TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06/11/2025 NUMARASI : 2025/584 Esas 2025/799 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/08/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince sür…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/245 Esas 2026/391 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/245 KARAR NO : 2026/391 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 06/11/2025 NUMARASI : 2025/584 Esas 2025/799 Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/08/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/04/2026 Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İhyası istenilen şirket ticaret sicilinde re'sen terkin ediliğinden ötürü bu davada husumeti sadece Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne yöneltildiğini, davaya konu ... ... Elektronik Turizm Kozmetik ve Tıbbi Cihazlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı şeklinde şirkete ait araç bulunmakta olduğunu, davacı anılan araç konusunda şirketin resen terkin edilmesi nedeniyle herhangi bir işlem yapamadığını belirterek Ankara Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı TTK Geçici 7. Madde gereğince re'sen sicilden terkin edilmiş olan ... ... Elektronik Turizm Kozmetik ve Tıbbi Cihazlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı şirketin sicildeki terkin kaydının şirket adına kayıtlı 06 ... plakalı Murat 131 Marka, Kartal T 1.6 İE Tipi 2001 model aracın tasfiyesi ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ihya kararının tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Şirketin terkin tarihinde derdest davalarının, alacak ve borçlarının Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, dava konusu şirket Geçici 7. maddedeki prosedüre uygun olarak hukuka uygun bir şekilde kapatıldığını, bu davada yasal hasım olduğundan aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ... ... Elektronik Turizm Kozmetik Ve Tıbbi Cihazlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında ticaret sicilinden resen terkin edilmiş ise de uyaptan temin edilen trafik kaydı uyarınca ihyası istenen şirket adına kayıtlı 06 ... ... plakalı araç bulunduğu anlaşılmakla, şirketin usulüne uygun tasfiyesinin yapılması gerektiğinden ihya talebinin kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne 115871 sicil numarası ile kayıtlı iken resen terkin edilen ... ... Elektronik Turizm Kozmetik ve Tıbbi Cihazlar Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin şirket adına kayıtlı 06 plakalı aracın tasfiyesi ile sınırlı olarak tüzel kişiliğinin ihyası ile Tasfiye Halinde ... ... Elektronik Turizm Kozmetik Ve Tıbbi Cihazlar Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi şeklinde ticaret siciline tesciline, ihya tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından davacı ... ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, iş bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan aleyhine yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince müdürlük aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken aksi yönünde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7. maddesine dayalı ticaret sicilinden re’sen terkin edilen şirketin ihyası talebine yöneliktir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı, terkine ilişkin ihtar ve tebligat suretleri dosya içerisinde yer almaktadır. Dosya içerisinde yer alan araç sorgu raporu incelendiğinde; 06 ... ... plaka sayılı aracın ihyası talep edilen ... ... Elektronik Turizm Kozmetik ve Tıbbi Cihazlar Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli olduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, şirketin 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce ihtarname hazırlandığı ve ihtarnamenin Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, ancak ihyası istenen şirket yetkilisine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi belgenin veya tebligatın dosyaya sunulmadığı gibi dosyaya sunulan ihyası istenen şirkete çıkartılan tebligatın ise şirketin adresten taşınması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 4/a bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirkete ya da şirketin yetkisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtar usule aykırıdır. Bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı açıktır. Öte yandan 5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanunun 10/3. maddesinde; "Oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl içinde, ilgilinin üyesi bulunduğu odaya müracaatla adres ve durumunu bildirmemesi halinde, oda yönetim kurulunun teklifi ve meclis kararıyla ticaret sicil kaydının re'sen silinmesi için ticaret sicil memurluğuna ihbarda bulunulur. İhbarı takip eden ayın ilk günü itibarıyla oda kaydı silinmiş sayılır. Bu süre içerisinde durumunu bildiren üyelerin aidat tahakkukları başlatılır. Ancak bu durumda olanlar tüm aidat borçlarını ödemedikçe seçmen listelerine tekrar kaydedilemeyeceği, hükmünü içermektedir. 