İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; dava dışı sigortalı tarafından Yunanistan'da yerleşik alıcıya satışı yapılan ve müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınan emtianın taşınması işinin davalılarca üstlenildiğini, emtianın ... plakalı araca yüklendiğini, anc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1846 KARAR NO: 2025/2192 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/09/2025 NUMARASI: 2024/994 Esas - 2025/818 Karar DAVA: Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/12/2025 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; dava dışı sigortalı tarafından Yunanistan'da yerleşik alıcıya satışı yapılan ve müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınan emtianın taşınması işinin davalılarca üstlenildiğini, emtianın ... plakalı araca yüklendiğini, ancak malın alıcısına teslim edilmediğini, sigortalı firmanın zarara uğradığını, malın faturası ve yapılan tespitlere göre 21.412,62-Euro tazminatın sigortalı firmaya ödendiğini, müvekkilinin kanun ve poliçe kapsamında yaptığı ödeme ile sigortalının haklarına halef olduğunu belirterek 21.412,62-Euro tazminatın ödeme tarihinden itibaren 3095 S.lı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ...Ltd Şti vekili; arabuluculuk sürecinin gereği gibi icra edilmediğini, davacının sigortalısı ... ... ...AŞ tarafından Yunanistan’a ... firmasına satılan malın taşımasının müvekkilince üstlenildiğini ve müvekkilinin edimini tam ve gereği gibi ifa ettiğini, müvekkilinin malı alıcıya teslim ettiğini, ancak alıcı firmanın malı teslim aldıktan sonra ticaretine son verdiğini, sigortalı firmanın kayıp kaynaklı zararının olmadığını, davacının sigortalısının kötüniyetli bir şekilde kayıp iddiası ile davacıdan tazminat aldığını, gümrük ve sair evraklar ile malın tam ve sağlam taşınmak suretiyle gönderilene teslim edildiğinin sabit olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Ltd tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacının sigortalısı ile davalı ... ...Ltd Şti arasında CMR konvansiyonu hükümlerine tabi karayolu ile uluslararası taşıma sözleşmesi kurulduğu, davalı ...'ın taşımayı ... teslimi ile tamamladığı, malın davalı ... tarafından verilen yük teslim emri ile dava dışı alıcının gümrük müşaviri ... firmasına teslim ile tam ve sağlam teslim şeklinde teslim edildiği, taşımada davalıların sorumluluk süreci ve taşıma sürecinin sona erdiği, ... plakalı araçla yapılan iç taşıma sürecinin alıcı ... risk alanında olduğu, davacının emtia nakliyat sigortası teminatında taşıma riski gerçekleşmediğinden davacının halefi olduğu sigortalı firmanın, dolayısıyla davacının davalılara karşı aktif husumetinin sabit olmadığı, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ...'ın yükü alıcı firmanın adresine teslim etmeyi üstlendiğinden, emtianın 26 nolu antrepoya tesliminin taşımanın tamamlandığı anlamına gelmediğini, sigortalının antrepo ya da ara depoya teslimine dair bir talimatının olmadığını, malın alıcısına teslim edildiğine dair yazılı bir belge bulunmadığını, bunun dışında tazminat kabilinden alacak için maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını, kaldı ki davanın husumetten reddi halinde her halükarda maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı tarafından nakliyat emtia abonman sigorta poliçesiyle sigortalanan emtianın zayi olduğundan bahisle sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu taşıma Türkiye - Yunanistan arasında gerçekleştiğinden, somut uyuşmazlık CMR Konvansiyonu hükümlerine tabidir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu hususlarında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Somut olayda; sigortalı ...AŞ tarafından Yunanistan'da yerleşik alıcı ... firmasına satışı yapılan emtianın Türkiye'den Yunanistan'da yerleşik alıcıya teslimin davalı ... ...Ltd Şti tarafından üstlenildiği, diğer davalı ... Ltd'nin ise müteakip taşıyıcı olarak Yunanistan içindeki taşımayı üstlendiği, 121 rulo 2.634,14 kg kumaş cinsi emtianın zayi olduğundan bahisle davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına 21.412,62-Euro ödeme yapıldığı, makbuz ve ibraname başlıklı belge ile sigortalının haklarının temlik alındığı anlaşılmaktadır. Bunun dışında dava dışı alıcı ile sigortalı satıcı arasında CİF teslim şekli kararlaştırılması nedeniyle eşyanın taşıyıcıya teslimi ile hasar alıcı firmaya geçmiş ise de ödemenin mal mukabili kararlaştırıldığı anlaşılmakla sigortalının mal