11. Hukuk Dairesi 2023/6159 E. , 2024/7746 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/690 Esas, 2023/958 Karar HÜKÜM : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/236 E., 2022/42 K. Taraflar arasındaki limited şirket müdürünün azli ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine,
**11. Hukuk Dairesi 2023/6159 E. , 2024/7746 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/690 Esas, 2023/958 Karar HÜKÜM : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/236 E., 2022/42 K. Taraflar arasındaki limited şirket müdürünün azli ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Güzellik Bakımı San. Tic. Ltd. Şti'nin davacının öncülüğünde 09.01.2020 tarihinde kurulduğunu, şirketin % 51'lik hissesine davacının sahip olduğunu, şirketin % 25'lik hissesinin ... ve % 24'lük hissesinin ...'a ait olduğunu, davacının şirketin kurulduğu günden bu güne kadar şirketten gerektiği ölçüde kazanç elde edememesi ortaklarının bilgi ve belge paylaşımında bulunmamaları, şirket müdürünün üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemesi sebebiyle dava yoluna gitmek zorunluluğunun hasıl olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile, aksine bir sözleşme yapılmadığı sürece şirket müdürlerinin kanunla ve şirket sözleşmesiyle genel kurula devredilmemiş tüm yetkilerini şirketin işleyişini devam ettirmeyi görev edinirlerken aynı zamanda şirketin ortaklarına karşı da sorumlu olduklarını beyanla; dava dışı ... Güzellik Bakımı San. Tic. Ltd. Şti.'nin şirket müdürlüğü görevini yürüten ...'ın mevcut temsil yetkisinin kaldırılmasına, ...'ın yürütmekte olduğu şirket müdürlüğü görevinin kötüye kullanımının engellenmesi adına temsil yetkisinin tedbiren kaldırılmasına, davalının müdür olmasından sonra şirketin uğradığı zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Malatya 4. Noterliği'nin 09 Nisan 2021 tarih ve 05014 yevmiye nolu ihtarının ekinde sunulan demirbaşların davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirkette herhangi bir temsil yetkisinin bulunmamasından dolayı davalılardan ... yönünden husumet nedeniyle reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen hususların gerçeği yansıtmadığını, davacının azil için ileri sürdüğü iddialarının ispatı noktasında üç öğrenciyi tanık olarak gösterdiğini, ancak bu üç öğrencinin derslere hiçbir şekilde katılmayarak devamsızlık yaptıklarından dolayı öğrenci olarak kurumlarıyla herhangi bir bağlantılarının kalmadığını, ayrıca davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zira hukukta şirketle ilgili bilgi alamayan şirket ortağının TTK'nın md. 614/2 uyarınca limited şirket genel kuruluna müracaat edebileceğini, şirket genel kurulunun müdürün engellediği hususlarda pay sahibini bilgi alma ve inceleme yapabilmesine karar vereceğini, davacı ortağın, şirketin bilgi ve belgelerine ulaşmasının hiçbir zaman engellenmediğini, gerekli bilgilerin daima kendisine verildiğini, bununla ilgili şirketin muhasebecisinin, davacının gelip kayıtları incelemesine bire bir şahit olduğunu, ayrıca şirket ortaklarının bulunduğu whatsapp grubunda da sürekli olarak kayıtların fotoğrafı çekilmek suretiyle gönderildiğini, davacının talebiyle ilgili olarak haklı bir nedene dayanmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, öncelikle şirket müdürünün azli veya temsil yetkisinin sınırlandırılmasını gerektiren haklı sebeplerin varlığını ispat etmesinin gerekli olduğu, davaya konu şirketin 2020 yılının ocak ayında kurulduğu ve dava tarihi itibariyle henüz iki yaşını bile doldurmadığı, dinlenen tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere, davacının kendisinde şirket anahtarının bulunduğu ve istediği her zaman şirkete girip çıktığı, şirket defter kayıtlarına ulaşımının engellenmediği, dolayısıyla davacının bu yöndeki iddialarının yerinde olmadığı, şirket defterleri üzerinde yapılan incelemede şirketin idaresi konusunda olumsuz bir durumun gözlemlenmediği, henüz yeni kurulmuş olmasına ve ortakların taahhüt ettikleri sermayeyi ödememelerine rağmen 1. yıl küçük bir zarar ile (582,58 TL) kapanırken, 2. yılın 9 aylık diliminde 18.219,23 TL kar elde edildiği, 30.09.2021 tarihli şirket bilançosunda özkaynaklar toplamının 17.636,65 TL'ye ulaştığı, kayıtlar ve defterlerin düzgün ve usule uygun şekilde tutulduğu, tüm bunlara bakıldığında şirketin yönetiminde şirket müdürüne atfedilebilecek bir kusur ve olumsuzluk bulunmadığı anlaşılmakla davalı ...'