TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 06/10/2022 NUMARASI : 2022/375 Esas 2022/648 Karar DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2014 KARAR TARİHİ : 27/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2026 Taraflar arasındaki şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan dolaylı zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2023/981 Esas 2026/356 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/981 KARAR NO : 2026/356 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 06/10/2022 NUMARASI : 2022/375 Esas 2022/648 Karar DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/04/2014 KARAR TARİHİ : 27/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2026 Taraflar arasındaki şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan dolaylı zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik verilen hükme karşı, davacılar tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın, davacı ... ile birlikte hissedarı olduğu ... Grup Gıda.. Ltd. Şti.'nin kuruluşundan itibaren müdürü olduğunu, bu şirketin Rusya'ya gıda ihracatına yönelik ticari faaliyette bulunduğunu, davacının işlerin büyümesi ve ticari bağlantıların kurulması için sürekli yurt dışında bulunduğu sırada davalı ...'ın davacının imzasını taklit ederek habersiz şekilde 09/12/2009 tarihinde şirketin adresini değiştirdiğini ve taşıdığını, şirketin işlerinin artmasına rağmen bu durumun şirket hesaplarına ve ortaklara maddi bir yarar olarak yansımadığını, şirket hesaplarını incelemek istemesine rağmen davalı ...' dan bilgi alamadığını, noterden ihtar çekmesine rağmen davalının cevap vermediğini, davalı ...'ın 02/04/2013 tarihinde bir yazı göndererek şirketi tasfiye edeceğini, ancak istenirse üçüncü bir şahsa devretmek sureti ile ortaklığı sona erdirmek istediğini belirttiğini, bu amaçla 15/04/2013 tarihinde toplantı yapılmasının istenilmesi üzerine davalının gösterdiği adrese gidildiğinde, ... şirketi yerine ... Grup Gıda... Ltd. Şti. adlı firmanın olduğunun görüldüğünü, davalı ...'ın toplantıda ortaklık ilişkisini sürdürmek istemediğini, tüm müşteri ilişkilerini sonradan ortağı ve müdürü olduğu ... Grup'a aktardığını, ihracat belgesi olmadığı için bugüne kadar beklediğini, ihracat belgesi aldıktan sonra ... firmasına ihtiyacının kalmadığını, davalı ...'ın ...'in müdürlüğünü yaptığı sırada aynı adreste ve aynı iş kolunda başka şirkete ortak ve müdür olup ticari ilişkilerini ve müşteri portföyü ile piyasa bağlantılarını bu şirkete aktararak ... firması ile haksız rekabet içerisine girdiğini, haksız rekabet teşkil eden tüm ticari faaliyetlerin ... Grup Ltd. Şti. hesabına sayılarak şimdilik 10.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın, ihlalin başladığı tarihten işleyecek ticari reeskont faizi ile davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı yana ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 20/04/2017 tarihli ıslah dilekçesinde; 10.000,00 TL olarak talep edilen maddi tazminat taleplerini 366.993,49 TL artırarak 376.993,49 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı yana ödenmesini talep etmiştir. CEVAP Davalılar cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacının kendi fast-food işleri için yurt dışına giderek şirket işleri ile ilgilenmediğini, 09/12/2009 tarihinde şirketin yeni adresine taşındığını, kararlar için imzaların önceden alınıp işlemin sonradan yapıldığını, davacının Türkiye'ye gelişinde şirket hakkında bilgi verildiğini, davacının şirket hakkında herhangi bir faaliyet yapmaksızın, gönderdiği ihtarnameler ile davalıyı zan altında bıraktığını, şirketin gayrifaal durumda olduğunu, defter ve kayıtları incelemesi için şirkete davet edilmesine rağmen gelmediğini, davacıya buna yönelik şirket merkezinde inceleme yapması için noterden ihtar çekildiğini, ... Grup ile ... şirketinin kuruluş ve faaliyet tarihlerinin birbirine yakın olduğunu, davacının ... Grubun faaliyetinden haberdar olduğunu, ... şirketinin ihracata yönelik işlemler yapmasına rağmen ... Grubun ihracat yapmadığını, birbirinin alanına girmediğini, rekabette bulunmasının söz konusu olmadığını, haksız rekabetin oluşmayacağını, davacının ortak oldukları şirkete katkı sağlamadığını, kendi fast-food işleri ile uğraştığını savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı ortağın dava dilekçesinde, davacı olarak kendisini gösterdiği, parantez içerisinde "asaleten ve ... şirketini temsilen" ibaresinin yazıldığı, dava dilekçesine vekaletname olarak davacı ...'ın vekaletnamesinin ekli olduğu, 27/03/2019 tarihli celse davacı vekiline, tazminatları kimin adına talep ettiği konusunda açıklama yapmak üzere mehil verildiği, davacı vekilinin 18/06/2019 tarihli dilekçesi ile "tazminatların davacıya ödenmesini talep ettiğini, davada ... Grup Ltd.Şti.'nin taraf olmaması sebebi ile bu husustaki takdiri mahkemeye bıraktığını, şirket adına dava haklarını saklı tuttuklarını" belirttiği, davacı vekilinin, 19/06/2019 tarihli celsede, tazminatın şirkete ödenmesini isteyerek tasfiye aşamasına giren şirkette tasfiye memurlarınca verilen vekaletnameyi sunduğu, sicil kayıtlarına göre de, tarafların ortağı olduğu ... şirketini temsil yetkisinin 07/07/2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 23/06/2008 tarihli Ortaklar Kurulu Kararına göre 10 yıllığına davalı ... ...'e ait olduğu, davacının, şirketi temsil yetkisinin de bulunmadığı, davanın, davacı ortak adına açıldığı, dava dilekçesinde şirketi temsilen açıldığı ibaresi yazılmışsa da davacının şirketi temsil yetkisinin bulunmadığı, 18/06/2019 tarihli dilekçesinde de açıkça şirketin davada taraf olmadığını belirttiği, davada Tasfiye Halinde ... Grup.. Ltd. Şti. adına usulüne uygun açılmış dava olmadığından, şirketin maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, rekabet yasağı nedeniyle oluşan zararın, doğrudan zarar olmayıp dolaylı zarar olduğu, zararın tazmini için dava dışı şirketin talepte bulunabileceği, davacı ortağın doğrudan tazminatın kendisine ödenmesi istemli dava açamayacağı (Yargıtay 11. HD, 2016/7949 E., 2018/1472, 27/02/2018 T. Kararı) gözetilerek davacı ortağın maddi ve manevi tazminat davasınının reddi gerektiği gerekçesiyle; "Davacı tasfiye halinde ... Grup Gıda...Ltd. Şti. adına usulüne uygun açılmış dava olmadığından maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davacı ... ... adına açılmış maddi tazminat talepli davanın reddine, Davacı ... ... adına açılmış manevi tazminat talepli davanın reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; 18/06/2019 tarihli beyan dilekçesi ile şirket adına alınan vekaletname dosyaya sunulmuş ise de beyan dilekçesinde şirketin davada taraf olmadığı ve şirket açısından hakların saklı tutulduğunu belirtilmiş olmakla şirket yönünden açılan dava yönünden mahkemece, olumlu olumsuz bir karar verilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile daha önce yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi ile kaldırıldığını, asaleten ve ... şirketini temsilen ibaresinin yazıldığı dava dilekçesine vekaletname olarak davacı ...'ın vekaletnamesinin ekli olduğunu, 27/03/2019 tarihli celsede davacı vekiline, tazminatları kimin adına talep ettiği konusunda mahkemece açıklama yapmak üzere mehil verilmesi üzerine 18/06/2019 tarihli dilekçe ile vekilin; "tazminatların davacıya ödenmesini talep ettiğini, davada ... Grup Ltd.Şti.'nin taraf olmaması sebebi ile bu husustaki takdiri mahkemeye bıraktığını, şirket adına dava haklarını saklı tuttuklarını" bildirdiğini, 19/06/2019 tarihli celsede ise vekilin, tazminatın şirkete ödenmesini isteyerek tasfiye aşamasına giren şirkette tasfiye memurlarınca verilen vekaletnameyi sunduğunu, doğrudan zararın TTK 555/1 kapsamında şirkete ödenmesi gerektiğini, uzman görüşü raporu dikkate alınmaksızın karar verildiğini, sorumluluk davasının ortaklar veya alacaklılar tarafından da açılabilecek olması karşısında davanın, aktif husumet ehliyeti eksikliği nedeniyle usulden reddedilmemesi gerektiğini, şirket adına düzenlenen vekaletnamenin, verilen süre içerisinde dosyaya sunulmasına rağmen şirket adına açılmış dava olmadığı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, rapor ile tespit edilen 352.710,62-TL tutarlı zarar karşısında verilen ret kararının hatalı olduğunu, davacı ... Grup Gıda ...Ltd.