11. Hukuk Dairesi 2008/3441 E. , 2010/223 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.11.2007 tarih ve 2004/231-2007/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av.... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları d
**11. Hukuk Dairesi 2008/3441 E. , 2010/223 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.11.2007 tarih ve 2004/231-2007/449 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.01.2010 gününde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av.... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait 30.000 adet Bursa Çimento A.Ş. hisse senedinin 25.11.1994 tarihli sözleşme gereği davalıya ödünç verildiğini, sözleşme uyarınca 250.000.000 TL'lık çek ile bir adet boş bononun müvekkiline verildiğini, sözleşme süresinin bitmesine rağmen hisse senetlerinin ve bedelsiz dağıtılan hisse senetlerinin müvekkiline iade edilmediği gibi aylık 8.500.000 TL kullanma karşılığının ve temettü alacağının da ödenmediğini ileri sürerek, asıl ve birleşen dava ve ıslah dilekçesi ile 2.880.000 adet Bursa Çimento A.Ş. hisse senedinin aynen, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline (yargılama sırasında talep hisse senedinin aynen iadesi olarak değiştirilmiştir.), 1994 ile 2002 yılları arası temettü tutarı olan toplam 1.977.000.000 TL'nın dağıtıldıkları tarihten itibaren en yüksek mevduat faiziyle birlikte tahsiline, 25.11.1994 tarihinden itibaren ödenmesi gereken 765.000.000 TL kullanma bedelinin dönemlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline, davalının icra dosyasına ödediği 600.000.000 TL'nın infazda nazara alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, hisse senetlerinin rayiç değerinin 600.000.000 TL olarak kararlaştırıldığını ve bunun da davacıya ödendiğini, sözleşme uyarınca hisse senetlerinin değer kaybetmesi ve kazanmasından davacının etkilenmeyeceğini, sözleşme bitim tarihinde 30.000 hisse senedinin değerinin istenebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, Dairemiz’in 21.12.1998 günlü kararında yazılı gerekçelerle davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 25.11.1994 tarihli menkul kıymetleri ödünç sözleşmesi bulunduğu, sözleşmede, sermaye artırımı nedeniyle ortaya çıkan bedelsiz hisse alma hakkının nasıl kullanılacağı konusunda hüküm yok ise de, sözleşmenin, hayatın olağan akışı ile birlikte borsa teamülleri açısından değerlendirildiğinde, ödünç veren davacının, dava konusu hisse senetlerinin sahiplerine kullandıracağı haklardan feragat ettiği anlamına gelecek şekilde sözleşmenin yorumlanmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerince temyizi üzerine Dairemizin 20.01.2004 tarihli kararı ile mahkeme kararı tekraren davalı yararına bozulmuş ve mahkemece bozma kararına uyularak ve bilirkişi raporu alınarak yapılan yargılama sonucu 25.11.1994 tarihli sözleşme gereğince asıl ve birleşen dava dosyalarında davacının sözleşmeye göre davalıya tevdi ettiği hisse senetlerinin davalı tarafından iade edilmediği, bu nedenle sözleşmede tanımlanan kullanma ücreti ve temettünün de davacıya ödenmediği gerekçesiyle işbu dava dosyası ile birleştirilen Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/843 Esas, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2000/195 Esas, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2004/665 Esas ve Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2007/130 Esas sayılı dosyaları itibariyle davanın kısmen kabulü ile Bursa Çimento A.Ş.'ne ait 11.520.000 adet hisse senedinin davalıdan alınarak davacıya aynen verilmesine, Bursa Çimento A.Ş.'nin temettü bedeli, kar payı 7.713 YTL ana para ile kar payına yıllar itibariyle işlemiş ve rapor tarihine kadar ulaşan 6.923,89 YTL işlemiş faizi ki, toplam 14.636,89 YTL'sının davalıdan tahsiline, ayrıca anapara olan 7.713 YTL'ye 15.02.2007 tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesine, 102 YTL anapara kullanım bedeli ile 655,38 YTL işlemiş faiz toplam 757,38 YTL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekili, taraflar arasındaki ödünç sözleşmesi ile davalı tarafa teslim edilen hisse senetlerinin sözleşmede öngörülen süre sonunda müvekkiline iade edilmediğini ileri sürerek, hisse senetlerinin iadesi ile kar payı ve kullanma bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı ile davalı arasında imzalanan 25.11.1994 tarihli sözleşme ile, davacıya ait 30.000 adet Bursa Çimento A.