İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan ... …
T.C. İSTANBUL 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/2020 KARAR NO : 2025/1588 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/06/2025 NUMARASI : 2022/484 Esas - 2025/503 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/10/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan ... plaka sayılı otobüsün, dava dışı sürücü ...'in uyuyakalması ve bunun sonucunda direksiyon hakimiyetini yitirmesi neticesinde 15/10/2008 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sigortasız araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ...'in yaralanarak bacağının koptuğunu, ... Üniversitesi Tıp Fakültesinden temin edilen 10/08/2016 günlü Adli Sağlık Kurulu Raporundan da anlaşılacağı üzere %100 oranında sakat kaldığı ve hayatı boyunca başkalarının bakımına muhtaç hale geldiğini beyanla, yargılama sonucunda davacının maddi zarar miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000,00-TL'si sürekli sakatlık tazminatı, 1.000,00-TL'si geçici iş göremezlik tazminatı, 500,00-TL'si geçici bakıcı gideri zararı ve 100,00-TL'si de kalıcı bakıcı gideri zararına karşılık olmak üzere toplam 3.000,00-TL maddi tazminatın kaza tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 20/01/2025 günlü talep arttırım dilekçesi ile de; müvekkilinin uğradığı kalıcı iş göremezlik zararının 1.053.796,41-TL, geçici iş göremezlik zararının da 2.814,24-TL olduğunun yargılama sırasında temin edilen bilirkişi raporuyla belirlendiğini ancak, kaza tarihindeki poliçe limitinin 125.000,00-TL bulunduğunu beyanla, 1.000,00-TL'lik sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 122.185,86-TL'ye, 500,00-TL'lik geçici iş göremezlik taleplerini de 2.814,24-TL'ye çıkarttıklarını, bu suretle taleplerini toplam 126.500,00-TL olarak belirli hale getirdiklerini bildirmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 26/04/2016 tarihinde Karayolları Trafik Kanununda yapılan değişiklik sonucunda, dava açmadan önce vekil edeni kuruma başvuruda bulunulmuş olmasının dava şartı haline getirildiğini, görülmekte olan dava açılmadan önce böyle bir başvuruda bulunulmadığından, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, bundan ayrı kazaya neden olan aracın Zorunlu Taşımacılık sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olmaması ve kaza tarihi itibariyle de ... Sigorta A.Ş nezdinde ZMM sigorta poliçesi ile sigortalı bulunması nedeniyle eldeki dava bakımından vekil edeni kuruma husumet yöneltilemeyeceğini beyanla davanın bu yönü ile de reddi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece 03/04/2018 günlü ön inceleme duruşmasında; davacı tarafa KTK'nun 97.madde hükmü uyarınca, davalı ... Hesabına başvuruda bulunmaları için bir haftalık kesin mehil verildiği, ve davacı vekilince verilen bu süre içerisinde ... Hesabına 06/07/2018 tarihinde müracaat edildiği ve bu talebin davalı kurum tarafından 16/04/2018 tarihinde sorumluluğun trafik sigortacısına ait olduğu şeklindeki beyanla reddedildiği anlaşılmış ve mahkemece tamamlanabilir dava şartına ilişkin bu noksanlığın giderilmesinden sonra yapılan yargılama neticesinde;... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ... Sigorta tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunduğu anlaşılmaktadır. Taşımacılık sigortası bulunmadığından davacının zararları var olan sigorta olan mali mesuliyet sigortası tarafından karşılanması gerektiğini, müteselsil sorumluluk söz konusu olmadığı için de davacının ... Sigortaya başvuru hakkı bulunmadığından davalı hakkında açılmış bulunan bu davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi ve bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizce verilen 16/06/2022 gün, 2019/3442 Esas - 2022/853 Karar sayılı ilamla; Görülmekte olan davanın; taşıma esnasında meydana gelen kazayı yapan aracın, karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması sebebiyle davacı yolcunun yaralanmasına bağlı olarak bedensel zararın davalı ... Hesabı'ndan tazmini istemine ilişkin olduğu belirtildikten sonra, hangi hallerde ... Hesabına başvuruda bulunulabileceği, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası'nın ne amaçla düzenlendiği ve hangi hallerde taşımacılık sigortası düzenlenmesinin gerekli bulunduğuna ilişkin yasal dayanakları gösterilmek suretiyle açıklamalarda bulunulduktan sonra,"...Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Tazminat Ödemesinde Öncelikli Sigorta" başlığını taşıyan B.8. maddesinde ise; "Meydana gelen zarar, öncelikle bu sigortadan karşılanır. Sigorta sözleşmesinin hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre yapılması zorunlu olan mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur" denilmektedir. Buna göre taşıma ilişkisinde, taşımacılık mali sorumluluk sigortası, mali sorumluluk sigortası ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası arasında sıralı sorumluluk ilişkisi kabul edilmiştir.Somut olayda, kazaya karışan aracın, gerçek kişi adına kayıtlı, yarı otobüs olduğu, düğün sahibi tarafından kiralanarak, Bursa İli'nden İzmir İli'ne düğünden dönen kişileri taşımakta iken, Manisa İli sınırları içerisinde talep konusu kazanın meydana geldiği ve davaya konu kazayı yapan bu aracın, kaza tarihi itibariyle Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin bulunmadığı yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık mevcut olmadığı gibi açıklanan bu hususlar dosya kapsamıyla da sabittir.Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, kazaya karışan araç için Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırılmasının zorunlu olup olmadığı hususuna ilişkin olup, uyuşmazlığın çözümü için bu durumun tam olarak açıklığa kavuşturulması ve ondan sonra hasıl olacak duruma göre, ... Hesabının sorumluluğu yoluna gidilip gidilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.Hal böyle olunca mahkemece, kazaya neden olan aracın kaza tarihi itibariyle "Taşımacılık Yetki Belgesi" alma zorunluluğu ve 4925 sayılı Karayolları Taşıma Kanununun 18.maddesinde düzenlenen "Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası" yaptırması zorunlu araçlardan olup olmadığı konusunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan, ayrıca aracın bağlı bulunduğu il veya ilçe trafik komisyonundan sorulmak suretiyle konuya açıklık getirilmeden ve daha da önemlisi bu konuda herhangi bir değerlendirmede bulunulmadan, aracın taşımacılık sigortası olmadığı ve bu nedenle de oluşan zararın ZMM sigortası tarafından karşılanması gerektiği şeklindeki bir gerekçeyle davalı ... Hesabına yönelik davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi isabetsizdir." denilmek suretiyle, ilk derece mahkemesince verilen kararın HMK.m.353/1-a/6 hükmü kapsamında kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.Dairece verilen kaldırma kararından sonra 2022/484 Esasa kayıtlanan davanın yargılaması neticesinde mahkemece iddia, savunma, kaldırma kararı, kaldırma kararından önce ve sonra temin edilen bilgi ve belgeler, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı yeniden değerlendirilerek; 15/10/2008 tarihinde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin bulunmayan ... plakalı aracın direksiyon hakimiyetinin kaybedilmesi sonucunda meydana gelen ölümlü ve yaralamalı tek taraflı trafik kazasında, araçta yolculuk etmekte bulunan davacının da yaralandığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın 3. Bölge Müdürlüğü cevabi yazısından da anlaşılacağı üzere, kazaya sebebiyet veren aracın yetki belgesinin bulunmadığı, ancak şehirler arası taşımacılık yapan araçların Mevzuatta yer alan şartları sağlaması ve faaliyetine ilişkin yetki belgesi almasının zorunlu olduğunun bildirildiği buna göre şehirler arası taşıma yapan davaya konu aracın taşımacılık yetki belgesi alarak Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırmasının zorunlu olduğunun anlaşıldığı, ancak aracın taşımacılık sigortası bulunmadığından davalı ... Hesabı'nın oluşan zararın giderilmesinden sorumlu olduğu, 15/10/2008 tarihli trafik kazasında yaralanan kazazede davacının, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümleri uyarınca, % 21 oranında maluliyete uğradığı ve iyileşme süresinin de 6 aya kadar uzayabileceğinin Adli Tıp Kurumu raporuyla tespit edildiği, bu maluliyet oranına göre dosyanın kusur tespiti ve aktüerya hesabı yapılması amacıyla dosyanın bilirkişilere tevdi edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının kusurunun bulunmadığı, kazanın sigortasız araç sürücüsünün tam kusuruyla meydana geldiğinin bildirilerek davacının gelirine göre yapılan tazminat hesaplamasına davacı tarafça itiraz edilmediği ve bilirkişi raporu doğrultusunda talep arttırımında bulunulduğu, bu kapsamda ispatlanamayan bakıcı gideri zararı yönünden davanın reddine, buna karşılık geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacı tarafından 09/04/2018 tarihinde davalıya başvuruda bulunulduğu, 16/04/2018 tarihinde davalı tarafça başvurunun reddedildiği anlaşıldığından temerrüt şartlarının oluştuğu ve davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı dikkate alındığında, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği... gerekçesiyle;-Davacının maddi tazminat isteminin Kısmen Kabulü ile 122.185,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 2.814,24 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 125.000,00 –TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 16/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.Karara karşı davalı ... Hesabı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; davacının yaralanmasına sebebiyet veren aracın, taşımacılık sigortası