Şti. adına yer alan vekalet eksikliğinin giderildiğini, ... Grup Gıda...Ltd.Şti. adına sunulan vekaletname ile ... Grup Gıda şirketinin kendi adına diğer davacı ... ... tarafından açılan davaya ilişkin hukuki işlemi onadığı, bu durumda işlemin şirket tarafından da hukuki geçerlilik ve bağlılık kazandığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, TTK 626/2 maddesi uyarınca, şirket yöneticisinin rekabet yasağına aykırı davranışı sebebi ile şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde duruşma yapılmadan karar verileceği düzenlemesi yer almaktadır. TTK'nın 553. maddesinde; kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticiler ve tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumlu olacakları, kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak başkasına devreden organlar veya kişilerin, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmayacakları, hiç kimsenin kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamayacığını; bu sorumlu olmama durumunun gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamayacağı, TTK'nın 555/(1). maddesinde; şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebileceği, pay sahiplerinin tazminatın ancak şirkete ödenmesini isteyebilecekleri, hususları hüküm altına alınmıştır. Düzenlemeler ile birlikte somut olaya gelince; davalı ... ...'ün dava dışı ... Grup Gıda ... Ltd. Şti.'nin ortağı ve müdürü olmasına rağmen faaliyet konuları benzer diğer davalı şirketin müdürlüğünü yapmak suretiyle haksız rekabetine yol açtığından bahisle şirket müdürünün sorumluluğundan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemli işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen 04/12/2019 tarihli 2014/1253 E., 2019/789 K. sayılı kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Dairemizin, 2020/667 E., 2022/451 K. sayılı ilamıyla; " ....Somut olayda ilk derece mahkemesince dava konusu zararın dolaylı zarar olup zararın tazmini için dava dışı şirketin talepte bulunabileceği, davacı ortağın doğrudan tazminatı kendisine ödenmesini istemesi mümkün bulunmadığından açılan davanın reddine karar verilmiştir. Eldeki davada, tarafların ortak oldukları dava dışı limited şirketin müdürlüğünü yürüten davalının haksız rekabet yasağına aykırı davranışı suretiyle şirkete verdiği zararların tahsili yanında ayrıca manevi tazminat da talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince ise, davacı yanın manevi tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. ....Öte yandan, dava dilekçesinde davacı yanca kendi adına asaleten şirket adına davanın temsilen açıldığı belirtilmiştir. Vekil ile takip edilen davalarda vekaletnamenin ibrazını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nun 76. vekaletnamesiz dava açılması ve işlem yapılması halini düzenleyen HMK’nun 77. ve dava şartlarını düzenleyen HMK’nun 114/f maddeleri uyarınca usulüne uygun düzenlenmiş vekaletnamenin dosya içerisinde bulunması zorunludur. Davacı yan, her ne kadar 18/06/2019 tarihli beyan dilekçesi ile şirket adına alınan vekaletnameyi dosyaya sunmuş ise de, beyan dilekçesinde şirketin davada taraf olmadığını ve şirket açısından hakların saklı tutulduğunu belirtmiş olmakla şirket yönünden açılan dava yönünden ilk derece mahkemesince HMK'nın 77 ve devamı maddeleri gereğince olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre de, davacı yanın açılan davada hem maddi ve hem de manevi tazminat talebi bulunmakla davanın kabulü halinde