İSTİNAF KARAR TARİHİ : 08/04/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı ... (.......) arasında akdedilen 03/03/2023 tarihli ve 10.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden müvekkili banka tarafından davalıya kredi kullandırıldığını, kredi alacaklarının bir kısmının teminatı olarak 13/02/2024 tarihli taş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/543 KARAR NO: 2026/648 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/11/2025 NUMARASI: 2025/241 Esas 2025/868 Karar DAVA: İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/03/2025 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 08/04/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı ... (.......) arasında akdedilen 03/03/2023 tarihli ve 10.000.000 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden müvekkili banka tarafından davalıya kredi kullandırıldığını, kredi alacaklarının bir kısmının teminatı olarak 13/02/2024 tarihli taşıt rehni sözleşmesine istinaden ... plakalı .....model ... marka aracın kayıtlarına müvekkil Banka lehine rehin tesis edildiğini, kredi borçlarının vadesinde geri ödenmemesi nedeniyle davalı-borçluya .... Noterliği’nin .../06/2024 tarih ve... yevmiye numarası ile ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini, ihtarnamede belirtilen süre içerisinde davalı tarafından müvekkil bankaya ödeme yapılmadığını ,ihtarnameye itiraz edilmediğini, borçlu hakkında ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını ve borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davanın zamanaşımı sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, icra takibinin mükerrer olduğunu, davacının alacağının ... Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasından tahsil etme imkanı olması sebebiyle işbu davanın açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, sözleşmenin TBK madde 584 gereğince eş rıza beyanı alınmadan tanzim edildiğini, genel kredi sözleşmesine itirazları baki kalmak kaydıyla faiz türüne ve faiz oranına itiraz ettiklerini,davanın reddine ,müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesina karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takibin ancak rehin sözleşmesine konu alacağın tahsili ve rehinli taşınır için söz konusu olabileceği, "Rehin Sözleşmesi"nde, borcun konusu, borcun miktarı, borcun miktarı belirli değilse rehnin ne miktar için verildiğinin açıkça yazılı olması gerektiği,rehin sözleşmesinin de yazılı şekilde yapılmadıkça ve rehnin azamî miktar ile tarihi belirtilmedikçe geçerli olmayacağı, nitekim 20.10.2016 tarihinde kabul edilen 6750 sayılı "Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu"nun 4/(6)-b maddesinde de "Borcun konusu, borcun miktarı, borcun miktarı belirli değilse rehnin ne miktar için güvence teşkil ettiği, ödenecek para cinsi ve rehnin azami miktarı"nın rehin sözleşmelerinde zorunlu unsur olarak sayıldığı, ancak takip konusu taşıt rehni sözleşmesinde rehnin azami miktarı ve tarihi belirtilmediği gibi rehnin ne için güvence teşkil ettiğinin de belirtilmediği, rehin sözleşmesinin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davacı vekili; icra takibine konu 13/02/2024 tarihli "Taşıt Rehni Sözleşmesi"nin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu'nun 4/(6)-b maddesindeki zorunlu unsurları taşımadığından geçersiz olduğu belirtildiği, 6750 Sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu, sicile kayıtlı motorlu araçlar bakımından uygulanamayacağı -nın kanunun 8.maddesinin 3.fıkrasında açıkça" 8/3: Diğer kanunlar uyarınca bir sicile tescili zorunlu olan taşınır rehinlerine ilişkin hükümler saklıdır. Bu taşınır varlıklar üzerinde bu Kanun kapsamında Sicile tescil edilmek suretiyle rehin tesis edilmez." denildiğini, Motorlu araçların trafik siciline tescil zorunluluğu KTKnın 19.maddesine dayandığı, diğer