11. Hukuk Dairesi 2023/5104 E. , 2024/7017 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1361 Esas, 2023/774 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/730 E., 2019/83 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar v…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5104 E. , 2024/7017 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1361 Esas, 2023/774 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/730 E., 2019/83 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2011/08715, 2011/08714, 2002/35771 tescil nolu markalarının bulunduğunu, davalının davaya konu markasının müvekkili markasıyla iltibas oluşturduğunu, ayırt ediciliğine zarar verdiğini ve davalı kullanımının tecavüz mahiyetinde olduğunu ileri sürerek müvekkilinin markalarına yönelik davalı yanca yapılan tecavüzün önlenmesine, davalıya ait 2017/27249 tescil nolu "..." ibareli markanın 43 üncü sınıfta hükümsüzlüğüne, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline www.....com.tr ibareli alan adının erişime kapatılması ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalı markası ile davacı markaları arasında kelime, şekil ve işaret olarak farklılıklar bulunduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, faaliyet konularının da ayrı olması nedeniyle tüketicinin karıştırma tehlikesi bulunmadığını, davalının “Üniversiteye Hazırlık Kursu” olarak faaliyet gösterdiğini, Pera ibaresinin Beyoğlu ilçesinin eski adı olup, bu ibareye ekler alarak yüzlerce şirket tarafından kullanıldığını, tüketicilerin ise Pera Hotelleri ile müvekkilinin söz konusu işletmelerinin aynı olmadığını zaten bilmekte olduklarından davacının tüm istemlerinin reddinin gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, hükümsüzlük konusu yapılan markanın 11.08.2017 tarihinde tescil edildiği dava tarihinin ise 30.10.2017 olduğu ve davalının hak düşürücü süre ve zamanaşımı savunmalarının yerinde olmadığı, davacıya ait markaların otel, tatil köyü, pansiyon gibi geçici konaklama hizmetler bakım hizmetlerini kapsadığı, dosyaya sunulan haberler, fotoğraflar, internet kayıtlarına göre de davacının otelcilik hizmeti verdiği ve bu alanda oldukça tanındığı; davalının ise markasının tescilli olduğu alanda tescilli şekliyle fiili olarak da dershane eğitiminde kullandığı, yani 41 inci sınıfta faaliyette bulunduğu, bu hususun tarafların ikrar ve beyanları ile de sabit olduğu gibi dosya kapsamından da anlaşıldığı, eş anlatımla 41 inci sınıfta dersanecilik alanında faaliyet gösteren davalının davacı tanın marka hakkını ihlalinin söz konusu olmadığı, davacı markasının ayırt edici gücüne zarar verildiğinin de ispat edilemediği, bu nedenle tazminat istemlerinin de reddine karar verilmesi gerektiği, hükümsüzlük istemine gelince; davacı markasının 43 üncü sınıfta otelcilik alanında tescilli ve tanınmış olmasının yanında davalının markasının da aynı sınıfta tescilli bulunduğu, davaya konu 2017/27249 nolu davalı markasının 43 üncü sınıfta "gündüz bakımı, kreş hizmetleri, huzur evleri hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, otel, motel, tatil köyü, pansiyon, benzeri hizmetleri, geçici barınma, çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri" yönünden kısmi olarak hükümsüzlüğünün gerektiği, salt hükümsüzlük kararı verilmesinin davacının ilan istemini haklı göstermeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına 2017/27249 no ile tescilli "...+Şekil" ibareli markasının 43 üncü sınıf için (gündüz bakımı, kreş hizmetleri, huzur evleri hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, otel, motel, tatil köyü, pansiyon, benzeri hizmetleri, geçici barınma, çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri) kısmi olarak hükümsüzlüğüne, marka hakkına tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat ve erişim engellenmesi yönündeki istemlerin reddine, ilan isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı taraf adına tescilli markalara davalının tecavüz teşkil edecek kullanımının olup olmadığı, varsa men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6, 25 ve 29 uncu maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dava, davalının 2017/27249 numaralı "...+Şekil" unsurlu markasının kapsamını aşan ve davacının "..." asıl unsuruyla tescilli markalarına tecavüz edecek şekilde marka kullanımlarında bulunduğu iddiasına dayalı olarak marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat isteminin yanında, anılan davalı markasının davacı markalarıyla iltibasa sebebiyet verdiği iddiasıyla hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup; yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüyle davalı markasının hükümde belirtilen hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmün sonuç kısmında taleplerin her biri hakkında verilen karar açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmelidir. Hükümsüzlüğü istenen davalı markası 43 üncü sınıfta "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri; geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri; gündüz bakımı (kreş) hizmetleri; hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri"nde tescilli olup, Mahkemece hüküm altına alınarak hükümsüzlüğüne karar verilen hizmetler ise "gündüz bakımı, kreş hizmetleri, huzur evleri hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri, otel, motel, tatil köyü, pansiyon, benzeri hizmetleri, geçici barınma, çadır kiralanması hizmetleri, gençlik kamp hizmetleri, yer ayırtma hizmetleri" şeklindedir. Bu durumda, dava konusu marka kapsamında tescilli olan hizmetlerle Mahkemenin hüküm fıkrasında hükümsüzlük isteminin kabulüne dair sayılan hizmet sınıflarının uyuşmuyor oluşu infazda tereddüt oluşturacak mahiyette olduğundan kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir. 2.Bozma sebebine göre taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle re'sen İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02.10.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.