İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... İnşaat Turizm Otomotiv S…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1331 KARAR NO : 2025/1675 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/07/2025 NUMARASI: 2025/135 Esas - 2025/531 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025 Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... İnşaat Turizm Otomotiv San. ve Tic.Ltd.Şti. ile müvekkil banka arasında imzalanan GKS kaynaklı kredi borcunun ödenmemiş olması nedeniyle İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nde... E. sayılı dosyasıyla kefiller ... ve ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlulardan ... ... İnşaat Turizm Otomotiv San. ve Tic.Ltd.Şti.’nin ise derdest konkordato başvurusu bulunduğundan bu borçlu hakkında işlem yapılamadığını, Borçlulardan ... ve ...’un haksız ve kötü niyetle takibe, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, Davalılar ile müvekkil banka arasında imzalanan sözleşmede faiz oranları ve diğer hususlara ilişkin gerekli bildirimler borçlulara yapıldığından ve borçlular tarafından sözleşme imzalandığından, itirazın süre kazanmak amacıyla yapılmış bir itiraz olduğunu,borçlu şirkete ve kefile borcun ödenmesi için müvekkil banka tarafından Üsküdar 16. Noterliği’nin 18.04.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin keşide edildiğini, belirterek; icra takibine yapılan haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına ve alacağın tahsiline, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkil ile davacı arasındaki uyuşmazlıkta yetkili mahkemenin Büyükçekmece Mahkemeleri ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı takip alacaklısının bu tarih itibari ile yazılı bir belgeyle borç miktarını ve muaccel durumunu belgelemesi gerektiğini, karşı taraf usulüne ve kanuna uygun olmayan Üsküdar 16. Noterliği’nin 18.04.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide etmiş ise de, müvekkillerinin Bakırköy 40. Noterliği’nin 30.04.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesini gönderdiğini ve borca ve diğer tüm hususlara itiraz ettiklerini, müvekkillerin yetkilisi veya ortağı olduğu ... ... İnşaat Turizm Otomotiv San. ve Tic.Ltd.Şti. hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/246 E. sayılı dosyası ile (.Konkordato) 03.09.2019 tarihinde Kesin Mühlet verilmiş olduğundan, hangi nedene dayalı olursa olsun takip yapılmasının önlenmesine karar verildiğini, müvekkiller ile şirket arasında zorunlu hukuki arkadaşlık bulunduğunu, dolayısıyla müvekkiller hakkında takip yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek karşı tarafın açmış olduğu haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden ve devamında esasa girilecek olursa esastan tümüyle reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..Davacı banka ile dava dışı kredi borçlusu ... ... İnşaat Turizm Otomotiv San. ve Tic.Ltd.Şti.arasında Genel Kredi Sözleşmeleri akdedildiği, bahse konu GKSTeri davalı kefiller ... ve ... un da müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, Sözleşmenin kefalet sözleşmesi bölümünün, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK nun 583.Maddesi’ne göre düzenlendiği, TBK’nun 20-27 Maddeleri uyarınca genel işlem şartlarına yönelik olarak gerekli bilgilendirme yapılıp tüm maddelerde mutabık kalındığının belirtildiği, dolayısıyla takdiri Sayın Mahkemenizde olmak üzere geçerli bir kefaletin mevcut olduğu, anılan sözleşmeler kapsamında kullandırılan nakdi kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu, takip tarih itibariyle, davalı kefiller ... ve ...’un Genel Kredi Sözleşmelerinde gösterilen kefalet limitinin ayrı ayrı 750.000,00 TL olduğu, taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek yapılan hesaplamalarda takip tarihi itibariyle;-Ticari Krediler-iskonto kredisinden kaynaklanan 255.893,02 TL,-Diğer asıl alacaklarından (banka yükümlülük tutarı ödenen çek yaprakları) kaynaklanan 6.118,93 TL,-Ticari Kredili Mevduat Hesabı’ndan kaynaklanan 19.345,77 TL-Şirket Kredi Kartı’ndan kaynaklanan 17.524,16 TL olarak tespit edilen toplam 298.881,88 TL borcun kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle davalı kefillerinden her birinin bunun tamamından sorumlu olduğu,takip