kanunlar uyarınca bir sicile tescili zorunlu olan taşınır rehinlerine ilişkin hükümlerin saklı olduğu ve bu taşınır varlıklar üzerinde 6750 sayılı kanuna göre rehin tesis edilemeye ceği açıkça belirtildiğini, TMK'nın 940/2 nolu maddesinin "Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir." hükmünü haiz olduğunu, Türkiye Noterler Birliği'nin 2017/33 sayılı, "Rehin sözleşmelerine ilişkin düzenlemeler ve açıklamalar hk." konulu genelgenin 4.sayfasında, Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre kurulmuş araç rehninde uygulanamayacağını, Genelgenin 6.sayfasında ise, Kanunun 5 inci maddesinin (h) bendi ile Yönetmeliğin 11 inci maddesinin (ğ) bendinde yer alan “araç” ibaresinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda tanımı yapılan araçları kapsamadığını; 2918 sayılı Kanun kapsamına giren araçlar üzerinde (ticari işletme ve esnaf işletmesinin tamamı üzerinde rehin kurulması durumu hariç) 6750 sayılı Kanuna göre rehin hakkı kurulamayacağından, bu ibarenin 2918 sayılı Kanunda tanımı yapılan “araç” dışında kalan diğer araç ve makineleri kapsadığı açıkça belirtildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için rehnin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. 4721 sayılı TMK’nın 939 uncu maddesinde taşınırların, ana kural olarak ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehin edilebileceği kabul edilmekle birlikte bunun istisnasına 940 ıncı maddede yer verilmiştir. TMK'nın 940. maddesinin II. fıkrasında “Gerçek veya tüzel kişilerin alacaklarının güvence altına alınması için, kanun gereğince bir sicile tescili zorunlu olan taşınır mallar üzerinde, zilyetlik devredilmeden de, taşınır malın kayıtlı bulunduğu sicile yazılmak suretiyle rehin kurulabilir.Genel olarak taşınır rehninde, özel olarak da motorlu taşıt rehninde teminat altına alınmak istenen alacağın rehnin kurulması anında bir para olarak gösterilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Teminat altına alınan alacağın rehin konusu taşınırın paraya çevrilmesi anında parayla ifade edilebilmesi yeterlidir. (Gürsoy/Eren/Cansel, 1093; Oğuzman/Seliçi/ Oktay- Özdemir, s.788; Köprülü/Kaneti, 470; Ayan, 184.)Şarta bağlı ve ileride doğacak alacakların da taşınır rehniyle teminat altına alınması mümkündür (MK m.881/1 kıyasen)Fakat teminat altına alınmak istenen alacağın belirlenebilmesi gereklidir. 4721 sayılı TMK’de yer alan bu hükümler dışında, 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu ile de bir düzenleme yapılmış ve 6750 sayılı Kanunun 3 ile Ticari İşlemlerde Rehin Hakkının Kurulması ve Temerrüt Sonrası Hakların Kullanılması Hakkında Yönetmeliğin 10 uncu maddelerinde sayılan taraflar arasında ve Kanunun 5, aynı Yönetmeliğin 11 inci maddelerinde sayılan taşınır mallar üzerinde teslime bağlı olmaksızın, özel sicile tescil edilmek suretiyle de rehin tesis edilmesi imkanı getirilmiştir. 6750 sayılı Kanun ile rehnin tarafları ile rehnin konusu ve rehin konulabilecek mallar için bir sınırlama getirilmiş olması nedeniyle sadece sayılan taşınırlar üzerinde ve sayılan kişiler arasında bu Kanuna göre rehin tesis edilebilecektir. Kanunda ki açık düzenlemeden motorlu taşıtların bu kanun kapsamında kalmadığı açıkça anlaşıldığından 6750 sayılı kanunda yazılı unsurlar mevcut olmadığından rehin sözleşmesinin geçersizliği nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; motorlu araç rehinlerinin 6750 sayılı kanun kapsamında kalmadığı gözetilmeden rehnin geçerli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde bulunmamış, istinaf nedeni yerinde olan davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../11/2025 Tarih 2025/...... Esas 2025/.... Karar sayılı kararın HMK 353(1)a-6 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine" Davacı tarafından yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/04/2026