Ş. hisse senedinin davalıya teslim edilmesi ve hisse senetlerinin davalıda kalması karşılığında davacıya aylık 8.500.000 TL ödeme yapması kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 3 ncü maddesinde ise, hisse senetlerine karşılık 250.000.000 TL Şekerbank çeki ve 09.12.1994 tarihi itibariyle hisse senetlerinin değeri 600.000.000 TL kabul edilerek, miktarı açık teminat bonosunun davalı tarafından davacıya verileceği hüküm altına alınmıştır. 25.11.1994 tarihli sözleşme ile davalıya teslim edilen hisse senetlerinin davacıya iade edilmediği ise tartışmasızdır. Davacı ..., 25.11.1995 vade tarihli, 3.000.000.000 TL bedelli bono bedelinin tahsili amacıyla davalı (borçlu) ... aleyhinde Bursa 2.İcra Müdürlüğü’nün 1997/2045 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatmış, borçlu ... ise, 600.000.000 TL borcu kabul ederek, bakiye 2.400.000.000 TL'lık kısma itiraz etmiştir. Davalı vekili de, davalı ... tarafından teminat olarak keşide edilen bononun 3.000.000.000 TL bedel yazılmak suretiyle, davacı tarafından icra takibine konu edildiğini, sözleşmede öngörülen 600.000.000 TL'nın işbu davadan önce ödenerek, bakiye kısma itiraz edildiğini, teminat senedinin tahsil edilmesi nedeniyle müvekkilinin davacıya bir borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Dairemizin bozma kararından sonra Mahkemece, 25.11.1994 tarihli sözleşmenin 3.maddesi gereği teminat olarak verilen bono bedelinin 24.11.1997 tarihinde 600.000.00 TL ödendiği tesbit edilmiş, ödenen miktarın bilirkişi rapor tarihine kadar işleyen faizi tesbit edilerek bu miktar, kar payı alacağına işleyen faizden indirilerek Bursa Çimento A.Ş.'ne ait 11.520.000 adet hisse senedinin davalıdan alınarak davacıya aynen verilmesine, Bursa Çimento A.Ş.'nin temettü bedeli, kar payı 7.713 YTL ana para ile kar payına yıllar itibariyle işlemiş ve rapor tarihine kadar oluşan 6.923,89 YTL işlemiş faizi ile toplam 14.636,89 YTL'nın davalıdan tahsiline, ayrıca anapara olan 7.713 YTL'ye 15.02.2007 tarihinden itibaren reeskont faizi yürütülmesine, 102 YTL anapara kullanım bedeli ile 655,38 YTL işlemiş faiz olmak üzere toplam 757,38 YTL'nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 25.11.1994 tarihli sözleşmenin 3. maddesi uyarınca, hisse senetlerinin 09.12.1994 tarihinde değerinin 600.000.000 TL olduğu, ...’ten teminat olarak açığa imzalı senet alındığı, bu senedin Bursa Çimento Hisse senetlerinin bedelini ihtiva ettiği belirtilmiş, sözleşmenin 4. maddesinde ise aynen” ...’ya verilecek senet herhangi bir nedenle ihtilaf olduğunda icra takibi yapılması icap ederse, 30.000 Bursa Çimento Hisse senedinin borsadaki değeri üzerinden yapılıp, icra takibinden doğacak zamanaşımı o günkü bankaların mevduat faizi kadar ...’in sorumlu olacağı” kararlaştırılmıştır. Bu durumda davacı, Bursa 2.İcra Müdürlüğü’nün 1997/2045 sayılı dosyasında 3.000.000.000 TL bedelli bonoyu taraflar arasındaki yukarıda açıklanan sözleşme hükümleri uyarınca doldurarak takibe koyduğuna göre, artık davacının hisse senetlerin aynen iadesinden vazgeçip bedelini talep ettiğinin kabulü gerekir. Bu itibarla, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.maddesinde senet bedelleri için icra takibi yapıldığında senetlerin bedelinin o tarih itibariyle borsa değeri üzerinden hesaplanacağı kabul edildiğine göre, mahkemece icra takip tarihi itibariyle davacının hisse senetlerinin borsa değerini, sözleşme uyarınca hesap edilecek kullanma bedelini ve kâr payı alacağını, ayrıca yine sözleşme gereğince bu alacağına icra takip tarihinden itibaren banka mevduat faizi uygulanmasını talep edebileceği gözetilmek ve icra takibi sırasında 24.11.1997 tarihinde davalının 600.000.000 TL ödediği nazara alınmak suretiyle bu ödeme sonrasında dava tarihi itibariyle varsa davacı alacağının hesaplanması ve hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.