İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve katılma yolu ile davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirket tarafından davalı şirkete verilen taşıma hizmeti kapsamında kesilen 11.01.2021 düzenleme tarihli ... fatura numara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1142 KARAR NO : 2026/73 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/03/2022 NUMARASI : 2021/556 Esas - 2022/295 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve katılma yolu ile davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirket tarafından davalı şirkete verilen taşıma hizmeti kapsamında kesilen 11.01.2021 düzenleme tarihli ... fatura numaralı 4.200,00 Euro tutarlı ... Bedelini, 11.02.2021 düzenleme tarihli ... fatura numaralı 2.200,00 Euro tutarlı ... Bedelini, 18.02.2021 düzenlenme tarihli ... fatura numaralı 1.900 Euro tutarlı ... Bedeli ve 25.02.2021 düzenleme tarihli ... ... fatura numaralı 1.260 Euro tutarlı Bekleme Ücretini içerir faturaların, taşıma işinin yapılması üzerine davalı şirkete gönderildiği, Tarafların karşılıklı mutabakatı ile verilen hizmet karşılığı yapılacak ödemelerin vade tarihleri fatura tarihinden itibaren 4.200 Euro bedelli fatura için 30 ve diğer faturalar için 45 gün sonra olarak belirlenmiş olduğu, davalı şirket tarafından bu zamana kadar hiçbir ödeme yapılmaması nedeni ile Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosya ile davalı şirket aleyhine 92.607,72 TL asıl alacağın tahsili için genel haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığı; başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından kötü niyetli bir şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğu, nihayetinde davanın kabulü ile borçlunun, icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından her ne kadar düzenlenen faturalara ilişkin müvekkil şirketin itiraz etmediğini iddia edilmişse de, davacı tarafından dava dilekçesine müvekkil şirkete tebliğ edilen faturalara ilişkin herhangi bir delil sunulmamış olduğu, müvekkil şirkete de herhangi bir fatura tebliğ edilmediği, Zira, müvekkil şirketin faturalara itiraz edebilmesi için, müvekkile faturaların tebliğ edilmesi veya ihtarnameye eklenmesi gerektiği, davacının genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmek zorunda olduğu; açıklanan nedenlerle alacağın varlığını ispatla birlikte ortada kesinleşmiş bir fatura bulunduğunun ispat yükünün de faturaları keşide eden davacı şirket üzerinde olduğu; itirazın iptali davalarında borçlu borcun olmadığını iddia ettiğine göre yokun ispatı mümkün olmadığından kural olarak ispat yükünün alacaklıya ait olduğu; açıklanan nedenlerle davacı tarafından haksız ve mesnetsiz olarak açılmış olan huzurdaki davanın reddi ile yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Dosyada ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalıların itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup tarafların kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda iki tarafın ticari defter ve belgelerinin sahibi lehine delil niteliğini taşıdığı; davacı ticari defterlerine göre icra takip tarihinde davacının davalıdan 68.814,95 TL alacaklı olduğu, davalı ticari defterlerine göre ise davalının davacıya 84.590,95 TL borçlu olarak göründüğü; davalının kendi kayıtlarına göre davacıya 15.776,00 TL daha fazla borçlu göründüğü belirtilmiştir. Dosya kapsamında davacı tarafından düzenlenen ve takip konusu yapılan 4 adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının defterlerinde alacak olarak devreden bakiyenin davacı defterlerinde yer almamasından kaynaklanmakta olup; alacağı ispat yükünün davacıda olması ve sahibi lehine delil niteliğini haiz davacı defterlerinde devir alacağının yer almaması bir arada değerlendirildiğinde mahkememizce 2021 yılı açılışında davacı alacağının sıfırlandığı kabul edilmiş olup aksi yöndeki bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir. Her iki tarafın ticari defterlerinde yer alan 03/03/2021 tarihli 14.935,35 TL'lik ödeme, takibe konu faturaların EURO olarak düzenlenmesinden dolayı ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden EURO'ye çevrilerek (14.935,35 TL / 8,8972 TL = 1.678,66 EURO) takibe dayanak yapılan ilk fatura olan 11/01/2021 tarihli 4.200,00 