11. Hukuk Dairesi 2009/551 E. , 2010/10816 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2007/412-2008/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf
**11. Hukuk Dairesi 2009/551 E. , 2010/10816 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Denizcilik İhtisas Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’nce verilen 14.10.2008 tarih ve 2007/412-2008/310 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 26.10.2010 gününde davacı avukatı ... ile davalı avukatı ... gelip, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının gönderileni-alıcısı olduğu 21.07.2005 tarihli konişmento uyarınca “2500 Roll Wavy Tab” yükünün, İskenderiye Limanı’ndan İstanbul-Kumport Limanı’na nakliyesi işini müvekkili şirketin üstlendiğini, anılan yükün müvekkili şirkete ait konteyner içine yerleştirilip, ...adlı Gemi ile taşındığını, varma yerinde limana tahliye edilen konteynerin içindeki yükü ile beraber beklediğini, kırkambar taşımalarında konişmentonun kural olarak taşıma sözleşmesini de belgelendirdiğini, konişmentonun önyüzünde “boşaltma limanında oluşan konteynerlerin bekleme ve gecikme ücretleri ile temizlenmesine dair masraflar boşaltma limanındaki hat tarifesine göre alıcının gönderilenin hesabına olacaktır” şeklinde hüküm konulduğunu, davalının ayrıca davacıya hitaben yazdığı ve altında kaşesini ve imzasını koyduğu 20.06.2005 tarihli belgede, “biz konu ile ilgili yüklerin alıcısı olarak, ilgili parçalarını geminin İstanbul’a varışını müteakiben ve derhal alacağımızı ve ilgili yükü gecikmeksizin çekeceğimizi teyit eder ve söz konusu yükün boşaltılması ve çekilmesinde gecikmeden dolayı oluşacak tüm zararlardan sorumlu olacağımızı beyan ederiz” denildiğini yükün boşaltılması ve gecikmeden doğan sorumluluğu davalının bu şekilde üstlenmiş olduğunun açıkça anlaşıldığını, yapılan pek çok bildirime rağmen davalının yükü limandan çekmeye yanaşmadığını ve anılan alacak kalemlerinin doğmasına kendisinin yol açtığını, davalı aleyhine konteynerin 750 gün limanda içindeki yükle birlikte beklemesi nedeniyle tahakkuk eden beklemeden doğan ücret ile lokal masraflar (tahliye, terminal, geçici kabul, ordino, güvenlik) toplamı 29.332,00 USD’nin ödenmesi için gönderilen ihtarnameden de sonuç alamadıklarını ileri sürerek, şimdilik 29.332,00 USD’nin aynen faiziyle, olmazsa fiili ödeme günündeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, iddia edilen taşımanın tarafı ve muhatabı olmayan müvekkilinin, herhangi bir taşıma sözleşmesine ve iddia edilen yazıya imza koymadığını, ne şekilde ve kimin düzenlediğini bilemediklerini, ihtarname öncesinde bir bildirimin de müvekkiline ulaşmadığını, muhatabı olsaydı dahi talep edilen miktarların fahiş olduğunu, iddia edilen taşımadan 2 yıl sonra bildirim yapıldığını, zarara davacının kendisinin yol açtığının anlaşıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava dışı şirket ile yaptığı navlun sözleşmesi uyarınca taşımayı üstlendiği, davalının alıcı-gönderileni olduğu yükü teslim almak için Konişmento’yu davacıya ibraz ettiği, bunun üzerine davacının teslim ordinosunu düzenleyip, davalıya teslim etmesi gerektiği, davacının bunu ya da davalının yükü teslim aldığını kanıtlaması halinde davalının TTK’nun 1069 ncı madde hükmü uyarınca konteyner demurajından ve diğer ücretlerden sorumlu tutulabileceği, ne var ki davacının 19.08.2005 tarihli faks mesaj ile davalının teslim ordinosunu alması için uyarıldığı, buna göre davalının teslim ordinosunu teslim almadığı ve sorumlu tutulamayacağı, 25.02.2005 tarihli belgenin konişmentonun davacıya ibrazını gösterdiği halde, davalıya teslim ordinosunun verildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının alıcı-gönderilen sıfatının bulunduğuna ilişkin iddia çerçevesinde düzenlenen bilirkişi raporunda, davalının TTK’nun 1069 ncu maddesinde yer alan sorumluluğu koşullarının gerçekleşmediğinin doğru olarak tespit edilmiş bulunmasına, davacının düzenlediğini iddia ettiği teslim ordinosunu ve bunun davalıya ulaştırıldığına ilişkin bir belgeyi dava ve temyiz aşamasında dosyaya sunamamış olmasına, davalının gerekçe bakımından kararı temyiz de etmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının, davalının taşıma sözleşmesinin tarafı (taşıtanı) sıfatının bulunduğuna yönelik iddiası çerçevesinde dayandığı temyiz itirazlarına gelince; davacı, dava konusu taşımanın kırkambar taşıma sözleşmesi olduğunu, bu taşıma türünde konişmentonun kural olarak taşıma sözleşmesini de belgelendirdiğini ileri sürmüş olup, delil listesinde açıklandığı ve ekinde sunduğu konişmentonun arka yüzündeki hükümlerin taşıma sözleşmesinin içeriğinioluşturduğu ve davalının unvanını içeren kaşe ve imzası nedeniyle de bu sözleşmenin tarafı haline geldiğini, arka yüzdeki hükümlerin davalıyı bağladığını 24.06.2008 tarihli dilekçesinde ve ayrıca bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürmüş ise de, iddiası üzerinde durulmamıştır. Davalı vekili, arka yüzdeki kaşe ve imzanın da davalıya ait olmadığını, davalının taşımanın tarafı olmadığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, konişmentonun arka yüzünün tercümesi yaptırılarak ya da taraflardan tercümesine ilişkin delil ibraz ettirilerek ve gerektiğinde imza incelemesi yaptırılarak iddianın bu yönü üzerinde durulması, ek rapor alınması, bu iddia çerçevesinde davalının hukuki durumunun tespiti gerekirken, iddianın ve savunmanın bu yönü üzerinde inceleme içermeyen bilirkişi raporunun hükme esas alınması eksik incelemeye dayalı olup, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 750.00 TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.