T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1820 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2022 ESAS-KARAR NO : 2021/516 E - 2022/923 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespi…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/1820 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2025/1571 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2022 ESAS-KARAR NO : 2021/516 E - 2022/923 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 15/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 15/01/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine 3 adet bonoya dayalı icra takibi başlattığını, bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını belirterek müvekkilinin icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... arasındaki alışveriş sebebiyle bonoların düzenlendiğini, davacının kefil sıfatıyla bonoları imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine 13/11/2009 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davacının takibe itiraz etmediğini, tahsilatı uzatmak amacıyla kötüniyetli olarak davanın açıldığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan hüküm kurmaya yeterli ve elverişli raporda bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği, davacının bonolar nedeniyle davalıya borçlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı alacaklının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; raporun eksik inceleme ile hazırlandığını, hükme esas almaya elverişli olmadığını, mukayese görüntülerin rapora eklenmediğini, raporun yeterli teknik donanımla hazırlanmadığını, dayanak ve verilerin belirtilmediğini, eksik ve yetersiz olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, takibe konu bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Eskişehir 5.İcra Müdürlüğünün 2009/11503 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 13/11/2009 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu ... ve dava dışı borçlu ... aleyhine 3 adet senede dayalı 10.823,42 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 20.555,33 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür. Takibe konu bonoların yapılan incelemesine göre, bonoların 28/08/2006 keşide tarihli, 30/04/2007 vade tarihli, 2.038,83 TL bedelli, 17/11/2006 keşide tarihli, 30/04/2007 vade tarihli, 889,35 TL bedelli, 11/10/2006 keşide tarihli, 30/04/2007 vade tarihli, 7.895,24 TL bedelli olduğu, davalının lehtar, dava dışı ...'in keşideci, davacının avalist olduğu görülmüştür. Mahkemece Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan 15/08/2022 tarihli raporda, dava konusu senet asılları ile huzurda alınan imza asılları, senetlerin keşide tarihinden önceye ait olan 17/02/2004 tarihli Eskişehir 6. Noterliğinin imza beyannamesi sureti ile senetlerin keşide tarihinden sonra düzenlenmiş çeşitli belge asılları incelenmek suretiyle davacı adına atfen atılı bulunan imzalar ile davacının mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; imzaların genel şekli ve işleklik derecesi, imzaların başlangıç hareketlerinin yapılışı, imzalardaki buklesel hareketlerin yapılışı, imzalardaki dönüş hareketlerinin yapılışı, imzalardaki yatay çekiliş hareketlerinin yapılışı, imzalardaki el kaldırma hareketlerinin yapılışı, imzaların bitim hareketlerinin yapılışı, kaligrafik ve karakteristik özellikler yönünden, farklılıklar görüldüğü, senetler üzerinde atılı bulunan imzaların davacının el ürünü olmadığı kanaatine belirtilmiştir. Dosyanın yapılan incelemesinde Eskişehir 6.Noterliğinin 17/02/2004 tarihli imza beyannamesinin aslını mahkemeye gönderdiği, mahkemece belge aslının kasaya alındığına dair yazı cevabı üzerine not düşüldüğü görülmüş olup bu durumda kasadaki belge aslı eklenmeksizin dosyanın rapora gönderildiği, imza incelemesi sırasında Eskişehir 6.Noterliğinin 17/02/2004 tarihli imza beyannamesinin aslının değil suretinin dikkate alındığı anlaşılmıştır. Davacı senetlerdeki avalist imzasını inkar etmiş olup bu durumda takibe dayanak senedin sahteliğinin bilirkişi raporu ile ispatlanması gerekir. Bilirkişi incelemesinde kullanılacak belgeler mahkeme veya bilirkişi huzurunda alınan imza örnekleri ve mukayeseye esas belgelerdir. İmza incelemesinde öncelikle senetlerin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve üst mahkemenin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08/10/2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Davacı yanca dava konusu bonolar altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle iş bu dava açılmış olup, mahkemece Ankara Jandarma Kriminal Laboratuvarından alınan raporda, senetlerdeki imzaların davacının el ürünü olmadığı bildirilmiştir. Ancak hükme esas alınan rapor, yukarıda belirtildiği şekilde senetlerin keşide tarihinden öncesine ait belge aslı olmaksızın düzenlenmiştir. Bu durumda kasada olduğu anlaşılan Eskişehir 6.Noterliğinin 17/02/2004 tarihli imza belgesi aslı ile birlikte ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi, 2021/516 Esas, 2022/923Karar ve 29/11/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davalıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 15/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."