T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1688 KARAR NO : 2026/342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15.11.2021 NUMARASI : 2019/560 Esas - 2021/1036 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne, icra inkâr tazminatı talebinin reddi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1688 KARAR NO : 2026/342 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 15.11.2021 NUMARASI : 2019/560 Esas - 2021/1036 Karar DAVA: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne, icra inkâr tazminatı talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı...arasında Atatürk Hava Limanı sınırları içerisindeki apronda bulunan ... A.Ş.'ye e ait binaların yıkılmasın ve yıkımdan çıkan her türlü malzemenin havalimanı dışına taşınması işi için 01.07.2014 tarihinde sözleşme imzalandığını, ancak davalının sözleşme konusu işi tamamlamadığını, bu durumun Bakırköy 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/165 D.İş dosyası ile tespit edildiği, davalının takip konusu edilen ... No.lu 45.135,00 TL tutarlı ve sözleşme ihlalinden kaynaklı faturayı ödemediğini, 45.130,00 TL alacağın tahsili amacıyla Bakırköy 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %40'ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmemiştir.Davalı, davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesinde dayanılan maddi vakıaları inkâr etmiş sayılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Yüklenicinin özen ve sadakat borcunun gereği olarak BK’nın 357/3. maddesinde genel ihbar yükümlülüğü düzenlenmiştir. BK’nın 357/3. maddesi ve aynı Kanun’un iş sahibinin sorumluluğunu düzenleyen 361/1. maddesi uyarınca; yüklenici işinin ehli olup bedelin tamamına hak kazanabilmesi için, eseri, sözleşme ve eklerine, fen ve sanat kuralları ile tekniğine ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur. Yüklenici eseri teslim etmediği veya sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini kanıtlamadığı sürece iş bedeline hak kazanamaz. Sözleşme ve eklerine aykırı imalat yapılmış olması hâlinde, imalatın bu şekilde yapılması iş sahibi tarafından talep edilmiş olsa dahi, yüklenici, iş sahibine karşı genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemişse doğacak sonuçlardan kurtulamaz. Eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmektedir. Yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği kabul edilmektedir. Buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğündedir. Teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehinedir ve bunun aksini ispat külfeti yükleniciye aittir. ( TC.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Esas no: 2017/15-2331, Karar no: 2021/739 ) Dosyada taşeron tarafından işin teslim edildiğine dair belge yahut bu yönde savunma da yoktur kaldı ki taşeron işi teslim ettiğini ispat etmelidir. Davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde dava konusu fatura dışında fatura kaydedilmediği görülmüştür.Ancak davalı taraf icra takibine yaptığı itirazda yaptığı işin karşılığını alamadığı gibi bir savunması da olmayıp zımnen ikrar ile işi eksik yaptığını kabul edip nakden ödenen teminattan mahsup talep etmiştir.Davalı taraf bu yönde dosyaya delil sunamamış ,sözleşme incelendiğinde teminat alındığına dair bir hüküm de düzenlenmemiştir.Davalının işi eksik yaptığı delil tespiti ile anlaşılmış olup düzenlenen gecikme cezası faturasın dan davalının sorumlu olduğu takibe konu 38.250,00 TL +%18 Kdv toplamı 45.135,00 TL kadar davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmış olup davanın kabulüne ancak davacının icra inkar tazminatı talebinin dava konusu cezai şart alacağının eser sözleşmesinden kaynaklandığı, gecikme sürelerinin bilirkişi incelemesi sonucu belirlendiği, likit ve hesaplanabilir olmaması nedeniyle..." gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Bakırköy 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, talep edilen alacak cezai şart olduğundan davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 08.06.1984 tarihli ve 233 sayılı KHK hükümlerine göre kurulmuş tüzel kişiliğe sahip bir kamu iktisadi kuruluşu olduğunu, davalının fatura borcunu ödemediğini, bu nedenle faturaya konu cezanın sözleşmeye uygun kesildiğini, İİK'nın 67/2.maddesine göre göre itirazında haksız olan davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatı itiraz etmek suretiyle takibin bir an önce sonuçlandırılmasına engel olman borçluya bir çeşit yaptırım olduğunu, borcun miktarı ve muhteviyatının davalının bilgisi dahilinde olduğunu, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın icra inkâr tazminatı bakımından düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında düzenlenen 01.07.2014 tarihli, bir binanın yıkılarak enkazının taşınmasına ilişkin eser sözleşmesinin süresinde ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmenin 6. maddesi uyarınca uygulanan günlük 250 TL olmak üzere 153 günlük gecikme için belirlenen 45.135,00 TL cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, cezai şart alacağı talebinin reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Bakırköy 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, 45.135,00 TL asıl alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine süresinde borç ve ferilerine itiraz edildiği, bu davanın İİK'nın 67. maddesi uyarınca bir yıllık hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davalının icra takibine yönelik itiraz dilekçesinde, fatura karşılığı hizmetin alınmadığı, sözleşme uyarınca davacıya nakdi teminat yatırıldığını, sözleşme ihlali halinde alacağın teminattan mahsup edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Takibe konu bir adet fatura, sözleşme ihlali açıklamalı 38.250,00 TL +%18 Kdv toplamı 45.135,00 TL tutarındadır. Bakırköy 6.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/165 Değişik iş sayılı delil tespiti dosyasında alınan 21.01.2015 tarihli bilirkişi raporu ile sözleşme konusu işin kalan kısmı tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeden sonra düzenlenen gecikme cezası kesinti tutanağının incelenmesinde, yerin 02.07.2014 tarihinde teslim edildiği, işin 05.08.2014 tarihinde bitmesi gerektiği, delil tespitinin yapıldığı 05.01.2015 tarihine kadar geçen 153 günde protokolün 6.maddesi gereğince gülüğü 250,00 TL'den hesaplanan 38.250,00 TL cezanın tahakkuk edildiği, bu miktara KDV'nin de eklenerek takip konusu faturanın düzenlendiği anlaşılmıştır. Dava konusu faturanın cazai şart alacağına ilişkin fatura olduğu açıktır. Ticari ilişki sonucunda davacının alacaklı olduğu tartışmasızdır. Yukarıda yer verildiği üzere alacağın kaynağı taraflar arasındaki yazılı şekilde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağıdır. İİK'nın 67/2 fmaddesinde; "... Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemesi mevcuttur. İtirazın iptali davasının en önemli özelliğinden birisi, dava sonucunda davacı veya davalı lehine tazminata hükmedilmesidir. Somut olayda olduğu gibi, alacaklı bir davada haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse kural olarak alacaklı lehine tazminata hükmedilir. Bu tazminat doktrin ve uygulamada icra inkâr tazminatı olarak isimlendirilmektedir. İcra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için itirazın haksız olması yanında, alacağın likit yani taraflarca bilinebilir olması da gerekir. Ancak dava konusu alacağın sözleşmeden kaynaklanan bir fatura alacağı olmadığı, alacağın tazminat faturasına ilişkin olduğu, tazminat alacağının hesaplama gerektirmesinin yanı sıra tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun esaslı bir yargılamayı gerektirdiği, cezai şart alacağının tenkise tabi olması nedeniyle de likit olmadığının kabul edilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, istinaf konusu icra inkâr tazminatının miktarı itibariyle karar kesindir.