T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/491 KARAR NO: 2026/517 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/01/2026 ARA KARAR ESAS NO: 2025/569 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ: 06/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 06/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı taraf dava dilekçesiyle: "…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/491 KARAR NO: 2026/517 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/01/2026 ARA KARAR ESAS NO: 2025/569 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ: 06/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 06/03/2026 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı taraf dava dilekçesiyle: "...HARCA ESAS DEĞER: İcra dosyasına yapılan ödeme için 935.903 TL ve müvekkile ait iken tapusu iptal edilen daire için ise dairenin dava tarihindeki güncel değeri tespit edildiğinde harç ikmal edilmek ve değer artırılmak üzere şimdilik 10.000 TL olmak üzere TOPLAM 945.903,00 TL İZAHI:1-TARAFLAR; Davalılardan ..., ... unvanı ile inşaat taahhüt işleri yapmaktadır. Diğer davalı ... ise ...'un eşi ve aynı zamanda avukatıdır. Müvekkil ... Ltd. Şirketi'nin faaliyet alanlarından biri de inşaat yapım işleridir. 2-HUKUKİ İHTİLAFIN GELİŞİM ÖZETİ; Taraflar arasındaki bu davaya konu olan ihtilafın gelişim aşaması şu şekilde olmuştur; a-Davalı ... ile 3 adet apartman inşaatının yapılacağı taşınmazın arsa sahipleri arasında 5. Noter'de ... tarihinde ... yevmiye numaralı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapılmıştır. b-..., yüklenici sıfatıyla arsa sahipleriyle yapmış olduğu Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'ni yerine getirememesi üzerine, yapımını üstlendiği toplam 3 blok inşaattan biri olan ve ...Blok olarak anılan tapuda Kayseri ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı arsaya yapılacak inşaatı 31.07.2010 tarihli sözleşme ile ... Ltd. Şti ile anlaşmıştır. c-Yüklenici ..., ...Tapu Müdürlüğü nezdindeki ... tarih ve ... yevmiye nolu işlem ile ... ada, ... parsel sayılı arsa üzerine, arsa malikleri adına, arsadaki hisseleri oranınca Kat İrtifakı tesis ettirmiştir. d-... Ltd. Şti. 31.07.2010 tarihli sözleşme kapsamında üzerine aldığı işleri süresinden önce tamamlamış, tapuda isimleri gözüken hak sahiplerine dairelerini teslim etmiştir. e-Yapı Kullanım İzin Belgesi'nin (mesken ruhsatının alınmasından) 1 yıl sonra, 2007 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nde isimleri arsa sahipleri arasında geçen ... ve ... dairelerini alamadıkları iddiasıyla, sözleşme yaptıkları yüklenici ... ve müvekkil ... Ltd. Şti.ye karşı toplam 3 daire hakkında tapu iptal / bu olmadığı takdirde 3 dairenin bedelinin tahsili için 2014 yılında 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açmışlardır. Bu dava, uzun yargılama süreçleri sonunda 11.05.2023 tarihinde kesinleşen 2021/367 Esas - 2021/462 Karar sayılı hüküm ile davalılar ... ve ... Ltd. Şti aleyhine sonuçlanmıştır. f-4.Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile müvekkil ... Ltd. Şti. adına kayıtlı bulunan henüz satılmamış son dairenin (... nolu bağımsız bölümün) tapusu iptal edilerek davacılar adına tescil edilmiş, geriye kalan 2 daire için ise satılmamış başka daire olmadığından bedel yönünden hüküm tesis edilerek, yüklenici ... ve ... Ltd. Şti.den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Ayrıca dava tarihine kadar teslimin geciktiği gerekçesi ile gecikme tazminatına da hükmedilmiştir. Hükmün bedel tahsili kısmı da Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası ile 12.06.2023 tarihinde icraya konulmuş, aynı gün müvekkil ... Ltd. Şti. tarafından yapılan 935.903 TL para ödemesi ile dosya borcu kapatılmıştır. g-Arsa sahipleri ... ve ... zikrettiğimiz davadan sonra yine ... ve müvekkil ... Ltd. Şti aleyhine 9.