talebinde 467.239,91 TL nakit alacak talep edildiği, bu durumda 298.881,88 TL nin üstünde fazla talebin yerinde olmadığı belirlenmiştir. İcra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler bulunduğu sabittir.Farkın, davacı bankanın elinde bulunan teminat çeklerinden yapılmış olan toplam 143.800,00 TL tahsilatın takip talebinde asıl alacak tutarından düşülmemesinden, ayrıca iskonto kredilerinin vade tarihlerine kadar işleyecek faiz tutarları, kullandıran aşamasında davacı bankaca peşin olarak tahsil edilmiş olmasına rağmen, bu krediler için 18.04.2019 tarihinden takip tarihine kadar ayrıca temerrüt faizi işletmesinden kaynaklandığı, Takip tarihi itibariyle borç hesaplanırken iskonto kredilerinin teminatında bulunan çeklerden tahsil olanlar için temerrüt faizi hesaplanmadığı, karşılıksız çıkanlar için ise hesaplandığı, hem davalı hem davacının önceki bilirkişi raporuna bu yöndeki itirazlarının haksız olduğu, Teminatta bulunan çeklerden 190.000,00 TL tutarında kısmın takipten sonra ancak dava tarihinden önce tahsil olduğu, Yargıtay emsal kararlarına göre bu tutarın öncelikle faiz ve vergi olmak üzere takip tarihi itibariyle hesaplanan borçtan düşülmesi gerektiği, (bu çekler, faizi önceden tahsil edilmiş iskonto kredilerinin teminatını oluşturduğundan ilgili iskonto kredilerinin anapara ve faiz borcundan düşülmüştür) Ayrıca, faiz talebi olduğundan davacının önceki bilirkişi raporuna haklı itirazı da dikkate alınarak iskonto kredileri için karşılıksız çıkan çek tutarları kadar ve kredili mevduat, şirket kredi kartı ve diğer kredilerden kaynaklanan borçlar için takip tarihinden itibaren temerrüt faizi de hesap edilerek yapılan hesaplamalarda 09.08.2019 Dava tarihi itibariyle toplam borç tutarı 1)İskonto kredisi 73.734,37, 2)Karşılıksız çek tazminatı kaynaklı 6.786,52, 3)Kredili mevduat hesabı20.847,72, 4)Kredi kartı hesabı 18.884,69 toplam borç tutarı 120.253,30 TL nakit borcun bulunduğu, belirlenmiştir. GKS’nin 3.5.1.Maddesinde açık ve net bir şekilde sorumluluk içeren düzenleme bulunduğundan davacı bankanın davalı kefillerden gayrinakit alacaklardan (18 adet iade edilmemiş çek yaprağı) kaynaklanan 36.540,00 TL tutarındaki depo talebi hakkının bulunduğu, Dava tarihi olan 09.08.2019 tarihinde sonra davacı banka tarafından 66.840,94 TL tahsilat yapıldığı, bu tutarın infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınması gerektiği sabit bulunmuştur. Mahkememizce İstanbul 28.İcra müdürlüğü nün... E sayılı takip dosyasında davalılar arasında tahsilde tekerrür olmamak üzere; 120.253,30 TL nakdi alacak ve 36.540 TL gayrinakdi alacak üzerinden itirazın iptaline takibin devamına fazla istemin reddine, nakde dönüşmeyen 18 adet çek teminat bedeli 36.540 TL nin takip koşullarında davalılar tarafından depo edilmesine, dava tarihinden sonra yapılan 66.840,94 TL ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına, karar vermek gerekmiştir. Davacı alacağı likit nitelikte olup, davalının itirazında haksız bulunduğu anlaşıldığından İİK.nun 67/2. maddesi hükmü gereğince hüküm altına alınan 120.253,30 TL nakdi alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalılardan tahsiline" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144 ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Hakkında Kanun’un 26. maddeleri uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, 2020/3 sayılı “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları Hakkında Tebliğ” ile (m. 4) bankalara, Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirleme yetkisi verdiğini, bankaların da bahse konu yetkiye dayanarak ticari işlerde uygulanacak faiz oranlarını serbestçe belirlediğini, taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmede uygulanacak temerrüt faizinin açıkça kararlaştırıldığını, buna göre akdi faiz olan %60 faizin %50 fazlası olan %90 olarak faiz talep edildiğini, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise müvekkili bankaca fiilen uygulanan en yüksek faizin %50 fazlası hesaplanarak uygulanacak faiz oranının tespit edildiğini, ancak bu hususun, tarafların iradesini kısıtladığını ve taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi tamamen saf dışı bıraktığını, Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise sözleşme