yaptırması gerekli araçlardan olup olmadığına ilişkin yetersiz araştırma ve inceleme neticesinde aracın, taşımacılık sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğu kabul edilerek, müvekkili kurumun sorumluluğu yoluna gidilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik hükümlerine uygun bulunmadığı gibi davacının ev hanımı olduğu beyan edildiği halde, lehine geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilmesinin usulsüz bulunduğu, SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı, ayrıca aktüer hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve teknik faiz uygulamasıyla yapılması gerektiği halde bunun yapılmamasının isabetsiz bulunduğu, davacının müterafik kusur durumunun değerlendirilmediği ve kazanın düğün merasiminden dönülürken meydana gelmesi nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğinin karar yerinde gözetilmediği hususlarına yöneliktir.Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen bedensel zarara dayanılarak açılmış maddi tazminat isteğine ilişkin bulunmaktadır. Dairece verilen kaldırma kararından önce ve sonra toplanan delillerin, ilk derece mahkemesi kararı ve gerekçesiyle birlikte, istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınmak suretiyle incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda;Dosya içindeki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; talep konusu kazanın ... plaka sayılı otobüsün şehirler arası yolcu taşımacılığı yaptığı sırada (-olayla ilgili olarak Manisa Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2008/583 Esas - 2009/68 Karar sayılı ceza yargılamasına ilişkin dava dosyasındaki belirlemeye göre araçta 26 kişi yolculuk etmektedir.) meydana geldiği dikkate alındığında, böyle bir taşımacılık faaliyetinde bulunan araç işleteninin yetki belgesi alarak, Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yaptırması gerekirken, yaptırmadığı, sadece trafik sigortası yaptırmakla yetindiği gözetildiğinde aracın, taşımacılık sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğu sabit olmakla, taşımacılık sigortası bulunmayan araç nedeniyle mahkemece kaza tarihinde poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla ... Hesabı'nın sorumluluğu yoluna gidilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına;Bundan ayrı, davacının kazadan sonra geçirmiş olduğu tüm tedavi evraklarının değerlendirilmesi neticesinde kaza tarihinde yürürlükte bulunan "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği" hükümleri uyarınca davacının yaralanmalarının niteliği de gözetilerek oluşturulan doktor heyeti aracılığıyla, konusunda uzman Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Dairesi'nce kişinin bizzat muayenesi neticesinde düzenlendiği anlaşılan yeterli ve geçerli nitelikteki 28/08/2024 günlü maluliyete ilişkin raporun hükme esas alınmasının doğru olmasına;Ayrıca, kaza tarihinde ev hanımı olduğu anlaşılan davacı gelir getiren bir işte çalışmamakla birlikte geçirmiş olduğu kaza neticesinde uğradığı bedensel zarar nedeniyle emsallerine göre daha fazla efor sarf edeceği ve bunun da bir maddi karşılığı olacağından belirgin olmakla; yerleşmiş yargısal uygulamalar doğrultusunda kişinin ev hanımı olduğu gözetilerek AGİ hariç asgari ücretin neti üzerinden yapılan hesaplama doğrultusunda, geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatına hükmolunmasında da bir isabetsizlik tespit edilememesine;Tüm bunlardan ayrı Dairemizce de benimsenen Yargıtay'ın güncel uygulamalarına göre TRH 2010 Yaşam Tablosu ve prograsif rant uygulaması ile tazminat hesaplaması yapılmasında bir isabetsizlik olmamasına ve direksiyon hakimiyetinin yitirilmesi neticesinde 26 yolcu taşıyan aracın devrilerek yan yattığı ve ancak panolara çarparak durabildiği bir kazada, iki kişinin hayatını kaybettiği, birden çok kişinin de yaralandığı dikkate alındığında, vücudunun birçok yerinden yaralanan davacının, yaralanmalarını engellemek için alacağı bir tedbir bulunmadığı belirgin olduğu gibi bir düğüne gidip dönmek için kiralandığı anlaşılan araçta yolculuk etmekte olan kişilerin, araçta bedelsiz olarak taşındıklarından da (-taşıma bedeli aracı kiralayan tarafından ödendiğinden) söz etmek olanaklı bulunmadığından, mahkemece müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmaksızın karar verilmiş olmasında da herhangi bir yanılgı tespit edilememesine göre; davalı vekilinin yerinde olmadığı sonucuna varılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektir. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/06/2025 tarih ve 2022/484 Esas - 2025/503 Karar sayılı kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu hükümleri uyarınca alınması gereken 8.538,75-TL harçtan peşin yatırılan 2.135,40-TL harcın düşümü ile bakiye 6.403,35-TL istinaf ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.22/10/2025