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2023 / 227 Esas sayılı Munzam Zarar Davası, 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2021 / 179 Esas sayılı Cezai Şartın Tahsili davası açmışlardır. Birinci davanın reddine, ikinci davanın kabulüne karar verilmişse de her iki dosya da bu tarih itibariyle istinaf incelemesi aşamasındadır. Bu iki dosyadan da müvekkilimiz aleyhine bir karar ortaya çıkması halinde bu davalar açısından da rücuen tazminat davası açma hakkımız saklıdır. Bu iki dava dosyası içeriğine de delil olarak dayanmaktayız. 3-RÜCUEN TAZMİNAT TALEBİMİZ; Yukarıda izah ettiğimiz üzere, ...'un yüklenici sıfatıyla borçlandığı arsa sahiplerinin açmış olduğu 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/367 Esas - 2021/462 Karar sayılı ilamına göre; a-Müvekkil ... Ltd. Şti.ye ait olan tapuda Kayseri ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı apartmanın ... bağımsız bölüm numaralı dairenin tapusu iptal edilmiş, mezkur davanın davacıları adına tescil edilmiştir. Tapusu iptal edilen bu dairenin, dava tarihi itibariyle değeri tespit edildiğinde, eksik harcı ikmal etmek üzere bu aşamada 10.000 TL.nin dava tarihinden itibaren ticari (avans) faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini BELİRSİZ nitelikli RÜCUEN TAZMİNAT olarak talep ediyoruz. b-4.Asliye Hukuk Mahkemesi ilamı doğrultusunda, davalılar üzerinde başkaca daire olmadığından, o davanın davacıları lehine 2 daire bedeli ve inşaat gecikme bedelleri olarak müvekkil ... Ltd. Şti'nin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasına 12.06.2023 tarihinde ödemek zorunda kaldığı 935.903 TL'nin de ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini RÜCUEN TAZMİNAT olarak talep ediyoruz. 4-DAVALILARIN SORUMLULUĞU ve KAPSAMI; a-Davalı ..., arsa sahipleri ile yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin yüklenici tarafıdır. Bu sözleşmeden kaynaklanan tüm edimlerin gerçek ve nihai sorumlusudur. Nitekim davaya konu olan ... ada, ... parsel üzerine yapılacak ... Blok inşaatını da tamamlayamadığı için bu işin yapımını aralarındaki sözleşme ile müvekkil şirkete devir etmiştir. Müvekkil ...Ltd. Şti bu sözleşmeye göre yüklendiği edimlerini eksiksiz olarak, süresinden önce ikmal ederek, belirtilen hak sahiplerine teslim etmiştir. Bu bakımdan, müvekkil şirketin arsa sahiplerinin mağduriyetine neden olması söz konusu değildir. Her ne kadar 4. AHM ilamında davalılar ... ile ... Ltd. Şti.nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmişse de davalılar arasındaki İÇ İLİŞKİ BAKIMINDAN, davalı ... oluşan zarar ve tazminattan tek başına sorumlu olduğu için müvekkil şirket elinden çıkan daire ve ödediği tazminat açısından, bu zararların yarısını değil tamamını davalı ...'tan tahsilini talep etmektedir. b-Davalı ..., dilekçemizin girişinde de belirttiğimiz üzere kendisi, diğer davalı ...'un hem eşi, hem de süreçteki hukuki iş ve davalardaki avukatıdır. Davalı ..., eşi yüklenici ...'un arsa sahibi olan ...'dan aldığı vekaleti kötüye kullanmasında ve bunun gizlenmesi ile müvekkil şirketin, daire tapusunun iptal edilmesine ve tazminat ödemesine sebebiyet noktasında ...'un hukuki iş ve eylemlerine iştirak etmekle kusurludur, hatalıdır, sorumludur. Şöyle ki; Müvekkil şirket, ...'un arsa sahipleri ile yaptığı 3 Blokluk inşaattan, sadece 1 Blok inşaatını yapma işini üstlenmiştir. Yukarıda da izah ettiğimiz üzere, davalı ..., ... Tapu Müdürlüğü nezdinde ... tarih ve ... yevmiye nolu işlem ile ... ada, ... parsel sayılı arsa üzerine, arsa malikleri adına, arsadaki hisseleri oranınca Kat İrtifakı tesis ettirmiş olduğundan, müvekkil şirket inşaat tamamlandığında daire teslim edeceği arsa sahiplerinin kimler olacağını ancak kat irtifak listesi üzerinden takip etmiştir ve onlara da dairelerini teslim etmiştir. Meğerse ; müvekkil şirket de bu durumu sonradan (4. AHM.de görülen davanın Yargıtay aşamasında) öğrenmiştir ki; davacı arsa sahibi ...'un ...ada, ...parseldeki hissesi, ...'un 8. Noterde ... tarihinde ... yevmiye numara ile ...'a vermiş olduğu TAŞINMAZ SATIŞ VEKALETİ ile ... tarafından tapudaki ... tarih ve ... yevmiye nolu işlemde vekalet kullanılarak, eşi ...'a devir edilmiştir. (...'un o tarihteki soyadı ... olarak gözükmektedir.) Bu vekaletin tasdikli örneği 9.