EURO tutarındaki fatura borcuna mahsup edilmiştir. (4.200,00 EURO - 1.678,66 EURO = 2.521,34 EURO). Davacı tarafından takibe konu faturaların icra takip tarihi olan 14/04/2021 tarihi itibariyle TL karşılığı talep edilmiş olmakla; 11/01/2021 tarihli faturadan bakiye alacak (2.521,34 * 9,6877 = 24.425,98 TL), 11/02/2021 tarihli fatura alacağı (2.200,00 * 9,6877 = 21.311,40 TL), 18/02/2021 tarihli fatura alacağı (1.900,00 * 9,6877 = 18.405,30 TL) , 25/02/2021 tarihli fatura alacağı (1.260,00 * 9,6877 = 12.205,62 TL) olmak üzere toplam 76.348,30 TL asıl alacak yönünden açılan davanın kabulüne, davacının, alacağın likit olması nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacağın takdiren %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cari hesaplarında davalının devreden bakiyesinin 1.700-Euro olarak belirtildiğini, bilirkişi tarafından devir bakiyesinin ticari defterlerde mevcut olmadığının tespit edildiğini, ancak devir bakiyesinin muhasebe birimi tarafından öncelikle şüpheli alacaklar kısmına aktarıldığını, Ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğunu, bilirkişi tarafından da bu durumun tespit edildiğini, davalı firmanın icra takibine konu 4 adet fatura karşılığı hiç bir ödeme yapmadığını, davalı firmanın hiç bir şekilde ödeme yapmayarak davacı şirketi mağdur ettiğini, davacı firmanın davalı şirketten icra takibi tarihi itibari ile 92.607,72-TL alacaklı olduğunu, yerel mahkeme kararının reddedilen kısım açısından ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; davalının davacı tarafa davaya konu faturalar nedeni ile herhangi bir borcu bulunmadığını, Yargıtay uygulaması ve doktrinde de faturanın tek başına bir akit olmayıp akdin ifasını gösteren bir belge niteliğinde olduğunun ifade edildiğini, Yerel Mahkemece taraflar arasındaki hukuki ilişkinin etraflıca araştırılmadığını, tarafların ticari defterlerinin incelendiğini, her ne kadar davalı şirketin ticari defterlerinde davacıya 84.590,95 TL borçlu olduğunun göründüğünü, ancak söz konusu bu borcun dava konusu faturalardan kaynaklanmadığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin esaslı bir şekilde incelenmediğini, inceleme yapılmadan ve dosyaya sunulan hatalı bilirkişi raporunun Yerel Mahkemece hükme esas alındığını beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuş, davalı vekili de katılma yolu ile yukarıda yazılı sebepler ile istinaf isteminde bulunmuştur.Davacı tarafından davalı hakkında Büyükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile; 4 adet fatura borcun sebebi gösterilerek 92,907,72 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı ile takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Davacının takip konusu toplam 9.560 Euro bedelli fatura alacağını takip tarihindeki TCMB döviz kurları üzerinden Türk Lirasına çevirerek talep ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın taşıma işiyle iştigal ettiği, davalıya ait bir kısım taşıma işini yaptığı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin uyuşmazlıkla ilgili düzenlemeleri aşağıdaki gibidir: 10-Yükleme ve boşaltma gönderici / alıcı şirkete aittir, İthalat komple yüklemelerde, fiktif suphalan ve kamyon üstü gümrükleme işlemlerinde tır tescilini takiben gümrükleme ve tahliye için müşteriye 48 saat serbest süre tanınacak olup, süre aşımında 180 €/ gün 2.günden sonraki günler için 250.€/ gün demuraj tahakkuk edilecektir. Suphalan harici taşımalarda yükleme ve boşaltma süresi maksimum 24 saattir. 28- Fatura tarihi itibariyle T.C.M.B (Türkiye Cumhuriyetli Merkez Bankası) döviz satış kuru baz alınarak TL olarak düzenlenen faturalar Türk lirası, doğrudan döviz olarak düzenlenen faturalar ise düzenlendikleri döviz cinsi üzerinden yükleme tarihinde peşin / 30 gün vadeli çek olarak tahsil edilir. Vadesinde ödenmeyen faturalara aylık “% 5 vade farkı uygulanacaktır. Fatura tarihi itibariyle T.C.M.B (Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası) döviz satış kuru baz alınarak TL olarak düzenlenen faturalarda fatura tarihi ile ödeme tarihi arasında TL'nin EUR/USD para birimine karşı değer kaybı en fazla 2 olarak sabitlenmiştir. Değer kaybı bu oranı aştığı durumlarda ödemeler ödeme tarihindeki TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) döviz satış kuru üzerinden hesaplanarak gerçekleştirilecektir. 