11. Hukuk Dairesi 2011/8104 E. , 2012/14904 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2011 tarih ve 2006/440-2011/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki di
**11. Hukuk Dairesi 2011/8104 E. , 2012/14904 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/01/2011 tarih ve 2006/440-2011/4 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ile dava dışı Omni Gıda A.Ş. arasında düzenlenen marka lisans sözleşmesiyle “Tek Yıldız” “Çift Yıldız”, “Tek Koç”, “Çift Koç” ibareli markaların kullanım hakkının davalıya devredildiğini, daha sonra bu markaların 1997 yılında dava dışı Kılıçlar Gıda A.Ş.’ne bu şirketin de 1999 yılında müvekkiline devrettiğini, yapılan devir işleminin ardından 07/09/2000 tarihinde müvekkili tarafından çekilen ihtarnameyle devir hususunun davalıya bildirildiğini, buna rağmen davalının İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açarak lisansa konu markaların kendi adına tescilini talep ettiğini, yapılan yargılama sonunda davanın reddedildiğini ve kararın onanarak kesinleştiğini, davalının lisans sözleşmesine konu markaları tescilli olduğu şekilden farklı olarak kullanması sebebiyle davalının eyleminin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespitine, durdurulmasına, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 80.000 TL manevi ve 30.000 TL itibar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu markaların 1984 tarihinde, müvekkiline ticari işletmeyle birlikte devredildiğini ve devir bedelinin ödendiğini, davaya konu markaların devrinin taahhüt edilmesine karşın Sınai Mülkiyet Dairesi tarafından devir talebinin reddedildiğini, müvekkilinin uzun yıllardan bu yana davaya konu markaları kullanmak suretiyle maruf hale getirdiğini, davacının eyleminin kötü niyetli olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dosya içerisinde mevcut davalı kullanımlarına ilişkin ürün ambalaj örneklerinin renkli fotokopileri incelendiğinde, kullanımların lisans sözleşmesinin markayı devralan tarafından sözleşmenin fesih tarihinden sonraki tarihlere ait olduğu, marka sahibinin tecavüz ile ilgili iddialarının değerlendirilmesi açısından incelendiğinde, davacının tescilli markalarının ürün ambalajları üzerine aynı ibareler ile yazıldığı ve marka tescilindeki işaretlerin ürün ambalajı üzerinde benzer şekilde ve aynen denecek düzeyde kullanıldığı, her ne kadar lisans sözleşmesinin geçerli olduğu dönemdeki kullanıma ilişkin olarak delil sunulmamışsa da sözleşmenin feshinden sonraki dönemlerde davalının davacıya ait markaların tescilli ibare ve şeklini ürün ambalajlarında aynen kullanmasının davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz oluşturduğu gibi haksız rekabet fiilinin de gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının üç adet tescilli markalarındaki işaretlerin davalının küçük değişikliklerle kopyalayarak dört ayrı işaret olarak kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine, ref’ine, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davacının markalarına tecavüz sebebiyle her bir eylem için takdiren 5.000 TL’dan hesapla 20.000 TL manevi ve yine her bir marka için takdiren 5.000 TL’dan hesapla 15.000 TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.559,25 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.