T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1508 KARAR NO : 2025/1285 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/09/2025 ESAS NO : 2025/628 KARAR NO : 2025/557 DAVA: Tazminat KARAR TARİHİ: 19/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.11.2023 tarihinde m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1508 KARAR NO : 2025/1285 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/09/2025 ESAS NO : 2025/628 KARAR NO : 2025/557 DAVA: Tazminat KARAR TARİHİ: 19/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.11.2023 tarihinde müvekkili nezdinde işyerim paket sigorta poliçesi ile sigortalı olan işletmede meydana gelen sel ve su baskını nedeniyle muhtelif emtialarda oluşan hasar için dava dışı sigortalıya müvekkili tarafından toplam 800.047,34 TL ödeme yapıldığını, davalının gerekli ve yeterli alt yapı ve drenaj sistemini yapmayarak yaptıysa da gerekli bakım ve denetim görevini yapmayarak sorumlu olduğunu, ayrıca TBK'nın 69. maddesi gereğince de sorumluluğunun bulunduğunu, yine 2506 sayılı Yasanın 24, 27, 28, 29 maddelerine göre de davalı İdarenin mevcut su, kanalizasyon ve yağmur suyu deşarj şebekesinin işletilmesini ve bunun için gerekli bakımlarını yapmakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin sigorta tazminatını ödemesi nedeniyle TTK'nın 1472. ve devamı maddeleri uyarınca sigortalısı yerine geçerek haklarına halef olduğunu belirtilerek 800.047,34 TL'nin ödeme tarihi olan 08.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile su baskını sebebiyle zarar gören sigortalıya ödenen tazminatın, kusurlu olduğu iddia edilen davalı idareden rücu istemine ilişkin davada, davacının husumeti İski’ye yönelttiği, davalının sorumluluğunun hizmet kusuruna dayandığı, davalının hukuki konumu itibariyle yargı yolunun caiz olup olmadığının HMK'nın 114. Maddesi uyarınca dava şartı olarak düzenlendiği, dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından kendiliğinden gözetilmesi gereken unsurlardan olduğu, somut olayda davalı taraf İSKİ olup, İSKİ kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluş olduğu, İSKİ’nin kamu hizmeti görürken vermiş olduğu zararlar hizmet kusuru kapsamında değerlendirildiği, hizmet kusuruna ilişkin açılacak tam yargı davalarında ise idari yargı yoluna gidilmesi gerektiği, bu hususta Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından verilen 05/02/2024 tarihli 2023/545 E. ve 2024/40 K. sayılı ilamının bulunduğu, bu sebeple hizmet kusuruna ilişkin idari yargıda dava açılması gerekirken adli yargıda dava açılmasında HMK md. 114/1-b uyarınca yargı yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle Davanın HMK. Madde 114/1-b ve 115/2 uyarınca yargı yolu caiz olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle REDDİNE karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı İSKİ'nin özel hukuk hükümlerine tabi bir kamu tüzel kişisi olup tacir sıfatına haiz olduğunu, davaya konu olayın hizmet kusurundan kaynaklanan bir idari eylem değil, İSKİ'nin özel hukuk hükümlerine tabi bir tacir olarak yürüttüğü faaliyet sırasında meydana gelen bir haksız fiil bulunduğunu, halefiyet ilkesine dayalı olarak açılan işbu davada her iki taraf da tacir olduğundan, tacirler arasındaki haksız fiilden doğan davada Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, uyuşmazlığın adli yargıda, Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiğinden, davanın esasına girilmeden usulden red kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sorumlu davalı kurumdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf istemine konu uyuşmazlık ise dava konusunun çözüm yerinin adli yargı mı, idari yargı mı olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından verilen yargı yolu dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2012/168 E. 2012/397 K. sayılı ve 15/06/2012 tarihli kararında; 23/11/1981 tarih ve ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2560 sayılı ...İdaresi Genel Müdürlüğü'nün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yasa gereğince İSKİ'nin; Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlükçe yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetim yapılacağı, yıllık faaliyet ve yatırımlarının bilançolarda belirlenip, Genel Kurulların tasvibine sunulacağı ve bütçesinin Kamu İktisadi Teşekküllerinde uygulanan formüle göre tanzim olunacağının belirtildiği, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 18/1. maddesinde "Ticaret şirketleriyle, gayesine varmak için ticari bir işletme işleten dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince hususi hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi amme hükmi şahısları tarafından kurulan teşekkül ve müesseseler dahi tacir sayılırlar." hükmünün yer aldığı, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 11, 12, 13. 18/1.maddesi dikkate alındığında İSKİ (...İdaresi) Genel Müdürlüğünün 2560 Sayılı Kanun ile kurulmuş olması TTK'nun 18/1.maddesinde özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluşu olması, ticari şekilde veya iktisadi esaslara göre işletilmekte olup yaptığı işler itibariyle de ticarethane sayıldığından tacir sıfatı taşıdığı, tacir olduğu kabul edilen İSKİ'ye karşı açılan haksız fiilden kaynaklanan davaya adli yargı yerinde bakılacağı, bu nedenle dava konusu uyuşmazlıkta adli yargının görevli olduğu kabul edilmiştir.6102 sayılı TTK'nın 16/1. bendinde; "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." düzenlemesi yer almaktadır.2560 sayılı Kanuna tabi olan İSKİ'nin gördüğü hizmetin kamu hizmeti olmasına rağmen, özel hukuk hükümlerine tabi olduğu, TTK'nın 16/1. maddesi anlamında tacir sayılacağı ve tacir olan davalı ile davacı arasındaki haksız fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adli yargının görevine girdiği Yargıtay içtihatları ile benimsenmiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2023/6444 E. 2023/10038 K. (davalısı ASKİ), 2021/20431 E. 2023/7687 K. (davalısı İSKİ) kararlarına konu uyuşmazlıklar adli yargı yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlık yönünden idari yargının görevli olduğu gerekçesi ile verilen karar hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/09/2025 tarihli 2025/628 E. 2025/557 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının istemi halinde davacıya iadesine,4-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/11/2025