adeta yok sayılarak müvekkili banka tarafından fiilen uygulanan faiz oranının tespiti yoluna gidildiğini, dolayısıyla, yapılan hesaplamanın taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, Mahkemece bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirmeye alınmaksızın hüküm kurulmuş olup bu hususun usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/135 E., 2025/531 K. Sayılı ve 03.07.2021 tarihli kararıyla taleplerinin reddedilen kısmına ilişkin kararın kaldırılmasına, davanın tamamen kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı taraf ile müvekkilleri arasındaki Genel Kredi Sözleşmesindeki kayıtların Genel İşlem Koşulları kapsamında değerlendirilmesi gereken hususlar olup hukuken geçerli olmadığını, bilirkişi raporu incelendiğinde, bilirkişi tarafından kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için sıraladığı şartlardan birisinin de "kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın açıkça gösterilmesi" olarak belirlendiğini, müvekkilleri ile davacı banka arasındaki kefalet sözleşmesi geçersiz olup; mahkeme tarafından yapılan aksi yöndeki tespite itiraz ettiklerini, bilirkişi raporunda belirtilen temerrüt tarihi ile ilgili tespitin ve bu tarih belirtilerek yapılan hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda da çok açık ve fahiş nitelikteki temerrüt faizi oranı tespiti ve bu oran üzerinden hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporunun hükme esas alınmasına itiraz ettiklerini, Genel Kredi Sözleşmesinin 10.9 maddesine bakıldığında, müvekkilinin sorumluluğu hakkında belirli bir sayı belirlenmediğini, yalnızca doğmuş ve doğacak bütün borçlardan sorumlu olacağına ilişkin belirsiz ifadeler kullanıldığını, diğer tüm itirazları baki kalmak kaydıyla; müvekkillerinin gayri nakdi alacak kalemine dair hukuki sorumluluğu bulunmadığını, davalı bankanın itirazlarının hukuki dayanaklardan yoksun olduğunu, davacı bankanın istinaf dilekçesindeki iddiaların usul ve yasaya aykırı olup, davacı tarafın istinaf taleplerinin reddedilmesi gerektiğini beyanla istinaf başvurularının kabulü ile, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/135 E.,2025/531 K. Sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kaldırılmasına, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde istinaf talepleri doğrultusunda yeniden hüküm verilerek düzeltilmesine, davacının istinaf taleplerinin usul ve yasaya aykırı olup, davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan krediye dayalı alacağın davalı kefillerden tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Dairemizin kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kefalet sözleşmesinin geçerli ve genel işlem koşullarına aykırı olup olmadığı, temerrüt tarihinin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, gayrinakdi alacağa ilişkin depo talebinin, mahkemece hükmedilen temerrüt faiz oranının ve buna göre yapılan hesaplamanın yerinde olup olmadığı noktalarındadır.Davacı banka ile dava dışı ... ... İnş. Tur. Oto. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında 16.12.2016 tarihinde 750.000 TL tutarında genel kredi sözleşmesi imzalanmış, davacı banka tarafından akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı borçlu şirkete iskonto kredisi, kredili mevduat hesabı, çek kredisi, kredi kartı kullandırılmıştır. Davalılar, bu sözleşmeye kredi limiti kadar kefil olmuşlardır. 01.07.2012 tarihinden sonra akdedilen genel kredi sözleşmesi yönünden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 583.maddesi uygulanacak olup, 583.maddeye göre kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Somut olayda 01.07.2012 tarihinden sonra akdedilen kefalete ilişkin sözleşme, yazılı şekilde yapılması, kefalet tarihi, müteselsil kefil ifadesi ve davalı kefillerin sorumlu olduğu miktarın belirtilmesi ve 28.03.2013 tarihinde yapılan değişiklikten sonraki TBK'nın 584. maddesi gereği şirket ortaklarının kefaleti için eşin rızasına gerek olmaması sebebiyle kanunda belirtilen şekil şartlarına uygundur.Bu nedenle davalıların aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dava ve icra takibine konu kredi borcuna ilişkin olarak davacı banka Üsküdar 16. Noterliği'nin 18.04.