12. Hukuk Dairesi 2023/768 E. , 2023/1947 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ihalenin fehine karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu ve alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyi
**12. Hukuk Dairesi 2023/768 E. , 2023/1947 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki ihalenin feshi şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ihalenin fehine karar verilmiştir. Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu ve alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Şikayetçi borçlu; gönderilen icra emri, kıymet takdiri ve satış ilanı tebligatlarının Tebligat Kanunu'na aykırı bir şekilde tebliğ edildiğini, satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu, ihale tutanağında tellalın üç defa bağırdığına dair el yazısı ile yazılması gereken hususların yazılmadığını, satış avansının fazla olmasının ihaleye talebi etkilediğini ve taşınmazların muhammen bedellerin üzerine çıkılmadan satılması durumunu doğurduğunu, Ulusal gazetenin o günkü trijanın 50.000 den az olduğunu, ilan panosu dar ve küçük olması sebebiyle satış ilanının açık bir şekilde görülmediğini, satış ilanında taşınmazların kaydındaki şerhler bölümünün boş bırakıldığını, tapu takyidatlarının eksik ve hatalı yazıldığını, İİK'nın 124. madde hükmüne göre araştırma yapılmadığını, ihale bedelinin satış masraflarını belirterek dört adet taşınmaza ilişkin ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP Alacaklı; tebligatların usulüne uygun olduğunu, ihale bedelinin satış masraflarını karşıladığını, ihalenin usulüne uygun olduğunu belirterek şikayetin reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borçluya satış ilanına ilişkin 31.03.2020 tarihli tebligatın borçlunun annesi Fecire Yazan'a tebliğ edildiği, ancak mazbatada Fecire Yazan'ın imzası bulunmadığı gibi imzadan çekinme hali varsa şahsın imzadan imtina ettiğine ilişkin tebligatta bir ibarenin de bulunmadığı, diğer taraftan 10.08.2020 tarihli satış ilanı tebligatının TK'nın 21/2. hükmüne göre yapıldığı, gerçek kişilere tebligatın öncelikle TK'nın 21. maddesine göre çıkarılıp bila tebliğ dönmesi halinde TK'nın 21/2. maddesine göre çıkarılması gerekirken 10.08.2020 tarihli tebligatın TK'nın 21/2. maddesine göre çıkarıldığı, tebligatların usulsüz olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ihalenin feshine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Alacaklı; tebliğe çıkarılan icra emrinin borçlunun aynı konutta ikamet eden eşine tebliğ edildiğini, tebligatta usulsüzlük olmadığını, kıymet takdir raporunun da aynı adrese tebliğe çıkarıldığını, bu kez adresin sürekli kapalı olması gerekçesiyle TK'nın 21. maddesi uyarınca bağlı bulunduğu mahalle muhtarına tebliğ edilerek kapıya haber kağıdı yapıştırıldığını, borçlunun dilekçesinde belirttiği diğer iddialarının da ihalenin feshini gerektirmediğini, gazete ilanının usulüne uygun olduğunu, satış avansının fazla olmasının satışa etki eden bir durum olmadığını, ihalelere iştirak edecek kimselerin, yalnızca panolarda yer alan ilanları incelemekle kalmayıp icra dosyasından satış şartnamesini de inceleme hak ve yetkisine sahip olduklarını, dolayısıyla fiziki alanın dar olması sebebiyle yeterli bilgi edinmeden satışa iştirak edildiği iddiasının yerinde olmadığını, ihale bedellerinin satış ve paylaştırma masraflarını da karşıladığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra emrinin muhatap borçlunun adreste bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin aynı konutta oturan eşine tebliğ edilmesinin TK'nın 16. maddesine göre usulsüz olduğu; kıymet takdiri tebligatının muhatabın adreste bulunmama sebebi, adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı tespit ve tevsik etdilmediği, haber bırakılan komşu isminin yazılmadığı tebligatın TK'nın 21. maddesine göre usulsüz olduğu, 31.03.2020 tarihinde tebliğ edilen satış ilanı tebligat mazbatasının incelenmesinde; anılan bu tebligatın TK'nın 21. maddesine mi yoksa TK'nın 16. maddesine göre mi tebliğ edilmeye çalışıldığı anlaşılamamış ise de; TK'nın 21. maddesi açısından değerlendirildiğinde tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama sebebini, adresinden geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığını, Yönetmeliğin 35. maddesi gereğince tespit ve tevsik etmediği, haber bırakılan annenin komşu olarak mı haber bırakıldığının anlaşılamadığı, bu nedenle usulsüz olduğu, TK'nın 16. maddesi yönünden incelendiğinde ise tebligatın altına annenin birlikte ikamet edip etmediğinin ve imzadan imtina edip etmediğinin yazılmaması nedeniyle bu tebligatın da usulsüz olduğu, 10.08.2020 tarihli TK'nın 21/2. maddesine göre yapılan satış ilanı tebligatının değerlendirilmesinde de; öncelikle şikayetçinin bilinen en son adresine usulüne uygun tebligat çıkarılması zorunlu olup, TK'nın öngördüğü usullerde tebligat yapılmadığından, aynı Kanun'un 10. maddesi gereğince bilinen son adrese tebligat çıkarılması kuralının yerine getirildiğinden söz edilemeyeceği, bu durumda TK'nın 21/2. maddesine göre yapılan satış ilanına ilişkin tebligatın da usulsüz olduğu, İİK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu, bu kapsamda mahkemece ihalenin feshine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu ve alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Borçlu; dosyanın, aynı ihaleye konu ... 18. Hukuk Dairesinin 2022/1637 E. sayılı dosyası ile birleştirilerek yargılamanın Dairemiz dosyası üzerinden devam etmesini, HMK'nın 166. maddesi uyarınca davaların birleştirilmesi için gerekli koşullar oluştuğunu ve Bölge Adliye Mahkemesince yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına karar verildiğini kararın bu yönden düzeltilerek yürürlükteki avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince lehe vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir. 2. Alacaklı; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebi ile birlikte istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; ihalenin feshi istemine ilişkin şikayet niteliğindedir. 2. İlgili Hukuk İİK’nın 127, 134. maddeleri, Tebligat Kanunu'nun 10,16, 21. maddeleri, 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup borçlu ve alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin reddine oy birliği ile karar verildikten sonra işin esası incelendi: Taraflarca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz eden davacıdan tahsiline, davalı bankadan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.