T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1268 Esas KARAR NO: 2026/507 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/98 Esas- 2023/118 Karar TARİH: 21/03/2023 DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvur…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1268 Esas KARAR NO: 2026/507 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/98 Esas- 2023/118 Karar TARİH: 21/03/2023 DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin...'in yetkilisi ve kanuni temsilcisi olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 03/04/2019 -31/12/2019 tarih aralığını kapsar şekilde havalimanı taşıma sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince anılan tarihler arasında müvekkilinin shuttle hizmetini yerine getirmesi gerektiğini ve 10.08.2019 tarihine kadar müvekkilinin shuttle hizmetini layığıyla yerine getirdiğini, daha sonra müvekkilinden havalimanı taşınma sisteminin biraz daha oturması için, sözlü olarak 2020 yılının başına kadar çalışmaya ara vermesi ve cezai bir işlem yerine getirmemesinin talep edildiğini, bu nedenle en son Ağustos ayında 10 günlük fatura kesildiğini, 2020 yılında ise davalı tarafından shuttle servis hizmetinin tekrar uygulanmayacağının bildirildiğini, 10.08.2019 tarihinde geçerli bir neden belirtmeden sözleşmenin feshedildiğini, sözleşmenin 12. maddesi gereğince 143 günlük erken tahliye bedelinin (günlük 840,00 TL + KDV) 130.930,80 TL olarak davalıya fatura edildiğini ancak davalı şirket tarafından fatura bedelinin ödenmediğini, davalının sözleşme gereği üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğini, taraflarınca sözleşmeye konu edimlerin yerine getirilmesi amacıyla 18.12.2019 tarihinde davalı şirkete noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ve müvekkili şirketin zarara uğradığını beyanla sözleşmeden doğan 130.930,80 TL alacaklarının 30/12/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı taraf süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde özetle; dava iddialarının hukuka ve somut gerçeklere aykırı olup kendi içinde de çeliştiğini, davacının 10/08/2019 - 31/12/2019 tarihleri arasında herhangi bir hizmet vermediğini kabul ve ikrar ettiğini, ..... Havalimanının ./10/2018 tarihinde açıldığını ve uçuşların 01/11/2018 tarihinden itibaren yapılmaya başlandığını, davacının iddiasına göre yeni havalimanı taşıma sisteminin biraz daha oturması iddiasının olsa olsa 01/11/2018 - 07/04/2019 tarihleri arasındaki dönem için geçerli olabileceğini, dolayısıyla 2019 yılı Ağustos ayında yeni havalimanının taşıma sisteminin oturmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının havalimanı taşımasında kullandığı ... plakalı aracın ... marka bir otobüs olduğunu, aracın Karayolları Taşıma Yönetmeliği gereğince D2 belgesine sahip olmadığını, söz konusu aracın bağlanarak Kemerburgaz'da bulunan otoparka çekildiğini, davacının sözleşmenin bitiş tarihi olan 31/12/2019 tarihine kadar da anılan yetki belge eksikliğini tamamlayamadığı için sözleşmeden kaynaklanan edimlerini ifa etmediğini, dolayısıyla herhangi bir ücrete de hak kazanamadığını, davacının noter kanalıyla göndermiş olduğu ihtarnameye, yine noter kanalı ile cevap verdiklerini, davacının sözleşmelerden kaynaklanan taşıma işini ... plaka sayılı tek araç ile ifa ettiğini, davacının günde 12 sefer yapmasının imkansız olmasına rağmen 12 sefer yapıyormuş gibi fatura düzenlendiğini, davacının aracının bağlı olduğu döneme ait Temmuz ve Ağustos ayları için davalı otele 14.000 küsür TL'lik geçiş masrafı yansıttıklarını, bu bedele ulaşılmasının imkansız olduğunu, davalı şirketin muhasebe kayıtlarının davacının oğlu tarafından tutulduğunu ve faturaların kabul edilip defterlere işlendiğini beyanla davanın davacının oğlu...'ya ihbarına ve reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesinin 12. maddesi kapsamında düzenlenen erken tahliye fatura bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkin olduğu, davacı, davalının sözleşmenin sözlü askıya alınması talebi üzerine 10/08/2019 tarihinden itibaren çalışmaya ara verdiğini ve neden belirtilmeksizin 2020 yılında ise sözleşmenin yenilenmediğini iddia etmiş olsa da yapılan tahkikat neticesinde davacının hizmet verdiği ... plakalı aracın 01/07/2019 tarihinde KTK Ek-2/3-A maddesi gereği cezai işlem uygulanarak otoparka çekildiği, davacının bu sebeple edimini yerine getiremediği ve kendisinden kaynaklanan bir ifa engelinin oluştuğu ayrıca davalı yanın ikame araç kullanımına zorlanamayacağı, sözleşmede buna ilişkin bir madde olmadığı, tam tersi sözleşmenin 10. maddesi gereği davacı tarafından hizmet verilecek aracın davalı yanca görülüp beğenilmesi ve onaylanmasının gerektiğinin anlaşıldığı, sözleşmenin 12. maddesi incelendiğinde ise bu madde gereğince erken tahliyeye ilişkin bedelin davacı yanca talep edilebilmesi için, davacının edimini ifaya hazır olduğu halde davalıdan kaynaklanan sebeplerle davacının ifasının engellenmesi halinin meydana gelmesinin gerektiği, davacının edimin askıya alınmasına ilişkin davalı yan tarafından talepte bulunulduğu iddiasını ise ispatlayacak bir delili dosyaya sunmadığı gibi ifa engelinin kendisinden kaynaklandığı, arıca tarafların tacir