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesiyle 15.04.2019 tarihinde hesabı kat ettiğini belirterek ödeme için 1 günlük süre vermiş, dava dışı asıl borçlu şirkete ve davalı kefillere 20.04.2019 tarihinde ihtarname tebliğ edilmiş, ödeme yapılmaması nedeniyle 22.04.2019 tarihinde davalılar yönünden temerrüt oluşmuştur. Bu nedenle davalıların temerrüt tarihine ilişkin aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalılar ve dava dışı asıl borçlu hakkında İstanbul 28. İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasında iskonto kredisi yönünden 398.300 TL asıl alacak, 24.552,74 TL işlemiş faiz; 5.924,41 TL asıl alacak, 365,20 TL işlemiş faiz ; ticari kredili mevduat hesabı yönünden 18.913,22 TL asıl alacak, 411,95 TL işlemiş faiz; kredi kartı yönünden 17.132,34 TL asıl alacak, 373,16 TL işlemiş faiz, 1.266,89 BSMV olmak üzere toplam 467.239,91 TL alacağın tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla tahsili ve borçlu tarafından alacaklıya iade edilmemiş bulunan 18 adet çek yaprağına ilişkin 36.540 TL gayrinakdi alacağın depo edilmesi istemiyle 13.05.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Somut olayda ortağı oldukları şirket için ticari kredi sözleşmesini imzalayan davalılar, şirket adına bu krediyi kullanmış olup, genel kredi sözleşmesindeki hüküm ve koşulların tüm bankacılık işlemlerinde yaygın olarak kullanıldığı gözetildiğinde davalıların sözleşme şartlarını basiretli bir iş adamı gibi davranarak incelemiş olması gerekir. Bu durumda davacı banka tarafından sözleşme şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceği gibi sözleşme şart ve koşulları altında dava dışı şirkete kredi kullandırılması nedeniyle de genel işlem koşullarının geçersiz olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davalıların aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dava dışı asıl borçlu şirket hakkında Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/246 Esas sayılı dosyasında konkordato davası görülmüş olup, yapılan yargılama sonunda konkordatonun tasdikine karar verilmiştir. Davacı banka, asıl borçlu şirketin Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/246 esas sayılı dosyası üzerinden konkordato talebine ilişkin yapılan alacaklılar toplantısına katılmamış, olumlu oy vermemiştir. Bu nedenle İİK'nun 303/1. maddesi uyarınca alacaklı davacı banka, borçtan birlikte sorumlu olan davalılara karşı bütün haklarını muhafaza etmekte olup, asıl borçluya kefil olan davalılardan sanki konkordato yokmuş gibi alacağının tamamını talep etme hakkına sahiptir. Dosyada bulunan 16.12.2016 tarihli genel kredi ve teminat sözleşmesinin temerrüd başlıklı 2.7.1 maddesinde; "..Müşteri temerrüdün doğduğu tarihten itibaren filli ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür TL krediler ve hesaplar için bankanın TC Merkez Bankasına bildirmiş olduğu kısa, orta ve uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanın %50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul ederler." düzenlemesi bulunmaktadır.Davacı banka tarafından TCMB'na ticari kredilerde uygulanacak en yüksek akdi faiz oranını %60 olarak bildirildiği iddia edilmiş ise de TMCB'ye bildirilen değil, davacı bankanın fiilen uyguladığı akdi faiz oranı üzerinden temerrüt faiz oranının belirlenmesi gerekir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 07.02.2023 tarih ve 2021/9135 Esas, 2023/655 Karar, 08.12.2022 tarih ve 2020/4966 Esas, 2022/8843 Karar, 26.11.2020 tarih ve 2020/2889 Esas, 2020/5460 Karar sayılı kararı). Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda, genel kredi sözleşmesinde ne akdi faiz oranı ve ne de temerrüt faiz oranının açıkça yazılı olarak gösterilmediği, davacı bankanın eş dönemde (kat ve temerrüt dönemi) emsal nitelikteki kredilere fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarının sırayla %25; %29,50 olduğu, emsal nitelikteki kredilere filen uygulanan en yüksek %29,50 akdi faiz oranı dikkate alınarak genel kredi sözleşmenin temerrüt hükmünü düzenleyen 2.7.1 maddesi uyarınca bu oranın % 50 fazlası olan %44,25 oranında temerrüt faizi hesaplandığı, vadelerinde ödenen toplam 143.800 TL tutarındaki çek bedellerinin iskonto kredisinden kaynaklanan borçtan düşülerek takip tarihi itibariyle 254.200 TL asıl alacağın kaldığı, 40.000 TL tutarındaki