11. Hukuk Dairesi 2025/4991 E. , 2026/1692 K. "" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/1697 Esas, 2025/851 Karar HÜKÜM :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/6 E., 2022/81 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik …
11. Hukuk Dairesi 2025/4991 E. , 2026/1692 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI :2023/1697 Esas, 2025/851 Karar HÜKÜM :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2019/6 E., 2022/81 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı .... Şti. yetkililerince 13.07.2019 vade tarihli 7.500,00 USD tutarlı, 10.08.2019 vade tarihli 10.000,00 USD tutarlı ve 07.09.2019 vade tarihli 12.500,00 USD tutarlı 3 (üç) adet bononun sahte olarak düzenlendiğini, bahsi geçen bonolarda müvekkili şirketin keşideci (borçlu) olarak gösterildiğini, senetlerin takip için diğer davalı ...Ş.'ye verildiğini, müvekkili şirketin bonoların varlığından davalı ...Ş. tarafından kendilerine gönderilen ihbarname sonucunda haberdar olduğunu, dava konusu bonolar üzerindeki yazı ve imzaların kesinlikle müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını, ayrıca müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davaya konu senetlerin protesto edilmesinin müvekkili şirketin ticari hayatını olumsuz etkileyeceğini ileri sürerek müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, takip konusu bonoların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı temlik eden ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava şartı olan arabuluculuğa gidilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu senetlerin müvekkili şirkete diğer davalı .... Şti. tarafından ciro edilerek verildiğini, müvekkilinin iyi niyetli son ... olduğunu, müvekkili banka ile diğer davalı arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında .... Şti.’ne krediler kullandırıldığını, davalı tarafça kredi borçları karşılığında müvekkili bankaya dava konusu senetlerin ciro edilmek suretiyle teslim edildiğini, müvekkili bankanın davacı keşidecinin dava konusu bonolarda bulunan imzalarının gerçekliğini inceleme şansının bulunmadığını, davacı tarafça müvekkili bankanın bonoları kötüniyetli olarak ciro yoluyla aldığına dair dosyaya sunulmuş somut bir delil ve belgenin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı temlik alan ...A.Ş. beyan dilekçesinde; davaya konu alacağın ... A.Ş.'den devir ve temlik alındığı bildirilerek, bu aşamadan sonra huzurdaki davanın taraflarınca takip edileceği belirtmiştir. 3.Davalı .... Şti., davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabulucuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve menfi tespit davalarında arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı hususu dikkate alınarak davalı banka vekilinin dava şartı yokluğuna yönelik itirazlarının reddine karar verilerek işin esasına girildiği, somut olayda tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler, dava konusu bono asılları ile dosyada alınan ve mahkememizce benimsenen grafolog bilirkişi raporunun hep birlikte değerlendirildiği, davaya konu bonolar üzerinde davacı şirket adına atılan imzaların hiçbirinin davacı şirketin tek yetkilisi olan ...'ın eli mahsulü olmadığı, davacı tarafça bonolardaki keşideci imzalarının sahte olduğuna yönelik olarak ileri sürülen def'inin dava konusu bonoların hükümsüzlüğüne yönelik mutlak bir def’i niteliğinde olduğu, bu nedenle herkese karşı (yani tüm dosya davalılarına karşı) ileri sürülebileceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu keşidecisi...Sanayi ve.... Şti., lehtarı .... Şti. olan, 08.08.2018 tanzim, 13.07.2019 vade tarihli, 7.500,00 USD meblağlı, keşidecisi...Sanayi ve.... Şti., lehtarı .... Şti. olan, 08.08.2018 tanzim, 10.08.2019 vade tarihli, 10.000,00 USD meblağlı ve keşidecisi...Sanayi ve.... Şti., lehtarı .... Şti. olan, 08.08.2018 tanzim, 07.09.2019 vade tarihli, 12.500,00 USD meblağlı bonolardan dolayı davalılara ayrı ayrı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karar, temlik alan davalı ...Ş. vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava konusu senetlerdeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, temlik eden davalının senetlerde ... konumunda olup mahkemece, keşideci ile lehtar arasında borç ilişkisi olup olmadığı hususunda inceleme yapılmaksızın imza incelemesine ilişkin rapora göre davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olduğu, davanın kabulü ile birlikte yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulmasında da usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı temlik alan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı temlik alan vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava konusu bonolardaki imzaların inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı temlik alan vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, (temlik alan) davalı ... ... A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davalı ... ... A.Ş.'ye iadesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.