T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 03/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACILAR : 1- ...... 2- ...... 3- ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : 1…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 03/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACILAR : 1- ...... 2- ...... 3- ...... VEKİLİ : Av... DAVALI : 1- ...... VEKİLLERİ : Av... Av... DAVALI : 2- ...... VEKİLLERİ : Av.... Av... DAVALI :3- ...... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 03/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 28/08/2021 tarihinde davalı ...... sevk ve idaresindeki ...... plakalı araç müvekkillerinin çocuğu ......'ya çarparak ağır şekilde yararlanmasına sebebiyet verdiğini, olay yerinde tanzim edilen kaza tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde müterafik kusurun bulunduğunun belirtiltiğini, ancak kaza tespit tutanağındaki kusur değerlendirmesini kabul etmediklerini, davalının tedbirsiz ve dikkatsiz davranarak ve aynı zamanda hız kurallarına riayet etmeyen davalı sürücünün haksız eylemi sonucunda yaşı küçük müvekkili ......, BTM ile giderilemeyecek, yaşamsal tehlike oluşturacak ve vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını altıncı (ağır derecede) etkileyecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin neredeyse hayatını kaybetme tehlikesi yaşadığını, davalı sürücü ...... hakkında Konya....Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından “Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçlaması ile kamu davası açıldığını, dosya derdest olup henüz karar verilmediğini, kaza sonrasında ...... plakalı aracın ZMM sigortası olan diğer davalı ...... şirketine yapmış olduğumuz trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar kapsamında kalıcı işgücü kaybı, geçici iş gücü kaybı, bakıcı giderleri, SGK tarafından karşılanmayan zorunlu giderlere ilişkin maddi tazminat talepli başvurularının sonuçsuz kaldığını, arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını belirterek; trafik kazası sonucu cismani zarara uğrayarak geçici ve sürekli iş gücü kaybına maruz kalan müvekkili ...... için; HMK 107 gereğince fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla alacağın belirli hale gelmesi durumunda harç ikmal etmek kaydı ile; müvekkili ...... için şimdilik 50,00 TL sürekli iş göremezlik/kalıcı sakatlık, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL bakıcı giderleri, 50,00 TL SGK tarafından karşılanmayan zorunlu giderler olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 28/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz avansı ile birlikte davalı ...... A.Ş.'den tahsiline, (Davacı yaşı küçük olduğu için onun adına diğer davacılar anne ve baba için velayeten ) manevi zarar bakımından ...... için 100.000,00 TL; (Davacı yaşı küçük olduğu için onun adına diğer davacılar anne ve baba için velayeten ), ...... için 10.000,00 TL; ...... için 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28/08/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...... ve ...... Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özet olarak; ...... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen, 08/01/2021-2022 vadeli ...... poliçe no’lu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacı yanın iddia ettiği kazanın meydana geldiğini ve zarar görenin de bu kazaya karıştığını ispat etmesinin gerektiğini, dava konusu olaya ilişkin zorunlu arabuluculuk başvurusu yapılmamış olup dava şartı eksikliğinden davanın reddinin gerektiğini, davaya bakmaya yetkili mahkemenin ise İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları aynı zamanda ispatının gerektiğini, sürücünün tali kusurunun tespiti halinde ise TBK md 52 çerçevesinde davacı yanın kusuru nazara alınarak tazminatın kaldırılmasının gerektiğini, davaya konu kaza neticesinde zararın oluşmasında davacı yanın ağır kusuru bulunduğunu, davacı yaya konumunda olup kurallara aykırı tutumu neticesinde maluliyeti ortaya çıktığını, bu hususun zarar ile kaza arasındaki illiyet bağını kopardığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, ticari faiz talebinin haksız olduğunu, davacının maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor aldırılmasının gerektiğini, davacı yanın maluliyet iddialarının değerlendirilebilmesi için ADli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesine Sevk edilerek yalnızca kaza ile illiyet bağı bulunan maluliyet durumu hakkında rapor alınmasının gerektiğini belirterek; davanın yetkili İstanbul Anadolu Adliyesine gönderilmesine, aksi takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında ...... plakalı araç sürücüsü davalı ......'in %25 oranında, yaya ......'nın ise %75 oranında kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik tazminatı tutarının 379.772,01 TL, geçici iş göremezlik tazminatı tutarının 7.718,01 TL, bakıcı gideri tazminatı tutarının 9.746,84 TL, tedavi gideri tazminatı tutarının ise 2.200,00 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin oluşan bu zarardan sorumlu olduğu sonucuna varıldığından davacının maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, 13/291-370 ) Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacının yaralanması, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacı ......'nın manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacılar ...... ile ......'da manevi tazminat istemlerine yönelik incelemede ise; Davacı ......'nın yaralanmasından dolayı %10,3 oranında malul kaldığı, yaralanmanın ağır bedensel zarar olarak nitelendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından davacılar ...... ile ......'ın manevi tazminat istemlerinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve; DAVACI ......'NIN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 379.772,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 7.768,01 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 9.796,84 TL bakıcı gideri tazminatı ve 2.250,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 399.586,86 TL tazminatın 07/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...... Şirketi'nden alınarak davacı ......'ya verilmesine, DAVACI ......'NIN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın 28/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... ile davalı ......Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ......'ya verilmesine, DAVACI ......'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın 28/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... ile davalı ...... Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ......'a verilmesine, DAVACI ......'NIN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 10.000,00 TL manevi tazminatın 28/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... ile davalı ...... Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ......'ya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; 22/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itirazları için hakları olan yasal süre dikkate alınmadan davacı tarafa ıslah için süre verilerek iş bu dosyanın karara çıkarıldığını, asıl kusur yaya ......'da olup şahsın, park halinde olan bir aracın arkasından yola fırlamasıyla trafik güvenliğini tehlikeye düşürerek kanun maddesini ihlal etmesine binaen davaya konu kaza olayın gerçekleştiğini, davalı sürücü kendisinden beklenebilecek tüm özen ve yükümlülüklere uygun davrandığını, kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını, hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda başvuranın dosyaya sunmuş olduğu Selçuklu Tıp Fakültesi Hastanesi’nden alınan davacıda %10.3 oranında maluliyet olduğu gösterir Sağlık Kurulu raporunun dikkate alındığını, dosyaya sunulan sağlık kurulu raporunun hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, söz konusu raporun üniversitenin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınmadığını, yaralandığı iddia edilen yayanın kusurunun derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, olay tarihine göre paranın alım gücü gibi nedenler manevi tazminatın takdirinde belirleyici olması gerektiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olup iş bu tazminatın kabulünün hakkaniyet ve hukuk kurulları doğrultusunda mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/04/2025 tarihli ... Esas ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesiyle bozularak davanın tümüyle reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ...... Şirketi vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; hem maluliyet raporları hem de kusur raporları arasında çelişki olmasına rağmen dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevk edilmeksizin üniversite raporları üzerinden hüküm kurulduğunu, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmemesinin bozma sebebi olduğunu, davacının kaza ile illiyetli maluliyet oranının tespiti bakımından mevzuata uygun maluliyet raporunun dosyaya kazandırılmasının gerektiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dahi kaza tarihi olan 28/08/2021 tarihinde 2015 doğumlu davacının 6 yaşında olduğunu, davacı çocuk 18 yaş altında olup gelir getirici bir işte fiilen çalışmadığından geçici iş göremezlik hesaplarına itiraz ettiklerini, yerel mahkeme kararında geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmesinin hukuka ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, bakıcı gideri taleplerinin ispat edilemediğini, dosyada buna ilişkin herhangi bir ödeme gösterir evrakın mevcut olmadığını, tedavi gideri ve bakıcı gideri taleplerinin teminat dışı olduğunu, bu talepler yönünden de davanın reddinin gerektiğini, hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplama yapılması gerektiğini, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, kaza tarihinde davacının yaşı küçük olup, davacı velilerinin gözetim yükümlüğüne aykırılıkları nedeniyle kusurunun bulunduğunu, bu hususun irdelenmediğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilin temerrüde düşmediğini, hesaplanan vekalet ücreti, harç ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ... Karar 10/04/2025 tarihli kararının kaldırılarak itirazları gibi davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizin ilamı ile verilen kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın davalı ...... ve sigorta tarafından istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda; Kaldırma kararında belirtilen biçimde araştırma yapılarak davacı küçük için kaldırma kararında ayrıntılı biçimde belirtildiği üzere AYM kararları doğrultusunda uygun yönetmelik hükümlerine göre uzmanlardan oluşan Üniversite Adli Tıp Heyeti'nin raporu ile maluliyetinin belirlenip buna göre maluliyet oranının değişmesi nedeniyle yeniden PMF yaşam tablosu ve progressif rant sistemi esas alınarak tazminat miktarının belirlenmesinde; sair itirazların Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilerek reddedilmiş olması nedeniyle, ayrıca diğer kesinleşen hususlarda sonradan sair itirazların incelenmesinin mümkün olmamasına; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, bu konulara ilişkin itirazların reddine karar vermek gerekmiştir. -Manevi tazminata yönelik davalının itirazında; 6098 sayılı TBK.nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir. Somut olayda; yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, meydana gelen olayın ve davalının fiilin niteliği, olayın oluş yer ve şekli, kusur durumları, oluşan sürekli ve geçici maluliyet, ilk Daire kararında belirtilen yansıma yoluyla manevi tazminatın istenebilmesi ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, taraflar için belirlenen manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete göre fazla olmadığı görüldüğünden, buna yönelik davalı ...... itirazının reddine karar verilmiştir. Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalılar ...... ile ...... San. Ltd. Şirketi'nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalılar ...... ile ...... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davalı ...... Şirketi'nden alınması gereken 27.295,77 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 6.824,40 TL nin mahsubu ile bakiye 20.471,37 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf eden davalı ...... Şirketi'nden alınması gereken 35.492,97 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 8.873,24 TL nin mahsubu ile bakiye 26.619,73 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davalılar ...... ile ...... Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların bu davalılar üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.03/12/2025 ... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.