çekin karşılıksız kalması sebebiyle geri ödenmeyen ve rotatif krediye dönen 26961-158 no.lu kredi için 24.04.2019 valör tarihinden, 30.000 TL tutarındaki çekin karşılıksız kalması sebebiyle geri ödenmeyen ve rotatif krediye dönen 26961-39 no.lu kredi için 02.05.2019 valör tarihinden takip tarihi olan 13.05.2019 tarihine kadar %44,25 temerrüt faizi hesaplandığı, takip tarihi itibariyle 254.200 TL asıl alacak, 1.612,40 TL temerrüt faizi ve 80,62 TL BSMV olmak üzere 255.893,02 TL alacak tutarı hesap edildiği, takip talebindeki 168.187,36 TL fazla talebin yerinde olmadığı, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce tahsil olunan çek bedeli tutarı 190.000 TL'nin borca mahsup edildiğinde (iskonto kredilerinin faizi peşin tahsil edildiği için herhangi bir ilave faiz ve fer'i dahil edilmeden mahsup yapıldığını) dava tarihi itibariyle iskonto kredisi için asıl alacağın 65.893,02 TL olduğu, kat tarihinden sonra temerrüt tarihinden önce 18.04.2019 tarihinde 8559394, 8559395 ve 8559396 seri numaralı çek yaprakları için davacı banka tarafından 5941 sayılı Çek Kanunu uyarınca çek hamillerine 165,59 TL'lık kısmı dava dışı şirketin hesabından, kalan 5.924,41 TL'lık kısmı ise davacı banka tarafından olmak üzere 6.900 TL ödendiği, banka yükümlülük tutarı ödenmiş çek yaprakları için ödemenin yapıldığı 18.04.2019 tarihinden temerrüt tarihine kadar emsal nitelikteki kredilere filen uygulanan % 29,50 akdi faiz oranından olmak üzere temerrüt tarihi itibariyle kapitalize edilmiş asıl alacağın 5.959,61 TL olduğu, takip tarihi itibariyle toplam alacağın 6.118,93 TL olduğu belirtilmiştir. Somut olayda temerrüt tarihi itibariyle emsal kredilere fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına sözleşme gereği %50 ilavesi ile bulunan %44,25 oranında temerrüt faiz yürütülerek iskonto kredisine ve çek taahhüt bedelinin tazminine ilişkin alacak yönünden yapılan bilirkişi hesaplamasında bir hata bulunmadığı gibi bu raporun hükme esas alınmasında ve takip sonrası temerrüt faizinin de bu oran esas alınarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Ayrıca bilirkişi raporunda TCMB'nın 2019-14 sayılı duyurusuna göre akdi faizin aylık 2,15 (yıllık %25,80) ve gecikme faizinin %2,65 (yıllık %31,80) oranında olduğu tespit edilmiş olup, mahkemece ticari kredili mevduat hesabı ve şirket kredi kartı yönünden TCMB tarafından açıklanan akdi faiz oranı %25,80 ve temerrüt faizi oranı %31,80 nazara alınarak yapılan hesaplama göre hüküm kurulmasında da bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle davacının aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda, gayrinakdi alacak yönünden dava dışı asıl borçlu şirket tarafından takip tarihi itibariyle davacı bankaya iade edilmemiş 18 adet çek yaprağı bulunduğu , bu sebeple davacı bankanın söz konusu çek yaprakları sorumluluk bedeli olarak 36.540 TL gayrinakdi alacağı bulunduğu belirtilmiştir. Taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinin 3.5.1.maddesinde "... Kefiller, kefalet limiti ile sınırlı olmak üzere müteselsil kefaletin, anapara ve akdi faizini, meri teminat mektupları, çek kredisi gibi tüm gayrinakit kredileri bilcümle işlemiş işleyecek temerrüt faizlerini, fonları komisyonları, her türlü masrafları, vergi ve resimleri, diş işlemlerde kur artışı nedeniyle ortaya çıkacak ilave miktarları kanuni takip giderlerini ve avukatlık ücretlerini de kapsadığını, bu sözleşmenin 4. Maddesindeki koşullar gerçekleştiğinde nakdi kredinin ödenmesinin, gayrinakdi kredilerin depo edilmesinin talep edilebileceğini kabul ve taahhüt eder", 5.17.1 maddesinde "müşteriye teslim edilen çek karnesindeki her bir yaprak için bankanın ilgili mevzuat kapsamında ödemekle sorumlu olduğu tutarlar nedeni ile müşteri hesabına gayrinakdi kredi risk çıkışı yapılır.