11. Hukuk Dairesi 2021/3935 E. , 2022/9027 K. "" MAHKEMESİ : ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.07.2018 tarih ve 2016/295 E- 2018/544 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.11.2020 tarih ve 2018/2382 E- 2020/1152 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay…
**11. Hukuk Dairesi 2021/3935 E. , 2022/9027 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 19.07.2018 tarih ve 2016/295 E- 2018/544 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 04.11.2020 tarih ve 2018/2382 E- 2020/1152 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin 10.236,06 Euro (20.020,00 DM) karşılığı davalıya ait 52 hisse senedi aldığını, parasını defalarca istemesine rağmen geri ödenmediğini, davalı ...'ın da davalı şirket yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle müvekkilinin oluşan zararından şirketle birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek 10.236,06 Euro (20.020,00 DM)'nin tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunu 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili; davacının halen müvekkili şirkette ortak olduğunu, müvekkilinin kimseye parasını geri alabileceği veya çok kar edeceği taahhüdünde bulunmadığını, müvekkili ... ile davacı arasında hiçbir irtibat bulunmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafça zamanaşımı def’inin ileri sürülmesi TMK'nun 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğu, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, haksız fiil nedeniyle oluşan davacı zararından davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitine, 20.020,00 DM karşılığı 10.236,06 Euro'nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunu 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti, hukuka aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümüzlüğü ve davalılar tarafından tahsil edilen paranın istirdatı istemine ilişkindir.