üzerinde menfaatinin devam ettiği sonucuna varılmaktadır. Davalı taşıyan ... ...Ltd Şti, emtianın Yunanistan'daki alıcısına teslim edildiğini savunmakta olup, uyuşmazlık emtianın zayi olup olmadığı, sigortalının zararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Emtianın ... plaka sayılı araca Türkiye'den 08/09/2023 tarihinde yüklendiği, CMR senedine göre yükün Selanik'de 11/09/2023 ... Ltd isimli antrepoya teslim edildiği, davalı ... Ltd firması tarafından düzenlenen yük teslim emrine göre yükün 26 nolu depoda olduğu, ... plakalı araçla geldiği, 11.09.2023 tarihli teslim ve 1602/E nolu beyannameye konu olduğu, ... Ltd firmasının yükü deposuna aldığı ve malın gümrük sahasından çıkış için yazı yazdığı, ithalatçının gümrük işlemlerini yaptığı, gümrük müşavirliği firması ... ... firması tarafından alıcıyı temsilen yükün 11.09.2023 tarihinde sevk irsaliyesi ile sevk edildiği, sevkiyatın ... plakalı taşıtla yapıldığı, antrepodan yükün davalı ... firmasının teslim emri ile ... tarafından alınarak düzenlenen sevk irsaliyesi ile müşteri ... firmasına sevk edildiği anlaşılmaktadır. ... ... firmasının alıcı firmanın gümrük müşaviri olduğu ekspertiz incelemesinde de tespit edilmiş olup, ekspertiz raporunda emtianın bu firmaya teslim edildiği belirtilmiştir. Buna göre gümrük müşavirliğinin alıcıyı temsil ettiği, yükü ... plakalı araca yüklediği anlaşılmakla davalıların taşıma edimini ifa ettiğinin kabulü gerekir. Bu durumda davalıların taşıma konusu yükü alıcılara teslim ettiği sonucuna varıldığından davacının emtia nakliyat sigortası teminatında bir risk gerçekleşmemiştir. Bu durumda sigortalının taşımaya bağlı olarak bir zararı oluşmadığından davacı sigorta şirketinin davalılardan tazminat talep hakkı bulunmamaktadır. Bununla birlikte, "tarafların dava ehliyetine sahip olması" HMK'nın 114/1-d maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiş olup; dava ehliyeti tarafın bir davayı ister kendisi, isterse bir vekil ile yürütüp geçerli taraf usul işlemleri yapabilme ehliyetidir (..., Hukuk Muhakemeleri Usulü Esasları, Ankara,1952, s. 117) ve bu kavram HMK'nın 51. maddesinde yer alan “Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.” hükmüyle açıklanmıştır. Husumet olarak da anılan sıfat ise, dava ehliyetinden tümüyle farklı bir kavramdır. Sıfat, davanın tarafı ile dava konusu arasında hak ilişkisine dayalı bağdır. Taraf sıfatı (husumet) maddi hukuka göre belirlenen bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olarak dava ehliyeti, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Gerek davacı gerekse davalı sıfatı tamamen maddi hukuka göre belirlendiğinden sıfat konusu usul hukuku sorunu değildir ve bu sebepledir ki sıfat yokluğundan verilecek bir karar yine işin esasına yönelik bir karardır. Sıfat (husumet), dava ehliyetinden farklı olarak dava şartı olmayıp itirazdır. Bu durumda mahkemece davanın aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemenin de kabulünde olduğu üzere emtianın alıcısına teslim edilmesi nedeniyle sigortalı yönünden risk gerçekleşmemiş, sigortalı dolayısıyla davacı sigorta şirketi davalı taşıyıcılardan tazminat talep etme hakkını elde edememiştir. Davacının aktif husumeti kazanamadığı anlaşılmakla, davanın aktif husumet (sıfat yokluğu) nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davacının dava ehliyetinde bir eksiklik bulunmadığı halde davanın aktif dava ehliyeti nedeniyle reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Yine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 7/2. maddesinde husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlenmiştir. Bu durumda davacı aleyhine maktu yerine nispi vekalet ücreti takdiri de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacının dava ehliyeti bulunduğu halde davanın aktif dava ehliyeti nedeniyle reddine karar verilmesi, ayrıca maktu yerine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2025 Tarih 2024/994 Esas - 2025/818 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın aktif husumet yokluğundan reddine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından mahkeme veznesine yatırılan 13.411,32 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 12.795,92-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, Davalı ...Ltd Şti vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine" Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde iadesine, Davacı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/12/2025