Çek sorumluluk bedelinin ödenerek riskin nakde dönüşmesi ...gayrinakdi risk sona erene kadar bu gayrinakdi risk hesabı müşteri hesabında devam eder." şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında davalı kefiller, gayrinakdi alacağa ilişkin olarak depo talebinden sorumludurlar. Bu nedenle davalıların aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK 297. Maddesinde, hükmün kapsamı açıklanmış, anılan maddenin 2.fıkrasında hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Dairemizin kaldırma ilamından sonra alınan bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle ticari kredili mevduat hesabı yönünden 347,83 TL işlemiş faiz, çek taahhüt bedelinin tazminine ilişkin alacak yönünden 151,73 TL işlemiş faiz, kredi kartı yönünden 315,08 TL işlemiş faiz hesaplanmış ve hesaplanan işlemiş faize göre BSMV 'nin 40,73 TL olduğu belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece hükümde işlemiş faiz ve BSMV kalemlerine hükümde yer verilmeyerek HMK'nın 297.maddesine aykırı davranılmıştır. Yine takip talebinde ve mahkemece verilen ilk kararda, çek taahhüt bedelinin tazminine ilişkin asıl alacak 5.924,41 TL olmasına rağmen istinafa konu kararda asıl alacağın 5.959,61 TL olarak kabul edilmesi hatalı olmuştur. Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporunda, iskonto kredisi için takip talebinde 398.300 TL olan asıl alacak yerine 398.000 TL'nin dikkate alınması nedeniyle takipten önce ödenen 143.800 TL'nin mahsup edilmesine ilişkin hesaplamada maddi hata yapılarak asıl alacak 254.500 TL yerine, 254.200 TL olarak bulunmuş, bu miktar karşılıksız çıkan iki çek için takip tarihine kadar işleyecek 1.612,40 TL temerrüt faizi ve 80,62 TL BSVM ile toplanmış , dava tarihinden önce ödenen 190.000 TL düşüldüğünde asıl alacak 65.893,02 TL olarak hesaplanmış ve mahkemece bu miktar üzerinden hüküm kurulmuştur. Oysa iskonto kredisi için icra takibinde talep edilen 398.300 TL asıl alacaktan takipten önce ödenen 143.800 TL'nin mahsup edilmesi suretiyle takip tarihi itibariyle asıl alacağın 254.500 TL olduğu gözetilerek dava tarihinden önce ödenen 190.000 TL'nin, iskonto kredisinin mahiyeti gereği 254.500 TL asıl alacaktan düşülmesi sureti ile 64.500 TL asıl alacağa ve karşılıksız çıkan iki çek için takip tarihine kadar işleyecek 1.612,40 TL temerrüt faizi ve 80,62 TL BSMV'ye hükmedilmesi gerekirken mahkemece infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.İstinaf incelemesine konu eldeki davaya ilişkin kararın hüküm kısmında, kredi alacaklarına yönelik ayrı ayrı belirtilen asıl alacak tutarı toplamının, kabulüne karar verilen toplam nakdi alacak tutarından düşüldüğünde, bakiye kalan alacağın içerisinde yalnızca temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz ve BSMV olmayıp, takip tarihinden dava tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi ve bunun BSMV'sinin de dahil olduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasında alacak, icra takip tarihi itibariyle belirlenecek olup, takip tarihinden dava tarihine kadar işleyecek temerrüt faizi ve bunun BSMV'sinin dava konusu olmaması karşısında mahkemece dava tarihi itibariyle yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.Yukarıda anlatılanlar ışığında Dairemizce, davacının İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına konu ettiği 467.239,91 TL alacağın 190.000 TL lik kısmı yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 fıkraları uyarınca davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacının İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına konu ettiği 467.239,91 TL alacağın, 277.239,91 TL'lik kısmı yönünden davanın kısmen kabulü ile İstanbul 28. İcra müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasında davalılar arasında tahsilde tekerrür olmamak üzere iskonto kredisi yönünden 64.500 TL asıl alacak, 1.612,40 TL işlemiş faiz; ticari kredili mevduat hesabı yönünden 18.913,22 TL asıl alacak ve 347,83 TL işlemiş faiz; çek taahhüt bedelinin tazminine ilişkin alacak yönünden 5.924,41 TL asıl alacak ve 151,73 TL işlemiş faiz; kredi kartı yönünden 17.132,34 TL asıl alacak ve 315,08 TL işlemiş faiz ile 121,35 TL BSVM olmak üzere toplam 109.018,36 TL nakdi alacak üzerinden itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, nakde dönüşmeyen 18 adet çek teminat bedeli 36.540 TL nin takip koşullarında davalılar tarafından depo edilmesine, takipten önce ödenen 143.800 TL ve takipte fazladan talep edilen 24.421,55 TL olmak üzere toplam 168.221,55 TL yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık nedeniyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davacının İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına konu ettiği 467.239,91 TL alacağın 