İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı adına üstlendiği deniz taşıması edimini yerine getirmesine rağmen hak ettiği navlun alacağını alamayarak zarara uğradığını, dava konusu taşıma işinin faturalardan anlaşıldığı üzere ... koşullarında yapıldığını, dava konusu taşımada gönderenin davalı şi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2114 KARAR NO : 2025/1691 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/11/2020 NUMARASI : 2019/42 Esas 2020/323 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ: 25/12/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı adına üstlendiği deniz taşıması edimini yerine getirmesine rağmen hak ettiği navlun alacağını alamayarak zarara uğradığını, dava konusu taşıma işinin faturalardan anlaşıldığı üzere ... koşullarında yapıldığını, dava konusu taşımada gönderenin davalı şirket olduğunu, davalı şirket yetkililerinin düzenlenen faturaları tebliğ almalarına rağmen müvekkiline ödeme yapmadığını, müvekkili şirketin davalının menfaatlerini gözeterek taşıdığı eşyaları alıcıya teslim ettiğini, davalının İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra takibine itiraz ettiğini belirterek davalının itirazın iptalini, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dosyada mevcut konişmentolarda davalının adının yer almadığı, konişmentoların bazılarında ... Denizcilik AŞ, bazılarında ... SA ve birinde ... Hava ve Deniz Taşımacılığı AŞ'nin taşıyan olarak yer aldğı, yine ... Dış Tic. Ltd. Şti'nin yükleten veya taşıtan olarak göründüğü, dosyaya sunulan konişmentolardan hareketle davacı ile davalı arasında bir navlun sözleşmesinin bulunduğunun tespit edilemediği, dosyadaki yazışmalara göre navlun sözleşmesi kurulduğunun anlaşılamadığı, kaldı ki konişmentolardaki gemi adlarıyla e-postalarda geçen gemi adlarının da örtüşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAFSEBEPLERİ: 1-Davacı vekili; dosyaya tüm yazışma ve konşimentoların ibraz edildiğini, davalı taraf adına e-postayı gönderen şahsın davalı şirketin ortağı olduğunu, taşıma sözleşmesi öncesi görüşmelerin bu kişi ile gerçekleştirildiğini ve bu kişinin gönderdiği e-postalara göre taşımanın müvekkili tarafından yaptırıldığının sabit olduğunu, faturanın davalı adına kesilmesinin istendiğini, davalının faturalara itiraz etmediğini, mahkemenin kararın e-postalardaki gemi istemi ile konşimentoda yer alan gemi isimlerinin örtüşmediğine dair gerekçesinin yerinde olmadığını, 770515037 nolu konşimentoda e-postada belirtilen geminin isminin yazdığını, kararın hatalı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, navlun alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda dava dışı ... Dış Tic Ltd Şti tarafından dava dışı alıcı ... Arar ... ... isimli firmaya satılan domates emtiasının alıcıya taşınması işinin akdi taşıyan sıfatıyla davacının üstlendiği, emtianın alıcısına teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, davalının 3 ayrı taşıma için düzenlediği navlun faturaları ile vade farkı faturasından kaynaklanan alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlattığı, mahkemece davalı ile navlun sözleşmesi kurulduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık; davalının navlun sözleşmesinin tarafı olup olmadığı, davalının navlundan sorumlu tutulup tutulamayacağı hususlarından kaynaklanmaktadır. HMK'nın 199. maddesinde uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları belge olarak kabul edilmektedir. HMK'nın 199. maddesi elektronik ortamdaki veriler de belge kabul edildiğinden davacı tarafça ibraz edilen e-postaların delil olarak kabulü ve uyuşmazlığın çözümünde değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı şirketle dava dışı satıcı ... Dış Tic Ltd Şti'nin merkez adresleri aynı olup, ...'ün ... Dış Tic Ltd Şti'nde % 90 pay ile ortak olduğu ve şirketin ... tarafından temsil edildiği, davalı şirketin ise % 20 hisse ile ... Gıda ...Ltd Şti, % 5 hisse ile ..., % 50 hisse ile ..., % 25 ... ortaklığından teşekkül ettiği, davalı şirkette % 20 hisse ile pay sahibi olan ... Gıda San Tic Ltd Şti'nin tek pay sahibinin ise ... olduğu, davalı şirketin ... tarafından temsil edildiği incelenen sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır.Davacı tarafından sunulan e-postaların incelenmesinde "..." uzantılı e-posta ile ...tarafından davacı şirket çalışanından navlun teklifi alındığı, devamındaki yazışmalarla emtianın taşınması için tarafların anlaştığı görülmektedir. ..., ... Dış Tic Ltd Şti'nin o tarihteki ortaklarından olup, kullanılan e-postanın uzantısı ise davalı şirketin ortaklarından olan ...'ün şirketine aittir. Yazışmaların devamında faturanın davalı şirket adına kesilmesi talep edilmiştir. Diğer taraftan davalı şirket ile dava dışı satıcı şirket aynı adreste faaliyet göstermekte olup malın alınacağı yer olarak da davalının adresi gösterilmiştir. Bunun dışında davalı tarafından defterler ibraz edilmediği gibi taşımanın başka bir akdi taşıyıcı firma aracılığıyla yapıldığına ilişkin bir itiraz da ileri sürülmemiştir. Bu durumda davacının ve davalının navlun sözleşmesinin tarafı olduğu sonucuna varıldığından TTK'nın 1200. maddesi gereğince davacının hakettiği navlun alacakları yönünden davalının itirazının iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Buna karşılık, her ne kadar davacı tarafından vade farkı açıklamalı fatura ile alacak talebinde bulunulmuş ise de vade farkı talep edilebilmesi için taraflar arasında vade farkı alınacağına dair anlaşma ya da bu hususta teamül bulunması gerekir. Taraflar arasında bu yönde bir anlaşma olmadığı gibi teamül de ispat edilmemiştir. Diğer taraftan davacı takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunmuş ise de davalıyı takipten önce temerrüte düşürdüğüne ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Bu durumda davacının üç adet navlun faturasına dayalı 9.400-USD alacağı yönünden davalının itirazının kısmen iptaline, vade farkı faturası ve işlemiş faiz talebi yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle; davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından davalının itirazının 9.400-USD asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, fazla talebin reddine, hükmedilen likit ve belirlenebilir nitelikteki alacağın takip tarihindeki kur karşılığının % 20'si oranında 11.729,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2020 Tarih 2019/42 Esas 2020/323 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davalının İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazının 9.400-USD asıl alacak üzerinden kısmen iptali ile takibin 9.400-USD alacağa 3095 S.lı Kanunun 4/a maddesi gereğince kamu bankalarınca 1 yıl vadeli USD mevduata uygulanan en yüksek oranda faiz işletilerek devamına, fazla talebin reddine,Hükmedilen alacağın takip tarihindeki kur karşılığının %20'si oranında 11.729,50-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Alınması gereken 3.409,68-TL karar harcından davacı tarafından mahkeme veznesine peşin yatırılan 572,76-TL ve icra veznesine yatırılan 314,39-TL olmak üzere toplam 887,15-TL harcın mahsubu ile kalan 2.522,53-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan toplam 923,05-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 900-TL bilirkişi ücreti ve 411,60-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.311,60-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.260-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine," Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 168-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 161-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/10/2025