30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan "Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin" Tebliğ'in 1. maddesinin "d" bendinde; "18/5/2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Müdürlüklere bildirilen şirketler ve kooperatifler." ifadesi ile kanunda olmayan bir hali tebliğ ile düzenlemiştir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde; "01/07/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır" denilmek sureti ile ancak kanun metninde sayılan halleri tespit edilen şirketin tasfiyesi TTK hükümlerine uyulmaksızın anılan maddedeki usule göre tasfiye edileceği belirtilmiştir. Diğer bir anlatımla bu maddede belirtilen sınırlı hallere mühhasıran özel bir tasfiye yöntemi getirilmiştir. Bu nedenle tadadi nitelikteki (numerus clausus) bu haller dışındaki durumlarda geçici 7. maddeye göre değil TTK veya ilgili kanunlardaki tasfiye usulünü uygun tasfiye yapılacaktır. Maddenin geçici ve istisnai oluşu göz önüne alındığında anılan maddeki sayılan hallerin tadadi olduğu ve genişletilmeye tabi tutulamayacağı veya genişletici yorumda bulunulamayacağı açıktır. Kanunun istisnai tasfiye usulüne (geçici 7. Maddeye göre) tabi olacağını belirtmediği bir hal ikincil bir düzenleme ile de olsa geçici 7. madde kapsamına alınamaz. Hukuk Genel Kurulu'nun 14/06/2017 tarih ve 2017/4-1358 esas 2017/1193 karar sayılı kararında; "...Diğer taraftan normlar hiyerarşisi dikkate alındığında daha alt basamakta yer alan ve tamamen idarenin düzenleyici tasarrufu niteliğinde olan yönetmelikle, daha üst basamakta bulunan ve yasama organı tarafından objektif, soyut ve genel nitelikte bir yasama tasarrufu niteliğinde bulunan kanuna aykırı düzenleme getirilmesi mümkün değildir. Yönetmelik kaynağını kanundan alır ve ancak kanunun uygulanmasını gösterir. Kanunda bulunmayan bir düzenlemenin, yönetmelikle ihdası ve bu yolla kanunun önüne geçen bir uygulamanın benimsenmesi hukukun genel teorisine de aykırıdır" denilmek sureti ile yönetmeliğin kanunla çelişen hükümlerinin değil kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Özetle ikincil düzenlemeler dayandıkları kanun maddelerine aykırı olamaz ve çelişen hallerde ikincil düzenleme hükümleri dikkate alınmaz ve kanun hükümleri uygulanır. Doktrinde de bu çelişkiye dikkat çekilerek tebliğdeki düzenlemenin kanuni dayanağının bulunmadığı ve kanundaki sayımın sınırlı olduğu vurgulanmıştır (Murat Kaderoğlu Anonim Şirketlerin İnfisahı, sayfa 350-351, dipnot 251 atfı Çalışkan s. 200; Şengül Al Kılıç, Anonim Şirketlerde Tasfiyeden Dönme, sayfa 168 dipnot 418-aynı yöndeki atıf Karaman Coşgun s.316,). Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin oda kaydından re'sen terkin edilmesi sebebi ile silinme hususu kanunda tadadi olarak sayılan hallerden olmadığından yapılan terkin işlemi bu nedenle de usul ve yasaya aykırıdır (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/12/2023 tarih ve 2023/6272 Esas 2023/7130 Karar, 04/12/2023 tarih ve 2023/6185 Esas 2023/7038 Karar sayılı ilamları). Hal böyle olunca mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği, terkin işleminin usulsüz olduğu, davacının şirketin ortağı olmakla birlikte amacının ve talebinin sadece şirket adına kayıtlı araçla ilgili yapılacak işlemlerle sınırlı olmak üzere şirketin sınırlı ihyasını ve ek tasfiye talep ettiği, ilk derece mahkemesinin de HMK'nun 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak 06 ... ... plaka sayılı araçla ilgili yapılacak işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına ve ek tasfiyesine, ek tasfiye işlemlerini sağlamak üzere ... tasfiye memuru olarak atanmasına dair hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik istinaf itirazına gelindiğinde; yukarıda açıklandığı üzere davalı ticaret sicil müdürlüğü 6102 sayılı TTK'nun geçici 7. maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin etmiştir. Bu durumda mahkemece, davalının usulsüz terkin işlemi ile işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gözetilerek davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmeyip yargılama giderinin davacı üzerine bırakılması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/4996 Esas 2024/7128 Karar sayılı emsal içtihatı). Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 2- Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2025 tarih ve 2025/584 Esas 2025/799 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca vekalet ücreti ve yargılama gideri yönünden KALDIRILMASINA, 3-Davacının davasının KABULÜ ile, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne 115871 sicil numarası ile kayıtlı iken resen terkin edilen ... ... Elektronik Turizm Kozmetik Ve Tıbbi Cihazlar Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin şirket adına kayıtlı 06 ... ... plakalı aracın tasfiyesi ile sınırlı olarak tüzel kişiliğinin ihyası ile Tasfiye Halinde ... ... Elektronik Turizm Kozmetik Ve Tıbbi Cihazlar Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi şeklinde ticaret siciline tesciline, 4-İhya tescil ve ek tasfiye işlemlerinin yürütülmesi bakımından davacı ... Küçükkaya'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, 5-İş bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, 6-Alınması gerekli olan 732,00 TL peşin harçtan alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Davacı tarafça yapılan 615,40 TL harç gideri ile posta, davetiye gideri 65,00 TL olmak üzere toplam 680,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Bakiye gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B)1-Davacı tarafından istinaf karar harcı olarak alınan 615,40 TL karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yolun başvurma harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında posta masrafı olarak yapılan 615,00 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362./ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 02/04/2026 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -