen faturanın tebliği takip eden her ayın ilk haftası OSGB tarafından ...'e tebliğ edilecektir.'' şeklindedir.01.05.2018 tarihli sözleşmede ise aynı maddede ....takip eden 10 gün içinde banka hesabına yatırılacağı belirtilmiştir. Her iki sözleme de bir yıllıktır.Dairemiz kararınından sonra icra iflas mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden 05.03.2025 tarihli kök, 12.06.2025 ve 04.08.2025 tarihli ek raporlar aldırılmış, davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar 02.10.2024 tarihli celse ile kararı ile yapılan ihtara rağmen sunulmamıştır. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinden inceleme neticesinde faturalar ve ödeme belgeleri dikkate alınarak hazırlanan raporlardan İlk Derece Mahkemesince 04.08.2025 tarihli ek rapora itibar edilerek Dairemiz önceki kararı uyarınca tesis edilen hükme yönelik olarak davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Bilirkişi heyetinin 04.08.2025 tarihli ek raporu:"...28.2.2019 tarih A-044916 nolu 38.055,00 TL tutarlı fatura hariç tutulduğunda, cari hesap bakiyesi 103.460,00 TL - 38.055,00 TL = 65.405,00 TL olmaktadır...Takip dosyası giriş alacağı 66.795,93 TL olup bu tutar üzerinden tahsil harcı ve icra vekalet ücreti hesaplaması yapılacaktır. İcra Vekalet Ücreti: 7.697,55 TL, İcra Tahsil Harcı: 6.078,42 TL, 53.752,69 TL'lik İLK ÖDEME TARİHİ İTİBARİYLE 02.10.2019 İCRA KAPAK HESABI (66.795,93 TL + 7.697,55 TL İcra Vekalet Ücreti + 6.078,42 TL İcra Tahsil Harcı + 803,68 TL işlemiş faiz =) 81.476,38 TL - 53.752,69 TL = 27.723,69 TL22.420,00 TL'lik İKİNCİ ÖDEME 08.11.2019 İTİBARİYLE İCRA KAPAK HESABI (27.723,69 TL + 548,02 TL işlemiş faiz =) 28.271,70 TL - 22.420,00 TL= 5.851,70 TLDAVA TARİHİ 02.12.2019 İTİBARİYLE İCRA KAPAK HESABI 5.851,70 TL + 75,03 TL işlemiş faiz = 5.926,73 TL8.912,69 TL'lik SON ÖDEME ( DAVA SONRASI) 28.12.2019 İTİBARİYLE İCRA KAPAK HESABI (5.851,70 TL + 75,03 TL işlemiş faiz + 81,29 TL işlemiş faiz =) 6.008,02 TL - 8.912,69 TL= - 2.904,67 TL sunulan davacı tarafa ait ticari defter, kayıt ve belgeler, dosyasına giren belgeler, bozma ilamı dikkate alınmak suretiyle, 53.752,69 TL, 22.420,00 TL ve 8.912,69 TL ödeme TBK md 100 hükmü uyarınca mahsup edildiğinde 28/12/2019 tarihi itibariyle 2.904,67 TL fazla ödeme olarak hesap ve tespit edildiğini," şeklindedir.Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında hizmetin verildiği hususu ihtilafsız olup davalı vekilinin cevap dilekçesinde ödeme savunmasına göre ispat yükü davalı üzerindedir. Takip konusu 31.03.2019 tarihli faturadan bakiye 6.100,00 TL, 31.04.2019 tarihli 30.090,00 TL bedelli fatura, 31.05.2019 tarihli 22.420,00 TL bedelli fatura, 31.06.2019 tarihli 22.420,00 TL bedelli fatura, 31.07.2019 tarihli 22.420,00 TL bedelli beş ayrı faturalar olup, davalının ödemeleri ise takipten önce 15.04.2019 tarihinde 70.000,00 TL takipten sonra 02.10.2019 tarihinde 53.752,69 TL, 08.11.2019 tarihinde 22.420,00 TL ve davadan sonra 27.12.2019 tarihinde 8.912,69 TL'ye ilişkin dört ayrı ödemedir.Davacı vekilinin takipten önceki 15.04.2019 tarihindeki 70.000,00 TL'lik davalı ödemesinin "dava konusu takibe konu edilmeyen 28/02/2019 tarihli faturanın vadesi, ilk takip tarihi 21/03/2019 itibari ile henüz gelmediğinden tahsil edilmediğini, davalı tarafından yapılan 70.000,00 TL ödemeyi 2019 yılının Şubat ve Mart aylarına mahsup ederek dava konusu takibi başlattıklarını" şeklindeki iddiası yönünden Dairemiz önceki kararında açıkça yer verildiği üzere "...fatura tarihinde yürürlükte bulunan 01.05.2018 tarihli sözleşmeye göre vade tarihi fatura tarihinden itibaren 10 gündür ve işbu faturanın ilk takip tarihi itibari ile vadesinin geldiği ve icra dosyasından tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı beyanlarına itibar edilemez." takip öncesi yapılan davalı tarafça yapılan davacı defterlerinde kayıtlı bu ödemenin TBK'nın 102/1. maddesi uyarınca mahsup edilerek denetime elverişli şekilde yapılan bilirkişi heyetindeki hesaplama uyarınca davacının takip tarihi itibariyle takip konusu beş ayrı fatura nedeniyle 65.405,00 TL davalı taraftan alacaklı olduğu, takipten sonra yapılan 02.10.2019 tarihinde 53.752,69 TL ve 08.11.2019 tarihinde 22.420,00 TL ödemelerin ise TBK'nın 100/1. maddesi uyarınca ilk olarak hesaplanan takip masrafları ve faiz gibi ferilerden düşülmek suretiyle yapılan hesaplamaya göre de davacının dava tarihi itibariyle takip konusu alacağının 5.926,73 TL olduğu ve davadan sonra 27.12.2019 tarihinde 8.912,69 TL ile de davacı alacağının ödeme suretiyle sona erdiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararında hukuk aykırılık bulunmadığından aksi yöndeki davacı istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacı tarafından yatırılan 615,40 TL 'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.28/01/2026