6. Ceza Dairesi 2024/2417 E. , 2024/6371 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/569 E., 2024/732 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli kasten yaralama, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama I.... Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık ve müdafiine "...İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay İlgili Cez
**6. Ceza Dairesi 2024/2417 E. , 2024/6371 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/569 E., 2024/732 K. SUÇLAR : Nitelikli yağma, nitelikli kasten yaralama, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, onama I.... Müdafiinin Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Sanık ve müdafiine "...İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek (temyiz başvurusunda temyiz nedenlerinin gösterilmemesi halinde ise CMK'nın 295/1 maddesi gereğince temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden itibaren 7 gün içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine bu nedenleri içeren ek dilekçe verilmek) ve TEMYİZ yolu açık..." ihtarat içerikli gerekçeli kararın tebliği edildiği, sanık müdafiinin tebligat üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 294. ve 295/1. maddeleri uyarınca herhangi bir dilekçe sunmadığı ve temyiz sebebi gösterilmediği anlaşıldığından, temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II.Sanık ... Hakkında Nitelikli Kasten Yaralama ile Banka ve Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde; Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, III.Sanık ... Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelenmesinde; Diğer temyiz itirazları reddine karar verilmiştir Ancak: 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun'un gereğince görevlendirilen vekile bu tarife uyarınca vekalet ücreti ödenip ödenmeyeceğine yönelik istemle ilgili olarak Avukatlık Kanunu’nun "Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması" başlıklı 168 inci maddesi, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5320 sayılı Kanun) Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un "müdafii ve vekil ücreti" başlıklı 13 üncü maddesi ve ilgili mevzuat birlikte değerlendirildiğinde şu sonuca varılmaktadır. Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin verdiği yetkiye göre Avukatlık Ücret Tarifesi serbest avukatlık sırasında yargı yerlerindeki işlemlerle diğer işlemlerden alınacak asgari ücreti belirleyen tavsiye niteliğindeki idari bir işlemdir. Ceza ve güvenlik tedbirleri ile ceza usül kuralları anayasa ile teminat altına alınmış hak ve özgürlüklere müdahale teşkil ettiğinden ancak kanunlarla düzenlenebilirler. İdare bu hak ve özgürlüklere müdahale teşkil edecek hususlarda kanuna dayanmayan hiçbir düzenlemede bulunamaz. Baro tarafından görevlendirilmek suretiyle müdafilik ve vekillik ceza usül mevzuatımızda yer alan bir müessese olup Avukatlık Kanunu’nun 168 inci maddesinin düzenleme ya da müdahale yetkisi verdiği serbest avukatlığa ilişkin bir müessese değildir. 5271 sayılı Kanun’un 150/1,3, 4 ve 333 üncü maddeleri ile 5320 sayılı Kanun’un Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 13 üncü ve 14 üncü maddelerinin verdiği yetkiye göre Adalet Bakanlığının düzenleme yapabilmesine yönetmelik çıkarabilmesine müsaade edilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu gereğince, soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine Baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile, görevin ifasından doğan masraflar hariç avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak Maliye ve Adalet bakanlığı tarafından birlikte tespit edilip Adalet bakanlığı bütçesinden ödenecektir. Sonuç olarak baroca görevlendirilen müdafii ve vekillerin ücretlerini belirleme hak ve yetkisi Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin idareye verdiği yetkiye dayanılarak düzenlenecek bir husus olmayıp 2023-2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesindeki baroca atanan müdafii ve vekillerin ücretlerine müdahale teşkil eden düzenlemenin yasal dayanağı bulunmamaktadır. Ayrıca yargılama giderleri kapsamında bulunan son tarifeye göre belirlenen bu vekalet ücreti sanığın beraati halinde hazineye, sanığın mahkûmiyeti veya hükmün açıklamasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde ise katılan lehine sanığa yasal dayanağı olmayan bir vekalet ücretinin yükletilmesine neden olacaktır. Bu hususun kanuni zemini bulunmadığından idarenin işlemi ile de yani Adalet Bakanlığı genelgesi ile de düzeltilmesi mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle 5271 sayılı Kanun'un gereğince, soruşturma ve kovuşturma aşamasında görevlendirilen müdafiilere 21.09.2023 tarihinde 32316 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinde düzenlendiği şekliyle vekalet ücreti takdir edilmesi mümkün bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesinin, vekalet ücreti yönünden düzeltilerek istinaf başvurusu yerinde görülmemiş ve hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, Bölge Adliye Mahkemesinin vekalet ücretine ilişkin düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kısmı çıkartılarak yerine, "..İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine..." cümlesi yazılmak suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.