29- Fatura itiraz süresi 8 gündür. Bu sürede yazılı olarak itiraz edilmemesi halinde fatura kayıtları taraflar ve taşıma ilişkisi yönünden kesinleşmektedir. Davacıya ait takibe konu 4 adet faturanın Euro para cinsi üzerinden düzenlendiği, VUK hükümleri gereği fatura tarihideki Euro karşılığı TL tutarı üzerinden ticari defterlere kaydedildiği Euro tutarının 9.560 Euro, ticari defterlere işlenen TL karşılığının ise 83.750 TL olduğu belirlenmiştir. Faturalarını Temel fatura senaryosuna göre düzenlenip elektronik ortamda davalıya ulaştığı, davalı tarafça faturalara yönelik itiraz edildiğine dair bir belge sunulmadığı anlaşılmaktadır. Her iki tarafın sahibi lehine delil olma niteliğindeki ticari defterlerine göre takip konusu 4 adet fatura düzenlendikleri tarihteki TL karşılığının ticari defterlerde birebir uyumlu olarak kayıtlıdır. Taraflar arasındaki mutabakatsızlığın sebebi; davalı ticari defterlerine 01/01/2021 tarihine bir önceki yıldan devreden 15.776,00 TL'lik alacak kaydın davacı ticari defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Yine taraflarca ilgili vergi dairelerine verilen BA ve BS formlarının da mutabık olduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Bu durumda davacının davalıya fatura konusu hizmeti verdiği, fatura içeriklerine itiraz edilmemiş olmakla bu miktar alacağın olduğu sabittir. Uyuşmazlık davacının takip tarihindeki kur üzerinden alacağını talep edip edemeyeceği ve davacı ticari defterlerinde 01/01/2021 tarihli devir kaydında yer almayan davalı ticari defterlerinde kayıtlı miktarın davacı alacağından mahsubunun gerekip gerekmediği noktalarındadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 215. Maddesi "1. Bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulması zorunludur. Ancak, Türkçe kayıtlar bulunmak kaydıyla defterlerde başka dilden kayıt da yapılabilir. Bu kayıtlar vergi matrahını değiştirmeyecek şekilde tasdik ettirilecek diğer defterlere de yapılabilir. 2. a) Kayıt ve belgelerde Türk para birimi kullanılır. Belgeler, Türk parası karşılığı gösterilmek şartıyla, yabancı para birimine göre de düzenlenebilir. Şu kadar ki yurt dışındaki müşteriler adına düzenlenen belgelerde Türk parası karşılığı gösterilme şartı aranmaz." düzenlemesini içermektedir. Bu durumda Türk parası karşılığını göstermek şartıyla yabancı para biriminde göre fatura düzenlenmesinde herhangi bir usulsüzlük ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 99. Maddesinde konusu para olan borçların ödeme şekli düzenlenmiştir. Maddenin 2. Fıkrası "Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir." düzenlemesini içermektedir. Taraflar arasındaki yazılı sözleşme ile Euro cinsinden düzenlenen faturaların düzenlendikleri döviz cinsi üzerinden yükleme tarihinde peşin yada 30 gün vadeli çek ile ödenebileceğinin kararlaştırıldığı bu haliyle borcun aynen ödenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Davacının alacağının aynen ödenmesinin gerekmesi karşısında davalı tarafça bu alacağa mahsuben ödenen ve her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı 03/03/2021 tarihli 14.935,35 TL lik ödemenin ödeme tarihindeki kur üzerinden Euro cinsine çevrilerek davacını euro alacağından mahsubu gerekir. İlk derece mahkemesince de bu şeklide yapılan hesaplama ile ödenen bedelin 1.678,66 Euro olduğu belirlenmiş, ve TBK 102 hükmüne uygun olarak ilk düzenlenen faturaya karşılık ödeme yapıldığının kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Eldeki uyuşmazlığa konu takip talebine konu alacak açık hesap (cari hesap) bakiye alacağına ilişkin olmayıp 4 adet fatura alacağına ilişkindir. Davalı tarafın bir önceki yıldan devir olarak görünen borcu eldeki takip ve davada uyuşmazlık konusu değildir. Davacı ve davalı ticari defterlerinde aynen kayıtlı olan 14.935,35 TL ödemenin az yukarıda açıklandığı gibi davacı alacağından mahsubu ile bakiye yönünden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 278,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 454,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.303,84 TL harcın, alınması gerekli olan 5.215,35 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.911,51 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026