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023 / 227 Esas sayılı dosyasından 8. Noterliğin yazılan müzekkereye verdiği ... tarihli cevabı ekinde görülerek öğrenilmiştir. O aşamaya kadar davalılar bu durumu müvekkil şirketten gizlemişlerdir. ... ile arsa sahipleri arasında yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ve muhtemelen inşaat vekalet tarihi 05.10.2007 iken, bu tarihten 2 yıl 1 ay sonra alınan Satış Vekaletnamesi ile dava açarak tazminat kazanan arsa sahibine ait taşınmaz tapusu ... tarafından, eşi ve avukatı ...'a devir edilmiştir. ...'un adına tapu 15.12.2009 tarihinde geçmiş iken, bu tarihten yaklaşık 6 ay sonra tapu, müvekkil şirket ortağı ... adına bedeli ödenmek suretiyle satın alınmıştır. 31.07.2020 tarihinde ... ile ... Ltd. Şti. arasında ...Blok inşaatının yapılması hususunda sözleşme yapılmasından sonra ... kendi adındaki bu hisseyi ... Ltd. Şti adına devir etmiştir. Müvekkil şirket ortağı ...'ın ...'tan kendisine geçen arsa hissesinin öncesinde kime ait olduğu ise müvekkil tarafına söylenmemiş, bu husus tarafımızca, başka dava dosyasından öğrenilinceye kadar gizlenmiştir. Bu husus müvekkil şirket yetkililerinden gizlenmemiş olsaydı, müvekkil şirket vekilleri bu hususu aleyhe neticelenen 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen dava dosyasına cevap ve savunma olarak süresinde arz edip, müvekkil şirket yönünden tazminat sorumluluğunun doğmasına engel olunabilirdi. Zira ana taşınmazdaki hakkını devreden arsa sahibinin daire veya tazminat talep edebilme hakkının olmadığı Yargıtay Kararları ile sabittir. Müvekkil şirketin tazminat sorumluluğu altına girmesine neden olan temel vakıa, ...'un dava sahibi ...'dan (...'dan) aldığı satış vekaletiyle, bu arsa sahibinin hissesini eşi ve avukatı olan ...'a devir etmiş olmasıdır. BU DEVİR İŞLEMİ OLMASAYDI; parsel üzerine Kat İrtifakı kurulurken, parseldeki hissesi oranında arsa sahibi adına bağımsız bölüm tapusu olacaktı ve arsa sahibi tarafından dava açılması gerekmeyecekti. BU DEVİR İŞLEMİ BİLGİSİ GİZLENMESEYDİ; müvekkil şirket arsa sahibine karşı yukarıda arz ettiğimiz "hissesini devir etmiş olmakla, daire talep hakkının kalmayacağı" savunmasını yaparak, tapu iptal ve tazminat sonuçlarından kurtulma imkanına kavuşacaktı. (Dava açan diğer arsa sahibi ... adına herhangi bir tapu kaydına rastlanmamış olduğundan, ...'un KKİS yaparken alacağı 1 daireyi kızı ... adına talep ettiği anlaşılmaktadır, ... adına arsada tapu hissesi veya adına tesis edilmiş Kat İrtifak tapusu da olmadığından, bu şahıs yönünden uğranılan zarara da zikrettiğimiz tapu devri neden olmuştur.) ..., izah ettiğimiz bu olaylarda yüklenici ...'un tapu devir eylemlerine iştirak etmekle ve bu hususu gizleyerek müvekkil şirketin zarar görmesinde kusurlu olup, aynı zamanda iyiniyetle hareket etmediğinden, bu davalıdan da MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN SORUMLU OLMASI hususunda davacı bulunmaktayız. 