T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2025/470 KARAR NO : 2025/1451 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/284 KARAR NO : 2024/1040 KARAR TARİHİ: 26/12/2024 DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 17/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2025/470 KARAR NO : 2025/1451 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/284 KARAR NO : 2024/1040 KARAR TARİHİ: 26/12/2024 DAVA: İflas (Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177)) KARAR TARİHİ: 17/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket hakkında borcundan dolayı Bakırköy 17.İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, borçlu şirketin takibe konu borcu itiraz ettiğini ve bu itirazının da Bakırköy 3.Asliye Ticaret Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/878 esas ve 2023/1114 karar sayılı ilamı ile hükümden düşürüldüğünü, mahkemenin itirazın iptaline dair kararı icraya sunularak icra takibine devam edildiğini, borçlu şirket hakkındaki icra takibi ile mahkemenin ilamının davalı yönünden kesinleştiğini, aynı zamanda borçlu şirkete, bu dosyadan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/878 esas ve 2023/1114 karar sayılı ilamı ile hükmedilen icra inkar tazminatı ve yargılama giderleri ile faizleri olmak üzere toplamda 106.904,53 TL borç için 02/02/2024 tarihli örnek 4-5 icra emrinin tanzim edildiğini ve bu icra emrinin de 08/02/2024 tarihinde borçlu tarafa tebliğ edildiğini, borçlu şirketin iflasa tabi eşhastan olması ve ayrıca icra emrinde yazılı müddetler geçtiği halde borcunu ödememesi nedeniyle iflasını istemek gerektiğini, anılan nedenlerle ilama dayanan alacağın icra emriyle istendiği halde borçlu tarafından ödenmemiş olması nedeniyle İİK. 37. ve 177/4. md hükümleri gereği, tüzel kişi tacir olan davalının (borçlunun) iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı tarafa dava dilekçesi 18/05/2024 tarihinde tebliğ edilmiş ancak yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı vekili 23/12/2024 tarihinde sunmuş olduğu beyan dilekçesinde; şirket yetkilisi ...'ın sebze- meyve alım- satımı yapan bir iş insanı olduğunu, erkek kardeşi ... tarafından şirket çek defterinin kilitli dolabından çalındığını, 16/06/2023 tarihinde kardeşinin bir anda ortadan kaybolduğunu, ilk birkaç gün şüphelenmeden kardeşlik refleksi ile kardeşini arayan müvekkilinin sonuç alamayınca 19/06/2023 tarihinde Tece Şehit Fırat Palamut Polis Merkez Amirliğine giderek kardeşi için kayıp ihbarında bulunduğunu, kardeşi ...'in kaybolduktan yaklaşık 20-25 gün sonra ... Bankası şirket yetkilisinin ...'ı arayarak bir kısım çeklerinin kullanıldığını ve vadesi gelen çekinin olduğunu söylemesi üzerine ...'ın çek koçanın yerinde olmadığını fark ettiğini, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına giderek çeklerle ilgili ödeme yasağı talep edip kardeşi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, kardeşinin çek koçanını çalıp piyasaya dağıtması sebebiyle ticari hayatının alt-üst olduğunu ve bir çok haksız icra takibe maruz kaldığını, müvekkili ... Yaş Meyve Ve Sebze Gıda Hayvancılık İthalat İhracat Anonim Şirketi'nin iflas halinde bir şirket olmadığını, sadece mevcut ekonomik koşullar içerisinde aciz içinde olduğundan muaccel hale gelen borçlarını likidite yetersizliği nedeniyle karşılayamadığını, borçlu şirketin aktifleri olan taşınır, taşınmaz malları, hakları, nakit, döviz çek, benzeri ödeme araçları ve alacakları ile lisans marka patent ve gayri maddi değerleri tüm borçları karşılamaya müsait olduğundan iflasına gerek olmadığını beyan ederek depo kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; "...Bakırköy 17. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklı ... ... tarafından borçlu ... Yaş Meyve Ve Sebze Gıda Hayvancılık İthalat İhracat Anonim Şirketi aleyhine 279.400,00-₺'nin 08.09.2022 tarihinde ilamlı icra takibi başlatıldığı, icra dosyasına herhangi bir ödeme yapılmamış olduğu anlaşılmıştır. İİK'nın 177. maddesi uyarınca şirket yetkililerine usulünce tebligat yapılmış olup, şirket yetkilileri duruşmaya katılmadıkları ve dosyaya yazılı beyan sunmadıkları anlaşılmıştır. Mahkememizce icra müdürlüğüne depo kararına esas dosya hesabı yaptırılmış ve dosya hesabında yazılı toplam tutarın ödenmesi hususunda davalı tarafa depo emri usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davalı tarafından 7 günlük süre içerisinde ve her halde duruşma gün ve saatine kadar mahkememiz veznesine veya icra veznesine ya da alacaklıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşıldığından davalı şirketin iflasına..." karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; beyan dilekçesindeki açıklamalarını tekrar ederek, müvekkilinin depo kararını gereği