T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2024/1640 KARAR NO : 2026/121 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04/06/2024 ESA…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2024/1640 KARAR NO : 2026/121 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04/06/2024 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/196 E., 2024/441 K. DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/01/2026 YAZIM TARİHİ : 28/01/2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352 madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: ... Rüzgâr Enerjisi Santralini işlettiğini, davalı ile 06.02.2012 tarihli Rüzgâr Enerjisi Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, davalının anlaşma ve Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak hesaplama yaptığını, RES Katkı Payı Anlaşması’nı, anlaşmada belirtilen hesap yöntem ve usulleri içerisinde kabul edip imzaladığını, işlettiği ... Rüzgâr Enerjisi Santrali’nde 2022 yılında kapasite (güç) artışına gidildiğini, revize edilen Katkı Payı Anlaşmasının 30/12/2022 tarihinde imzalandığını, Anlaşma’nın 3. maddesindeki hesaplama yönteminin “kümülatif” değil “bir önceki yıla ait” olduğu ifadesinin aynen korunduğunu, davalının KDV dahil 39.340.917,33 TL bedelli faturayı düzenleyerek müvekkil Şirkete e-fatura sistemi üzerinden gönderdiği, müvekkili şirketin faturaya itiraz ettiğini, müvekkil Şirketin faturanın ödeme süresi dâhilinde, yasal hesaba göre ödemesi gereken itiraz edilmeyen KDV dahil 10.515.607,15 TL'yi davalıya ödediğini, hesaplamanın haksız olduğunu ve arabuluculuk toplantısından sonuç alınamadığını belirterek 39.340,917,33 TL bedelli faturanın, KDV dahil 28.926.410,18 TL'lik kısmından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesi talep edilmektedir. Davalı vekili özetle: Hesaplamada hata bulunmadığını, davacı tarafından kendilerinin açık ve net bir şekilde taahhüt ettikleri ve kabul ettikleri uygulamadan başka bir uygulamayı savunmalarının doğruluk ve dürüstlük ilkelerine aykırı olduğunu, teşekküllerince uygulanan hesaplama yönteminin zamana yayılan borçlanmalarda herkes tarafından bilinen, uygulanan, teamüllere uygun bir uygulama olmasının yanı sıra akla, mantığa da uyan bir hesaplama şekli olduğunu, RES katı payı olarak yapılan ödemelerin, teklif mektubu ve bu çerçevede hazırlanan RES katkı payı anlaşması ortak değerlendirilerek, teklif yılı üzerinden kümülatif TÜFE güncellemelerini yansıtacak şekilde hesaplanmakta olup, söz konusu hesaplama yönteminin uygun bir hesaplama yöntemi olduğunu, davacı şirketin teklif mektubunda RES katkı payı tutarının, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar TÜİK tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi oranında güncelleştirilerek ödenmesini kabul ve taahhüt ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "....İddia, savunma, 18/11/2023 tarihli teknik bilirkişi raporu ve dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasında mevcut 06/02/2012 tarihli (RES) Katkı Payı Anlaşması ve revize edilmesi sonrasında düzenlenen 12/08/2015 tarihli Katkı Payı Sözleşmesi kapsamında, davalı şirket tarafından düzenlenen, TEE2023015800283 nolu KDV dahil 34.340.917,33 TL tutarlı 19/01/2023 tarihli RES katkı payı bedeli faturası kapsamında davacı tarafından ödenen 10.515.607,15 TL'lik kısmının mahsubu sonrasında bakiye 28.926.410,18 TL için davacı şirketin davalı şirkete borçlu olmadığı anlaşılmakla ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmekle, davanın kabulüne...." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: RES Katkı payı tutarının teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar TÜFE oranında güncellenerek hesaplanması gerektiğini, tüm mevzuatın, taahhütname, teklif mektubu formu ve sözleşmenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesince hesaplamada hata yapıldığını, sözleşmeye göre hesaplanırsa faturanın mevzuata uygun olduğunu ve davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, RES katkı payı bedeli faturası kapsamında davacı tarafından yapılan ödemeden sonraki bakiye kısım için borçlu olunmadığının tespiti taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-) Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 1.975.963,08 TL istinaf harcından peşin alınan 493.991 TL'nın mahsubu ile bakiye 1.481.972,08 TL'nın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.28/01/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...