11. Hukuk Dairesi 2012/19124 E. , 2013/16504 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.10.2011 tarih ve 2010/38-2011/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları …
**11. Hukuk Dairesi 2012/19124 E. , 2013/16504 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.10.2011 tarih ve 2010/38-2011/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının Birmar isimli hipermarkete sattığı un karşılığında davalının... şubesine ait keşidecisi ... Day. Tük. Ltd. Şti. olan 20.05.2006 keşide tarihli 9.650,00 TL bedelli çeki aldığını, 23.05.2006 tarihinde çek muhatap bankaya ibraz edildiğinde karşılığının bulunmadığının anlaşıldığını, çekin keşidecisi ve cirantaları aleyhine icra takibi yapıldıysa da borçlular adreslerinde bulunmadığından tebligatların iade edildiğini, keşideci şirket yetkilisi Hüseyin Çatalbaş hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan şikayetçi olunduğunu, Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesi'ne açılan kamu davasında yapılan yargılama sırasında çekteki keşideci imzasının Hüseyin Çatalbaş'a ait olmadığının, sahte kimlikle bankadan çek karnesi aldığının tesbit edildiğini, davacının 3167 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca davalı bankadan çek yaprağı başına sorumluluğu olan 370,00 TL'sını tahsil ettiğini, davalının aynı kanunun 2. maddesi gereğince çek hesabı açtırmak isteyen kişilerle ilgili olarak yapması gereken araştırmaları yapmadığını, bu nedenle davacının zarar gördüğünü ileri sürerek, çek bedeli ve çek tazminatı toplamı olan 9.744,00 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davalının 3167 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince gerekli dikkat ve özeni gösterdiğini, 3. kişinin sahtecilik eylemleri ile bankanın işlemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını, davalı bankanın yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalının 3167 sayılı Kanunun 2. maddesi gereğince gerekli dikkat ve özeni gösterdiği, dava konusu çekin keşidecisi şirket adına vadesiz hesap açıldığı, sonrasında şirket yetkilisi olduğunu beyan eden kişi tarafından çek karnesi talep formunun, vergi dairesinden tasdikli vergi levhasının, tasdikli ikametgah belgesinin, firma yetkilisine ait noter onaylı imza beyannamesinin, firma yetkilisine ait noter onaylı nüfus cüzdan suretinin, ticaret sicil müdürlüğünce düzenlenen ticaret sicil tasdiknamesinin ve faaliyet belgesinin, ticaret sicil gazetesinin ibraz edildiği, söz konusu tüm belgelerin resmi kurumlarca düzenlendiği ve bir kısmının noter tasdikli olduğu, dolayısıyla iğfal kabiliyetine haiz oldukları, dava dışı 3. kişinin sahtecilik eylemleri ile illiyet bağının kesildiği, ayrıca T.C. Merkez Bankası'nca 3167 sayılı Kanunun 9. maddesine göre yapılan araştırma sonucu firmanın çek karnesi vermeye yetkili diğer kurum ve kuruluşlardan almış olduğu çeklerden karşılıksız kalmış herhangi bir çek kaydına ve firmanın yasaklılık kaydına rastlanmadığının tesbit edildiği, dolayısıyla davalının TTK'nın tacirlere yüklediği basiretli ve özenli davranma yükümlülüğünü yerine getirdiği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.