11. Hukuk Dairesi 2023/6278 E. , 2024/7476 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1050 Esas, 2023/1027 Karar HÜKÜM : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/147 E., 2020/385 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali ve Markanın Hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Ka
**11. Hukuk Dairesi 2023/6278 E. , 2024/7476 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1050 Esas, 2023/1027 Karar HÜKÜM : Esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/147 E., 2020/385 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali ve Markanın Hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 2018/72108, 2018/69144, 2018/69143, 2018/64906, 2018/64895, 2016/58821, 2016/57530, 2016/54164, 2016/32019, 2016/32014, 2016/13357, 2016/13354, 2016/13332, 2016/13324, 2016/100107, 2016/100099, 2015/99633, 2015/64220 sayılı "... özel bahçe", "... köy sızması", "... ... köy sızması", "... yalın lezzet", "... ... yalın lezzet", "...", "... doğal", "...", "... ...", "...", "... ...", "...", "... ...", "...", "... ...", "... ...", "... ...", "... ..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2019/13529 kod numarasını alan başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı şirketin marka başvurusunu davacı şirkete ait markaların tescilli olduğu sınıflarda yaptığını, itiraza konu markanın davacı şirket markalarıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı markasının sınıfları ile davacı şirkete ait markaların sınıflarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı ve bağlantılı bulunduğunu, “...” markasının 2008 yılından bu yana 15 farklı ülkede yaygın olarak faaliyet gösteren ve tanınmış olan davacı şirket bünyesinde kullanıldığını, dava konusu markanın tescili halinde davacı şirketin itibarından haksız yararlanmanın söz konusu olacağını, davalı markası ile davacı şirket markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, davacı şirket markaları ile dava konusu markanın yazılış, fonetik, şekil ve anlam bakımından benzer olduğunu, davalı markasının davacıya ait markaların serisi gibi algılanma ihtimalinin bulunduğunu, dava konusu markayı gören tüketicilerin markaları ya benzeteceklerini ya da markalar arasında bağlantı kuracaklarını, davacı şirkete ait “... ...” ve “...” ibareli markaların gıda sektöründe bilinir markalar olduğunu, davacı şirkete ait ürünlerin üzerinde “...” ibaresinin daha ön planda bulunduğunu, davalı şirket başvurusundaki “...” ibaresinin baskın olmasının bilinçli olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli bulunduğunu beyanla, YİDK’in 2020-M-3172 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescilli 2019/13529 sayılı “...+şekil” markasının sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu marka kapsamında yer alan 29. ve 30. sınıf emtia ile 31. sınıftaki "Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar" mallarının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olduğu, buna karşılık davacıya ait markalar ile dava konusu markanın görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı ve dava konusu markanın davalı markaları ile karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olduğunun da ispatlanamadığı, dava konusu başvurunun kötü niyetli olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hukuka aykırı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulduğunu, markalar arasında yapılan benzerlik değerlendirmesinin kanuna, doktrine ve hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin tescilli markası olan "..." ve "... ..." ibareleri ile davalının "..." ibaresinin, fonetik, görsel ve işitsel açılardan yüksek benzerlik taşıdığını, davacı şirket markalarının tanınmış olduklarını, bu hususun mahkemece dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "E ...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "...", "... ..." ve "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ibaresinin, ülkemizdeki bir coğrafi bölgenin adı olduğu ve tek başına kimsenin tekeline bırakılamayacağı, dolayısıyla bu ibareye yapım ve çekim ekleri getirilerek oluşturulan ibarelerin ayırt ediciliklerinin de düşük bulunduğu, kaldı ki ibareler arasında anlamsal farklılık da olduğu, iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının da yerinde bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olarak düzenlendiğini, ... ve ... markaları arasında bariz benzerlik olduğunu, ürünleri kullananların fazla olduğunu ve ortalama tüketicilerin karıştırabileceğini, davacı şirketin 1975 yılımda ... Gıda olarak kurulduğunu, 2017 yılında Savola Gıda olarak ismini değiştirdiğini, Ortadoğu, Körfez, Kuzey Afrika, İran ve Orta Asya bölgelerinde 30 farklı ülkede faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin ve markalarının tanınmış olduğunu, davacı şirketin tanınmışlık kriterlerine uymadığına dair görüşe nasıl varıldığının anlaşılamadığını beyanla temyiz başvurusunda bulunmuştur. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu Kararının İptali ve Markanın Hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin 1inci fıkrası, 5 inci fıkrası ve 9uncu fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.