T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2075 KARAR NO : 2025/2095 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/08/2025 NUMARASI : 2025/52 D.iş. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkeme…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2075 KARAR NO : 2025/2095 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/08/2025 NUMARASI : 2025/52 D.iş. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tedbir Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/08/2025 tarih ve 2025/52 D.İş sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin yıllardır ... markasıyla faaliyet gösterdiğini, bu ibarenin müvekkili adına marka olarak tescilli bulunduğunu, ayrıca 2023/007389 sayılı tasarımın da müvekkili adına tescilli olduğunu, karşı taraf şirketin, müvekkilinin satışlarının çok artmasından yararlanmak maksadıyla fason üretim yaptırmak suretiyle piyasaya, müvekkili ürünlerinin taklidi mahiyetinde ürün sunduğunu, bu durumun, müvekkili adına tescilli tasarıma tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, karşı taraf Şirketin söz konusu ürün satışlarının durdurulmasına, karşı taraf Şirketin sevk ve depolama adresi olarak bildirilen adresinde bulunan ürünlere ihtiyati haciz işlemi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, talep eden vekili tarafından vadesinde ödenmeyen bir borcun bulunduğunun belirtilmediği, tüm dosya kapsamında sunulan belgelerden karar tarihi itibari ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığından ihtiyati haciz talebinin yerinde görülmediği, talep eden vekilince sunulan delillerinin ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yeterli olmadığı ve böylelikle HMK 389 vd. hükümleri uyarınca yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteyen vekili, karşı taraf Şirketin müvekkilinden izin almadan, müvekkili tasarımlarının birebir aynısını üretmek, satmak, pazarlamak suretiyle hem ürün tasarımlarını hem de tescilli tasarımı birebir aynı şekilde taklit ettiğini, karşı tarafın bu eylemleri neticesinde müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmediği gibi tespit yaptırılıp, bilirkişi raporu dahi alınmadığını, bu durumun kanun hükümlerine aykırı olduğunu, somut olayda ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Talep, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, İİK'nın 257. vd. maddeleri uyarınca ihtiyati haczin ancak para borçları olarak söz konusu olabileceği, somut olayda bu yönde bir iddianın bulunmadığı, esasen talep eden tarafın, karşı tarafın deposundaki ürünlere el konulması talebinin de ihtiyati tedbir niteliğinde olduğu, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta dosya kapsamındaki delillerle yaklaşık ispatın sağlanamadığı, delil tespiti yaptırılıp, bilirkişi raporu alınmadığı hususu da istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş ise de delil tespitine yönelik verilen ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması mümkün olmadığından, bu yöndeki istinaf itirazlarının incelenmesinin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talep edenden alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...