olduğu düşünüldüğünde de basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü olan davacının sözlü bir taleple sözleşmeye aykırı edimde bulunmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Sözleşmenin davalı tarafından feshedildiğinin ortada olduğu, aksi durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Yerel mahkeme tarafından araç çekildiği için ifa engeli olduğu gerekçesiyle davanın reddedildiği ancak davacı tarafından başka bir araç kiralanmak suretiyle 10/08/2019 tarihine kadar hizmet verildiği, bu hizmet için davalıya fatura kesildiği ve fatura bedelinin davalı tarafından ödendiği, dolayısıyla davacı yönünden herhangi bir ifa engelinin bulunmadığı, davacı tarafından müşterilerden herhangi bir ücret alınmadığından D2 belgesine sahip olmasının gerekmediği, ancak davalının müşterilerden ücret alarak aracın bağlanmasına sebebiyet verdiği, bu sebeple davacının yeni bir araç kiraladığı ve zarar ettiği, 10/08/2019 tarihinde ise davalının sözleşmeyi askıya aldığı ve 2020 yılında da feshettiği, davalının fesih nedeniyle fatura bedelinden sorumlu olduğu ve bu sebeplerle kararın kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan havalimanı taşıma sözleşmesinin davalı tarafından süresinden önce feshi nedeniyle, sözleşmenin 12. maddesi uyarınca düzenlenen erken fesih bedeli faturasının davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Dosya kapsamından; taraflar arasında 03/04/2019 tarihli havalimanı taşıma sözleşmesinin imzalandığı, davacının bu sözleşme ile davalının müşterilerini, sözleşmede belirlenen saatlerde otelden havalimanına ve havalimanından da otele taşıma işini üstlendiği, sözleşmenin 12. maddesinde yürürlük tarihinin 06/04/2019 ila 31/12/2019 olarak belirlendiği, dava tarihi itibariyle sözleşmenin süresinin sona ermiş olduğu, davacının, sözleşmenin davalı tarafından 10/08/2019 tarihinde askıya alındığı, 2020 yılında ise feshedildiği iddia edilerek davalı adına sözleşmenin uygulanmayan süresi için kdv dahil 130.930,80 TL tutarlı faturanın tanzim edildiği, davalının faturayı davacıya iade ettiği ve kayıtlarına almadığı, davalı tarafından ise, davacının söz konusu taşıma işlerini gerçekleştireceği aracın D2 belgesine sahip olmaması sebebiyle trafik memurlarınca bağlandığı, davacının herhangi bir hizmet vermediği, sözleşmenin taraflarınca askıya alınmadığı ve feshedilmediğinin savunulduğu, sözleşmenin 12. maddesinde; sözleşmenin 31/12/2019 tarihinden önce davalı tarafından acil durum ve doğal afet şartları oluşmadan erken tahliyesi halinde geri kalan aylara ilişkin ücretin muacceliyet kazanacağının düzenlendiği anlaşılmıştır. Davacı taraf, sözleşmenin davalı tarafça süresinden önce feshedildiğine dair yazılı bir fesih ihbarı sunmamıştır. Davalı taraf davacıya gönderdiği 24/12/2019 tarihli ihtarnamede sözleşmenin taraflarınca sona erdirilmediğini, davacının 2019 yılı Temmuz ayından itibaren hizmet vermediğini beyan etmiştir. Davacı tarafından esasen sözleşmenin feshinin fiili olarak askıya alma şeklinde ve 10/08/2019 tarihinde gerçekleştiği iddia edilerek bu tarihten sözleşmenin sona erme tarihi olan 31/12/2019 tarihine kadar olan ücret için fatura düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin davalının talebi ile 10/08/2019 tarihinde askıya alındığına dair herhangi bir delil ise sunulmamıştır. Aksine davacının taşıma hizmetini gerçekleştireceği araç olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık olamayan ... (eski plaka ...) plakalı araç 01/07/2019 tarihinde D2 belgesinin olmaması sebebiyle trafikten men edilerek bir otoparka çekilmiştir. Her ne kadar davacı taraf bu araç yerine başka bir araç kiraladığını ve kiraladığı araç ile hizmet vermeye devam ettiğini iddia etmiş ise de, aracın trafikten men edildiği tarihten 10/08/2019 tarihine kadar dava konusu sözleşme uyarınca düzenlendiği iddia edilen faturalar dosyaya sunulmamıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin dayanağı yalnızca havalimanı taşıma sözleşmesi değildir. Taraflar arasında ayrıca personel taşıma sözleşmesi de imzalanmış ve bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere ticari defterlerdeki kayıtlar tek bir hesap üzerinden tutulmuştur. Ticari defterlerdeki kayıtlar dava konusu sözleşmenin tarihinden öncesine dayanmaktadır. Bilirkişi ek raporunda davacının 30/07/2019 tarihinden 30/08/2019 tarihine kadar kiraladığı araç ile havalimanı taşıma sözleşmesi gereği hizmet verdiğine dair bir tespit yapılmışsa da, bu tespitin dayanağı faturalar dosyaya sunulmadığı ve kayıtlardan hangi faturanın hangi sözleşme için düzenlendiği de anlaşılamadığından bu tespitin dayanaksız olduğu, kaldı ki davacı tarafından 10/08/2019 tarihine kadar hizmet verildiği kabul edilse dahi, bu tarihten sonra hizmet verilmediği sabit olup, bu hususun davalıdan, davalının askıya alma talebinden kaynaklandığını ispat yükünün yine davacıda olduğu, dosyaya bu kapsamda bir delil sunulmadığı gibi sunulan delillerden sözleşmenin süre sonunda sona erdiği ve davalının, davacıya hizmet vermediği aylara ilişkin bedel ödemekle yükümlü olmadığı, Mahkemece verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmıştır.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.