11. Hukuk Dairesi 2012/3174 E. , 2012/5546 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2009 gün ve 2009/296-2009/342 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.12.2011 gün ve 2009/15145-2011/16707 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yin…
**11. Hukuk Dairesi 2012/3174 E. , 2012/5546 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.10.2009 gün ve 2009/296-2009/342 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.12.2011 gün ve 2009/15145-2011/16707 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalının müvekkilinden aldığı parayı ödememesi üzerine Almanya Federal Cumhuriyeti Dortmund Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davanın kabul edildiğini, kararının kesinleştiğini ileri sürerek, anılan bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/15145 E,2011/16707 K sayılı ilamıyla sonucu itibarıyla doğru görülmekle onanmıştır. Davacı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenilen kararın Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı, ayrıca, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine ilişkin TTK’nın 329 ve 405/2. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.