T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/985 KARAR NO : 2025/1754 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/04/2025 NUMARASI : 2025/305 E. - 2025/378 K. DAVANIN KONUSU: Zayi Nedeniyle Kıymetli Evrak İptali (Hasımsız) Zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/985 KARAR NO : 2025/1754 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/04/2025 NUMARASI : 2025/305 E. - 2025/378 K. DAVANIN KONUSU: Zayi Nedeniyle Kıymetli Evrak İptali (Hasımsız) Zayi nedeniyle kıymetli evrak iptali talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle talebin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Tümsan Şubesinin, 346 seri nolu, 30.08.2014 tarihli, 86.000,00 TL bedelli ve ... Tümsan Şubesinin, 1473 seri nolu, 112.375,14 TL bedelli çekleri, müşterilerine teminat vs maksadıyla teslim ettikten sonra aradaki ticari ilişkinin sona ermesiyle çeklerin müvekkil tarafından iptal edildiğini, ancak aradan geçen süre içerisinde çeklerin kaybolduğunu, gelinen noktada bankadaki çek hesabının kapanmasının çeklerin bulunması ya da zayi olduğuna ilişkin mahkeme kararının sunulması ile mümkün kılınabileceğinden huzurdaki davayı ikame etme halilin gerektiğini, çek koçanındaki görselleri sunulan çeklerin müvekkili tarafından muhafaza edilirken kaybedildiği veya çaldırıldığını, çeklerin bankaya da ibraz edilmediğini, banka tarafından da ödenmediğini, çekler müvekkilinin yedinde iken kaybolduğundan ya da çalındığından çekler meşru hamil sayılmayan kötü niyetli üçüncü şahısların eline geçerek müvekkilinin mağduriyeti söz konusu olabileceğini, hali hazırda çek hesabının kapatılamamasının da müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını ileri sürerek, ... Tümsan Şubesi'nin, 346 seri nolu, 30.08.2014 tarihli, 86.000,00 TL bedelli ve ... Tümsan Şubesi'nin, 1473 seri nolu, 112.375,14 TL bedelli çekler hakkında çeklerin ödenmemesi için ödemeden men kararı verilmesi ile ilgili kararın muhatap bankaya tebliğine ve gerekli ilanların yapılması akabinde ilgili çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava;6102 sayılı TTK.nun 818/s maddesi delaletiyle 757 ve devamı maddeleri kapsamında düzenlenen zayi nedeniyle çek iptaline ilişkin çekişmesiz yargı işidir. Bu nitelikteki davanın mutlak olarak çek hamili tarafından açılması gerektiği gerek yasadaki düzenlemeler ve gerekse de Yargıtay kararları ile belirgindir. Davanın istemde bulunan sıfatı nedeniyle dinlenebilir (mesmu) olmaması halinde çekişmesiz yargı koluna dahil olan ve mutlak olarak reddi mucip bir istemin ele alınarak karar verilmesi Anayasa'nın 141/4 maddesindeki dava ve usul ekonomisi kurallarına uygun olduğu gibi 6100 sayılı HMK'nun 320.maddesinde mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği düzenlemesi de nazara alındığında somut olayın belirginliğine bağlı olarak hakim duruşma açmama yönündeki takdir hakkını kullanabilecektir. Her ne kadar davacı mahkememize açmış olduğu dava ile dava dilekçesinde belirttiği çeklerin iptalini talep etmiş ise de; davacının iptali talep edilen çekin keşidecisi diğer bir ifadeyle hesap sahibi olduğu anlaşıldığı, davacının meşru hamil ( alacaklı ) sıfatının bulunmadığı, oysa kıymetli evrak kaybından kaynaklanan hasımsız iptal davası açma hakkının alacaklı sıfatını taşıyan meşru hamile ait bulunduğu, keşideci-hesap sahibinin böyle bir dava açamayacağı anlaşılmakla dinlenebilirlik koşulu oluşmadığı nedeniyle davanın hasımsız olduğu da gözetilerek reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, talebin dinlenebilirlik koşulu oluşmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin zayi olan çeklerin doğrudan düzenleyicisi (keşidecisi) olup çeklerin rızası hilafına elinden çıkması sebebiyle, ödemeden men kararına konu edilebilecek meşru hukuki menfaati haiz olduğunu, uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında, keşidecinin rızası dışında elinden çıkan ve üçüncü kişilerce kötüye kullanılma ihtimali bulunan çekler açısından, ödemeden men kararı verilmesi için dava açma hakkı olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, kararda yalnızca iptal talebi yönünden değil, ödemeden men kararının gerekçelendirilmesine de yer verilmemesinin eksiklik olduğunu, müvekkilinin zarara uğramaması için ödemeden men kararına ihtiyaç duyulduğunu, mahkemece duruşma açılmadan, deliller toplanılmadan, bankaya yazı dahi yazılıp çekin ibraz edilip edilmediği sorulmaksızın salt olarak müvekkilinin çekin keşidecisi olması nedeniyle hukuka aykırı bir karar verilmiş olmasının hukuki dinlenilme hakkının zedelediği ve usule aykırılık teşkil ettiğine karine olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle TTK'nın 818/1.s maddesi atfıyla aynı Kanun'un 757 ve devamı hükümleri uyarınca, zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, ... Tümsan Şubesi'nin, 346 seri nolu, 30.08.2014 tarihli, 86.000,00 TL bedelli ve 473 seri nolu, 112.375,14 TL bedelli çeklerin iptalini talep etmiştir. Davacı çeklerin keşidecisi olup, bu husus ihtilafsızdır. Kıymetli evrakta hakkın çeke bağlı olması nedeniyle, çekin zayi edildiği durumlarda, çeke bağlı hakkın çeksiz de ileri sürülebilmesi için TTK'nın 651. ve 652.maddelerinde hamiline iptal davası açma hakkı getirilmiştir. İptal kararı alan hamil hakkını çek olmadan ileri sürebilecek ya da borçludan yeni bir senet tanzim edilmesini isteyebilecektir. Bu davayı açma hakkı hamile aittir. Çek keşidecisinin (çek karnesi sahibinin) TTK'nın 757 ve 818/s maddesi gereğince iptal davası açma hakkı bulunmamaktadır. Bu nedenle, eldeki davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Kanunda, bu talebin ancak çekin hamili tarafından ileri sürülebileceğini düzenlediği, bu tür bir talebin hiç bir şekilde keşideci tarafından ileri sürülemeyeceği, bu kapsamda keşidecinin zayi nedeniyle talepte bulunmasındaki amaç ve saikinin bir öneminin bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.06.11.2025 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.ç maddesi uyarınca karar kesindir.