5-Müvekkil şirket, ... ile arsa sahipleri arasında yapılan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin tarafı olmaması ve arsa sahipleri ile davalı ... arasındaki işlemlerden haberdar olmaması nedeniyle, Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada hukuki savunmasını eksik yapmak zorunda kalmış ve sonradan ortaya çıkan gerçekler ışığında aleyhine verilen kararlar kesinleşmiştir. Müvekkil şirket, bu haksız yargılama süreçleri sonucunda hem maddi hem de manevi olarak büyük zararlara uğramıştır. Davalı ..., yüklenici olarak sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirmeyerek müvekkil şirketin zarara uğramasına neden olmuştur. Davalı ... ise, eşi ... ile birlikte muvazaalı ve iyi niyet kurallarına aykırı yapılan tapu devir işleminde yer alarak müvekkil şirketin haksız yere bedel ödemek zorunda kalmasına sebebiyet vermiştir. Bu nedenle, müvekkil şirketin uğramış olduğu tüm zararın asıl sorumluları olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilmesi gerekmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için ... Arabuluculuk dosya numarası ile arabuluculuk yoluna başvurulmuş, ancak anlaşma sağlanamamıştır. Bu durum, arabuluculuk son tutanağı ile sabit olup, işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olmuştur... SONUÇ VE İSTEK:Yukarıda arz ettiğimiz nedenlerden dolayı; 1-Öncelikle ; Dava açılmakla davalıların mal varlıklarını eksiltme ihtimalleri nazara alınarak, müddeabih tutarınca, davalıların mal varlıkları üzerine İhtiyati Haciz Konulmasına, bu hususta tensip ile ara karar kurulmasına, 2-Yargılama Neticesinde davamızın KABULÜNE karar verilerek; a-Tapuda Kayseri ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde kayıtlı apartmanın ... bağımsız bölüm numaralı dairenin tapusu müvekkil ... Ltd. Şti adına kayıtlı iken tapusu iptal edilen bu dairenin DEĞERİ için, dava tarihi itibariyle değeri tespit edildiğinde, eksik harcı ikmal etmek ve talep artırılmak üzere bu aşamada - şimdilik 10.000 TL.nin dava tarihinden itibaren ticari (avans) faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini BELİRSİZ nitelikli RÜCUEN TAZMİNAT olarak TAHSİLİNE, b-Müvekkil ... Ltd. Şti'nin Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasına 12.06.2023 tarihinde ödemek zorunda kaldığı 935.903 TL'nin ödeme tarihi olan 12.06.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari (avans) faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini RÜCUEN TAZMİNAT olarak TAHSİLİNE, 3-Müvekkil şirketin fazlaya dair ve sair haklarının saklı tutulmasına, 4-Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi yönünden mahkemece ,04/07/2025 tarihli gerekçeli ara kararıyla: "....İhtiyati haciz müessesesi İİK nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. İİK 257. maddesi; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz isteyebileceği gibi borçlunun belirli yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa da alacaklı vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz isteyebilir.” hükmünü amirdir. Bu açıklamalara göre ihtiyatı haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır. Geçici hukuki korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. İİK'nun 257/1.maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu nedeniyle ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmış iken 2. bentte vadesi gelmemiş borçtan dolayı hangi hallerde ihtiyati haciz istenebileceği açıklanmıştır. Dava konusu olayda haksız fiile dayalı olarak bir zararın meydana geldiği açık olup yalnızca kazanın meydana gelmesinde kusurun aidiyeti ve oranı çekişmelidir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir. Mahkemece, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ekli belgelere göre bir miktar tazminat alacağının doğduğunu kabul ihtimal ve ispat dahilinde olduğundan maddi tazminat talebi yönünden ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda bahsi geçen kanun maddeleri ve dava dilekçesine ekli belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde; geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde davacının ihtiyati hacizde aranan yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ekli belgelere göre bir miktar alacağının doğduğunu kabul ihtimal ve ispat dahilinde olduğundan davalı ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilince diğer davalı ... hakkında da ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de,iş