TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2023 NUMARASI : 2022/298 Esas 2023/440 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 16/03/2021 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine …
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1449 Esas 2026/136 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1449 KARAR NO : 2026/136 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/06/2023 NUMARASI : 2022/298 Esas 2023/440 Karar DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 16/03/2021 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026 Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, konkordato talep eden davalı şirkete tahsis edilen krediler kullanıldığı halde ödemelerin yapılmadığını, yaptıkları konkordato başvurusu üzerine davalı hakkında geçici ve kesin mühlet kararları verildiğini, konkordato komiserliğinin yapılan başvuru sonucu bir kısım nakit alacak kabul edilmiş ise de, bir kısım nakit alacak ile gayri nakit alacağın reddedildiğini belirterek konkordato projesinde kabul edilmeyen bakiye 343.801,00 TL nakdi alacağın anapara miktarına dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle, bakiye 1.449.340,00 TL gayri nakit alacağın anapara miktarına dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, proje incelendiğinde faiz ödeneceğine dair herhangi bir açıklama olmadığını, muaccel hale gelmemiş bedellerin projeye dahil edilmesinin mümkün olmadığını, geçici mühlet tarihinden itibaren davacı bankaya temlik edilen alacaklar vasıtasıyla bir kısım ödemeler yapıldığını, ancak bu ödemelerin ne kadarının faizden ne kadarının asıl alacaktan düşüldüğünün taraflarınca bilinmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraflar arasındaki sözleşmeye göre asıl borçlu şirketin konkordatoya başvurmasının açıkça sözleşmeyi fesih hakkı vermediği, davacı bankanın asıl borçlu şirketin konkordato başvurusu nedeniyle hesapları kat ederek sözleşmeyi fesih yetkisi olduğu kabul edildiği takdirde bu defa İİK'nun 296. maddesinin sözleşmenin feshine engel olacağı, sözleşmedeki diğer muacceliyet hükümleri açısından da dava dosyasına sunulan hesap ekstreleri ile hesap kat ihtarnamesi incelendiğinde hesap kat tarihinde, vadesi gecikmiş alacak olmadığı gibi başka bankalar veya alacaklılar tarafından takip yapıldığına ilişkin bir belge de bulunmadığı, bu şartlarda, İİK'nun 296. maddesinin açık bir fesih yasağı hükmü niteliğinde olduğu dikkate alındığında davacı bankanın hesapları kat ederek sözleşmeyi fesih etmesinin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ve İİK'nun 296. maddesine aykırı olduğu sonucuna varıldığı, genel kredi sözleşmesinin borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden bir sözleşme niteliğinde olduğu, genel bankacılık uygulamaları ve teamülleri ile ticari hayatta bankaların bir şirket hakkında takibe geçmesi diğer bütün alacaklıların takibe geçmesine yol açtığı, böylece borçlunun işletme faaliyetinin devam etmesinde büyük olumsuzluk yarattığı, sözleşmenin feshi geçersiz olup borcun muaccel olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili 11/08/2023 tarihli istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlar gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; konkordato yargılamasında çekişmeli hale gelen alacağın İİK'nun 308/b maddesi kapsamında tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı yan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, davalının konkordato talep ettiğini, konkordato komiserine yapılan başvuru üzerine davalıdan olan alacağın bir kısmının kabul edilmediğini, alacağın çekişmeli hali geldiğini iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinafı üzerine dosya Dairemize geldikten sonra davacı vekilince sunulan 03/01/2025 havale tarihli dilekçe ile dava konusu borcun ödendiği, davanın konusuz kaldığı belirtilerek davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir. Davalı vekili 31/12/2024 havale tarihli dilekçesi ile davalı lehine verilen vekalet ücreti ve yargılama giderine ilişkin haklarından feragat ettiğini bildirmiştir. Anılan yazılı beyanlardan istinaf aşamasında dava konusu alacağın tahsil edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. İstinaf aşamasında konusuz kalan işbu davada, dava tarihi itibarıyla davadaki haklılık durumu kapsamında yargılama giderleri ile vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekmekte ise de, taraf vekillerinin yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı gözetilerek yargılama giderinin, gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gibi, taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi yoluna da gidilmemiştir. Arabuluculuk ücretine gelindiğinde, anılan ücret yargılama giderlerinden ise de, hazineden karşılandığından taraflarca yapılan yargılama gideri niteliğinde değildir. Arabuluculuk ücretine ilişkin yargılama gideri hüküm altına alınırken taraf vekillerinin karşılıklı yargılama gideri taleplerinin olmadığına yönelik beyanları kapsamında değerlendirme yapılmayıp davada haksız çıkan aleyhine yargılama gideri olan arabuluculuk ücretinin hüküm altına alınması gerekmektedir. İstinaf aşamasında takip konusu borcun ödenmesi sonucu davanın konusuz kaldığı gözetilerek davalı yanın açılan işbu davada dava tarihi itibarıyla haksız olduğunun kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca KISMEN KABULÜNE, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/06/2023 tarih 2022/298 Esas 2023/440 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 4-Alınması gereken 732,00 TL karar ilam harcının peşin yatırılan 30.622,37 TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 29.890,37 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin talebi de gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yargılama aşamasında davacı kendisini vekille temsil ettirmiş ise de, talebi gözetilerek davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 8-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 9-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, B)1-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin talebi de bulunmadığından davacı üzerinde bırakılmasına, 3-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından ve talepleri bulunmadığından taraflar yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/02/2026 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.