gibi yerine getirememe sebebinin nakit sıkışıklığı olduğunu, şirketin aktiflerinin pasiflerinden fazla olup borca batık olmadığını, borca batıklık durumu belirlenmesi amacıyla alınan bilirkişi raporunda müvekkile ait şirketin mal varlığının tespitinin yapılmadığını, yapılan yargılama ve kurulan kararın usul ve yasaya uygun olmadığını, gerekçeli kararda alınan bilirkişi raporunun hükme esas kabul edildiği vurgulanmış ise de karar öncesi müvekkilinin beyanı alınmadığı gibi hazırlanan bilirkişi raporunda sundukları dilekçelerin, delil ve beyanlarının değerlendirilmediğini, salt davacı şikayeti üzerinden bir değerlendirme yapıldığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz" kuralı nazara alınmıştır.Dava, ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle 2004 sayılı İİK'nın 177. maddesi uyarınca açılan iflas davasıdır.İİK'nın 177. maddesinde; "1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal elen hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yolulyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa, 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa, 3-308 inci maddedeki hal varsa, 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse" alacaklının, önceden takibe hacet kalmaksızın doğrudan borçlunun iflasını istemesi mümkündür.İlamların icrasına ilişkin hükümler İİK'nın 24 ile 41. maddeleri arasında düzenlenmiş, İİK'nın 32 ve devamı maddelerinde ise para ve teminat verilmesi hakkındaki ilamların icrasına ilişkin hükümlere yer verilmiştir. İİK'nın 32. maddesinde; "Para borcuna veya teminat verilmesine dair olan ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Bu emirde 24 üncü maddede yazılanlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir ve nihayet yedi gün içinde ödenmesi..." hükmü, "Haciz veya iflas istemek yetkisi" başlıklı 37. maddesinde; "İcra emrinde yazılı müddet geçtiği halde borcunu ödemeyenlerin malları haczolunur yahut borçlu iflasa tabi eşhastan olup ta alacaklı isterse yetkili ticaret mahkemesince iflasına karar verilir." hükmü yer almaktadır.İlamı icraya koyarak borçluya icra emri gönderen alacaklı, icra emrine konu alacağın ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebilir.İflas davasında yetkili mahkeme, İİK'nın 154/3 maddesi uyarınca borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir. Bu yetki, kamu düzenine ilişkindir. Davalı şirket adresinin "Topçular Mah. Osmangazi Cad..... Eyüpsultan/İstanbul" olduğu, davanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığı, Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2024 tarihli 2024/257 E. 2024/281 K. sayılı kararıyla kesin yetki dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edildiği, davalı şirketin muamele merkezi itibariyle işbu davanın görevli ve yetkili mahkemede karara bağlandığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından İİK'nın 160.maddesi uyarınca iflas avansı yatırılmıştır. İİK'nın 177/1.4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için istinaf mahkemesinden ya da Yargıtay'dan "icranın geri bırakılması" kararı alınması halinde ticaret mahkemesi, ilamın kesinleşmesini "bekletici mesele" yapmalıdır (Mahmut Coşkun, Konkordato ve İflas, 2. Baskı, sayfa 726).Davacı tarafından Bakırköy 17. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile 249.400,00 TL alacağın %15 faizi ile birlikte tahsili istemiyle ... Yaş Meyve Ve Sebze Gıda Hayvancılık İthalat İhracat Anonim Şirketi ve ... hakkında takip başlatılmıştır. Takibe itiraz edilmesi üzerine, borçlu şirket hakkında açılan itirazın iptali davası neticesinde Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2023 tarihli 2022/878 E. 2023/1114 K. sayılı kararı ile "davalının Bakırköy 17. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 279.400,00 TL alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 55.880,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiş, istinaf yoluna başvurulmadığından 05/03/2024 tarihinde kesinleşmiştir.İcra dosyası UYAP'tan incelendiğinde; 02/02/2024 tarihinde ilama dayalı 55.880,00 TL icra inkar tazminatı, 43.910,00 TL ilam vekalet ücreti, 2.294,50 TL yargılama gideri, 3.466,66 TL harç, 1.353,37 TL faiz olmak üzere toplam 106.904,53 TL üzerinden icra emri düzenlendiği ve tebliğe çıkartıldığı tespit edilmiş ancak dosya kapsamında icra emri tebliğ mazbatası bulunamamıştır. Mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmadığından icra emrinin tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması ve tebliğ mazbatasının dosya kapsamına alınması gerekmektedir. İİK'nın 177/4 hükmüne dayanan iflas davalarında depo emri tebliğine gerek bulunmamaktadır. Mahkemece icra emri tebliğine rağmen ödeme yapmayan davalı şirketin iflasına karar verilebilir (Konkordato ve