ın temsil yetkisinin kaldırılarak şirket müdürlüğünden azli talebinin reddine, Davacı tarafından davalıların şirkete zarar verdikleri iddia edilerek, zararların tahsilini talep ettiği, davalıların hangi eylemi ile şirkete zarar verdikleri dosya kapsamı ile somutlaştırılamadığı, eğer şirkete bir zarar verilmiş ise, davacı bu zararı kendi adına değil sadece şirket adına talep edilebileceği, bu talebin hukuki bir dayanağının bulunmadığı, yine davalı ..., şirkette yönetici veya idareci olmadığından bu talebin yerinde görülmediği, tüm dosya kapsamından şirketin zarara uğratılmadığı, bu hususta dosyada somut bir delil bulunmadığı, Demirbaşların davacıya iadesi talebi ele alındığında ise; davacı tarafından söz konusu eşyaların şirketin kuruluşu sırasında şirkete verildiğinin belirtildiği, bu bağlamda söz konusu talebin de ancak şirkete yöneltilebileceği anlaşılmakla davalı ... hakkında açılan davanın esastan reddine, davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hiçbir delilin değerlendirilmeden sadece davalı tanık beyanlarına dayanılarak rapor düzenlendiğini, davacının % 51 hissedar olmasına rağmen yönetimle ilgili hiçbir karar ve durumda bilgilendirme yapılmadığını ve talep ettiği belgelerin ibraz edilmediğini, bilirkişi raporunda söz konusu kar oranlarının çok düşük miktarda gösterildiğini, şirket müdürü davalının eksiksiz ve düzgün bir şekilde görev yaptığına kanaat getirildiğini, şirketin yaklaşık 3 yıldır faaliyet gösterdiğini, genel kurul toplantısının şirket yönetmeliği gereği yöneten müdür tarafından düzenli olarak yapılması gerektiğini, fakat söz konusu toplantıların şirket kurulduğu tarihten itibaren hiçbir şekilde yapılmamış olduğunu, hissedarlarla ortak karar alınmadığını beyanla istinaf talebinde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının Türkiye'nin çeşitli illerinde ortaklıklar kurup güzellik merkezleri işlettiğini, davalıların davacının taleplerine kaçamak ve soyut bilgiler paylaştığını, dava dışı şirketin ne kadar kâr elde ettiğine dair hiçbir bilgi paylaşılmadığını, davalının tanık beyanları dışında hiçbir yazılı delilinin olmadığını, dava dışı şirkete dair karar defterinin davacıya verilmediğini, şirketin kuruluşundan bu yana genel kurul yapılmamış olduğunu ortaklar kurulunun toplanmamış ve ortak karar alınmamış olduğunu beyanla temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, limited şirket müdürünün azli ile alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 200 üncü maddesi. 2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630 uncu maddesi 3. Değerlendirme Uyuşmazlık, limited şirket müdürü davalılardan ...'ın azlini gerektiren haklı bir neden bulunup bulunmadığı, bu nedenlerin araştırılıp sonucuna göre azle karar verilip verilemeyeceği üzerinde toplanmaktadır. Dava, limited şirket müdürünün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630 uncu maddesine istinaden haklı sebeplerle azli istemine ilişkin olmakla birlikte dava dışı şirketin zarara uğraması halinde bu zararların tazminine dair alacak ve şirkete ait demirbaşların davacıya teslimi istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce; davacının, dava dışı şirket hakkında bilgi edinebildiği, şirketin az zamanda kâr elde ettiği, dolayısıyla şirket müdürüne atfedilecek bir kusur ya da olumsuzluk bulunmadığı, davalı ...'in şirket müdürü olmadığı, şirketin zarara uğratılmadığı, demirbaşların da şirketten talep edilmesi gerektiğinden davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf incelemesi neticesinde İlk Derece Mahkemesi'nce tarihinde verilen kararın yerinde görülmesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ise de; İlk Derece Mahkemesi kararından sonra ancak Bölge Adliye Mahkemesi kararından evvel davacının şirketteki %51 hissesini davalılardan ...'a satış yoluyla devrettiği, devir işleminin 19.01.2023 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayınlandığı, satış yoluyla devir işleminin 29.12.2022 tarihinde yapıldığı, böylelikle davalılardan ...'ın hisse oranının %75, davalılardan ...'in hisse oranının %25 olduğu anlaşılmıştır. Limited şirket müdürünün azil davasını şirket pay sahibi açabilecek olup aktif dava ehliyetini gerektiren bu durumun yargılamanın sonuna kadar devam etmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesi'nce istinaf incelemesi yapılmakta olduğu sırada hisse devri hususunun gözetilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, 05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.