davacı yararına hem maddi tazminat hem de manevi tazminat yönünden vekalet ücretine hükmedilmesi, reddi halinde ise, ayrı ayrı davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince bu yönde değerlendirme yapılmaması da isabetli değildir. " gerekçelerine yer verilerek HMK 353/(1)-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilerek dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, mahkemece, işbu 2022/375 Esas sırasına kaydedilen davada yargılama sürdürülmüştür. Mahkemece, Dairemiz kaldırma kararı sonrası bu kez 06/10/2022 tarihli 2022/648 Karar sayılı ilamla; "Davacı tasfiye halinde ... Grup Gıda...Ltd. Şti. adına usulüne uygun açılmış dava olmadığından maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davacı ... ... adına açılmış maddi tazminat talepli davanın reddine, Davacı ... ... adına açılmış manevi tazminat talepli davanın reddine" dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemenin gerekçesinde ise; davacı ortağın dava dilekçesinde davacı olarak kendisini gösterdiği, parantez içerisinde "asaleten ve ... şirketini temsilen" ibaresinin yazıldığı, dava dilekçesine vekaletname olarak davacı ...'ın vekaletnamesinin ekli olduğu, 27/03/2019 tarihli celse davacı vekiline, tazminatları kimin adına talep ettiği konusunda açıklama yapmak üzere mehil verildiği, davacı vekilinin 18/06/2019 tarihli dilekçesi ile "tazminatların davacıya ödenmesini talep ettiğini, davada ... Grup Ltd.Şti.'nin taraf olmaması sebebi ile bu husustaki takdiri mahkemeye bıraktığını, şirket adına dava haklarını saklı tuttuklarını" belirttiği, davacı vekilinin, 19/06/2019 tarihli celsede ise, tazminatın şirkete ödenmesini isteyerek tasfiye aşamasına giren şirkette tasfiye memurlarınca verilen vekaletnameyi sunduğu, ancak sicil kayıtlarına göre tarafların ortağı olduğu ... şirketini temsil yetkisinin 07/07/2008 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan 23/06/2008 tarihli Ortaklar Kurulu Kararına göre 10 yıllığına davalı ... ...'e ait olup davacının, şirketi temsil yetkisinin de bulunmadığı, davacı ortağın doğrudan tazminatın kendisine ödenmesi istemli dava açamayacağı, tasfiye halindeki şirket yönünden ise usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki Dairemizin, 11/04/2022 tarihli, 2020/667 E., 2022/451 K. sayılı ilamında açıkça işaret edildiği üzere, davacı yan, her ne kadar 18/06/2019 tarihli beyan dilekçesi kapsamında şirkete ilişkin vekaletname ibraz ederek şirketin davada taraf olmadığını ve şirket açısından hakların saklı tutulduğunu belirtmiş ise de; 19/06/2019 tarihli celsede vekilin, tazminatın şirkete ödenmesini isteyerek tasfiye aşamasına giren şirkette tasfiye memurlarınca verilen vekaletnameyi dosyaya sunması ve davacı ortağın dava dilekçesinde, davacı olarak kendisini göstermekle birlikte parantez içerisinde "asaleten ve ... şirketini temsilen" ibaresinin yazılı olması göz önünde bulundurulduğunda, işbu davanın, ... Grup Gıda ... Ltd. Şti. adına "Davacı" sıfatıyla açıldığının ve yargılamanın devamı sırasında şirkete ilişkin vekaletname ibrazıyla şirketin usulünce davada taraf olarak temsilinin sağlanmış olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, şirket tarafından açılan sorumluluk davasında olumlu/ olumsuz bir karar verilmesi gerekirken Dairemiz kaldırma kararının aksine olacak şekilde usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bahisle şirket yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece, bu anlamda bir tahkikat yapılmaması ve delillerin tartışılmaması HMK 353/1-a-6 anlamında esaslı delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi anlamında olduğundan Dairemizce bir değerlendirme yapılması da mümkün olmamıştır. Bu eksiklik aynı zamanda tahkikate ilişkin iki dereceli yargılama hakkına ilişkindir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2022 tarih ve 2022/375 Esas 2022/648 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -