TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/507 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 26/06/2025 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/03/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararının yokluğunun tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yöneli…
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2026/146 Esas 2026/146 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/146 KARAR NO : 2026/146 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/507 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 26/06/2025 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/03/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararının yokluğunun tespiti istemine ilişkin davanın yargılaması sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait 20 payın 4 payının ..., 6 payının ..., 8 payının ... ve 2 payının müvekkiline ait olduğunu, davalı şirketin uzun yıllar faaliyet göstermediği için Ticaret Sicil Müdürlüğünce 25/09/2013 tarihinde TTK'nun geçici 7. maddesine dayanılarak sicilden re'sen terkininin gerçekleştirildiğini, 4 yıl sonra dava dışı ortak ... tarafından açılan davada davalı şirketin ihyasına karar verildiğini, şirkete tasfiye memuru olarak dava dışı ...'ın atandığını, 18/07/2019 tarihli ek kararla tasfiye memuru ...'ın görevine son verildiğini, müvekkilinin ilgili şirket için mahkeme tarafından atanan tasfiye memurunun görevine son verildiği ve şirket tarafından herhangi bir genel kurul toplanmadığından şirkete yeni bir temsilci/müdür atanmadığından şirket adına Eskişehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/123 Esas sayılı dosyanın müvekkiline ihbar edildiğini, şirket adına açılan ve ihbar edilen dava sonrasında ticaret sicilinde yapılan araştırma neticesinde müvekkilinin hiçbir bilgisi yokken, müvekkiline tebligat ve bildirim yapılmaksızın 20/04/2024 tarihinde usule ve yasaya aykırı olarak şirket genel kurulunun toplandığı ve bu genel kurulda şirkete münferiden yetkili müdür olarak usule ve yasaya aykırı şekilde dava dışı ...'nin atandığını öğrendiklerini, ilan ve toplantı günü hariç 15 günlük süre dolmadan toplantı yapıldığını, limited şirketlerde de kıyasen uygulanacak olan TTK'nun 414. maddesi gereği şirket esas sözleşmesinde yazılı ilan şartının gerçekleşmediğini, kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak toplanan genel kurulda alınan kararların hukuken geçersiz olduğunu belirterek davalı şirketin 20/04/2024 tarihli genel kurul kararlarının yoklukla batıl olduğunun tespitine, aksi kanaat halinde ise butlanla batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, dava dilekçesinde ayrıca, davalı şirketin 20/04/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yürütmesinin bu davada verilecek karar kesinleşene kadar geri bırakılmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı şirketin 20/04/2024 tarihli genel kurul kararının yoklukla/butlanla malul olup olmadığına yönelik olduğu, davalı şirketin 20/04/2024 tarihli genel kurulununda şirket ortağı ...'nin tek başına atacağı imza ile şirketi yönetim ve temsil için atandığı, genel kurulda başkaca bir karar alınmadığı, kararın toplam 20 hisseden 12 hisse sahibinin oyuyla alındığı, açılan yolsuz tescil davası ile şirket lehine taşınmaz devrinin talep ve dava edildiği, işbu davaya konu genel kurul kararının yönetim organı atanmasına yönelik olmasına ve yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi halinde şirkette organ boşluğuna neden olacağı, dava dilekçesi ve ekindeki belgelerden genel kurulun yokluğunun tespiti talep edilen kararlarının yürütmesinin durdurulmaması halinde ne gibi telafisi imkansız zararların doğacağına yönelik kanaat oluşmasını sağlayacak açıklama ve deliller bulunmadığı gibi dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada iddialarımızı ispata yarar belgeler bulunduğunu, dava konusu genel kurulun kanunun emredici hükümlerinde aranan unsurları taşımadığını, kanunun emredici hükümleri gereği genel kurulun toplantı gününden en az 15 gün önce toplantıya çağrılması gerekli olup bu 15 günlük süreye ilan ve toplantı günlerinin dahil olmadığını, ticaret sicili gazetesi ilanları incelendiğinde davalı şirketin 20/04/2024 tarihli genel kurulu için 05/04/2024 tarihinde ilan yapıldığını, bu haliyle 15 günlük süre dolmadan toplantının yapıldığını ve kanunun emredici hükmüne aykırı davranıldığını, limited şirketlerde de kıyasen uygulanacak TTK'nun 414. maddesi gereği şirket esas sözleşmesinde yazılı ilan şartının gerçekleşmediğini, kanun koyucunun genel kurula çağrının yalnızca ticaret sicil gazetesinde ilan yolu ile yapılmasını yeterli görmediğini, ayrıca şirket esas sözleşmesinde belirtilen şekilde ilan yapılmasını da geçerlilik koşulu olarak belirlediğini, davalı şirketin esas sözleşmesi incelendiğinde ise esas sözleşmenin 7. maddesinde şirkete ait ilanların şirket merkezinin bulunduğu yerde, en az bir gazete ile yedi gün evvel ilan edilmesinin düzenlendiğini, bu ilan şartının da yerine getirilmediğini, pay sahibi müvekkile tebligat yapılmadığının PTT'ye yazılan müzekkereye verilen cevap ile ispatlandığını, toplantının şirket merkezi dışında yapıldığını, toplantı çağrısının mahkeme kararı ile görevi sona erdirilen tasfiye memuru tarafından yapılmış olup yetkisiz kişinin yaptığı çağrının da yok hükmünde olduğunu, dava dilekçesinde ve yargılama süresince ifade edildiği üzere davalı şirket adına dava dışı ...'a tapu iptal tescil davası ikame edilmiş olup ilgili davanın, ... tarafından " (...) davadaki iddiaların diğer tarafı olması ve dava neticesinde verilebilecek olası bir zarar tazmini kararının kendisine rücu edilmesi söz konusu olacağından" şeklindeki gerekçe ile müvekkiline ihbar edildiğini, yoklukla malul bir hukuki işlemin en başından itibaren hukuk aleminde yok sayılacağını, bu işleme dayalı olarak yapılan işlemlerin de yok hükmünde olacağını, ilgili işlemin butlanla malul olduğuna kanaat getirilmesi halinde ise de batıl bir hukukî işlem, unsurları itibariyle şeklen ve fiilen mevcut olsa da konusu ve içeriği bakımından amaçlanan hukukî hüküm ve sonuçları daha başlangıçtan itibaren kesin olarak hükümsüz olacağını yoklukla yahut butlanla malul bir genel kurul kararına dayalı olarak şirketi temsil eden bir kişinin şirket adına açtığı davada verilen kararın da usul ve yasaya aykırı olacağını, müvekkiline ihbar edildiği üzere verilecek karar müvekkiline rücu edilirse müvekkili açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağını belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. Karşı taraf davalı şirketin 25/04/2024 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri, karşı taraf davalı şirket anasözleşmesi dosya içerisinde yer almaktadır. HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nın 389/(1). maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Anılan hükümler karşısında somut olaya gelindiğinde, ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılmış, davalı şirket temsilcisi ... 12/11/2025 tarihli celsede ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. TTK'nun 449. maddesindeki koşul yerine getirilmiştir. Öte yandan, ihtiyati tedbir talep eden davacı yan davalı şirketin 25/04/2024 tarihli genel kurul toplantısına çağrının davalı şirketin yetkili temsilcisi tarafından yapılmadığını, kendisine usulüne uygun genel kurul toplantı çağrısının yapılmadığını, genel kurul toplantısına ilişkin ilanın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan günü ve toplantı günü hariç 15 gün önce yapılmasına ilişkin emredici kanun hükmüne aykırı davranıldığını, şirket ana sözleşmesindeki ilan koşulunun yerine getirilmediğini, genel kurul toplantısının şirket merkezinde yapılmadığını ileri sürerek davalı şirketin 25/04/2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla batıl olduğunun tespitini, aksi kanaat halinde ise butlanla batıl olduğunun tespitini talep etmiştir. Karşı taraf davalı şirketin ana sözleşmesinin 7. maddesindeki ilan koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği, ihtiyati tedbir talep eden davacıya çağrının usulüne uygun yapılıp yapılmadığına ilişkin dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler karşısında davacının işbu davada haklılığını yaklaşık olarak ispat etme koşulunun bu aşamada gerçekleşmediği gözetildiğinde mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde sonucu itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında sonucu itibarıyla bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin ihtiyati tedbir talep eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 20/02/2026 Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ... Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.