İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... plakalı aracı ile 05/01/2019 günü kendisine yeşil ışık …
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/296 KARAR NO : 2025/1555 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2021 NUMARASI : 2019/1084 Esas - 2021/732 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, ... plakalı aracı ile 05/01/2019 günü kendisine yeşil ışık yanarken geçiş yaptığı sırada, davalının ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı araca kırmızı yanmasına rağmen sola dönüş manevrası yaparak davacıya ait ... plakalı araca çarptığını, kaza sonrası yaptırılan ekspertiz raporunda araçta 35.905,04-TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, aracın hasarlı hali ile 10.000,00-TL'ye satıldığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunulduğunu ancak Sigorta Tahkim Komisyonu Hakemi 2019.E.19502 nolu, K- 2019/64148 nolu 05/08/2019 tarihli kararı ile kusur oranlarının tespit edilemediği gerekçesiyle talebin reddine karar verdiğini beyanla, davacının aracında oluşan hasar bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile (belirsiz alacak davası) birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davacıya ait ... plakalı aracın kırmızı ışık ihlali nedeniyle kazanın meydana geldiği, bu nedenle davacının davalıdan hasar bedeli tazminatı isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri; müvekkilinin meydana gelen kazada kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle %100 kusurlu olduğunun kabul edilmiş olmasının hatalı olduğu, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan bilirkişi raporunda kırmızı ışıkta geçen sürücünün tespit edilemediği, İTÜ öğretim üyelerinden alınan bilirkişi heyet raporunun HMK md. 267'ye aykırı olduğu, raporda tarafların kusurlarının %50 oranında olduğunun belirtildiği, mahkemece kazanın oluşumunda müvekkilinin %100 kusurlu olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu, bilirkişi raporlarındaki çelişkiler giderilmeden mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nin 267. maddesinde; "Mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilir. Ancak gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür." hükmüne yer verilmiştir.Somut olayda; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 02.08.2021 tarihli bilirkişi heyeti, kazadaki kusur oranlarının ve araçtaki hasar miktarının tespiti alanında uzman iki makine mühendisinden oluşturulmuş, aynı uzmanlık alanına sahip makine mühendislerinin sayısının toplamda tek olmaması nedeniyle, oluşturulan bilirkişi heyeti HMK'nın 267. maddesine aykırılık teşkil etmekte olup, ilk derece mahkemesince yasaya aykırı şekilde oluşturulan bilirkişi heyet raporuna göre karar verilmesi, açıklanan yasal düzenlemeye aykırı olmuştur.Kabule göre de;TBK'nın 50 ve 51 inci maddeleri aşağıdaki şekildedir:Madde 50: "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler."Madde 51: "Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür."Zararı ve zarar verenin kusurunu ispat yükü, zarar görendedir. TBK'nın yukarıda yer verilen 50 nci maddesi uyarınca zarar gören zararı ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında ise de, somut olayda olduğu gibi kusurun kesin olarak belirlenemeyeceği hallerde kanun koyucu hakime zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleme yetkisi vermiş; aynı Kanun'un 51 inci maddesi gereğince de tazminatın kapsamının, ödenme biçiminin, durumun gereğinin ve özellikle kusurun ağırlığının göz önüne alınarak belirlenebileceği öngörülmüştür.Her somut olayda TBK'nın 50 nci maddesi anlamında kusurun dağılımı mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda hakime takdir yetkisi tanınması hakkaniyete daha uygundur. Somut olayda olduğu gibi hangi tarafın daha kusurlu olduğu kesin olarak belirlenemeyecek durumlarda her iki tarafın da eşit kusurlu kabul edilmesi bu ilkelerden hareketle ulaşılabilecek en adil ve hakkaniyetli çözüm yolu olacaktır. Hakim takdir yetkisini dosyaya sunulan deliller, olayın oluş şekli ve somut olayın özelliklerini dikkate alarak hakkaniyete uygun şekilde belirleyecektir. Hakime tanınan takdir yetkisi keyfiliğe varacak ölçüde sınırsız olmadığı gibi dosya içerisindeki maddi vakıaya uygun, olayın oluş şekline ve zararın varlığına ilişkin bir kanaat oluşturabilecek somut delillerle desteklenmelidir.Bu ilkeler ışığında somut olay incelendiğinde; 25/08/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, dosyada mevcut kaza tespit tutanağı, CD kayıtları incelenerek hangi sürücünün ışık ihlali yaptığının tespit edilemediği gözetildiğinde kusurun kesin olarak belirlenebilecek bir bilgi ve bulgunun yer almaması karşısında her iki tarafın % 50'şer oranda kusurlu olduğu görüşünden hareketle sonuca varılması zorunlu iken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. (-bkz:Yargıtay 4 Hukuk Dairesi'nin 19/12/2023 tarih 2023/11534 Esas 2023/13741 Karar sayılı ilamı-)Bu halde Mahkemece yapılması gereken iş, tarafların kusur oranlarının doğru tespiti ile davacının talebi hakkında inceleme yapmaktan ibaret olmalıdır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1.a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/10/2021 tarih ve 2019/1084 Esas 2021/732 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6.maddesi hükmü uyarınca kaldırılmasına,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya iadesine,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/10/2025