190.000 TL lik kısmı yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-h ve 115/2 fıkraları uyarınca davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-Davacının İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı takip dosyasına konu ettiği 467.239,91 TL alacağın, 277.239,91 TL'lik kısmı yönünden davanın KISMEN KABULÜ; İstanbul 28. İcra müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasında davalılar arasında tahsilde tekerrür olmamak üzere iskonto kredisi yönünden 64.500 TL asıl alacak, 1.612,40 TL işlemiş faiz, ticari kredili mevduat hesabı yönünden 18.913,22 TL asıl alacak ve 347,83 TL işlemiş faiz, çek taahhüt bedelinin tazminine ilişkin alacak yönünden 5.924,41 TL asıl alacak ve 151,73 TL işlemiş faiz, kredi kartı yönünden 17.132,34 TL asıl alacak ve 315,08 TL işlemiş faiz ile 121,35 TL BSVM olmak üzere toplam 109.018,36 TL NAKDİ ALACAK ÜZERİNDEN İTİRAZIN İPTALİNE, BU MİKTAR ÜZERİNDEN TAKİBİN DEVAMINA, nakde dönüşmeyen 18 adet çek teminat bedeli 36.540 TL NİN TAKİP KOŞULLARINDA DAVALILAR TARAFINDAN DEPO EDİLMESİNE, 64.500 TL tutarındaki iskonto kredisine yönelik asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 44,25 temerrüt faizi ve faizin %5 uygulanmasına, 18.913,22 TL tutarındaki ticari kredili mevduat hesabına yönelik asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 31,80 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV si uygulanmasına, 5.924,41 TL tutarındaki çek taahhüt bedelinin tazminine ilişkin asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 44,25 temerrüt faiz ve faizin %5 BSMV si uygulanmasına , 17.132,34 TL tutarındaki şirket kredi kartına yönelik asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 31,80 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV si uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 3-Dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğü tarafından dikkate alınmasına,4-Hüküm altına alınan 109.018,36 TL nakdi alacağın %20 si oranında 21.803,67TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca nakdi alacak yönünden alınması gereken 7.447,04 TL harçtan peşin alınan 5.540,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.906,20 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca gayrinakdi alacak yönünden 615,40 TL maktu karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Arabulucu Ücret Kararı gereği Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320 TL'nin davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,9-Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilen kısım yönünden 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 10-Davalılar kendilerini bir vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın esastan reddine karar verilen kısım yönünden 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 11- Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gayrinakdi alacak talebi yönünden 36.540 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,12-Davacı tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 16.048,10 TL tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.092,50 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre takdiren 5.012,81 TL sinin davalılardan tahsili davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,13-Davacı tarafından yatırılan 5.540,84 TL harç giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 14-Davalı ... tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin , davanın red oranına göre 68,85 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına,15-HMK 333. md. uyarınca taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrasında ilgili tarafa iadesine,16-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istem halinde kendisine iadesineb-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 225,00 TL olmak üzere toplam 387,10 TL yargılama masrafının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,c-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harçlarının istem halinde kendisine iadesine,d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.683,10 TL, posta ve tebligat gideri 150 TL olmak üzere toplam 1.883,10 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,17-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2025