İflas, sayfa 727).Eldeki dava İİK'nın 177.maddesi uyarınca açılan doğrudan iflas davası olduğundan, depo emri tebliğine gerek olmamasına rağmen, mahkemece depo emri çıkartılması hatalıdır. İİK'nın 177/1.4. bent 2. cümlesi, ''Türkiye'de yerleşim yeri veya mümessili bulunan borçlu dinlenmek için kısa bir müddette mahkemeye çağırılır'' hükmü uyarınca davalı şirket temsilcisinin dinlenilmek üzere meşruhatlı davetiye ile çağrılması, davetiyeye uyarak gelmesi halinde dinlenmesi gerekmektedir. Bu hüküm emredici nitelikte olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi zorunludur. Çıkartılacak davetiyede şirket hakkında iflas kararı verilebileceğinin belirtilmesi gerekmektedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 21/06/2021 tarihli 2021/863 E. 2021/2867 K sayılı ilamında; "...Mahkemece, davalı şirket temsilcisine çağrı yapılmışsa da çağrıya ilişkin meşruhatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılacak iş, yetkili şirket temsilcisine davetiye çıkarılarak duruşmaya gelmediği takdirde şirket hakkında iflas kararı verileceğinin özellikle ihtar edilmesidir. Bu itibarla şirket temsilcisine usulüne uygun davetiye çıkarılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hatalı meşruhatla karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir..." yönünde karar verilmiştir. Eldeki dosyada Mahkemece şirket yetkilisi ...'a davetiye çıkartılmış ise de "Dava dilekçesi, ekleri ve tensip zaptı ekte gönderilmiş olup İİK 177 madde gereğince beyanlarınız alınmak üzere duruşma gün ve saatinde mahkememiz duruşma salonunda hazır bulunmanız gerektiği hususu ihtaren tebliğ olunur." şeklinde ihtar içeren tebligatta "şirket hakkında iflas kararı verilebileceği" belirtilmediğinden, meşruhatın usulüne uygun olmadığı anlaşılmaktadır. İİK'nın 177/son maddesinde; "Bu Kanunun 178 inci maddesinin ikinci fıkrası burada da uygulanır.", İİK'nın 178/2.maddesinde "İflas talebi 166 ncı maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler",İİK'nın 166.maddesinde ise "Daire, ayrıca kararı, karar tarihinde, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte iflas edenin muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder." hükmü yer almaktadır.Doğrudan doğruya iflas talebi, İİK'nın 166/2.fıkrasındaki usulle ilan edilir... Ayrıca talebi, tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden biri ile birlikte borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki bir gazetede ve Ticaret Sicili Gazetesinde ilan eder. Tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetenin yayınlandığı yer aynı zamanda muamele merkezi ise mahalli gazetede ilan yapılmaz. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren oneş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, iflas talebinin, takipleri ertelemek ve boçların ödenmesini geciktirmek için yapıldığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler (İİK m. 177/son) diğer alacaklıların yapacağı müdahale asli müdahaledir. (Konkordato ve İflas, sayfa 710, 711). Dosyada ilanların yapılmasına dair yazılan müzekkereler mevcut ise de ilan örnekleri dosya kapsamında bulunmadığından, mahkemece anılan ilanların yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ilanların yapıldığı gazete örneklerinin dosya kapsamına alınması, ilanlar yapılmamış ise gerek tirajı ellibinin (50.000) üzerinde olan ve yurt düzeyinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde gerekse Ticaret Sicili Gazetesinde gerekli ilanlar yapılarak, ilan örneklerinin dosya kapsamına alınması gerekmektedir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde şirketin borca batık olmadığını beyan etmiş ise de; doğrudan iflasa ilişkin İİK'nın 177/1.4 maddesinde yer alan şekli düzenleme nedeniyle davalının aciz halinde olup olmaması önem taşımadığı gibi icra emrine rağmen borcun ödenmediğinin tespit edilmesi halinde ise şirketin ödeme kabiliyetinin bulunması yada tasarrufu dışında sebeplerle ödeme yapılamaması bir önem arz etmeyecektir. Yine istinaf dilekçesinde yargılama aşamasında bilirkişi raporu alındığını, gerekçeli kararda bilirkişi raporunun hükme esas kabul edildiğini ancak raporun hükme esas alınamayacağını beyan etmiş ise de, mahkemece yargılama aşamasında alınan bir bilirkişi raporu olmadığından bu yöndeki itirazlarının incelenmesine gerek bulunmadığından, anılan hususlara ilişkin istinaf sebepleri ise yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece eksik inceleme neticesinde hatalı karar verildiğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/284 E. 2024/1040 K. sayılı 26/12/2024 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davalı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davalının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/12/2025