bu davalı yönünden, alacağın varlığı ve miktarı ile rücu taleplerinin oluşup oluşmadığı hususunun yargılamayı gerektirmesi,bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde dosyada delil bulunmaması nedeniyle davalı ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; TALEBİN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 1-Davacı vekilinin davalı ... hakkındaki İİK’nın 257/1.maddesindeki koşullara uygun ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile; dava değeri olan 945.903,00-TL alacağın %15'i oranında HMK.'nın 87. Maddesine göre nakdi teminat yatırılması veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki banka teminat mektubu ibraz edilmesi halinde, davalı ...'un borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, 2-Davacı vekilinin davalı ... hakkındaki ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, 3-İİK'nın 261. maddesi uyarınca on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına, 4-İhtiyati haciz kararının infazı için Kayseri Nöbetçi İcra Müdürlüğü'nün yetkili kılınmasına, 5-İş bu müteferrik karardan birer suretin taraflara tebliğine,.." karar vermiştir. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen Davalı ... vekili işbu ihtiyati haciz kararına karşı sunduğu itiraz dilekçesiyle süresinde itiraz etmiştir. Mahkeme itirazı duruşmalı incelemiş, 26/12/2025 tarihli duruşmada hazır olan taraf vekillerini dinlemiş ve aynı celsedeki kısa kararıyla; "10-Davalı ... vekilinin ihtiyati haciz kararına itiraz talebinin reddine, bu hususta ayrı bir müteferrik karar yazılmasına, " karar vermiştir. Bu kısa kararı yönünden ayrıca 05/01/2026 tarihli gerekçeli ara karar da yazmıştır. "...GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesindeki ihtiyati haciz kararına itirazında özetle; mahkemece 04.07.2025 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini ve bu kararın kaldırılmasını talep ettikleri, ihtiyati haczin şartları oluşmadığını, şartlarda yer alan ''aciz durumu'' ve ''borçlunun mal kaçırma ihtimali'' söz konusu olmadığını, bununla birlikte ihtiyati haciz kararında alacaklıdan teminat dahi alınmadığını, İİK m.259 uyarınca ihtiyati haciz taleplerinde teminat gösterilmesi zorunlu olup bu husus tek başına bir itiraz sebebi teşkil ettiğini, dolayısıyla öncelikle ihtiyati haczin kaldırılmasını, aksi halde ise de alacak miktarı dikkate alınarak teminat yatırılmasını talep etmiştir. Mahkememizin 26/12/2025 tarihli celsesinde davalı ... vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazı değerlendirilerek reddine karar verilmiştir. Mahkememizce, geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği kanaatine varıldığı, HMK 257 ve davamı maddeleri ile ekli belgelere göre bir miktar tazminat alacağı doğduğunun kabul, ihtimal ve ispat dahilinde olduğundan maddi tazminat talebi yönünden ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmiş olduğunun anlaşıldığı, Mahkememizce verilen 04/07/2025 tarihli ara kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davalı ... hakkında verilen ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazının reddine, 2-Ara kararın davalı ... vekiline tebliğine, masrafın işbu davalının gider avansından karşılanmasına,..." dair karar vermiştir. İtiraz eden davalı ... vekili işbu ara kararı süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "Yerel Mahkemece, müvekkil aleyhine yürütülen yargılamada, İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 257. ve devamı maddelerinde aranan yasal şartlar oluşmadığı halde, davacı yanın haksız ve mesnetsiz talebi doğrultusunda ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Hukuki dayanaktan yoksun, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı bu kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerekmektedir. Şöyle ki; "MUACCELİYET" ŞARTI GERÇEKLEŞMEMİŞTİR YAKLAŞIK İSPAT KOŞULU GERÇEKLEŞMEMİŞTİR VE ALACAĞIN VARLIĞI YARGILAMAYI GEREKTİRMEKTEDİR "Madde 257 - Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir (DEĞİŞİK İBARE RGT: ... RG NO: ... KANUN NO: ...) (KOD ...) para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 - Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 - Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut (DEĞİŞİK İBARE RGT: ...RG NO: ... KANUN NO: ...) (KOD ...) kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." Şeklinde olup öncelikle davacının alacak iddiası ile açmış olduğu davada muacceliyet şartı gerçekleşmiş değildir. Zira söz konusu dava her ne kadar Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/367E ve 2021/462K sayılı dosyasında verilmiş arsa sahibine karşı müşterek müteselsil sorumluluk hükmüne dayanmış ise de iş bu görülmekte olunan davada sorumluluk hususunun taraflar arasındaki ticari münasebet gözönünde bulundurularak MUHAKEME SONUCUNDA BELİRLENEBİLİR OLMASI NEDENİ İLE MUACCELİYET ŞARTI GERÇEKLEŞMEMİŞTİR. BU NEDENLE VERİLMİŞ OLUNAN İHTİYATİ HACİZ KARARI HUKUKA AYKIRIDIR. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için İİK m. 257 ve m. 258 uyarınca alacaklının alacağının varlığına ve muacceliyetine dair mahkemeye kanaat verici deliller sunması, yani "yaklaşık ispat" külfetini yerine getirmesi gerekmektedir. Ancak somut olayda davacı tarafın sunduğu belgeler tek taraflı iddialardan ibaret olup, alacağın varlığı ve miktarı çekişmelidir. Bu husus tam bir yargılamayı, delillerin toplanmasını ve bilirkişi incelemesini gerektirmektedir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2022/1280 E. sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere; "talep tarihi itibariyle sunulan belgeler yaklaşık ispata yeterli olmayıp yaklaşık isbatın gerçekleşmediği ve karar tarihi itibariyle İİK 257. Maddede öngörülen ihtiyati haciz şartları oluşmadığından" ihtiyati haciz kararlarının kaldırılması gerekmektedir. Yerel mahkemece verilen karar, henüz esası incelenmemiş ve tartışmalı bir alacak iddiasına dayanmaktadır. 2. İİK 257/1-2. MADDESİNDEKİ "MAL KAÇIRMA" ŞARTI OLUŞMAMIŞTIR Müvekkil ...'un yerleşim yeri bellidir. Müvekkilin mal kaçırma, gizleme veya taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlere girişme gibi bir durumu söz konusu değildir. Dosya kapsamında davacı tarafça bu yönde sunulmuş somut, inandırıcı hiçbir delil bulunmamaktadır. Ayrıca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2024/229 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi; "borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunduğu yönünde bir delilin de bulunmadığı" hallerde ihtiyati haciz kararı verilemez. Davacı tarafın soyut beyanları, müvekkilin malvarlığına el konulması gibi ağır bir tedbirin uygulanması için yeterli değildir. 3.KARAR GEREKÇESİZDİR VE DENETİME ELVERİŞLİ DEĞİLDİR Yerel mahkeme, müvekkilin savunmalarını ve dosyadaki delil durumunu yeterince irdelemeden, matbu ifadelerle ihtiyati haciz kararı vermiştir. Oysa İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2023 tarihli kararında; "dosya kapsamında bulunan itiraz dilekçelerinde borçluların sunulan belgelerin niteliğine... yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığına ilişkin ciddi itirazları bulunmasına rağmen mahkemece herhangi bir itizarın değerlendirilmeden soyut olarak ihtiyati haciz talebine yönelik itirazın reddine karar verildiği ve kararın herhangi bir gerekçe içermediği" gerekçesiyle yerel mahkeme kararı kaldırılmıştır. Somut olayda da mahkeme, yaklaşık ispatın neden gerçekleştiğine dair somut ve denetime elverişli bir gerekçe oluşturmamıştır. SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenlerle; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/569 E. sayılı dosyasında verdiği ihtiyati haciz kararına itirazımızın reddine ilişkin karara yönelik istinaf başvurumuzun KABULÜNE, 2.Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." ileri sürmüş ve talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından,istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri hakkında esastan inceleme yapılmıştır. İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, işbu derdest davaya/talebe dayanak olarak sunulan kesinleşmiş mahkeme ilamının içeriği,müteselsilen olmak üzere aleyhlerine tahsil kararı verilen davalılar (İşbu eldeki derdest davada taraf olan davacı şirket ile davalı ...), bu ilama dayalı başlatılan icra takibi, takip dosyasında müteselsil borçlu/davalı ve aynı zamanda işbu davada rücuan tazminat/alacak talep eden olan davacı tarafça icra dosyasına yapılan ödeme/tahsilat miktarı, mahkemece İİK 257 ve 259. Md uyarınca takdiren tayin edilen ve uygun bulunan %15 oranındaki teminat karşılığında verilen 04/07/2025 tarihli ihtiyati haciz kabul ara kararında mahkemesince yazılı ayrıntılı açıklamalar, davalı ... vekilince işbu ihtiyati haciz kararına karşı sunulan itiraz dilekçesinde ileri sürülen itiraz sebepleri, itirazın duruşmalı yapılan incelemesi sonunda verilen ve istinaf edilmiş olan 05/01/2026 tarihli gerkeçeli ara kararda mahkemesince yazılı ayrıntılı açıklamalar, yasal sebep ve gerekçeler,İİK. 257 ve 265 vd maddeleri hükümleri ile mevcut derdest dava dosyası ve eklerinin kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; Eldeki derdest işbu, müteselsil borçlulardan davacı tarafça dava dışı takip alacaklısına yapılan ödeme/tahsil nedeniyle, mahkeme ilamı ve bu ilama dayalı başlatılan icra takibinde diğer müteselsil borçlu olan davalı ... tan rücuan tazminatın/alacağının tahsili istemli olarak açılan işbu derdest davada, ödenen miktar üzerinden talep edilen dava konusu bir miktar para alacağının ileride tahsilinin güvence altına alınması amacıyla İİK 257 vd md lerine göre ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin talebinin kabulü için yasaca aranan gerekli ve yaklaşık olarak ispata dair yeterli koşulların mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre, alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti yönlerinden olmak üzere yasaca aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bulunduğu,zira burada yasaca arananın kesin bir ispat olmayıp yaklaşık ispatın yeterli olduğu, bu nedenlerle davacı tarafın Davalı ... yönünden istediği söz konusu ihtiyati haciz talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Mahkemece de, yaklaşık ispata dair yeterli koşulların varlığına binaen sözkonusu ihtiyati haciz talebinin takdiren tayin ettiği ve uygun bulunan teminat karşılığında kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle,davalı ... vekilinin sunduğu itiraz dilekçesindeki itiraz sebeplerinin İİK 257 ve 265. Maddelerine göre yerinde olmadığı ,reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan sebeplerle ve mahkemesince de,ihtiyati haciz kararına vaki itirazı duruşmalı inceleyerek, istinaf edilen 05/01/2026 tarihli gerekçeli ara kararı ile itiraz eden davalı ... vekilinin söz konusu ihtiyati haciz kararına vaki itirazının reddine karar verilmiş olduğundan , istinaf edilen ara kararda da usul , yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle de itiraz eden davalı ... vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 05/01/2026 tarihli, 2025/569 ESAS sayılı ARA KARARININ hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle istinaf eden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı ... tan alınması gereken 732,00TL istinaf karar harcının peşin yatırıldığı anlaşıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı ... 'un yatırdığı istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, 4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , 5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile İ.İ.K. 265/Son maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 06/03/2026