11. Hukuk Dairesi 2010/14313 E. , 2012/18406 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2010 tarih ve 2008/592-2010/236 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin …
**11. Hukuk Dairesi 2010/14313 E. , 2012/18406 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/06/2010 tarih ve 2008/592-2010/236 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 16/11/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 01.08.2006 tarihinde taşıma sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalının muhtelif depolardaki hurda malzemelerinin müvekkilince taşınacağını, sözleşme süresinin 2 yıl olarak belirlendiğini, buna rağmen davalının 28.12.2007 tarihinde Konya ve Ankara depolarının kapatılmasını bahane ederek sözleşmeyi 7 ay kala feshettiğini, fakat davalının başka depoları da bulunduğunu, fesih sonrası başka firmalara taşıma hizmeti yaptırdığını, aralarındaki sözleşmenin 8. maddesi uyarınca davalının müvekkiline münhasıran taşıma yaptırmadığı takdirde cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, davacının sözleşmenin feshi nedeniyle kalan süre için kardan mahrum kaldığını, ayrıca taraflar arasında müvekkiline ait 3 adet tırın kiralanması konusunda sözleşme imzalandığını, kira sözleşmesinin devam etmemesi nedeniyle kar kaybına uğradığını, yine taşıma işinde kullanılan dorselerin hurda taşıması nedeniyle zarar gördüğünü, piyasa değerini altında elden çıkarıldığını, öte yandan taşıma sözleşmesi sonrası 01.12.2006 tarihli mutabakat metni imzalandığını, buna göre akaryakıt ücretlerine zam gelmesi durumunda taşıma ücretlerinin artırılacağının belirlendiğini, buna ilişkin olarak kesilen fiyat farkı faturaların davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 35.000 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini 80.084,97 TL'na yükseltmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin Konya ve Ankara depolarının kapanması nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, sözleşme hükmü uyarınca dorselere gelen zarardan davacı taşıyıcının sorumlu bulunduğunu, davacının taleplerinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının Konya ve Ankara depolarının kapanmasını bahane ederek diğer depoları da kapsar şekilde sözleşmeyi feshetmesinin haklı olarak kabul edilemeyeceği, ancak anılan depoların kapatılmış ve işçilerin çıkarılmış olması nedeniyle bu yerlere yapılacak taşımalar için davacının talepte bulunulamayacağı, sözleşmenin 6. maddesi uyarınca dorselere gelen zarardan taşıyıcının sorumlu olduğu, fiyat farkı talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 65.084,97 TL'nın davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Ancak; dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve fiyat farkından kaynaklanan alacak istemlerine ilişkin olup, mahkemece taraflar arasındaki ek sözleşme ile akaryakıta zam yapılması halinde davacının fiyat farkı talep edebileceğinin düzenlendiği, bunun sözleşmeye göre hukuken mümkün olduğu, ancak defterler ve navlun faturalarına göre bu istemin talep edilemeyeceği gerekçesiyle, anılan istemin reddine karar verilmiş, yine hükme esas alınan bilirkişi raporunda da fiyat farkı talebinin sözleşmeye göre talep edilebileceği, fakat geriye dönük bir hesaplama yapılmasının fiilen imkansız olduğu belirtilmiştir. Oysa, taraflar arasındaki 01.08.2006 tarihli taşıma sözleşmesinin 4. maddesinde ton başına taşıma birim fiyatları belirlenmiş, 01.12.2006 tarihli ek sözleşmede ise sözleşme süresi içinde akaryakıta zam veya indirim yapıldığı takdirde ücretin belirlenen formüle göre değiştirileceği açıkça düzenlenmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi raporu anılan uyuşmazlığın çözümü noktasında yetersizdir. Bu itibarla, mahkemece içinde makine mühendisi ve akaryakıt fiyat farkından anlayan taşıma konusunda uzman kişilerinde bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak, taraflar arasındaki sözleşmeler, fiyat farkına ilişkin fatura ve kayıtlar incelenerek, belirtilen süre içinde ek sözleşmede belirtildiği gibi fiyat farkının doğup doğmadığı belirlenip, varsa davalının yaptığı ödemelerde nazara alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru olmamıştır. 3- Öte yandan, mahkemece davacının 7 ayrı kalem halinde dava dilekçesinde 35.000 TL talep ettiği, bunlardan toplamı 15.000 TL olan 3 kalem istemin reddedildiği, ıslah dilekçesiyle talebin 45.084,97 TL artırıldığı, davacının talep edebileceği tazminatın 65.084,97 TL olduğu gerekçesiyle, anılan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysa, davacı taraf dava dilekçesinde 7 kalem halinde 35.000 TL talep etmiş, bilirkişi incelemesi sonucunda davacının 4 kalem alacağı talep edebileceği, bu miktarında 80.084,97 TL olduğu belirlenmiş, bunun üzerine davacı vekili dilekçesiyle taleplerini 80.084,97 TL olarak ıslah ettiklerini beyan ederek 03.05.2010 tarihinde 45.084,97 TL’na tekabül eden kısım kadar ıslah harcı yatırmış, sonrasında mahkemece davacıdan ıslah dilekçesini açıklaması istenmiş, davacı vekili ıslah ek beyanında kabul gören 3 kalem mahrum kalınan kara ilişkin taleplerini 34.934,97 TL olarak,1 kalem kira sözleşmesinden doğan alacaklarını 45.150 TL olarak ıslah ettiklerini beyan ederek, 04.06.2010 tarihinde 15.000 TL’na tekabül eden miktarda ıslah harcı daha yatırmıştır. Bu durumda davacı taraf yatırdığı harçlarla birlikte talebini 95.084,97 TL’na yükseltmiştir.. Davacının dava dilekçesinde talep edip, mahkemece kabul görmeyen 3 kalem isteminin, davacının talep ettiği toplam miktardan çıkarıltılması durumunda 80.084,97 TL’na hükmetmek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle 65.084,97 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan tarafı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya .verilmesine, 16.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.